DERİN DEVLET & İSTİHBARAT SERVİSLERİ & İSTİHBARAT KONULARI & MİT VE TEŞKİLAT-I MAHSUSA

Malezya’da kiralık
suikastçılar

Bütün bu eylemler cinayettir ve failleri, kiralık
katillerdir. Bazıları, bunların haklı olduğunu, diğer insanların hayatlarını
kurtardığını ya da ölmeyi hak edenleri cezalandırdığını iddia edebilir ama
bunlar cinayettir. Bu cinayetlerin failleri aramızda dolaşıyor, bazıları çok
daha üst kademelere çıktılar. Bazı suikastlar, çocukluğundan beri onları hayal
eden insanların aptal fantezilerinin gerçekleşmesi olabilir.

Gideon
Levy – Haaretz Gazetesi köşe yazarı

Yaklaşık
iki ay önce, bir olay bütün dünyayı salladı. İngiltere için çifte ajanlık yapan
eski Rus ajan Sergey Skripal ve kızı Yulia, Salisbury’de bir parkta zehirlendi.
İngiltere, saldırıdan Rusya’yı sorumlu tutmak konusunda acele etti ve ABD’nin
de aralarında bulunduğu 16 ülke, suikast girişimine karşı ceza olarak onlarca
Rus diplomatı sınır dışı etti. Suikast girişimi üzerine bir öfke açığa çıktı.
Batı, insan hayatına karşı son derece hassas. Ancak bu öfke daha çok, Rusya’nın
böyle bir girişimi İngiliz topraklarında taşımaya cesaret ettiği düşüncesiyle
açığa çıktı.

Birkaç
hafta sonra, bu defa başka bir suikast girişimi gerçekleşti. Gazzeli elektrik
mühendisi Doktor Fadi el-Batş, Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da 12 kurşunun
hedefi oldu. İki suikastçının motosiklet kullandığı açıklandı; ilk açıklama BMW
sürdükleri yönündeydi. Açıklama, dün bir Kawasaki kullandıkları şeklinde
güncellendi. El-Batş, üniversitede ders veriyordu ve raporlara göre Hamas için
silah geliştiriyordu.

Bütün
gözler İsrail’e döndü. Ve ne oldu biliyor musunuz? Hiçbir ülke, İsrailli bir
diplomatı sınır dışı etmeyi ya da İsrail’i kınamayı bile düşünmedi. Dünyayı
ilgilendirdiği kadarıyla hiçbir şey olmadı, el-Batş öldürülmedi, Malezya’nın
egemenliği ihlal edilmedi. Çünkü bir Rus ajan ile Filistinli bir mühendisi
nasıl karşılaştırabiliriz? Ya da İngiltere’nin egemenliğiyle Malezya’nınkini?

Dünyanın
çifte standardı yine işbaşındaydı: İsrail için sorun olmayan bir şey Rusya için
bile yasaktı. Rusya, vahşi zehir suikastlarıyla bilinir; İsrail ise bir tek
demokrasisiyle tanınır, bu yüzden zehirlemeye bile izni var (Hamas lideri Halil
Meşal, 1997).

İsrail,
sahte bir muğlaklığı sürdüyor ancak göz kırpmaları, dürtüler, ittifaklar,
sırıtışlar ve gizli övünme şüpheye yer bırakmadı: Mossad’ın “iyi adamları”
yeniden saldırdılar. Hükümetin en büyük palavracısı Yoav Galant, “Dünyanın öbür
ucuna gitmemiz gerekse bile, yakalayana kadar peşlerini bırakmayacağız”
açıklaması yaptı.

İsrail,
bu cesur eylemden çok etkilendi çünkü Arapların öldürülmesinden, özellikle de
gizli toprakların kara derinliklerindeyse, her zaman etkilenmiştir: Ebu
Cihad’ın, eşi ve çocukları önünde hedef alındığı suikastten, Şeyh Ahmed Yasin
ve Yahya Ayyaş’tan, yurt dışında gerçekleştirilen suikastlara -Tunus’ta
Filistinli bir drone mühendisi, Tahran’da bir nükleer bilimci, Beyrut’ta üst
düzey bir Hizbullah yetkilisi, Şam’da Samir Kuntar, Dubai’de Mahmud el-Mabhuh-
kadar. Bulgaristan’ın, zehirli uçlu şemsiye suikastları nedeniyle adı çıkmış
ancak Dubai otellerindeki raketli tenisçiler kahramandı.

Bütün
bu eylemler cinayettir ve failleri, kiralık katillerdir. Bazıları, bunların
haklı olduğunu, diğer insanların hayatlarını kurtardığını ya da ölmeyi hak
edenleri cezalandırdığını iddia edebilir ama bunlar cinayettir. Bu cinayetlerin
failleri aramızda dolaşıyor, bazıları çok daha üst kademelere çıktılar. Bazı
suikastlar, çocukluğundan beri onları hayal eden insanların aptal
fantezilerinin gerçekleşmesi olabilir. Bazıları gereksizdi, her cinayet kurbanı
için genelde daha zorlu bir yedek vardır. Kalanı ise aptalcaydı. Halil
el-Vezir’in öldürülmesi, Ebu Cihad’ın -en cüretkar görünen suikast (Tunus’ta
yatak odasında)- öldürülmesi ve partneri olabilecek en önemli Filistinli
liderlerden birini de onunla katledilmesi budalacaydı. Modhr Ya’alon, bu güne kadar
bu eylemlerle övündü. İsrail onunla gurur duyuyor. Bu, suç aileleri tarafından
işlenen türden – cezalandırma, caydırıcı, önleme veya intikam- bir cinayetti.

El
Batş muhtemelen silah geliştirmeyle uğraşıyordu ancak bu nedenle ölmeyi hak
ettiği tartışılır. Medyadaki ya da halkın arasındaki taraftarlar, onun
gerçekten ne yaptığını ve ölmeyi hak edip etmediğiyle ilgili en ufak bir fikre
sahip değil. Sorunun kamuoyunda tartışılmasıyla ilgili hiçbir soru yok-
gözlerinizi kapatıp Mossad’a güvenebilirsiniz!

Binlerce
İsrailli mühendis, Hamas’ın uçurtmalarından çok daha pis ve tehlikeli silahlar
geliştiriyor, onlar ölmeyi hak ediyor mu? Filistinlilerin onları öldürmesi yasal
mı? Dünyanın öteki ucuna ölüm mangaları gönderen bir devlet, gurur duyulacak
bir şey değil. Sonuçta, onlar kiralık katiller.

* Bu yazı ilk olarak 26 Nisan 2018 tarihinde
Haaretz Gazetesi’nde yayınlanmıştır.


























** Tercüme: Fatma Nur Aktaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir