Zihin kontrolü uzmanlarını dahi korkutan bulgu

Zihin kontrolünü bizzat gerçekleştiren Telegram’ın ‘babası’
olarak anılan Yale Üniversitesi Tıb Fakültesi Nöropsikiyatri Direktörü Prof.
Dr. Jose Delgado bunu bir hak olarak görüyor. Daha önce işleme maruz kalan
Bhutanlı Devlet Adamı Tek Nath Rizal ise korkunç şeyler anlatıyor. Zihin
kontrolü üzerine çalışan uzmanların bazıları atom bombasından daha tehlikeli
bir silah üretmenin korkusunu yaşıyor. Konuyu daha iyi anlayabilmek için
uzmanların söylediklerine ve tarihi gerçeklere göz atmakta fayda var…

Prof. Dr. Selim Şeker

 

BU YÖNTEM KİŞİYE CİNAYET İŞLETEBİLİR

 

Boğaziçi Üniversitesi Elektromanyetik Bölümü Öğretim Görevlisi
Prof. Dr. Selim Şeker: İnsan beynindeki noktalar arasında öyle yerler var ki,
bunların uyarılması durumunda kişi, adam bile öldürebilir. Yine aynı yöntemle
kişiye uzak bir mesafeden kalp krizi geçirtilebilir.

Telegram Hedefi Bhutanlı Devlet Adamı Tek Nath Rizal

 

AKLIMDAN GEÇEN HER ŞEYİ OKUDULAR

 

Telegramın hedefi olan Bhutanlı Devlet Adamı Tek Nath Rizal
2012’de Tahkim Yayınları’ndan çıkan kitabı Beni Yavaşça Öldüren
İşkence-Telegram’da “Kontrol eden kişi zihnimin derinliklerimi işgal ettiği ve
beni sürekli sorguladığı için, özel hayatım dahil benim hakkımdaki her şeyi
biliyordu. Onun beyni ve benim beynim âdete su ve süt gibi birbirine
karışmıştı. Ve bu da onun işini oldukça kolaylaştırıyordu. Süreç içerisinde
eğer bir şeyi gizlemeye çalışırsam, telegramcı hemen daha fazla acı veriyordu”
ifadesine yer veriyor.

Yale Üniversitesi Tıb Fakültesi Nöropsikiyatri Direktörü Prof. Dr.
Jose Delgado

 

İNSANOĞLUNUN KENDİ BEYNİNİ GELİŞTİRME HAKKI YOK

 

Telegram’ın ‘babası’ olarak anılan Yale Üniversitesi Tıb
Fakültesi Nöropsikiyatri Direktörü Prof. Dr. Jose Delgado, ‘Niçin Telegram’
sorusuna  24 Şubat 1974’te Amerikan Kongresi önünde açık açık cevap verdi.
Delgado: Toplumumuzun siyasî kontrolü için bir psikocerrahî programına
ihtiyacımız var. Amaç, zihnin fizikî kontrolüdür. Kendisine sunulan normdan
sapan fert, cerrahî olarak kesilip atılabilir. Fert, en önemli gerçeğin kendi
varoluşu olduğunu düşünebilir, fakat bu yalnızca onun bakış açısıdır. Bu
bakışta, tarihî yaklaşım eksiktir. Oysa insanoğlunun kendi zihnini geliştirme
hakkı yoktur. Beyni elektriki olarak kontrol etmeliyiz. Bir gün ordular ve
generaller, beynin elektriki uyarımıyla kontrol edilecektir” demişti. Dr.
Delgado, hayalini gerçekleştirdiğini 17 Mayıs 1965 tarihli The New York Times
gazetesinde ‘Radyolu Matador Kablolu Boğayı Durduruyor’ haberiyle kanıtladı.
Dr. Delgado, arenada üzerine hızla koşan bir boğayı kumanda da yer alan bir
düğmeye basarak durdurdu, başka bir düğmeye basarak boğanın sağa dönerek hızla
uzaklaşmasını sağladı. Delgado’ya yöneltilen “İnsanlarda olsun, hayvanlarda
olsun, sadece redyo dalgalarını kullanarak ve kafatasına herhangi bir şey
yerleştirmeksizin beyni kontrol etmek için, her hangi bir girişimde bulundunuz
mu?” sorusuna cevabı ise “Bazı deneyler yapıldı” şeklinde olmuştu. O dönemlerde
Delgado’ Deniz Kuvvetleri Araştırma Dairesi’nde görevliydi.   

Dr. Igor Smirnov-1999

 

KULAĞINA BİR EMİRMİŞ GİBİ GELİR

 

Canada’da yayın yapan CBC Tv’de, 1999 senesi Şubat ayında
yayınlanan Uncurrents adlı televiyon programında düşüncenin uzaktan
manipülsyonuyla alâkalı olarak Dr. Igor Smirnov “Tanrıdan bir emir gibi gelir
ve karşı konulamaz” diyerek durumun ne denli dehşet verici olduğuna dikkat
çekmiştir.

Prof. David K. Krech

 

BİLİM İNSANI UYARIYOR

 

Yine The New York Times gazetesinda ‘Aklın Kontrolü Yakın, Bilim
Adamı Uyarıyor’ başlıklı bir makale yayınlandı. Bu makalede California
Üniversitesi psikoloji profesörü David K. Krech, insanları uyardı: Yapmakta
olduğumuz araştırmalar sonunda yapacağımız buluşun sonuçları atom
fizikçilerinin başarısından, daha da dehşet verici olacaktır. Kendimizi aptal
gibi hayretler içinde yakalanmış, safça aklı karışmış, göz göre göre işlenmiş bir
suçtan dolayı hüzün dolu vaziyette bulmaktayım.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan

 

İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİ KULLANIYOR






























































Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Elektromanyetik dalgalar ile insan
beyninde zaman duygusunu kaybettirme, şaşkınlık hali oluşturma, mekan bulamama
gibi durumlar oluşturmak mümkün” diyor. Radyohipnotik sistemleri savaş silahı
olarak kullanmak isteyen projelerin bütün dünyada elektromanyetik projeler
içerisinde kullanıldığını söyleyen Tarhan, “ Bu sistemlerle kişinin bazı
tepkilerini yok edebilirsiniz. Kararlarını o anda bloke edebilirsiniz. Geçici
olarak duygularını değiştirebilirsiniz. Amaç beynin ürettiği dalgaların
frekansını belirleyip buna uygun frekansı üreterek, zihinsel bir dönüşüm
yaptırmak. Bu yöntem istihbarat örgütlerinin de ilgisini çekiyor. Uzaktan
focusla elektromanyetik uyarı göndererek kişide farklı bilinç oluşturulup
oluşturulamayacağı araştırılıyor. Tedavide 30-40 elektrotluk beyin elektrotları
kullanarak beyin ölçümleri yapıyoruz. İstihbari araştırmalarda ise 256
elektrotluk beyin dalgaları kullanılıyor. Ancak Dünya Af Örgütü zihin kontrol
çalışmalarını etik dışı olarak kabul etti. Bu çalışmalar artık yapılıyorsa bile
gizli olarak yürütülüyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet