DERİN DEVLET & İSTİHBARAT SERVİSLERİ & İSTİHBARAT KONULARI & MİT VE TEŞKİLAT-I MAHSUSA

Güzel bir tesadüf eseri uzun zamandır görüşemediğim Şam’ın
ünlü Meydan semti sakinlerinden eski bir arkadaşla buluştum. Arkadaşım,
söylendiği gibi, ‘Asil bir Şamlı’ ve Şam’ın Kale içi veya sur içi denilen
semtin sakini, yani gerçek Şamlı olmakla övünür. Görüştüğümüzde Mossad,
kışkırtıcı biçimde, altmışlı yıllarda Şam’da bulunan İsrailli casus Eli Cohen’e
ait olduğu düşünülen saati geri aldığı bir operasyon yapmakla övünüyordu.
Mossad, operasyonun detaylarına girmeksizin, saatin geri alınışını James Bond
veya Rambo misali Holywood tarzı bir komando operasyonu olduğunu göstermeye
çalıştı. Sonradan anlaşıldı ki, meğer saat antika taciri Şamlı bir adamda
bulunuyormuş ve bu tacir zaten saati mezatta satacağını ilan etmiş, Cohen’in
ailesi de saatin kendisine ait olduğundan şüpheleniyormuş.

Tam bu konuyu
tartışırken, Şamlı arkadaşım ‘merdi kıpti şecaat arz ederken sirkatini
söylermiş’ dedi ve Mossad’ın gövde gösterisini bir eski saat dükkanında
göstermesine şaşırdı. Olan bitenin Hagop adında bir Ermeni tüccarın saati
kendilerine satmasından! ibaret olduğunu’ söyledi. Şamlı arkadaşım ilave etti:
‘Eğer Mossad bizi dehşete düşürmeye, ağzımızı açık bırakıp beynimizden vurmak
isterse terörist Hizbullah Partisi lideri Hasan Nasrullah ile olan ilişkisini
anlatsın! Görünürde kendilerinin düşmanı olmasına rağmen, Filistin direniş
liderlerinde olduğu gibi, şimdiye kadar kendisine karşı suikast girişiminde
bulunmamalarını açıklasınlar. İsrail, bölgedeki müttefiklerinin Suriyeli güçler
tarafından korunması karşılığında, Filistin direniş hareketinin Lübnan’dan
çıkarılmasına nasıl göz yumulduğunu anlatsın. Esed rejiminin bekasının
İsrail’in güvenliği için stratejik önemli olduğuna dair açıklamayı nasıl
yaptığını izah etsin. İsrail bize Esed rejiminin İsrail’in Golan tepeleriyle
olan sınırını Hawai ve Karayip Adaları kadar sakin tutmasının sırrını anlatsın.
Mossad tarafından Körfez ülkelerinin kalbinde Hamad bin Halife ve Katar’daki
ekibinin, İsrail ile siyasi ve ticari açıdan büyük bir normalleşme yapan Katar
rejimini nasıl ortaya çıkardıklarını bize anlatırlarsa daha büyük hayretler
içinde oluruz. Unutulmaması gerek; Hamad Bin Halife Doha’da Şimon Peres’i kabul
etti, İsrail bayrağını göndere çekti ve ulusal marşını çaldırdı. Yine Hamad Bin
Halife Milyonlarca dolarlık anlaşmaları gerçekleştirmek için Katar’ın başkenti
Doha’da diplomatik ve ticari bir büronun açılmasına izin verdi, İsrail’e bağlı
örgütlerin Katar’da danışma bürolarının açılmasına izin verdi, Öyle ki,
İsrail’de yaşayan Gazze’deki Katar Büyükelçisi, yalnızca ABD’li diplomatların
sahip olduğu güvenlik izinlerine ve dokunulmazlığa sahip oldu’.

Şamlı arkadaşım: ‘Bütün
bunların yanı sıra, İsrail bizi şaşırtmak isterse, internette yayınlanan Hamad
bin Halife ve Hamad bin Casim’in İsrail’e tarihi ziyaretini ve Tzipi Livni ile
bir araya gelmesinin yanı sıra, İsrail vatandaşı ve aynı zaman İsrail
parlamentosu Knesset üyelerinden Azmi Bişara’nın, bugün Katar’da darbe
rejiminin medya söylemine öncülük etmesini anlatsın’ diye sözlerine ekledi.






Bağrı yanık Şamlı
arkadaşımın sarkastik sözlerini düşündüm, gerçekten de; işte bu tür haberler
adamı şaşırtır, elli sene önce öldürülen casusun saati şaşırtmaz. Doğru söze ne
söylenir? Ortaya attığı noktalar dikkate değer şeyler, zira, bu tür olayların
ortaya çıkmasında tesadüfün yer olmaz, asla.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir