Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Doç. Dr. Ümit Sayın’la Milliyet ve ATV’nin düzmece haberi üzerine


Röportaj: Burak Çileli


Beklenen Nizâm: Sayın Salih Mirzabeyoğlu
hakkında geçtiğimiz günlerde ATV, Milliyet ve Posta gazetelerinde sizin
sözlerinize de yer verilen düzmece bir haber yayınlandı. Kartal Özel Tip
Cezaevinde kendisine “zihin kontrolü” operasyonu yapıldığı doğru. Ancak
beyninin incelenmesi talebiyle avukatları aracılığıyla Adli Tıp’a başvurduğu,
hele hele “zihin kontrolüyle kendisine suç işlettirildiği” tarzında ona isnad
edilen ifadeler yalan. İbda Mimarı, devrimci mütefekkir portresiyle,
eserleriyle ve aksiyonuyla ne yaptığı da ne yapmadığı da ortada olan bir
şahsiyet. Bu haberin, ona karşı girişilen sistematik bir komplonun ilk aşaması
olduğu tarafımızca mâlûmdur. Ön görüşmemizde bahsettiklerinizden anladığım
kadarıyla bu komploya sözleriniz çarpıtılarak verilmek suretiyle bilmeyerek de olsa
siz de alet edildiniz. Ne dersiniz?


Ümit Sayın: Ben Milliyet’teki habere çok
şaşırdım. Bir daha demeçlerimi basına yazılı olarak vermeyi düşünüyorum. Çünkü
korkunç bir distorsiyon var, çarpıtma var haberde. Benim söylediklerim
yazılmadı. Küçük bir dipnottu Salih Mirzabeyoğlu konusu. Bir kanalla bana
iletilmişti. Yani kendisinin görüşme talebi bana bir kanalla iletilmişti. Ve
pat diye…


Beklenen Nizâm: Ben ATV’de de seyrettim
konuşmanızı…


Ümit Sayın: Ben seyretmedim.


Beklenen Nizâm: Orada “bir adamları vasıtasıyla
bana başvurdular” filan gibi bir ifadeniz var.


Ümit Sayın: İşte o kanal, bir tek kanal var…
İletilmiş bana… Bana sistematik ve resmî olarak gelen bir talep yok. Fakat
Milliyet Gazetesi inanılmaz derecede çarpıtmış olayı. Yani ortada bir talep
olmadığı halde sanki avukatları aracılığıyla enstitüye ulaşılmış imajı
veriliyor. Böyle bir şey yok. Bunu net olarak yazabilirsiniz. Zihin kontrolüyle
ilgili çok fazla çarpıtma bilgiler var televizyonlarda, basında. Ben bu konuyla
ilgili bir çok makaleler yazdım. Ona paralel olarak, o bağlamda bazı
açıklamalar yapmak istedim. Salih Mirzabeyoğlu hakkında bir cümlelik bir konu
geçti, bir dipnot… Bu dipnottan sonra adamlar bütün yazıyı kesmişler,
(yanındaki öğrencisini göstererek) -hatta öğrencim de oradaydı- sonra dipnotu
ana temaymış gibi işlemişler, pat diye gazeteye manşet atmışlar. Yani olayda
tamamen çarpıtma var. Bu bir komplo olabilir tabii; bilmiyorum. Artık
Milliyet’in mi, başkasının mı, bir komplosu olabilir. Yani ben tabii olayın ne
olduğunu sizden öğreniyorum. Direkt bir bağlantı kurulacaktı onu biliyorum. Ama
o sistematik bağlantıyı bloke etmek de amaçlanmış olabilir. Burada bir komplo
olduğu ve olayın çarpıtıldığı ortada. Şimdi avukatlar eğer Adli Tıp Enstitüsüne
başvuruyorsa ortada başvuru formu olur. O formu görmeden ben nasıl böyle bir
şey söyleyebilirim. Ortada çok ciddi bir çarpıtma ve komplo olduğu açık. Yani
belki kullandılar beni, dediğiniz gibi. Belki direkt olarak bana da yönelik bir
şey. Çünkü Aydın Doğan medyası ve Koç grubu ulusalcılarla arası pek iyi olan
bir medya değil. Tekzip edilecek.


Beklenen Nizâm: Bugüne kadar zihin kontrolüyle
ilgili birçok televizyon programına katıldınız. Farmakolog olduğunuz için
konuyu tabiî olarak kendi branşınızın kıstasları içinde değerlendirdiniz. Ben
bu programların birçoğunu seyrettim. Türkiye kamuoyu zihin kontrolü projesinden
Sayın Salih Mirzabeyoğlu sayesinde haberdar olmuşken dikkatimi çeken şey,
bugüne kadar yapılan hiçbir programda onun adının zikredilmeyişiydi…


Ümit Sayın: Ben Milliyet bahsedene kadar o
kitaptan… (Telegram-Zihin Kontrolü kitabını kastediyor)


Beklenen Nizâm: Sözü oraya getireceğim zaten… Bu
düzmece haberin zamanlaması oldukça dikkat çekici. Salih Mirzabeyoğlu’nun
“Telegram-Zihin Kontrolü” adıyla kaleme aldığı ve projenin perde arkasında
kimlerin bulunduğunu ifşâ ettiği kitabı tam da baskı aşamasındayken böyle bir
dezenformasyon bombardımanıyla ortalık bulandırılmaya çalışılıyor. Ön
görüşmemizde, bu olayın arkasında hangi istihbarat örgütünün olabileceğine dair
birtakım şeyler söylemiştiniz. MİT’i mi kastediyorsunuz?


Ümit Sayın: MİT’in olup olmayacağını bilmek
zor. Çünkü ortada delil yok ki. Programlarda Salih Mirzabeyoğlu’ndan
bahsedilmeyişinin sebebi; Türkiye’de adı geçen hiç kimseden bahsedilmedi. Çünkü
bana haber getirilene kadar ben bilmiyordum böyle bir iddia olduğunu. Bu iddia
bana dolaylı olarak iletildi…


Beklenen Nizâm: (Timaş Yayınları’ndan çıkan
Aydoğan Vatandaş’ın kitabı) Agharta’yı okumadınız mı?


Ümit Sayın: Agharta’yı okumadım


Beklenen Nizâm: Ömer Özkaya’nın kitabını
okumadınız mı? (IQ Yayınlarından çıkan CIA Belgeleriyle Zihin Kontrol
Operasyonları adlı kitap)


Ümit Sayın: Ömer Özkaya’nın kitabını okudum
da, orada Salih Mirzabeyoğlu’ndan bahsediyor mu?


Beklenen Nizâm: Elbette.


Ümit Sayın: Ömer Özkaya’nın kitabını okudum
da çok ciddiye almadım.


Beklenen Nizâm: Ciddiye alınacak kitaplar değil
zaten. Kitaplardaki malzemelerin bir kısmı Mirzabeyoğlu’nun avukatı Harun
Yüksel beyin internet sitesinden alınma tercümeler. Söylemek istediğim,
Mirzabeyoğlu’nun isminin zikredilip edilmemesi değil, kendisinin bu konuda
yazdığı kitabın haberi bir takım çevrelere ulaştıktan sonra, bir yerlerden
düğmeye basılmışçasına bir dezenformasyon bombardımanına başlanması. Üzerinde
durduğum nokta  bunun arkasında kimlerin olduğu. Açıklamalarınız onu
gösteriyor ki bilmeden bu duruma alet edildiniz.


Ümit Sayın: Alet edildiğimi derginizde
belirtirseniz minnettar kalırım. Çünkü ortada benim işin içinde olduğum bir
durum yok. Bana geldiler “zihin kontrolünü konuşacağız” diye. Zihin kontrolünü
konuşurken konuyu onlar açtı; yani Salih Mirzabeyoğlu’nun adı geçti. Bir
cümlelik bir şey. Sonra pat diye manşet yaptılar.


Beklenen Nizâm: “Adli Tıp’a başvurdu” diye
bir şey söylediler mi? Veya “Adli Tıp’a başvurdu mu” tarzında bir soru yönelttiler
mi?


Ümit Sayın: Yok söylemediler. Öyle bir şey
kesinlikle konuşulmadı. Kendileri uydurup yazmışlar. Buna benim tekzip yollamam
gerekiyor, çünkü böyle bir şey benim için de ciddi bir sorun teşkil ediyor. O
yüzden Milliyet’ten Önay beye (soyadı Yılmaz veya Bilgin) bir tekzip
yollayacağım. Böyle bir başvuru olsa zaten başvuru belgesini göstermek lâzım.
Kesinlikle böyle bir şey yok. Bunun arkasında kimler olduğu konusuna gelince,
ben yerli istihbarat örgütlerinden çok yabancı istihbarat örgütlerini düşünüyorum.
MOSSAD’ın olma ihtimali var; ama belge yok, bu bir tahmin sadece!


Beklenen Nizâm: Biliyorsunuz artık yerli yabancı
ayrımı da pek kalmadı. Hani diyorlar ya, “dünya globalleşti”! Meselâ daha
geçenlerde ABD Dış İlişkiler Konseyi (CFR) üyelerinin Türkiye’ye gelip kapalı
kapılar ardında görüşme yapmaları, İsrail’le gizli ve açıktan yapılan askerî
anlaşmalar filan… Neyse, olay açıklığa kavuştu sayılır. Teşekkür ederim.


Ümit Sayın: Rica ederim.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış