”BİLGİ EDİNME HAKKINIZI KULLANIN”




Sevgili Arkadaşlar…! 

Ahmet Gülşen arkadaşımızın ”BİLGİ EDİNME HAKKINIZI
KULLANIN” başlıklı forumu üzerine bu yazıyı yazmaya ve sizlerle Dr.Armen
Victorian’ın Amerika’daki Bilgi Özgürlüğü Yasası’nın kapsamlıca kullanılması,
insanların düşünme ve davranma şekillerini kontrol etme yolundaki gelişmelere
ve insanların karşı koyma güçlerinin azaltılmasının nasıl mümkün olabildiği
konularına ışık tutan ve kitap haline getirdiği çalışmalarını sizlerle
paylaşmak istedim.




Bazılarının kaçınılmaz bir şekilde sansüre
uğrayacağına ve hatta belki de hiç ortaya çıkarılmaması ihtimaline rağmen,
yasa; herhangi bir vatandaşın belgelerin açıklanmasını talep edebilmesine imkan
tanımaktadır.
 

Dolayısıyla, Ahmet GÜLŞEN kardeşimizi bu forumundan
dolayı tebrik ediyor ve bu hakkın Dr.Armen Victorian tarafından kullanımı
neticesinde elde edilen bilgileri sizlere sunarak neler olup bittiği konusunda
bilgilendirmek istiyorum.




Okuyacağınız yazıda; ortaya konulan bilgilerin çoğu da
bu hakkın kullanılması neticesinde elde edilen bilgilerin biraraya getirilmesi
neticesinde olmuştur.
 

Aralık 1947’de CİA’nın kurulmasından yaklaşık beş ay
sonra Milli Güvenlik Konseyi ilk toplantısınnı yapar ve Avrupa’daki psikolojik
savaşla ilgili faaliyetleri başlatma emrini verir.




Neticede CİA resmen gizli bir hareket bölümü -Politika
ve Koordinasyon Ofisi- kurmayı başarır ve hiç beklemeden, batılı demokrasi
düşmanlarına karşı kullanmak üzere psikolojik savaş operasyonlarının ve
tekniklerinin en verimli şekilde kullanılmasını araştıran proğram ve
operasyonlara girişir.
 

194l’de Harbour’un Japonlar tarafından
bombalanmasından iki ay önce Teknoloji Enstitüsü Dekanı tarafından, 25 paundluk
bir atom bombasının yaklaşık 3,6 milyon paund değerindeki dinamitin etkisine eş
bir patlamayı gerçekleştirebileceğini ve bunun Amerika’ya, bir sonraki savaşı
kazanma avantajı sağlayacağını açıklaması üzerine Manhattan Projesi hayata
geçirilir ve bombanın gerektiğinde Japonlara karşı kullanılmasına karar
verilir.




”Ulusal Güvenlik” kılıfı altındaki birimler, suikast
timleri- beyin yıkama proğramları-sivil casusluk-uyuşturucu kaçakçılığı-
kanundışı silah ticareti-iç savaş çıkarma ve yabancı hükümetleri devirme dahil
pekçok korkunç faaliyetlere girişirler ve insan davranışları ve dengesini kimyasal
yöntemlerle zayıflatmayı içeren araştırmaları yapmakla görevlendirilirler.
 

Bu görevlendirme neticesinde rahatlatıcı ve gevşetici
narkoz maddeleri kullanarak bir ”gerçek serumu” üretmeyi başarırlar, felce
sebebiyet veren conch shell eklemsizinden elde edilen zehiri bulurlar. Amerikan
Laboratuvarlarında çalışarak tabun ve sarin gibi zehirler ve sinir gazları
geliştirirler ve ASKERİ İHTİYAÇLARIN AHLAKİ KAYGILARDAN BASKIN ÇIKTIĞI yönünde
net bir karar alırlar ve RHIC olarak bilinen (Beyinlerarası Radyo-Hipnotik
Kontrol) , insanların içine küçük alıcıların yerleştirildiği çalışmalara
başlarlar, hafızayı silmek için hayvanlarda radarın (mikrodalganın)
kullanıldığına dair çalışmalarına devam ederler ve deneylerinde insanları kobay
olarak kullanırlar. Proje kapsamında olan bitenler sadece uyuşturucu maddelerin
kullanılması ile sınırlı kalmayıp, duyumda azaltma oluşturulması, dini
cemaatler, mikrodalga deneyleri, psikolojik şartlanma, psiko-cerrahi, beyin
nakli ve daha başka pekçok araştırma alanı da bir çatı altında toplanır. (CİA
tarafında ancak Bilgi Özgürlüğü Yasası’ndan sonra yayınlanan 215 bin sayfalık
kayıtlar, bu proğramların sadece bir yönünü aydınlatmaktadır.)




Hipnotizmanın savaşta kullanılmasının önde gelen
teorisyen ve savunucularından biri, bir parti esnasında orada bulunan
misafirleri teorisine ikna etmek için iki arkadaşını gizlice hipnotize ederek,
kurbanlarını İngiltere Başbakanı’nın oraya geldiğine inandırır ve bu iki insan
hayali VIP misafiri ile bir saatten fazla konuşturulur.
 

İnsanlar üzerinde yapılan radyasyon deneyleri hakkında
bir araştırma grubu oluşturulmasına karar verirler ve soğuk savaş esnasında
gerçekleştirilen bir seri radyasyon deneylerine dikkat çekerler. Gerek
radyasyonun insanların üzerindeki etkisini belirlemek için, gerekse de
konvansiyonel operasyonlarda kullanım sahasını tespit edebilmek gayesi ile
olsun, tam manasıyla insanları iyonize edilmiş radyasyona maruz bırakan
deneyler yaparlar. Bu proğramı kimyasal-biyolojik ve radyolojik maddelerin
insan davranışlarını kontrol etme hedefli gizli operasyonlarda kullanılmasına
yönelik bir seri araştırma ve geliştirme projesi izler. CIA belgelerinden biri,
bariz bir şekilde insan davranışlarını kontrol etme deneylerinde,
radyasyon-elektrik şoku- psikolojinin çok sayıda dalı-toplumbilimi-antropoloji
gibi ek yöntemlerin yanısıra, askeri araç gereçlerin kullanıldığını da
göstermektedir.




CIA’nın insan davranışlarını kontrol proğramlarının
başlıca ateşleyicisinin Sovyet, Çin ve Kuzey Kore’nin zihin kontrol
teknikleriyle ilgili geliştirdikleri usüller olduğu bildirilmektedir. Bu
bilgilerin ışığında, net kimlik oluşturulmasında gizli işaretleme olarak
bilinen suni yollar önerilir ve yarı ömrüne kadar indirgenmiş radyoizotoplar,
insan vücudundaki önceden belirlenmiş bölgelere ışınlanacak ya da enjekte
edilecek çalışmalar başlatılarak ”uyuyanlar Laboratuvarı” denilen sistemi
kurup çalıştırmaya başlarlar. Mahkumlar üzerinde deneyler yapabileceği bir
Laboratuvarı açarak kullanırlar.  100
mahkum denek üzerinde yeni bir deneyle radyoaktif iyodin troidi, T-4 ise
kandaki kırmızı hücrelerini sayısın artırırlar. Uyutma ışını (sleeping ray)
üzerinde durularak ”yeni bir ışınsal enerji türünün beynin uyuma merkezine ya
da uyanıklığı sonlandırmayı düzenleyen bölgesine yönlendirilmesi” söz konusu
edilerek, bu yolla teknik ekipmanın bitişikteki bir odaya  ya da yakın bir bölgeye kurularak, bundan
habersiz birisinin aniden uykuya daldırılması mümkün hale getirilmesi
başarılmış ve genellikle halüsinasyon etkisi yaratan uyuşturucu maddelerin
kullanıldığı denemeler ele alınmıştır. 

Devamında LSD uygulamalarına geçerler ve ”istemdışı
deneme reaksiyokları’na özel bir önem verirler. 
LSD’nin deneklerin dışarıya bilgi vermesi konusunda oluşturduğu etki net
bir şekilde ortaya çıkarılır. Daha sonra gelen gönüllü grup üyelerine LSD
tesiri altındayken ne dereceye kadar yalan söyleyebileceklerini araştıran
testler uygularlar. Aynı zamanda gönüllülere LSD’nin hafıza üzerindeki etkisini
ölçmek için ”Hafıza Dağıtma Testleri” LSD alımından sonra basit motor reaksiyonlarındaki
bozulmayı değerlendiren Özel Motor Tepki Hafızası Testi ve düşman sorgu
atmosferlerini ve tam tecrit ortamlarını da kapsayan değişik fiziki koşullarda,
LSD verilmiş kişilerin nasıl tepki gösterdiklerini belirlemeye yönelik çevre ve
fiziki şartlar etkisi testleri uygulamasını gerçekleştirmişlerdir. Bir de
deneğin LSD etkisi ve alışılmamış oranda yüksek stres altındayken bilgi gizleme
yeteneğini tespit etmeyi amaçlayan ”Yapay Stres Ortamlarında Madde Etkisi
Testleri” uygulamaları neticesinde LSD’nin denizaşırı ülkelerdeki
operasyonlarda kullanılması amaçlanmıştır.




Bu çalışmaların hemen akabinde ”Arazi Testi”
çalışmaları başlatılmıştır. Planın ayrıntıları üzerinde kafa yormak ve önerilen
test için gereken insanları ayarlama görevi, Avrupa’daki Haberalma Birliklerine
havale edilmiştir. Dikkat edilecek nokta, sözkonusu deneklerin gönüllü olmaması
ve başka ülkelere mensup kişiler olmalarıydı. Bir başka çalışma ile de insan
kan ve organlarının radyoaktif maddeden arınması süreciyle ilgili oranı belirlemek
için hastane çalışmaları başlatılmış, araştırmacılar; akciğer-safra
kesesi-troid bezi ve beyin arasına yerleştirilen bir gayger sayacı
aracılığıyla, verilmiş kimyasal maddenin ne kadarının sözkonusu organ ve
dokulara yerleştiğini doğruya yakın oranlarda tahmin etmeye çalışmışlar ve
hamile kadınlara radyoaktif madde karışımları verilerek, maddelerin cenin
üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu araştırma neticesinde, radyoaktif bir
maddenin tek-tek bireysel hedefler ya da bir kitlenin imhasında ölümcül bir
silah olarak nasıl kullanılacağını ortaya koymuşlardır.
 

Yukarıda verilen bilgiler sadece yapılan çalışmaların
bir kısmını göstermek için olup, sonuç olarak; gelindiği noktada duygu
kalıpları, alçak ses taşıyıcı frekansların içine yerleştirilmiş, başka bir
insanın zihninde aynı duyguların oluşturulması için kullanılabilecek aşamaya
gelinmiştir.




YUSUF ÖZBEK


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet