YARGI & ADLİYE & CEZAEVLERİ & HUKUK & SİYASİ DAVALAR

BBP’nin kurucu Genel Başkanı rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu ve
beraberindeki 5 kişinin 25 Mart 2009’da hayatını kaybettiği helikopter kazasına
ilişkin yargıda önemli bir gelişme var. 

Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Hâkimliği, 3 gün önce aldığı kararla,
132 şüphelinin yer aldığı “ana soruşturma dosyası” hakkında, Kahramanmaraş
Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20 Haziran 2016’da (15 Temmuz’dan 1 ay önce)
verdiği kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı 20 şüpheli için kaldırdı. 

Yargıdaki FETÖ elemanları tarafından unutturulmaya, kapatılmaya
çalışılan bu tarihî davada nihayet tünelin ucundaki ışık görünmüş oldu. 

Suikastın aydınlatılması yönünde, geçtiğimiz yılın şubat ayında,
Kahramanmaraş Başsavcılığı’nın Yazıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili cinayet
soruşturması yürüttüğü ortaya çıkmıştı. 

FETÖ’nün elebaşı Fetullah Gülen’in baş şüpheli olduğu bu
yeni soruşturma dosyasına, Fetullah Gülen’in kazadan 5 gün sonra çekilen;
“Bir ilahi tokatla dışarı atıldı” ve “Bir perşembe günü vefat
edip cuma günü cenazesine ulaşıldı”‘ sözlerinin yer aldığı görüntüler de
kondu. Gülen’in sözleri ‘şifreli cinayet itirafı’ olarak değerlendirildi. 

3 gün önce alınan kovuşturulması gerekenler kararındaki 20
isimden bazılarının aşağıdaki FETÖ bağlantıları, infaz emrinin bizzat Gülen
tarafından verildiğini kanıtlıyor. Bu isimlerin 15 Temmuz’dan sonra ortaya
çıkan FETÖ bağlantılarına bakalım:  

Helikopterde
inceleme yapan kaza kırım ekibinde yer alan eski Yarbay Davut Uçum ve eski astsubay Aydın Özsıcak, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi
sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a suikast girişimi ve 2 polisin şehit
edilmesine ilişkin Muğla’da görülen davada, ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet
hapis cezalarına çarptırılmıştı. 

Şüphelilerden Dursun Özmen ise kaza tarihinde Kahramanmaraş
Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdür Yardımcısıydı. FETÖ/PDY soruşturması
kapsamında Isparta’da “anayasal düzeni ihlal” suçundan tutuklanan
Özmen, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla görevden ihraç
edilmişti. 

Şüphelilerden olay
tarihinde Ankara İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli Mehmet Gül’ün ise kaza günü Özmen ile birçok kez
telefon görüşmesi yaptığı ortaya çıkmıştı. 

Eski istihbaratçı
emniyet müdürü Tamer Bülent Demirel,
Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesi ve eski CHP Genel
Başkanı Deniz Baykal ve bazı MHP’li yöneticilere yönelik “kaset
komplosu” davalarının sanıkları arasında yer alıyor. Demirel’in, Ağustos
2014’ten itibaren üç ayrı hattından FETÖ’nün kriptolu haberleşme programı
ByLock’u kullandığı belirtiliyor. 

Ali Orhan Dinç, kazanın olduğu tarihte Kayseri Emniyet Müdürlüğü’nde
İstihbarat Müdürü olarak görev yapıyordu. Dinç hakkında FETÖ kapsamında dava
açılmış, ByLock kullandığı kaydedilmişti. 

Eski emniyet müdürü Mehmet Karatekin de “kaset
komplosu” davasında yargılanıyor. 2009-2014 arasında Kahramanmaraş
İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevde bulunan Karatekin, Aksaray Emniyet
Müdürlüğü’nde şube müdürüyken 2016’da meslekten ihraç edilmişti. Karatekin’in
ByLock kullanıcısı olduğu bildirilmişti. 

Eski hava tuğgeneral Mehmet Yalınalp, FETÖ’nün darbe girişimi sırasında
Almanya’daki NATO üssünde görevliydi. Türkiye’ye dönmesi yönündeki çağrılara
uymayarak Almanya’ya sığındı. 

İsmail Duman olay tarihinde Kahramanmaraş İstihbarat Şube Müdürü’ydü.
Duman, FETÖ’nün usulsüz dinlemelerine ilişkin Ankara’da yargılanıyor. 

Ali Poyraz da usulsüz dinleme ile Hrant Dink cinayeti davasının
sanıkları arasında bulunuyor. 

Mazlum Koçoğlu, kaza tarihinde Jandarma Alay Komutanı, Ali Armağan ise Yalova Hava Meydan
Komutanı’ydı. 

Orhan Özdemir, kaza tarihinde Kayseri Emniyet Müdürü’ydü. 

Nusret Memiş, kazaya ilişkin olay yeri görüntülerini çeken
astsubaydı. 

Helikopter kazasıyla
ilgili dosyaya 3 yıl süreyle Malatya’da bakan dönemin 2 özel yetkili cumhuriyet
savcısı Özden Doğan ve Şeref Gürkan da FETÖ üyesi oldukları
gerekçesiyle tutuklanmışlardı. 

FETÖ elebaşı Gülen, Muhsin Yazıcıoğlu’nu tek bir sebepten;
kontrolüne girmeyen ve ileride kendisinin önünü kesecek lider şahsiyetlerden
biri olduğu için öldürtmüştür. 

Artık ortaya çıktı ki, F. Gülen, “mehdi”liğinin önünde engel
gördüğü herkesi hedef almış. 










































Gülen’e göre en büyük engel Cumhurbaşkanı Erdoğan’dı. 15 Temmuz
darbe girişiminin asıl hedefi de “Erdoğansız Türkiye” idi… 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir