Dr. Ümit Sayın



Dünyayı Yöneten Gizli Örgütler 


 


Genel durum


 


Yeni Dünya Düzeni’nin dünyayi
yeniden paylasmada Türkiye’nin basina 21. yüzyilda inanilmaz çoraplar örülmek
istenmekte ve Türkiye adim adim Sevr kosullarina
sürüklenmektedir
. Oynanmakta olan bu satranç oyununda Türkiye’de dev bir
operasyon yapilmis ve “Sah” köseye sikistirilmistir (Manisali 2002a
ve 2002b). Mat olup olmamasi bundan sonra Türk Genelkurmayi’nin atacagi
adimlara baglidir. ABD tarafindan planlanan bu operasyon, AB ülkelerinin de
yardimiyla simdilik basariyla yürütülerek hedeflenen ekonomik kriz ülkede
basariyla yaratildiktan sonra, tüm piyonlar
rollerini basariyla oynamislar ve 79 yil önce Hilafeti kaldiran Türk devletinin
tepesine Hilafetçi artigi ve ABD kuklasi bir parti usta bir manevra ile
-umutsuzluk içindeki halk kandirilarak- geçirilmistir
.


 


Tüm hükümet üyelerinin ve
bakanlarinin Naksibendi veya Fethullahci baglantilari Aydinlik
dergisinde yayimlandigi halde sadece bir iki bakandan tekzip gelmistir. Hükümet
üyelerinin büyük çogunlugu ünlü Abant Toplantilarini
düzenleyen Fethullahçi örgütlenmenin odagindaki Birlik Vakfi’nin üyesidir.
Bir
zamanlar “demokrasi tramvayi”na gerekirse binebilecegini ya da
eregine ulasmak amaciyla papaz giysisi bile giyebilecegini söyleyen, camilerin
kubbelerini migfer olarak takacak, minareleri de mizrak olarak kullanacak
Tayyip Erdogan liderligindeki kadronun yönetiminde Türkiye’yi ileride daha vahim
sorunlarin bekledigi açiktir.


 


Diger yanda ise ABD 80 bin
askeriyle Diyarbakir’da konuslanmak ve Türkiye’yi hiç ilgisi olmadigi bir
savasa bulastirmak istemektedir. ABD’nin hedefi açiktir. Kafkasya ve Ortadogu
petrol ve dogal gaz bölgelerini Naziler gibi isgal etmek ve Asya’nin stratejik
bölgelerini kontrol altina almak! Ama rambo çigliklariyla savas naralari atan
Türk medyasinda hiç deginilmedigi üzere, ABD’nin asil hedeflerinden birisi de
Türkiye’yi parçalamak ve Dogu Anadolu’da ABD kuklasi bir Kürt devleti
kurmaktir. Türkiye’yi parçalama ve çökertme operasyonu asikar bir biçimde
Kibris üzerindeki Annan Plani ile, NGO’lari ile, Fener Patrikhanesi’ne ve Rum
azinliklara verilen haklar ile, Rum Pontus’u ile, Kuzey Irak’taki Kürt Senatosu
ile Türkiye’de ajanlik faaliyeti gösteren vakiflariyla basarili bir sekilde
sürdürülmektedir. Degerli Necip Hablemitoglu’nun katledilmesi Türkiye’yi
istikrarsizlastirma operasyonunun bir parçasidir ve korkarim ki bu cinayetler
sürecektir. Cinayetleri ise çok daha büyük bir ekonomik kriz beklemektedir. Ya
Türk askeri, kriz durumlarinda ABD’nin müdahele gücü haline getirilecek ya da
ekonomisi kisirlastirilmis ve tarimi çökertilmis olan Türkiye açliga mahkum
edilecektir. Yani “Sah ve Mat” gerçeklesmesi planlanmistir.


Bu yazida Türkiye’deki
durumu irdelemek açisindan dünyayi yöneten gizli güçleri ortaya koymaya
çalisacagiz.
Simdilerde Globalizasyon adiyla bize yutturulmak istenen Yeni
Dünya Düzeni bir günde kurulmus bir strateji degil, kökeni imparatorluklar ve
sömürgeler dönemine dayanan bir plandir. Globalizasyon, ulusçulugu ve sinirlari
kaldiran bir sistem degil, aksine ezen uluslarin kayitsiz sartsiz hakimiyetine
yol açacak acimasiz, emperyalist ve fasist bir yapidir. Yeni Dünya Düzeni’ni
sekillenderen iki temel dev güç vardir. Bunlardan birisi Yahudi lobisi ve
tekellerinin kurdugu gizli cemiyetler, ötekisi ise WASP adi verilen beyaz,
Anglo Sakson, Protestan azinligin kurdugu gizli cemiyetlerdir. ABD’de tüm güç
ve medya bu gizli cemiyetler tarafindan sekillendirilmekted ir. Yahudilerin de
içinde yer aldiklari CFR (Council on Foreign Relations), Bilderberg gizli
örgütü ve Trilateral Komisyon bu cemiyetlerin temelini olusturur. Bir
istihbaratçi olan George Orwell’in 1984 isimli kitabinda belirtildigi üzere,
medyayi kontrol eden beyinleri kontrol eder. Beyinleri kontrol eden ise,
toplumlari kontrol eder (son örnegini 3 Kasim seçimlerinde gördügümüz gibi).


 


ABD’de medyayi ve
beyinleri kim kontrol eder?


 


ABD’de her yere yayilan ve en çok
seyredilen kanallar yaklasik 15 aile tarafindan ve 24 sirketle yönetilmektedir
(Chomsky, 1988, 1991, 1992, 1994). Bu sirketler sunlardir (Chomsky, 1988,
1991): Advance Publications (Newhouse ailesi), Capital Cities (Devlet Kökenli,
DK), CBS (DK), Cox Com (Cox ailesi) , Dow-Jones (Bancroft-Cox ailesi), Gannet
(DK), GE (General Electric), Hearst (Hearst ailesi), Knight-Ridder ailesi, News
Corp (Murdoch ailesi), New York Times (Sulzberger ailesi), Reader’s Digest
(Wallace ailesi), Scripps-Howard (Scrips ailesi), Storer Corp (Storer ailesi),
Taft (Taft Ailesi), Time Inc. (karisik ve DK), Times Mirror (Chandler ailesi),
Triangle (Annenberger ailesi), Tribune Co. (McCormick ailesi), Turner
Broadcasting (Turner ailesi), Fox Broadcasting (Fox ailesi).


 


ABD’de bugün, hem
gizli-derin devletten izinsiz, hem de bu ailelerden izinsiz hiç bir gerçegi
yayimlayamazsiniz
(ABD gizli devleti için bkz. Vankin 1996; Constantine1997; Blum
2000). Belirli bir elit zümrenin kontrolü altinda olan ABD medyasinin, bunun
bir sonucu olarak da dünya medyasinin gerçeklerle ilgili fazla bir bilgi
yayinlanmasi beklenemez. Zaten tüm Amerikan halki 11 Eylül olayinda oldugu gibi
medya tarafindan tamamen uyutulmus ve inanilmaz senaryolar ile sadece Amerikan
halki degil, tüm dünya kandirilmistir (Meyssan 2002; Sayin 2002).


 


Bu sirketlerin pek çogunun
yöneticisi özel ve elit bir alt kültürden gelmektedir ve hep ayni söylemi dile
getirirler ve Yeni Dünya Düzeni’nin temel bir parçasidirlar. Bu egilim, dünyayi
dinlemek ve yönetmek için NSA (National Security Agency) tarafindan kurulmus
ECHELON sisteminin diger üyeleri Ingiltere, Kanada, Yeni Zelanda ve
Avustralya’da da pek degismemektedir (Sayin 1998; Hager 1997). ABD’de de Washington ve New York merkezli CFR’nin yerini bu
ülkelerde Bilderberg ve Trilateral Komisyon almaktadir.


 


Medyanin basinda da mutlaka bu
örgütlerin elemanlari bulunur. Asagida bazi örnekleri siraliyoruz (Kisaltmalar
B: Bilderberg üyesi; T: Trilateral Komisyon; C: Council on Foreign Relations,
en az iki veya üç gizli cemiyete üye olanlardan örnekler verilmistir, bu
örgütler daha sonra tanimlanacaklardir, Kaynak: Ross 2000):


 


Robert Erburu (C ve T): Times
Mirror baskani ,Forester Lynn ( B ve C): Netwave Inc. Haberlesme sistemleri


Paul Gigot (B ve C): Wall Street
Journal, Washington yazari…Henry Anatole Grunwald (B ve C): Time dergisi,
editör


Jimmie Lee Hoagland (B ve C):
Washington Post, editör yardimcisi…Claude Imbert (B ve T): Le Point, Paris.


Dinç Bilgin (B ve T): Sabah
Yayincilik ve 1 Numara Yayincilik…Wyatt Thomas Johnson (C ve T): CNN baskani.


Flora Lewis (C ve T): New York Times,
Paris, köse yazari …Charles William Maynes (B ve C): Foreign Policy Magazine,
Carnegie vakfi (CIA baglantili) Albert J. Wholstetter (B ve C): Wall Street
Journal, yazar


Robert Leroy Bartley (B, C ve T):
Wall Street Journal, Editör ve baskan. Thomas L. Friedman (B, C ve T): New York
Times, köse yazari. David Gergen (B , C ve T): US News and World Report, Baskan
ve editör.


Katharine Graham (B, C ve T):
Washington Post, direktörlerden James Fulton Hoge (B, C ve T): Foreign Affairs
Magazine direktörü (bu dergi CFR’in resmi organidir).


Mortimer Benjamin Zuckerman (B, C
ve T): US News ve World Reports, Atlantic Montly, NY Daily News. Bas Editör.


 


Dünyada hakimiyeti elinde tutan bu
Anglo Sakson ve Yahudi medyalarinda tek bir ideolojinin borusu öter: Globalizm.
Globalizasyonun ve Yeni Dünya Düzeni’nin temel felsefesini ortaya koyan da ORDO
AB CHAO (Kaostan Düzen) mottosu ile ortaya çikmis Illüminati, Skulls and Bones
Society (SBS, Kuru Kafa ve Kemik Cemiyeti), Bohemian Grove (veya Bohemian Club)
gibi gizli cemiyetlerin ta kendisidir! Daha sonra bu cemiyetlere 20. yüzyilda
Council on Foreign Relations (CFR, Dis Iliskiler Konseyi), Bilderberg ve
Trilateral Komisyon eklenecek ve diger ülkelere de yayilarak kayitsiz sartsiz
bir Yeni Dünya Düzeni veya bir Anglo Sakson Firavunlar devri yaratmak için
büyük bir mücadele verilecektir (Sutton 1986; Domhoff 2000; Ross 2000; Marrs
2000).


 


Dünyadaki pek çok tüketim
malzemesini ve diger mallari sistematik gizli örgüt agina sahip bir elitler
grubu kontrol etmektedir. Bu elitler grubu tüm dünyaya yayilmislar ve pek çok
kilit noktayi bilinçli ve planli bir biçimde isgal etmislerdir. Artik dünyayi
yöneten bir Büyük Agabey vardir ve bu Büyük Agabey bahsedilen elitlerin
olusturdugu gizli bir agdir; bu agin tarihsel mistik bir geçmisi de vardir!
Büyük Agabey örgütünün üye sayisi 8-10 bini asmaz, ama savaslarin çikmasindan
dünyadaki para hareketlerine, uyusturucu trafigi ve kara paradan ülkelerin
çökertilmesine, hükümetlerin degistirilip, ülkelerin parçalanmasina kadar
(Rusya ve Yugoslavya örnegi) bu elitler grubu ve Büyük Agabey etkilidir.


 


Yeni Dünya Düzeni, arkasinda
masonik gizli örgütlenmelerin oldugu bir uluslararasi agin ve Council on
Foreign Relations (Dis iliskiler konseyi), Trilateral Komisyon ve Bilderberg
isimli örgütlerin planlayip, dünyaya dayattigi kayitsiz sartsiz emperyalist bir
sömürü sistemidir.


 


Yeni Dünya Düzeni ve bu
örgütler neden tehlikelidirler?


 


Yeni Dünya Düzeni’nin amaçlari ve
tehlikeleri hakkinda tonlarca kitap yazilmis, globalizasyonun insanliga
sunacagi acimasiz gerçekler hakkinda yüzlerce konferans verilmistir. Fakat
bahsedilen gizli örgütlerin ve CFR, Bilderberg ve Trilateral Komisyo’nun
tehlikeleri hakkinda yazilan kitaplar bir avuçtur. Çünkü bu örgütler hakkinda
bilgiye ulasmak çok zordur. Bu örgütlere üye olan kisiler istihbarat
örgütlerinin, silahli kuvvetlerin, NATO’nun veya Savunma Bakanliklarinin,
bankalarin, dev tröstlerin en tepesindeki insanlardir. Nazilerden pek de farkli
olmayan bu insanlarin gerçek yüzlerini daha iyi anlayabilmek, ancak onlarin
dünya insanligi üzerinde oynadiklari rolü sergileyerek mümkün olabilir. Bu örgütler niye tehlikelidirler? Çünkü:


 


Savaslari onlar çikarirlar. Ne
kadar sürecegine onlar karar verirler, kimlerin katilacagina ve hangi
sinirlarin çizilecegine onlar karar verirler (Su anda içine girmekte oldugumuz
savasta oldugu gibi). Birinci Dünya Savasi’nin çikmasinda J. P. Morgan ve
Rockefeller’in büyük etkileri oldugu ve savas sonunda da inanilmaz kârlar elde
ettikleri bilinmektedir (Marrs 2000). Ayrica 2. Dünya Savasi’nin basinda
(Hitler’in yükselisinde de) Rockefeller grubunun Hitler’e yaptigi yardimlar
bilinmektedir. Rockefeller’lar, bu Büyük Agabey’in, CFR veya Skulls and Bones
Society’nin merkezindedirler.


 


Parayi kayitsiz sartsiz onlar
kontrol ederler. ABD’deki Merkez Bankasi’ndan tutun, diger uluslardaki merkez
bankalarina kadar tüm temel bankalarin kilit noktalarini onlar kontrol ederler.
Iskonto oranlarini, para teminini, altin stoklarini ve altin fiyatlarini, borsa
fiyatlarini onlar ellerinde tutarlar ve kontrol ederler. Dünyada akmakta olan
tüm kara para bu örgütlerin kontrolündedir.


 


Hükümetleri onlar kontrol ederler.
Pek çok ülkede kimin basbakan, kimin vali veya kimin yönetici konumuna
gelecegini onlar kontrol ederler. Gerekirse hükümetleri yikarlar, yerine
yenisini kurarlar, islerine gelmezse onu da yikarlar ve bunu kimsenin ruhu
duymadan yaparlar. Medya bu gerçeklerden bahsedemez.


 


Medya ve bilgiyi onlar
kontrol ederler
. Temel pek çok medya kuruluslarini onlar kontrol ederler. Beyin
yikama yöntemleri ve medyayi yönlendirme yöntemleri korkunçtur. Onlarin izni
olmadan büyük medyaya yayin yapmaniz mümkün degildir.


Ücretleri, vergileri maaslari
onlar kontrol ederler. Emeginize net olarak hakimdirler. Tüm ücretleri,
endüstrilerdeki maaslari, isçi maaslarini onlar kontrol ederler.


 


Mafyayi onlar kontrol ederler.
Detaya girmeye gerek yok, çünkü zaten kendileri mafyadir. Diger mafya
örgütlenmelerini onlar kontrol ederler.


 


Bilimi ve teknolojiyi onlar
kontrol ederler. Bilimi ve teknolojiyi çok kilit noktalardaki ögretim
görevlileri veya çok kilit noktalardaki sirket görevlileri sayesinde onlar
kontrol ederler.


 


Istihbarat örgütlerini ve ordulari
onlar kontrol ederler. ABD’deki hemen her istihbarat örgütünün üst düzey
görevlisi veya ileri geleni ya bahsedilen gizli örgütlerin üyesidir, ya da CFR,
Trilateral Komisyon veya Bilderberg üyesidir. Avrupa ve Japonya’daki istihbarat
örgütlerinde de bu kisiler çok etkilidir. Türkiye’de
ise son 50 yildir yönetici konumuna gelmis pek çok kisi ya Trilateral Komisyon
veya Bilderberg üyesidir.


 


Su unutulmamalidir: Bu örgütlerin
güçleri, nitelikleri ve üyeleri ortaya çikarildiktan sonra kesinlikle alt
edilebilirler. Bu örgütleri böylesine siralamak onlarin yenilmez olduklari
vurgulamak amaciyla degil, aksine onlarin iç yapilarini ortaya koymak ve alt
edilebileceklerini vurgulamak amaciyla yapilmaktadir.


 


Asagida her üç örgüte de
(Trilateral Komisyon, Bilderberg ve CFR) üye olan kisilerin isimlerini ve
bulunduklari konumlari sunuyorum (Ross 2000).


 


Her üç örgüte de üye
olan elitler


 


Paul Arthur Allaire: Xerox sirketi
direktörü, CFR direktörü. Graham T. Allison: Ulusal Politika Merkezi üyesi,
eski CFR Direktörü. D. Orville Andreas: Archer Daniels Sirketi Baskani. R.
Leroy Bartley: Ünlü Wall Street Journal Editörü. C. Fred Bergsten: Ünlü
Brookings Institition Yöneticisi. Robert R. Bowie: Kitalararasi Gelistirme
Merkezi üyesi. John Bredemas: Texaco sirketi direktörü, eski senatör. Zbigniew
Brzezinski: Ulusal güvenlik danismani, Stratejik ve Uluslararasi Çalismalar
Enstitüsü. John H. Chafe: Senatör, Fin. Sel. Intellig. Direktör. Bill Clinton:
Eski Baskan , Arkansas Valisi. Richard N. Cooper: Harvard’da Prof. CFR
direktörü, Devlet Bakanligi, Ekonomik isler.


 


Gerald Corrigan: CFR direktörü,
Federal Merkez Bankasi. Eski direktörü, Goldman Sachs. Lynn E. Davis: Devlet
Bakani, Uluslararasi Güvenlik Sekreteri. John Mark Deutch: CIA direktörü,
Savunma Bakanligi. Martin S. Friedman: Prof. (Harvard) Ekonomik Arastirmalar
Ulusal Bürosu. Stephan J. Friedman: Goldman Sachs Sirketi.


 


Thomas L. Friedman: New York Times
gazetesi, köse yazari. David. L. Gergen: US News ve World Report Direktör ve
Clinton ‘in danismani. Louis Gerstner: IBM Sirketi sahibi ve Baskani. Kathrine
Graham: Washington Post gazetesi, köse yazari ve Brookings Inst. Maurice
Greenberg: CFR direktörü, Am. Int. Group Inc. Baskan Yardimcisi.


 


Lee Herbert Hesburgh: Senatör ,
Indiana uluslararasi iliskiler. W. Alexander Hewitt: Jamaica Büyükelçisi.


 


James F. Hoge: CFR’nin yayin
organi Foreign Affairs’in direktörü. Richard Holbrooke: ABD Büyükelçisi, B. M.
üyesi Credit S. First Boston Corp. Vernon E. Jordan : Aikin, Huer and Feld
Sirketi, RJR Nabisco yöneticisi.


 


Henry A. Kissenger: Nixon ve
Carter dönemi Devlet Bakanligi, Sekreter. Winston Lord: Devlet Bak. Sekreter
yardimcisi, Dogu Pasifik ve Asya Iliskileri. Jessica T. Mathews: Uluslararasi
baris için Carnegie Vakfi Baskani (CIA ve DIA). Winston P. McCracken: Michigan
Üniversitesi Prof. Robert Strange Mc Namara: Dünya Bankasi Baskani, Eski
Savunma Sekreteri, Brookings Inst. (CIA baglantili). Walter F. Mondale: ABD
Büyükelçisi, Japonya Devlet Bakanligi.


 


J. Benjamin Nye: Hazine Bakanligi
Sekreteri ve etkin baskani. Joseph S. Nye: Ulusal Istihbarat Konseyi Baskani,
Harvard Dekani Rozanne L. Ridgway: Atlantik Konsül, RJR Nab Direktörü. Charles
W. Robinson: Kitalararasi Gelistirme Konsülü, Brookings Inst. (CIA baglantili).
David Rockefeller: Chase Manhattan Bankasi baskani, Rockefeller Sirketi
Baskani, CFR baskani, Trilateral Komisyon baska. Bahsedilen tüm örgütlerin
basindaki çekirdegin yöneticisi. Brent Snowcroft: Ulusal Güvenlik Konseyi
Baskan yard, CFR eski baskani. Helmut Sonnefeldt: Brookings ve Carnagie
Endowment (CIA baglantili). George Soros: Soros Fund Baskani, Open Society
Institute.


 


Laura D. Tyson: Prof, Harvard,
Ekonomik danismanlik Komisyonu baskani. Paul A. Volcker: Federal Reserve System
(Merkez Bankasi) Baskani. John C. Whitehead: Brookings Institution baskani (CIA
yan kurulusu) NYC, AEA investor. Paul D. Wolfowitz: John Hopkins Ünv Dekani,
Ileri Uluslararasi Iliskiler (CIA). Robert B. Zoellick: Stratejik ve
Uluslararasi Iliskiler Merkezi baskani. M. Benjamin Mortimer: US News, World
Reports, NY Daily News, Atlantic Montly Baskani ve yöneticisi, pek çok medyayi
kontrol etmekte.


 


Eski ve Yeni Dünya
Düzeni’nde gizli cemiyetlere kisa bir bakis


 


Dünyanin kurulusundan beri
insanlar sosyal sistemler içinde belirli bir güç arayisinda olmuslardir.
Belirli sosyal siniflarda ve özellikle 16-18. yüzyildan sonra yönetici sinifi
teskil eden üst burjuvazide belirli mevkilerin dagilimi arz-talep dengesine
uygun olmamaya baslamistir. Ayrica klise ve din baskisina karsi da, farkli ve
daha açik görüslü düsünceye sahip insanlar farkli örgütlenmeler içine girme
ihtiyaci duymuslardir. Bu yüzyillarda eski mistik gizli cemiyetlerin de
törelerini ve yöntemlerini kullanan yeni yapilanmalar görmekteyiz. Masonluk ve ILLUMINATI bu özellikleri fazlasiyla
içermektedir.



Bakınız..(http://ahmetdursun374.blogcu.com/13833/)




Aslinda gizli cemiyetler büyünün ve ayinlerin basladigi çok eski dönemlere
kadar gider ve pek çok gizli cemiyetin kurulusu Misirlilar ve Mezopotamyalilar
zamanina kadar uzanmakta, Sümer ve Akadlara, 5000 yil önceye gitmektedir. Ama
ilk gizli cemiyetlerin temel çikis noktasi din ve Tanri ile bütünlesme
çabasidir. Ilk gizli cemiyetleri olusturanlar da zaten samanlar, din adamlari
ve ruhban sinifi olmustur. Zoroastrianizm, Mithraism, Pitagorasçilik,
Neo-Platonizm, Kabalizm, Sufism, Batiniler (Hasan Sabbah’in gizli cemiyeti),
Tapinak ve Malta Sovalyeleri ve Gül Haç örgütü ve daha binlercesi Misir,
Mezopotamya ve Ortadoguda kendi inanç, sembolizm ve ritüel sistemleri ile
yogrulmuslar ve yillarca birbirlerinden etkilenerek Rönesans dönemine kadar
ulasmislardir. Burada söz konusu olan masonik cemiyetlerdir, ama burada
hedefimiz tüm masonlari ve masonik aktiviteleri kötülemek degildir. Yüzlerce
kola ayrilmis olan masonluk kendi alt kültürü içinde bazi masonik olgulari ve
yapilari da beraberinde getirmistir. Masonlugun tarihte insanlara olumlu
etkileri de olmustur. Öncelikle 18. yüzyil öncesi Anderson Anayasasi’ndan
önceki masonlarin pek çogu aydinlanmaci ve bilimsel kisiligi ön plana çikan
kisilerdir.


 


Varligi halen tartisilan Gül Haç (Rose Croix)
örgütünün de masonlugun farkli bir devami oldugu, hatta 1614’lerde kliseye
karsi Ingiltere’de manifestolar verdigi de söylenir. Rose Croix’da bulundugu ve
büyük üstatlik yaptigi söylenen bazi kisileri son yillarda bulunan
parsomenlerdeki kayitlarina ve ‘Holly Blood and Holly Grail’ ( Kutsal Kan ,
Kutsal Kase) isimli kitaptaki bilgiye göre sayalim isterseniz (Baigent 1983).
Leonardo da Vinci (1510-1519); Robert Boyle (1654-1691); Isaac Newton
(1691-1727); Charles Radclyffe (1727-1746); Victor Hugo (1844-1885); Claude
Debussy (1885-1918). Daha pek çok ünlü isim mevcut bu gizli masonik örgüttedir!
Bu örgütün de farkli bir masonik örgüt olarak faaliyetlerini halen dünyanin
heryerinde sürdürdügü iddia edilmektedir. ILLUMINATI’ye de bir kol veren grubun
Gül Haç teskilati oldugu düsünülmektedir.


 


Bu gizli cemiyetlerin hepsi
tarihte olumsuz etkiler yapmamistir, aksine Hür ve Kabul Edilmis Masonlar
Cemiyeti Fransiz Ihtilali ve Amerikan Devriminin örgütlenme yapisini ve temel
kardeslik, esitlik felsefesini olusturmus, devrimlere ideolojik bir ag örmüstür.
Fransiz Ihtilali’nin pek çok kahramani masondur. Kuzey Amerika’ya masonluk
1730’larda gelmistir. Benjamin Franklin 1731’de mason olmus ve 1734’de
Pennsylvania ‘nin Büyük Üstadi olmustur. Rose Croix’larin (Gül Haç) üçlü
konsülünde yer almistir. George Washington 1752’de masonluga alinmis 1789’da da
Baskan olmustur. Amerikan baskanlarinin büyük çogunlugu masondur. Masonik
örgütlerin pek çogu Türkiye’de de adi çok tartisilan Tapinak Sovalyeleri’ne
dayanir.


 


Tapinak sovalyeleri


 


Tapinak sovalyeleri, Haçli
seferleri sirasinda Hugues de Payen isimli soylu bir sovalye tarafindan 8 diger
sovalye ile birlikte 1119’da kurulmustur (Baigent 1983; Barret 1999; Draul
1989). Bu dönem Hasan Sabbah’in ve Batinilerin etkisinin bitmek üzere oldugu
bir dönemdir. 1099’da Kudüs alininca, Tapinak sovalyeleri buraya giden hacilari
ve Avrupalilari korumak için devreye girdiler. Resmi olarak Troya konsülü
tarafindan 1129’da Isa’nin Fakir Sovalyeleri ve Süleyman Tapinagi Tarikati
olarak kuruldular. Tapinak sovalyelerinin sayisi hizla artti, 1130’da 300 kadar
Tapinak sovalyesi Kudüs civarina vardi. Tapinak sovalyesi olabilmek için klise
karsisinda fakirlik yemini etmek, bekaret ve kliseye itaat basta geliyordu.
Görevleri din adamlarini ve Kudüse gidenleri korumakti. Sayilari artti,
Anadolu’da ve Kudüs civarinda kendilerine kaleler insaa ettiler ve kendilerine
ait bir alt kültür kurdular. 1139’da basarilarindan dolayi Papa Innocent II
onlara tam bagimsizlik tanima hatasinda bulundu. Krallar ve soylular da
hoslanmamalarina ragmen mecburen Tapinak Sovalyeleri’ne toprak ve toprak kirasi
alma hakki tanidi. Böylece sayilari binleri asti ve hem Anadolu’da hem de deniz
kenarindaki diger bölgelerde kaleler insaa ettiler ve duvarci ustasi anlamina
gelen ilk ‘masonik’ aktivitelerine baslamis oldular. Zamanla soyulmaktan korkan
hacilara yardimci olmak için onlarin degerli esyalarini muhafaza etmeye, ilk
seyahat çeklerini ortaya çikarmaya basladilar. Tabii gizli bazi isaretler
tasimasi gereken bu yazili kagitlardaki semboller yüzyillardir bölgedeki mistik
akimlardan etkilendi ve onlarin alt kültürleriyle bütünlesti.


 


Tapinak Sovalyeleri’ne üye özel
olarak seçilir, tarikata kabul edilirler ve çok farkli bir egitimden
geçirilirlerdi. Bu sirada Arapça ögrenip, eski Yunan eserlerini okumaya
basladilar. Bankerlikle ve ticaretle de çok zenginlestiler. Papalik ve Fransiz
krali onlarin gücünün azaltilmasi gerektigini sonunda anladilar, çünkü
hermetizm, alkemi (simya) ve bilimle de ugrasan bir alt kültür yaratmislardi.
1307’de Papa Clement V’in emri ile bazi Tapinak Sovalyeleri geri çagrildilar,
büyücülükle suçlandilar, iskence gördüler ve yakildilar. 1314’de Tapinak
Sovalyeleri’nin büyük üstadi Jacques de Molay Paris’te bir kaziga çakilarak
yakildi. Bunun üzerine geri çagrilan Tapinak Sovalyeleri Iskoçyaya kaçtilar ve
orada operatif masonlugu kurdular ve Anadolu’daki, Kudüs’teki kaleleri ve
merkezleri ile haberlesmeyi sürdürdüler. 36’sinin haricindeki Tapinak
Sovalyelerini yakalayamadilar. Özellikle suçlama büyü, hermetizmle (ilk
kaynaklari astroloji, astrolojiye dayali hekimlik ve büyü olan, I.S. II ve III
yüzyilda ise Stoaciligin ve Platonculugun, Zerdüst dininin de da damgasini
tasiyan, Hristiyanligini Mesih anlayisini reddeden, Bati mistisizminin esasini
olusturan bir felsefe ve din) ve alkemi ile ugrasmalari, maddi güçlerini
Papaligin hizmetine sunmamalari ve Papaliga garip gelen sembolik ve allegorik
ritüelleriydi. Bu ritüellerde söylenen sözler ezberleniyordu ve yazili degildi
ve ne yaptiklari belirsizdi, kliseye karsi ayaklaniyor olabilirlerdi. Avrupa’da
büyük bir olasilikla Tapinak Sovalyeleri daha sonraki yüzyillarda farkli
örgütler olarak devam ettiler, bunlarin en önemlisi asagida açiklayacagimiz
Rose Croix (GÜL HAÇ) örgütüdür.


 


Rose Croix (Gül Haç
örgütü)


 


1188’de Prieree De Sion MS 46
yilinda kurulan ORMUS (inisiye edilenler tarikati veya tekris edilenler
tarikati) isimli tarikatin bir adinin da l’Ordre de la Rose-Croix Veritax
oldugu, bir rivayete göre de Isa’nin çarmihtan inip bu tarikati kurdugu
söylense de, Dames Frances Yates’e göre ilk ismine 1614’de yayimlanan Fama
Fraternatis’de, Confessio Fraternatis ve The Chemical Wedding of of Christian
RosenKreuz’ da rastlanir. Bu devirde yazilan ve Rosy Cross Manifestolari olarak
bilinen üç eser bir Hiristiyan olan Rossy Cross’dan ve allegorik bir efsaneden
ve bir manifestodan bahseder. Almanya’da 1378’de dogan Rosy Cross Anadolu’ya ve
kutsal topraklara gitmis 106 yasinda 1484’de ölmüstür. Bu eserler simya ile,
gizli bilimle ve tipla ugrasan kliseye karsi olan gizli bir toplulugun
varligindan dem vurur. Eserlerde masonik sembolizm ve dolayli anlatim
kullanilir. Bu yazilarda belirttigimiz gibi Boyle ve Leonardo da Vinci’den,
Isaac Newton’a kadar pek çok bilim insani bu gizli örgüte üye olmus ve bu örgüt
sayesinde kendini gelistirmistir. Örgütün tüm özellikleri masoniktir ve Tapinak
Sovalyeleri ile iliskileri olduguna kesin gözüyle bakilmaktadir. Daha sonra
ABD’ye masonlugu getiren kisiler ve Benjamin Franklin’in kendisi bile Gül Haç
örgütünün iç çekirdegindendir. Manifestolar insanlik için çalisan kardeslik ve
iyiligi yayma motiflerini isler, Fransiz Ihtilali ve Amerikan ihtilalinde de
gelisen devrimci masonik örgütlenme Rose Croix ile içiçedir. Gül Haç isminin de
çok sembolik bir anlami vardir (detaylar için Baigent 1983 ve Barret 1999) Rose
Croix ayrica pek çok yönü ve mistik islevi ile Kabalizmle içiçedir, bu da hem
Yahudilerden hem de konuyu isleyen Tapinak Sovalyelerinden geçmis bir
gelenektir. 1623’de Gül Haç örgütü Pariste çok yaygindi ve bazi üyelerinin
görünür, bazi üyelerinin de görünmez oldugu ve görünmez olanlarin seytanla
isbirligi içinde oldugu dedikodusunu dogurmustur. 1640’larda Avrupa ve
Ingiltere’de pek çok Rose Croix örgütü mevcuttu ve Ashmole ve Lilly tarafindan
Londra’da 1646’da kurulan bir locanin Hür ve Kabul Edilmis masonlugun, Tapinak Sovalyeleri
ile birlikte temeli attigi iddia edilmistir. 17. Yüzyildan sonra Gül Haç örgütü
masonluktan daha gizli ve daha ölümcül bir biçimde devam etmis ve bir kola
ayrilarak ILLUMINATI’yi olusturmustur. Rose Croix o kadar gizlidir ki, halen
sürüp sürmedigi bile resmi olarak bilinmemektedir. Seytana taparlar mi? Bu
konuda belirsizdir, ama 20. yüzyilin basinda GOLDEN DAWN (ALTIN GÜNDOGUMU)
isimli koyu okkült, kara büyü ve satanizm örgütünü kuran Aleister Crowley’in
Rose Croix örgütünden oldugu iddia edilmektedir, ayni zamanda Crowley Hür,
Kabul Edilmis Masonlar Locasi’nda Büyük Üstadlik yapmis, Skoç ritinde de 33. derece mason olmustur.


 


Yaptigim arastirma ve
incelemelerden çikardigim sonuç, Rose Croix örgütünün hiç bir zaman yok
olmadigidir. Fakat baska örgütler dogurmaya devam etmistir. 16. yüzyildan beri
gerek masonlugun, gerekse ILLUMINATI’nin ve Skulls and Bones Society’nin
dogusunda etkin rol oynamistir. Ama Hür ve Kabul Edilmis Masonlar resmi ve
kanuni bir dernek olmasina karsin, ne ILLUMINATI ne de Rose Croix ortaya çikip
kendini gösteren birer dernek degildirler ve masonlugu kendilerine üye çekmek
için bir havuz olarak kullanirlar. Yani daireler içiçedir. En içteki dairede ve
çelik çekirdekte hangi mistik gizli örgütün yüzyillarca etkili oldugu meçhul
kalmistir.


 


Illuminati


 


Illuminati 1 Mayis 1776 da Adam
Weishaupt tarafindan Bavyera-Almanya’da kurulmustur. Adam Weishaupt Ingolstadt
Üniversitesinde hukuk profesörü iken masonik egilimlere merak sarmis ve bir gizli
örgüt kurmustur. Ama hükümete karsi bazi hareketler de içeren yayinlari
nedeniyle 1786’da polis tarafindan basilmis ve ondan sonra da tamamen yer
altina inmistir. Illuminatinin daha sonra çok güçlendigi ve 1833’de Yale
Üniversitesinde General William Russel tarafindan Skulls and Bones Society
(SBS) olarak kuruldugu rivayet edilmektedir (Marrs 2000; Sutton 1986). Yani bir
rivayete göre SBS Illuminatinin ABD’deki devamidir. ILLUMINATI’nin Rose Croix
örgütü ile direkt iliskisi oldugu bilinmektedir. Hangi ülkede birlesik
çalisirlar, hangi ülkede farklidirlar ve ayrilirlar bilinemez. Bu gizli
örgütlerin terör örgütlerinden özde pek bir farki yoktur; terör örgütleri bomba
ve silahla terör ve anarsi yaratirlar. ILLUMINATI, SBS, CFR ve benzerleri ise
sadece anarsi ve kaosu yani ORDO AB CHAOS’u (kaostan düzen) imza yetkisi,
uluslararasi strateji, paranin kontrolü ve mafyanin indirekt kontrolü ile
yaratirlar.


 


Illuminati adini ve
üyelerini inanilmaz bir sir gibi saklayan ve ölümcül bir kurulustur
.
Bugün hemen her ülkede mevcuttur. Özel egitim, tören ve alt kültürlerden
gelmeyenler Illuminatiye kabul edilmezler. ABD baskanlarinin pek çogu
Illuminati’den ya icazet alirlar ya da üyesidirler. Bu gizli örgüte ihanet
edenlerin cezasi kayitsiz sartsiz ölümdür. Illuminatinin NATO ile veya Gladyo
gibi yeralti örgütleri ile de iliskisi oldugu sanilmaktadir (Domhoff 1974,
2000; Sutton 1986, 1988, 1990; Marrs 2000; Ross 2000; Marrs 2001) Skulls and
Bones Society (Kuru Kafa ve Kemikler Örgütü-SBS)


 


Baba ve ogul George Bush’un üyesi oldugu
SBS, merkezi Connecticut Yale Üniversitesi’nde olan çok gizli bir cemiyettir
(Ironhouse 2002; Sutton 1986). Her yil sadece bu örgüte 15 kisi girebilir, ama
bu 15 kisi daha sonra ABD’de en kilit noktalara getirilir, ayrica akrabalari ve
dostlari da bu elitizmden paylarini alirlar. Sayilari az olmasina ragmen
etkileri fazladir ve bir çember içindeki merkez usulüyle çalisirlar, yani bir
çemberdeki çesitli noktalarin kontrolü bir SBS üyesinde ise, onlar için sorun
çözülmüstür, bu nedenle üyelerini yönetici ve etkin çemberlerin merkezine
koyarlar. Tabii ki ILLUMINATI, Rose Croix (Gül Haç), Trilateral Komisyon ve CFR
ile ile direkt iliskileri vardir.


 


Her ikisinin de gizli Rose Croix
örgütü ile iliskisi vardir. Alphonso Taft daha sonra ABD baskani ve SBS üyesi
olan William Howard Taft’in da babasidir. SBS’nin son 150 yilda 2500’den fazla
üyesi olmustur. SBS Yeni Dünya Düzeni’nin temel ideologlarindan biridir
(Bohemian Grove ve CFR ile birlikte). Elimizdeki ilk kayitlar Haziran 1882’ye
aittir.


 


Bu gizli cemiyete girebilmek ancak
davetle mümkündür ve inisiasyon töreni masonlarinkine çok benzer. Fakat tüm
ritüeller ve yapilanlar gizlidir, kimse disariya bilgi sizdiramaz. Inisiasyon
törenlerinde denekler çirilçiplak soyunup bir tabuta girerler, bu tabuttan çiktiklarinda
yeniden dogmus sayilirlar. Birbirlerini özel tanima yöntemleri vardir. Son yüz
yilda SBS üyeleri ABD’de en kilit noktalara gelmislerdir ve özellikle belirli
ailelerden seçilen kisiler özenle bu gruba alinir. Bu cemiyete girebilmek için
temel özellik WASP olmaktir (White:Beyaz; Anglo Sakson ve Protestan). Baska
irka veya geçmise mensup baska dinden olanlar bu yapiya giremez.


 


SBS ABD’de pek çok kilit noktaya
gelmis insanin yer aldigi bir cemiyet olmustur. 6-7 kusak öncesinden Anglo
Sakson ve protestan olmasina çok dikkat edilir. SBS’nin temelinde bir çelik
çekirdek iç hücre, etrafinda daha büyük bir çember, onun etrafinda da daha dis
bir yapilanma vardir. Chapter 322 ismi ile de anilan iç merkezin direkt olarak
merkezde olmak kosuluyla Trilateral Komisyon, CFR, Bilderberg, Atlantik Konsül
(Bir ’round table’ masonik grubu), Bohemian Grove (veya Bohemian Club), Pilgrem
Society, ve SBS’nin dis gölge örgütleri (yani üye almak için havuz
olusturduklari yan klüpler vardir) (Marrs 2000; Marrs 2001; Sutton 1986, 1988,
1990).


 


ABD’ye yerlesen ve pek çok tüketim
aracini kontrol altindan tutan ve etkin ailelerden SBS’ye üye verenlerden
bazilari sunlardir (çok uzun süredir bu ailelerin mutlaka bir kaç ferdi SBS
üyesidir):


 


Whitney Ailesi ( yerlesim 1635,
Watertown, Massachusets), Perkins Ailesi ( yerlesim 1631, Boston Mass.),


Stimson Ailesi (yerlesim 1635,
Watertown, Mass.), Taft Ailesi (y. 1679, Braintree, Mass), Wasdworth Ailesi (y.
1632, Newtown, Mass.), Gilman Ailesi (y. 1638, Hingham, Mass.) Payne Ailesi
(Standard Petrolün sahibi),


Davison Ailesi (J. P. Morgan ve
sirketinin sahibi, her iki dünya savasinda da etkili olmuslar ve büyük paralar
kazanmislardir), Pillsburr Ailesi (Un ticareti), Sloane Ailesi (Ticaret ve
parekende satisiin dev ismi),


Weyerhauser Ailesi (Kereste ve
orman ürünleri tröstü), Harriman Ailesi (Demiryolu Krallari),


Rockefeller Ailesi (Standard
petrol, Chase Manhatten Bank ve binlerce sirketin sahibi CFR, Trilateral
Komisyon ve Bilderbergin basindaki aile), Lord Ailesi (y. 1635, Cambridge, Mass.),
Bundy Ailesi (y. 1635, Boston, Mass.),


Phelps Ailesi (y. 1630 Dorchester,
Mass.), Bush aileleri (Baba Bush CIA ve ABD baskani, ogul Bush bu örgütlerin
bir entrikasiyla ABD baskanligina getirildi, her ikisi de SBS üyesi).


 


SBS toplumdaki hemen her
yapiya girmistir
. Bunlarin içinde Beyaz Saray, Yüce Divan, Medya, Is ve Endüstri,
Federal Banka sistemi, Kanun yapici kurullar, Mahkemeler vb vardir. SBS’nin
temel ideolojisi Anglo Sakson ve Protestan beyazlarin dünyadaki hakimiyetini
saglamaktir, ideolojisi oldukça fasistir ve her iki dünya savasinda da bu
cemiyet çok önemli roller oynamistir. Bohemian Grove ve CFR ile birlikte Skulls
and Bones Society Yeni Dünya Düzeni’nin yaraticisidir (Marrs 2000; Marrs 2001;
Sutton 1986, 1988, 1990; Ironhouse 2002).


 


Bohemian Grove (Bohemian
Klübü)


 


Bohemian Grove (BG) ayni Skulls
and Bones Society gibi gizli amaçlar ve yöntemler için 1880’lerde
Kaliforniya’da kurulmus bir cemiyettir. Üyeleri, törenleri, ritüelleri ve ne
yaptiklari çok gizli tutulur. Merkezdeki çiftlik ayni anda yüzlerce kisinin
hafta sonu toplantilarina katilabilecegi niteliktedir. ABD’nin hemen her
eyaletinde tapinaklari vardir. Sembolleri BAYKUS’tur. Ritüellerde baykusa hitap
edilir ve bir fetis olarak baykus motifi kullanilir. Bohemian Grove’a üye olanlar
baska masonik klüplere de üye olduklari için bu rituellere ve sembolizme
alisiktirlar.


 


1970’li yillarda en kilit
noktadaki ve zengin 1000 civarinda üyesi olan Bohemian Grove üyelerinin
ünlülerinden bazilari sunlardi (Domhoff 1974):


 


Dwight David Eisenhower (ABD
baskani), Herman Wouk, Robert Kennedy (ABD Baskan adayi), Johson (ABD Baskani),
Richard Nixon (ABD Baskani), Gerald Ford (ABD Baskani), Ronald Reagen (ABD
Baskani), Bill Clinton (ABD Baskani), Nelson Rockefeller, David Rockefeller,
Henry Kissenger,Edgar Kaiser (Kaiser Industries baskani), Henry Morgan ( J.P.
Morgan Sirketi), Charles Morgan (J.P. Morgan Sirketi), Neil Armstrong (aydan
döndükten sonra katilmistir), Hoover Enstitüsünün bazi ileri gelenleri,
Wernhern Von Braun (Alman roket ve uzay bilimcisi), David Sarnoff (Isadami),
Senator Robert Taft (Taft ailesinin SBS ile yakin ilgisini hatirlayiniz!),
Lucius Clay, American Express, Standard Brands, Int. Investment Corporation
baskani, Earl Warren (Yüce Divan üyesi), Kalifornia valisi Goodwin Knight, Kalifornia
valisi Pat Brown, Baskan Herbert C. Hoover (1913’te klube katilmistir), Rudolph
Peterson ( Bank of Amerikanin eski baskani), Melvin Laird (eski Savunma
Bakani), William Rogers (Eski CIA baglantili Devlet Bakanligi sekreteri),
Francis Baer (United California bank eski baskani), Stephen D. Bechtel: J.P.
Morgan sirketi direktörü, Gilbert Humprey(: National Steel, General Electric,
Texaco, National City Bank of Cleveland, Sun Life Insurance direktörü, Lewis
Lapham): Mobil Oil, Heinz, TriContinental Corp. Baskani), Edmund Littlefield):
Wels Fargo Bank, Hewlett-Packard, General Electric eski baskanlarindan),
Leonard McCollum ( Morgan Trust, Capital National Bank eski baskani)


 


Dikkat ederseniz Bohemian Grove
hem çok zengin hem de en kilit noktalardaki elitlerin olusturdugu daha üst ve
çok daha gizli bir seçkin klübüdür (Daha detayli listeler ilerideki
çalismamizda yayimlanacaktir, yer tutmamasi açisinda sadece bazi kritik
görevlerdeki kisileri verdik). Dikkat edilirse en fazla ABD baskani üyesi olan
klüp Bohemian Grove’dur. ABD’de kaldigim 7 yil boyunca her gittigim kütüphanede
ve kitapçida bu klüple ilgili bilgi aradim. Bu konuda sadece William Domhoff’un
yazdigi bir kitap ile bir kaç makale geçti elime. Düsünün 1000’e yakin ABD
eliti sürekli bir hafta sonu California’da veya diger eyaletlerdeki çiftiklerde
toplanip kadinli, erkekli törenler yapiyorlar ve gizli ritüeller uygulaniyor,
inisiasyon törenleri yapiliyor; insanlar komik komik kiliklara veya durumlara
giriyor çesitli dramalar ve roller oynuyorlar. Bunlara bir sürü hizmetçi hizmet
ediyor, bir sürü polis bunlari koruyor, bir sürü kisi bu klübe geliyor ve bu
klüp 1880’den beri var. ABD’de elime geçen pek çok kütüphanenin veritabaninda
bu klübe ait bilgi aradim, ama çok sinirli bilgiye ulasabildim. Halbuki
masonlukla ilgili kitaplar heryerde satiliyordu. Benzer sekilde Skulls and
Bones Society (SBS) konusunda da elime geçebilen kitap sayisi bir avuçtur. SBS de Bohemian Grove gibi çok gizli bir örgüttür.


 


Bu örgütleri ABD’de
sordugum hiç bir Amerikali bilmiyordu
. Üstelik bu kitapta diger
örgütlerle ilgili listeleri yayinlayan kitaplar veri tabanlarindan
çikarilmisti, elimdeki kitaplarin çoguna direkt yazarlarina ulasarak eristim.
Neden ve nasil saglanir bu gizlilik bunu anlamaya imkan yok! Bu gizliligin tek
hedefi olabilir, törenlerde ve toplantilarda çok ciddi bazi kararlarin
alinmasi. Örnegin atom bombasi projesinin kararinin verildigi yerin, siklotronu
ilk kurgulayan Prof. Ernest O. Lawrence’a bu kararin verdirildigi yer olan
Bohemian Grove’dur (Nuel Pharr Davis, Lawrence and Oppenheimer, New York: Simon
and Schuster, 1968). Vietnam’a savas açilmasi kararinin verildigi yer de
Bohemian Grove’dur. Kaliforniya’daki çiftlikte bazi zamanlarda ciddi güvenlik
önlemli toplantilar yapilir. Çiftlik San Fransisco’nun 65 mil kuzeyindedir
300-500 kisiyi barindirabilecek ve anayoldan ulasilamayacak, ancak bilenlerin
helikopterle veya arazi araçlari ile gidebilecekleri bir alanda tüm çevre
yerlesim merkezlerinden uzaktadir ve çok yogun koruma altindadir. Bu ana
merkezin haricinde baska sehirlerde de merkezleri vardir. Bohemian Grove
üyeleri belirli araliklarla toplanip klasik ritüelik törenlerini yaparlar.
Törenleri bir rahip ile bir rahibe yönetir. Törenlerde genellikle allogerik ve
yukarida tanimini yaptigimiz sembolik dramalar oynanir, fakat törenlerle ilgili
yazilanlar da çok sinirlidir.


 


Bohemian Grove’un merkezinin bu
kadar izole olmasina karsin, Bohemian Grove SBS, Pilgrem Society, Rotary Club
gibi masonik cemiyetlerle iç içedirler. Bir söylentiye göre BG’dan icazet
alamayan bir istihbarat örgütünün basina getirilemez, baskan seçilemez;
devletle ilgili pek çok önemli karar buradaki toplantilarda verilir. Üyeleri
yukarida saydigimiz gibi en kilit noktalardaki kisilerden olusur; örnegin 1991
de BG’da olup da ayni zamanda önemli sirketlerde yönetici olanlarin sayisi
söyleydi: Bank of America 7 direktör, Pacific Gas and Electric 5 director, AT-T
4 direktör, First Interstate Bank 4 direktör, McKesson Corporation 4 direktör,
Ford Motors 4 direktör, General Motors 3 direktör, Pacific Bell Telephone 3
direktör. Ayrica pek çok istihbarat örgütünün baskanlari veya üst düzey
yöneticileri de BG veya SBS üyesidir. BG, SBS ile birlikte 1880’ilerden beri
Yeni Dünya Düzeni’nin ideologudur ve bu cemiyetlerdeki kisilerin çogu ise Bilderberg,
Trilateral Komisyon ve CFR’da yer alirlar. 1974’teki Domhof’un kitabinda
belirtildigi üzere Bohemian Grove’a üye olan azinlik, ABD’deki o tarihteki tüm
mallarin yaklasik yüzde 30-40’ina, özel sektörün tüm servetinin yaklasik yüzde
70-80’nine sahipti.


 


CFR, Trilateral Komisyon
ve Bilderberg örgütleri


 


Diger masonik örgütlerin iç çatisi
ve yapisi altinda CFR, Trilateral Komisyon ve Bilderberg günümüzün BÜYÜK
AGABEYI haline gelmistir.


 


CFR (Council on Foreign
Relations-Dis Iliskiler Konseyi)


 


Clinton, Antony Lake, Al Gore,
George Bush, Warren Christopher, Colin Powell, Les Aspin , James Woolsey (CIA
direktörü) gibi isimlerin CFR (Council on Foreign Relations-Dis Iliskiler
Konseyi) isimli bir komisyona kayitli olmalari herhalde okuyucuyu bunca
bilgiden sonra sasirtmaz. Ama dünyadaki en ciddi karar mercilerine gelenlerin
bagli olduklari bir örgüt olmasi herhalde dogal karsilanabilir, üstelik
bunlarin bazilari BILDERBERG veya Skulls and Bones Society üyesidirler. Yani
hiç kimse hak ettigi ve olmasi gerektigi için bir pozisyonda degildir Yeni
Dünya Düzeninde. Ipleri ne kadar iyi oynatabildigi, ne kadar sir tuttugu ve bu
örgütlere ne kadar bagli oldugu önemlidir onlar için.


 


Globalizasyon ideolojisinin
Bohemian Grove ve Skulls and Bones Society gibi masonik örgütlerden daha az
gizli bir bransi olan CFR 21 Temmuz 1921’de New York’ta kurulmustur (Ross 2000;
Marrs 2000). Zaten yüzyillardir ülkü piramiti, Süleyman mabedi, tek hükümetli
dünya, Sionun ogullarinin vaad edilmis birlesik kralligi, evrensel kardeslik gibi
fikirleri savunan gizli cemiyetlerin bu ideolojisini ilk harekete resmi olarak
geçiren kurulus CFR’dir. Globalizmin gizlilikten çikip dünyaya ilani CFR’in
kurulusu ile baslamistir. 1917’de Baskan Wilson savas sonrasinda yüze yakin
elit adamini toplamis ve global baris (!) planlari yapmislar ve Wilson ‘in
bilinen on dört nokta teorisini 8 Ocak 1918’de kongreye sunmuslardir. Bu plan
özünde tüm ekonomik sinirlari kaldirmayi amaçlayan ve ABD sermayesini tüm
dünyaya hakim kilmaya yarayan bir plandi. Ama 1919’da Paris Baris
Görüsmelerindeki Versailles anlasmasi Almanya’ya agir kosullar koymustu. 30
Mayis 1919’da Paris’in Majestic otelinde toplanan Ingiliz ve Amerikan
delegeleri bir ‘Uluslararasi Iliskiler Enstitüsü’ kurmaya karar verdiler. Bunun
adi daha sonradan Ingiltere’de ‘Royal Institute of International Affairs’ oldu.
21 Temmuz 1921’de de ABD’de CFR gizli kosullar altinda kuruldu, 1945’e kadar
merkezi New York’taki Prat House oldu (Halen merkezi burasidir: The Harold
Pratt House, 58 East 68th Street , New York , NY 10021 ). Bu bina Rockefeller
tarafindan bagislanmisti. CFR üyelerinin büyük çogunlugu New York ve Washington
D.C. ‘de yasayan elitlerden olusuyordu. Daha ziyade New York ve Washington ,
D.C. ‘de yasayan elitlerden olusan CFR’in bugün finans, komünikasyon, akademi,
istihbarat, teknoloji alanlarda en etkin konumlarda bulunan 3300 üyesi
mevcuttur. Bu sayi bir zamanlar 1600 ile sinirliydi. Özellikle tüm CIA, DIA,
DEA ve baska istihbarat sefleri bu örgütün de elemanidir ve CFR’in ilkelerinden
disari çikamazlar. Ilk üyeler arasinda New York senatörü Colonel House, Devlet
Bakanligi Sekreteri John Foster Dulles, CIA’da uzun süre çalismis Allen Dulles,
kurucu baskan milyoner John W. Dawis ( J. P. Morgan’in finansörlerinden) vardi.
CFR için ilk para John D. Rockefeller, Bernard Baruch, Jacob Schiff, Otto Kahn,
Paul Warburg gibi milyonerlerden geldi. Bugün CFR için finans su kuruluslardan
gelir: Xerox, General Motors, Bristol-Myers-Squip, Texaco, Alman Marshal Fund,
McKnight Vakfi, Ford Vakfi, Andrew Mellon Vakfi, Rockefeller kardesler vakfi,
Starr Vakfi vb. CFR yönetim üyeleri bugün dünyadaki her ise burnunu sokan ve
ekonomik kontrolü amaçlayan kurum, vakif, enstitü ve gizli örgüt ile içiçedir.


 


CFR Ikinci Dünya
Savasi’nda çok önemli bir rol oynamistir
. Yayinladigi Foreign Affairs
isimli dergi ile de çalismalarini tüm dünyaya duyurur. CFR her ne kadar gizli
olmayan bir görünüme sahip olsa da, bu gerçek degildir. CFR, SBS, Bilderberg
gibi çok gizli bir örgüttür. Her yil hazine sekreteri, CIA veya NSA yöneticileri
ile çok gizli, halka açik olmayan toplantilar yapar. Normal kosullarda CFR’in
anayasaya bile aykiri oldugu iddia edilmisse de bunu yargilayacak olan Anayasa
Mahkemesi veya Yüce Divan üyelerinin büyük çogunlugu da CFR üyesidir. J.P.
Morgan ve Rockefeller gibi devler CFR’ye büyük paralar yatirirlar, ama
isadamlarina devletin güvenlik sirlari hakkinda brifing verilmesini kimse
anlayamaz ve anlatmakla bitip tükenmeyen Amerikan demokrasisinin neresine
koyacagini bilemez. Bu demokrasi ise neden hiç bir sey halka ve basina
açiklanmamaktadir? Orasi da pek anlasilamaz. Gerçi basina açiklansa da
farketmez, çünkü CFR tüm medyayi kontrol eder. 1988’den beri 14 devlet bakani,
14 hazine bakani, 11 Savunma bakani ve bir sürü federal büroya ait görevli CFR
üyeleri arasindan seçilmistir. Özel sirketlerin devletin bu kadar içine girmesi
nasil demokrasi ve hukuk sistemi ile bagdasir bunu J.P. Morgan’a ve
Rockefeller’a sormak gerekir tabii. Dullestan beri her CIA direktörü, örnegin
Richard Helms, William Colby, George Bush, William Webster, James Woolsey, John
Deutsch, ve William Casey hep CFR üyeleri arasindan seçilmislerdir.


 


Ne isi vardir Rockfeller’in
kurdugu bir konsülde halkin ulusal güvenligini korumakla görevli onca insanin?
Hukuk ülkesi ve demokrasinin besigi oldugu iddia edilen Amerika’nin bu
gerçeklerini Amerikalilarin çogu bilmez, onlar kredi karti borçlarini ve ev
taksitlerini ödeyip, evde patlamis misir yiyerek biralarini içerler. ABD’li pek
çok yazar CIA’in Amerika ve Amerikan halki için degil, CFR’in dostlari ve gizli
iliskide oldugu dernekleri için bilgi topladigini dile getirmisler, ama
komünistlikle suçlanmislardir.


 


CFR bu isadamlarinin istedigi
kisileri hep yükseltmis en üst ve dokunulmaz noktalara getirmistir. Bunun en
güzel örnegi siradan bir akademisyen olan ve David Rockefeller ile tanistiktan
sonra sansi açilan Henry Kissenger olmustur. Clinton döneminde de tüm devlet
yetkilileri CFR üyeleri arasindan görevlendirilmis neredeyse yurt disina
yollanan büyükelçilerin yarisi CFR içinden seçilmistir. Baskanlarin seçiminde
de ayni yol izlenmektedir, seçmenler bir CFR üyesi ile öteki arasinda tercih
yapmak zorunda birakilmaktadirlar, zaten Demokrat Parti ile Cumhuriyetçi Parti
birbirinden çok farkli degildir ki! CFR’in gizli raporlarindan ve
konferanslarindan birinde söyle denilmektedir (Ross 2000):


 


“Silahsizlanma, Amerika’nin
bagimsizligi ve bu bagimsizligin tek dünya hükümetine dönüsmesi CFR’nin 1551
üyesinin yüzde 95’ine 1975’te açiklanmistir. CFR’nin üyelerin yüzde 75’ine
açiklanmamis ve yazilmamis iki amaci daha vardir. Bu
olusumun hedefleri size biraz garip gelebilir, bunlari biraz tartisalim.


 


“Bu inancimizin temelinde
yatan, monopolistik kapitalizmin dünyanin her yerindeki farkli para
birimlerini, banka sistemlerini kredi ve üretim sistemlerini, temel kaynaklarini
tek hükümetle kontrol edilebilir hale getirmek ve aydinlatilmis dünya
sistemindeki üstünlügümüzü kendi dünya ordumuzla temin etmektir.”


 


Kendi kurdugu dünya ordusu ile tüm
dünyadaki kaynaklari ve para sistemini kontrol edip, tüm kaynaklara el koyacakmis.
CFR’in amaci buymus! Skulls and Bones Society’nin 1880’lerdeki fasist
ideolojisinin bir devamidir bu! Bu mentalite bugün Ortadoguyu bir ordu
indirerek kontrol altina almak istemektedir.


 


CFR’in gizli bir organizasyon
olmadigini söyleyenlere de CFR’in 1992 yillik raporundan bir cümle ile yanit
verelim. Sayfa 21: “Tüm toplantilardaki konusmalar ve açiklamalar bu
toplantilar disinda kimseye açiklanamaz!” (Ross 2000). Ayni raporun, 122,
169, 174, 175 ve 176 inci sayfalarinda da bu gizlilik sürekli tekrarlanmakta ve
gizlilik bozulup da medya veya birisine bir bilgi sizdirilirsa nasil
cezalandirilacagi ima ediliyor. Daha önceki masonik ilkelerin tümünün
uygulandigi bir örgütlenmedir CFR. Ayrica CFR’in ve gizliliginin ve fasist
ideolojilerinin ABD anayasina aykiri oldugu defalarca zikredilmistir.


 


IMF ve Dünya bankasi da CFR’in
tamamen etkisi ve yönetimi altindadir (Ross 2000; Sklar 1980). Geri kalmis
ülkeleri fakirlestirmek ve ekonomilerini yoketmek yolunda IMF, CFR’in emirleri
dogrultusunda çalismaktadir.


 


Bilderberg gizli örgütü


 


CFR’in temel globalizasyon
planlari daha kuruldugu günden beri bilinmekteydi. Ama CFR ABD içinde tam bir
kontrol saglamak ve tek jandarmali kapitalizmi Avrupa’ya yaymak ve sosyalizm ve
komünizm ile mücadele etmek zorunda idi. Eski CFR baskani ve Rockefeller’in
Chase Manhatten Bankasi baskani olan John McCloy OSS (Office of Strategic
Services) isimli istihbarat örgütünün (Bill Donovan tarafindan 1941-1942’de
kurulmustur) kurulmasini ve CFR ile karsilikli iletisim içinde çalismasini sagladi.
1947’de OSS, CIA’ya (Central Intelligence Agency’e) dönüstürüldü. 1947 Ulusal
Güvenlik Kanunu ile de gerek sivil gerekse kriminal yasalara karsi korunan bir
örgüt haline getirildi. Yani CIA, anayasaya ragmen ulusal güvenlik adina her
türlü suçu isleyebilen bir örgüt yapisina kavustu. 1950’de General Walter Bedel
Smith CIA baskani oldugu zaman, CFR’den aldigi emir üzerine Avrupa’da etkin bir
örgüt kurulmasini istedi. Daha sonra CIA ve Ulusal Güvenlik Konseyine konan bu
semsiye daha da güçlendirildi ve 1982’de Reagan tarafindan Executive Order
12333 (Etkin Yasa 12333) devreye sokuldu (Montalvo 2000).


 


Bilderberg, CFR ve öteki
örgütlerin Avrupa ayagini ve etkinligini teskil etmek için CIA tarafindan
Hollanda’da Oosterbeek sehrinde Bilderberg otelinde 1954 de kurulmustur.
Dünyanin yönetimi ve globalizasyon konusunda her yil farkli ülkelerde
toplantilar yapar (Ross 2000; Marrs 2000). Toplantilar son derece gizli
kosullarda ve özel ortamlarda yapilir. Katilanlar bu konuda hiç bir bilgi
vermezler. Spotlight isimli bir dergileri de vardir. Liberty Lobby Inc, 300
Independence Ave., SE , Washington D.C. 20003 adresinden yayin yapar.


 


Bilderberg örgütünün
Avrupa adresi
: Maja-Banck Polderman, Bilderberg Meetings, Amstel 216, 1017 AJ,
Amsterdam, Hollanda. Bilderbergin ABD adresi ise Charles W. Muller, American
Friends of Bilderberg, Inc. 477 Madison Ave., 6th Floor, New York, NY 10022.


 


Bilderbergin kuruculari arasinda
Hollanda prensi Bernhard ve Polonyali sosyolog Dr. Joseph Hieronim Retinger de
vardir, Retinger Bilderbergin babasi olarak bilinir. Bilderbergin kurulusunda
ABD istihbarat örgütlerinin, özellikle CIA’in rolü oldugu çok iyi
bilinmektedir. Prens Bernhard ise eski bir NAZI SS üyesidir, 1937 de Hollanda
prensesi ile evlenmistir, ama Nazilerle olan yakin baglari çok iyi
bilinmektedir (Marrs 2000). ABD’li gizli örgüt ve CFR üyelerinin bazilari da
Bilderberg üyesidir. Retinger ABD’ye CFR baskanlarindan Averell Harriman
tarafindan getirilmistir. David ve Nelson Rockefeller, John Foster Dulles ve
CIA direktörü Walter Smith ile görüstükten sonra CIA güdümünde bu gizli örgütü
olusturmustur. Bilderbergin olusmasinda etkili diger isimlerden birisi de
Baskan Eisenhover’in psikolojik savas danismani C.D. Jacksondir.


 


Bilderberg, merkezi Hollanda olmak
ve içine Ingiliz kraliyet ailesini de dahil etmek üzere CFR’nin Avrupa ayagini
olusturdu. Önemli isadamlari, politikacilar, bankerler, medya sahipleri, askeri
kilit isimler ve istihbarat örgütlerinin üst sinifi ile iliski kurup onlari üye
yaptilar ve her yil gizli toplantilar düzenlemeye basladilar. 1991’de
Bilderberg baskani Ingiliz Lord Peter Carrington idi. Carrington NATO genel
sekreteri, kabine üyesi, CFR’nin Ingiliz kurulusu olan Royal Institute of
International Affairs’in baskani idi. Kendisi Rothschild banka imparatorlugu
ile hem evlilik, hem is baglantilarina sahipti.


 


CFR’nin resmi olmadan uluslararasi
düzeyine tasinmis bir sekli olan Bilderberg yine Ingiliz ve ABD CFR’lerini
finanse edilen kisiler ve CIA’in örtülü ödenegi tarafindan destekleniyordu.
Bilderberg diger bir kardes grup olan Trilateral Komisyona çok benzemektedir.
Bunlarda her ne kadar daha önce bahsedilen masonik ritueller yoksa da zaten bu
gruplarin çoguna katilanlar bahsedilen masonik gizli örgütlenmelerin içinde de
olan insanlardir. Her yil yapilan çok gizli ortamdaki toplantilari hem CIA, hem
de o ülkenin istihbarat örgütü kontrol eder. Türkiye’de son 50 yildir basa
geçen ünlü politikacilarin çogunlugu Bilderberg üyesidir, halen bu gizli
Bilderberg üyeleri Türkiye’nin etkin yönetiminde rol almaktadirlar. Türkiyedeki
toplantilar su ana dek 18-20 Eylül 1959’da Yesilköy-Istanbulda, 25-27 Nisan
1975’de (Çesme’de Hotel Altin Yunus’da) yapilmistir. 2001’deki toplanti ise
Isveç’de gerçeklesmistir.


 


Trilateral Komisyon


 


Trilateral Komisyon (Trilateral
Commission, TC) ABD’de yesertilen Yeni Dünya Düzenini tüm dünyaya yani Kuzey
Amerika, Avrupa ve Japonyaya daha iyi yayabilmek için olusturulmus ve 1973’te
David Rockefeller, Henry Kissenger ve Zbigniew Brzezinski tarafindan kurulmus
gizli bir örgüttür (Sklar 1980; Robertson 1991; Ross 2000; Marrs 2000).
Brzezinski 1973-1976 arasinda baskanligini yapmistir. CRF’nin Atlantik ötesi
ülkelerde CIA tarafindan örgütledigi bir kurulus oldugu bilinmektedir. Adresi:
345 Street, East 46th Street, Suite 711, New York, NY 10017 dir.


 


1994’teki bir TC bildirisine göre
Avrupa, Kuzey Amerika ve Japonya’dan 325 kilit noktadaki isim TC’ye üyedir.
Sistem CFR’da oldugu gibi islemektedir. Ama bu ABD’nin ve globalizasyonun tüm
dünyaya yayilmasi için Amerikan-Nazizminin yeni bir oyunu sahneye koymasindan
ibarettir. Buradaki hedef yine ekonomik sinirlarin kaldirilmasi ve politik,
ekonomik, askeri, politik ciddi noktalardaki kisilerin kontrol altina
alinmasidir. CFR anayasasindaki ilkeler TC’da da geçerlidir.


 


Her ne kadar adresi yeri, üyeleri
belli ise de Trilateral Komisyonun yaptigi aktivitelerin ardinda gizli amaçlar,
ABD’li istihbarat örgütleri ve NATO’nun gizli özel savas örgütleri vardir. ABD
baskanlarinin ve Avrupa, Amerika ve Japonya’daki yönetici kadrolarin çogu TC
üyesidir. Tüm dünyada TC, Bilderberg ve CFR birbirinin içine girmislerdir ve
her üçünün de üyesi olan 50 kisi vardir (daha önce sunuldu). Örnegin Bill
Clinton, Brent Scowcroft (Ulusal Güvenlik Konseyi), John Mark Deutsch (CIA
direktörü), Robert Strange McNamara (Savunma Bakanligi Sekreteri), Henry
Kissenger, Walter Fritz Mondale ( Japonya Büyükelçisi), Benjamin Nye (Hazine
sekreteri) gibi dokunulmazligi olan isimler her üç teskilatin da üyesidirler.


Burada temel olarak anlatilmak
istenen 19. yüzyilda bazi gizli cemiyetler, zengin aileler tarafindan yaratilan
bir ideolojinin nasil önce ABD’de CFR olarak kök salip, sonra nasil Bilderberg
ve Trilateral komisyon sayesinde her ülkenin iç yapisini ve politikasini,
endüstrisini, medyasini ve sosyal yapisini kontrol ettigidir. Amerikan derin
Devleti ve Dünya Gizli Hükümetine karsi tüm Amerikalilar ve Avrupalilar
bilinçsizdirler, çünkü 45 yil boyunca totaliter bir komünizm gelecek korkusu
ile uyutulmuslardir.


 


Sonuç ve Türkiye bu
gizli örgütlerin neresinde?


 


Türkiye’de de bu gizli örgütlerin
çok büyük etkinligi vardir ve 1948’lerden sonra Türkiye’yi hiç bir zaman bu
ülkeyi kuran Kemalist ulusalci ve vatansever ideoloji yönetmemistir, Türkiye
1948’den sonra bize Bati tarafindan biçilen Türk-Islam Sentezci ve ülkeyi emperyalizme
teslime eden kadrolara teslim edilmiştir.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet