Marshall
Planı:


ABD eski
Dışişleri Bakanı George Marshall; 5 Haziran 1947 tarihinde, Harvard
Üniversitesi’nde bir konuşma yapmış ve tarihe “Marshall Planı” olarak geçecek
olan, Avrupa’nın ekonomik kalkınması için yardımın gerekliliğini savunan bir
planı gündeme getirmiştir. Bu konuşma “Marshall Planı” na temel oluşturduğu
gibi, “Truman Doktrini”ne de kaynaklık etmiştir.


12 Temmuz
1947 tarihli “Türkiye’ye Yapılacak Yardım Hakkında Anlaşma”; Truman Doktrini
çerçevesinde, bu yardımlar konusundaki en temel anlaşmadır.


5 Haziran
1947 tarihli Marshall Planı’na ile birlikte, ABD ile yedi temel anlaşma
yapılmıştır. Bu anlaşmaların tamamında, “yardımların” Türkiye’nin yararından
çok, ABD’nin güvenliği uğrunda yapılmış yardımlar olarak düşünüldüğü açıkça
belirtilmektedir.


ABD
İle Türkiye Arasındaki Yardım Anlaşmaları:


1) 23 Şubat 1945 tarihli, ABD’nin Ödünç Verme ve Kiralama Yasası
gereğince; “Türkiye’ye Yapılacak Yardım” ile ilgili anlaşma (1945 Türkiye – ABD
Askeri Yardım Anlaşması):

Savaş sonrası için öngürülen bu anlaşma 23 Şubat 1945 tarihinde yürürlüğe
girmiş; 25 Mayıs 1945’te de II. Dünya Savaşı’ndan sonra yürürlükten kalkmıştır.


2) 1947 Truman Doktrini Anlaşması ile yardımlar yeniden başlamış
ve 1952 yılında NATO’ya girilmesiyle artarak devam etmiştir.


3) 22 Mayıs 1947 tarihli, Yunanistan ve Türkiye’ye yardım
sağlamak için kabul edilen ABD kamu kanunu.


4) 5 Haziran 1947 tarihli, ABD eski Dışişleri Bakanı George
Marshall’ın Harvard Üniversitesi’nde yaptığı konuşmanın temelini oluşturduğu
Marshall Planı.


5) 12 Temmuz 1947 tarihli, Türkiye ile ABD hükümetleri arasında
(Truman Doktrini çerçevesinde) imzalanan “Türkiye’ye Yapılacak Yardım Hakkında
Anlaşma”.


6) 4 Temmuz 1948 tarihli, “Türkiye – ABD İktisadi İşbirliği
Anlaşması:


Türkiye ile Amerika arasında, “Türkiye’nin Marshall Planı’na
Dahil Edilmesi Konusunda Anlaşma”; ABD, yardım ettiği ülkelerle, Truman
Doktrini’ne göre verilen yardımın uygulamasına yönelik ekonomik işbirliği
anlaşmaları imzalamıştır.


7) Ekim 1949 tarihli, “Karşılıklı Savunma Yardımı Kanunu”:


“Truman
Doktrini” olarak anılan bu kanunun gerekçesinde, yabancı hükümetlere yapılacak
yardımların, onların siyasi ve ekonomik güvenliklerini sağlamakla beraber
aslında “ABD’nin güvenliği uğrunda yapılmış yardımlar” olarak düşünüldüğü
vurgulanmıştır.


1964 yılında,
dönemin Başbakan’ı İsmet İnönü’ye gönderilen ve Amerikan silahlarının Kıbrıs’ta
kullanılamayacağını hatırlatan ünlü “Johnson Mektubu”nun dayanağı bu olmuştur.
Yardım kurulları, yardımlarla ilgili kararlarını ABD Dışişleri Bakanlığı’nın
onayından geçiriyor. 1985 yılında, dünyada 71 adet Amerikan Yardım Kurulu
mevcuttu.


Amerikan
Askeri Yardım Programları Ve Bunların Yönetimi:


1) MDAP
(Mutual Defence Assistance Program)


2) FMAP
(Foreign Military Assistance Program) – FMGP (Foreign Military Grand Program)


3)
JUSMMAT (Joint United States Military Mission For Aid To Turkey)


4)
FMAP’ye (Foreign Military Assistance Program) bağlı olarak çalışan;


IMET
(International Military Education And Training) Programı 1950 yılına kadar, ABD Savunma Bakanlığı organizasyonunda
askeri yardım programlarıyla ilgili bir birim mevcut değildi. 1953 yılında ABD
Savunma Bakan Yardımcısı, MDAP – Mutual Defence Assistance Program (Karşılıklı
Savunma Yardımı Programı) ile sorumlu tutuldu. Ayrıca MAAG – Military
Assistance Advisory Group (Askeri Yardım Danışman Grubu) ve ona bağlı iki
program daha oluşturuldu.


Bunlar:


1) Foreign Military Assistance Program (FMAP), diğer adıyla Foreign
Military Grant Program (FMGP): “Yabancı Askeri Hibe Programı”


2) Foreign Military Sales Program (FMSP): “Yabancı Askeri Satışlar
Programı”


Bu program
au iki yolla uygulanmaktadır: Credit Sales (Kredili Satışlar), ve, Cash Sales
(Peşin Satışlar).


ABD Savunma
Bakan Yardımcısı, aynı zamanda Özel Operasyonlar’dan da (Özel Savaş)
sorumludur.


1972 yılında
ise, “Politikadan Sorumlu Bakan Yardımcısı”na bağlı; Uluslararası Güvenlik
Politikaları’ndan Sorumlu Yardımcı, askeri yardımların idaresinden ve
hükümetlerle bu politikaların uygulanması konusundaki müzakereleri yürütmekten
sorumlu tutuldu.


IMET
(International Military Education and Training) Programı:


“Uluslararası
Askeri Eğitim ve Talim” Programı; IMET – FMAP tarafından yürütülen bu program
hakkındaki bilgileri, ABD eski Genel Kurmay Başkanı Oramiral William Crowe’un,
savunma bütçesinde yaptığı konuşmalardan (Nisan 1989) aktarıyoruz:


Oramiral
Crowe; bu yardımların doğrudan siyasi amaç güttüğünü söylemiştir. Crowe, IMET
programını, “yatırım” olarak niteleyerek , “bize göre dost ve müttefik ülkelere
yaptığımız yatırımlar içinde en etkili ve çok fazla karşılık aldığımız bu
programdır” demiştir. Pentegon tarafından ABD Kongresi’ne sunulan raporun, IMET
burslarının anlatıldığı bölümünde, bu programın “ABD açısından düşük maliyetli,
ancak etkili bir dış politika aracı olduğu”nu belirtilerek, bu programın amacı
için “yabancı hükümet ve ordularla gerekli dostluklar, iletişim kanalları tesis
etmektir” deniliyor.


Pentagon
raporuna göre IMET, diğer ülkelerin askeri ve sivil liderlerine gelecekte
yaklaşabilmek bakımından da önemli imkanlar sağlamaktadır. ABD’de eğitim
görmeleri için seçilen öğrencilerin çoğu, zaten üst kademe askeri lider olma
özelliğine sahip subaylardır. Bu programda; ABD’de eğitim gören askeri ve sivil
liderler, geçmişte olduğu gibi gelecekte de ülkelerinde önemli görevler
üstlenebileceklerdir. Bugün dünyada, bakan, büyükelçi, kuvvet komutanı ve
askeri okul komutanı pozisyonlarında IMET eğitimi görmüş 1500 kişi vardır.
IMET; uzun vadeli bir yatırım olarak çok değerli bir “Güvenlik Yardımı”
aracıdır ve ABD’ye sayısız yararlar sağlamaktadır.


ABD’nin
Pentagon Sözcüsü, bugüne kadar IMET programıyla eğitim gören Türk subaylarının
sayısının 4.461 olduğunu açıklamıştır. 1988 yılında 180 Türk subayı, IMET
bursları ile eğitim görmüştür.


Türkiye’nin
NATO İle İlgili Antlaşmaları:


1) Türkiye’nin Kore Savaşı’na katılması: 25 Temmuz 1950


2) Türkiye ile Amerika Arasında Ortak Güvenlik Anlaşması: 7 Ocak
1952


3) Türkiye’nin NATO’ya katılması: 18 Şubat 1952


Sonuç:


Ne yazık ki
Türkiye, Marshall’cı-NATO’cu iktidarlar aracılığıyla içinde bulunduğumuz
karmaşık duruma düşürülmüştür. Ancak,
Silivri ve diğerlerindeki Kemalist Devrimciler ayağa kalkan Türk Halkı’yla
birlikte Marshall-NATO zindanlarının duvarlarını yıkarak özgürlüklerine
kavuşacaklar, devrimci mücadelelerine devam edecekler ve zaferle çıkacaklardır;
bu kesindir.


Kaynakça:


Uluslararası
Susurluk Konferansı’nda sunduğum bildiri; “Bütün Yönleriyle Susurluk”, Kaynak
Yayınları (Haziran 1998), sayfa: 66-77



İLK KURŞUN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet