YAVUZ SELİM DEMİRAĞ : SUBLİMİNAL MESAJ!. .




E-POSTA : ysd592@gmail.com 

22 Aralık 2019




Köroğlu “Tüfek icad oldu mertlik
bozuldu” demiş . Günümüzdeki alavere-dalaverelere tanık olsa bilmem neler
söylerdi.


Yazının başlığını gören duyarlı okurlarımız
“Nereden çıktı bu yabancı deyim. Türkçesi yok mu?” haklı sorusunu
yöneltecektir.


“Kişinin bilinç altına gönderilen gizli
mesaj” anlamına geliyor ve çoğunlukla reklam sektöründe kullanılıyor. Bir
de gizli servislerin metodu olarak biliniyor. İyi de “niye yabancı
deyim?” de ısrar edenler için kısa hatırlatmalarda bulunacağım.


Ergenekon balyoz ve askeri casusluk
kumpaslarında “deniz yerine okyanus” “telsiz yerine radyo”
gibi Amerikan deyimleri iddianameye yansımış ard arda yapılan operasyonlara da
“dalga” adı verilmişti. O “dalga” da Amerikan deyimi idi.
Zira operasyonu yapan polisler bile kameranın açık olduğunu unutup:
“Amerikalı hocaların gösterdiği gibi” bile diyerek “iplerin
aslında kimlerin elinde olduğunu itiraf” etmişlerdi.


Nitekim FETÖ’nün emniyeti büyük ölçüde ele
geçirmiş olan polisleri sahte dijital belgeler ile yine yargıya sızdırılan
savcı ve hakimler ile 15 Temmuz hain kalkışmasının zeminini hazırlamışlardı.


Kumpas davalarının iddianamelerindeki
“Subliminal mesaj” terimi 15 Temmuz sonrasındaki davalarda da geçiyor.
‘FETÖ’nün “Subliminal mesajları” diye. Görünen o ki polisi savcısı
hakimi ve de devletin etkili-yetkili mercileri bu “Subliminal mesaj”ı
pek sevmiş. Sadece reklam sektöründe değil emniyete yargıya siyasete kadar
sırayet etmiş subliminal… Dikkatlice incelediğimizde bu “Subliminal
mesaj”ın çoğunlukla muhaliflere karşı uygulandığını görüyoruz.


Ne de olsa canım memleketimde “muhalif
olmak yürek istiyor!”


“Adalet istiyoruz!” diye Ankara’dan
İstanbul’a yürüyen CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na 450 km’lik yol
güzergahında defalarca “Subliminal mesaj” verildi. Mermi koydular
mesela… İktidar partisinin belediyesi yola gübre döktü örneğin… Suikast
timi son anda yakayı ele verdi gibi ard arda yüzlercesini sıralayabiliriz.
Yetmedi Ankara-Çubuk’ta şehit cenazesinde Bakanların Genelkurmay Başkanı
Emniyet müdürlerinin arasında “linç girişimi”nde bulunuldu… Bir
nevi “İstersek seni halka linç ettiririz” mesajı verilmedi mi?


Muhalif gazeteci olmak da zor iş.


Evimin önünde öldüresiye döverler.


Sokakda gözlüğünü telefonunu kırıp yumruklarlar.


“Her an peşindeyiz!” mesajıdır.


Yazdıklarından dolayı zırt-pırt dava açıp
“hukuk sopası” gösterirler. Usul ve esasa uymadan tazminat ve hapis
cezası yağdırıp hapishane ile terbiye etmeye kalkışırlar.


Yetmez! Yasaya göre “Adli Kontrol!”
adına hafta da 2 gün imza attırıp 15 günde bir zorunlu seminere katılmaya
zorlar. Halen “çiçek-böcek-magazin” yazmıyorsan gece yarısı zulmü
başlar. Konferans seyahatleriniz takibe alınır. Uçağa binerken “duruşmaya
katılmadın” diye gözaltına alınırsınız. Otelde gece yarısı kapınız çalınır
“Yakalama kararınız var ifade vereceksiniz” diye götürülürsünüz.
Evinizden sevdiklerinizin yanından lokantadan düğünden nişandan bile alınıp
geceyi karakolun ünlü (!) nezarethanesinde geçirdikten sonra lütfen ifadeniz
alınıp serbest bırakılırsınız!


Bu işte “subliminal mesaj” dır.


“Çok hoplayıp zıplama… Her an ensendeyiz.
Güç bizde olduğu müddetçe boza pişirmeye devam ederiz. Evinin önünde dövmekle
kalmayıp karının koynundan da alır yetmezse kafana sıkarız!” mesajıdır
bu…


Öyle ise yanlış kapı çaldınız!


Vız gelir tırıs gider!. .




LİNK : https://www.yenicaggazetesi.com.tr/subliminal-mesaj-54313yy.htm