TELEGRAM

ÖZEL BÜRO NOTU : ÖNCE MK ULTRA
DERKEN NEYİ KASTEDİYORUZ ÖĞRENMEK İSTERSENİZ SİTEDE BULUNAN
TELEGRAM MENÜSÜNÜ İNCELEYİN. İNCELEDİKTEN
SONRA SANIRIM TEMEL BİR FİKRİNİZ OLACAK. İŞTE BU BAĞLAMDA BİZ DE BAŞLIKTAKİ
SORUYU TEKRARLIYORUZ. ACABA KATİL
VOLKAN BAYAR SIRADAN BİR PSİKOPAT KATİL Mİ ? YOKSA SANSASYONEL BİR EYLEM
TALİMATI ALAN YADA YÖNLENDİRİLEN YENİ BİR “
LEE HARVEY
OSWALD
”MI ? BUNU ÖĞRENECEĞİZ AMA UMUYORUM
GECİKMEZ.
ERKUT ERSOY & İSTİHBARAT
UZMANI & ÖZEL BÜRO GRUBU

İstihbaratçı oğlu Bayar muhbir mi ?

Osmangazi Üniversitesi’nde
4 arkadaşını katleden akademisyen Volkan Bayar, aile yapısı nedeniyle Emniyet
İstihbarat’a oldukça yakın bir isim. Babası eski bir polis olan Bayar’la ilgili
en dikkati çeken bilgi ise  Eskişehir Emniyeti
ile sık sık iletişime geçtiği…

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde
akademisyen Volkan Bayar’ın, dört öğretim görevlisini tabanca ile öldürmesinin
yankıları sürüyor. 

Kendisi ve eski eşi hakkında üniversitenin başlattığı idari
soruşturma nedeniyle cinayeti işlediğini itiraf eden katil zanlısı Bayar’ın
saldırıyla ilgili açıklamaları kan dondurucu. 

Olay, Eskişehir’de sıcaklığını koruyor. Başkent, gelişmeleri yakından
izliyor. 

İlk bulgular, saldırının göz göre göre geldiği yönünde. Valilik,
savcılık, üniversite yönetimi ve emniyetin, tüm yaşanan gelişmelerden
bilgisinin olduğu ancak duyarsız kaldıkları görüşü ağırlıkta. 

Seri cinayetlerin işlenmesiyle birlikte katil zanlısı Bayar,
mercek altına alındı. Hakkında önemli iddialar gündeme geldi. 

Bazı akademisyenler Bayar’ın FETÖ’yle bağı olduğunu iddia
etti. 

Bayar’ın ise üniversitede çok sayıda kişiyi FETÖ’cü oldukları
gerekçesiyle ihbar ettiği yönünde bilgiler kamuoyuna yansıdı. 

Geçmişi mercek
altında 

Bayar’la ilgili Ankara’ya
yansıyan bazı bilgilere ulaştım. 

Bayar’ın olay anı itibarıyla FETÖ konusunda “hedef kişi” olduğunu
gösteren bir bilgi yok

Ancak olaydan sonra başlatılan araştırmalarda, hem kendisinin hem
de eski eşinin akademik süreci bazı şüpheleri doğurdu. 

FETÖ’nün en güçlü dönemi olan 2011’de Milli Eğitim Bakanlığı
bursuyla ABD’nin
Denver kentinde eşiyle birlikte akademik eğitime başlaması, bu eğitim öncesinde
girdiği ALES ve
YDS’lerin halen FETÖ nedeniyle soru çalınması konusunda soruşturuluyor olması
dikkat çekici. 

Türkiye’ye döndükten sonraki akademik yaşamı da Bayar’ı kuşkulu
hale getiriyor. 

15 Temmuz’dan
hemen sonra üniversitede kullandığı bilgisayarı yönetime teslim etmeden önce
“formatlaması” soru işaretlerine yol açan diğer bir husus. 

Babası emekli polis

Katil zanlısı akademisyen, aile yaşantısı nedeniyle Emniyet
İstihbaratı’na oldukça yakın. Bayar’ın babası emekli bir polis. Baba Bayar,
meslek yaşamının büyük bölümünü Emniyet İstihbarat hizmetlerinde geçirdi. 

1994’den 2002’ye kadar 8 yıl boyunca Ankara Emniyeti İstihbarat
Şubesi’nde çalışan baba Bayar, 2002’de emekli olup teşkilattan ayrıldı. 

Burada bir parantez açalım. 

İstihbarat birimleri, terör örgütleri ya da suç gruplarıyla
mücadeleyi yürütürken hem silahlı kadrolarını, hem de örgütlerin toplum
içindeki yasal uzantıları ve bağlantılarını yakın takibe alırlar. 

Terör örgütlerinin üniversitelere sızma çabası nedeniyle
istihbarat birimleri de eğitim kurumlarına özel bir önem verirler. Bu nedenle
istihbaratçıların terör örgütleriyle mücadeledeki en önemli etki alanları
üniversitelerdir. 

Üniversitelerde gerek akademisyenler, gerekse öğrencilerden “haber
elemanı” yaptıkları kişiler üzerinden hedef kitlelerin hareketlerini anlık
takip edebilirler. 

Haber elemanı olarak kayıtsız biçimde “sempatik kanallar”
kullanılarak istihbarat sistemi içinde yer alan kişiler olduğu gibi, “Yardımcı
İstihbarat Elemanı (YİE)” olarak istihbaratçılarla görüşüp bilgi aktaran
kayıtlı haber elemanı kişiler de sistem içinde kendisine yer bulur.
İstihbaratçılar, kayıtlı/kayıtsız haber elemanlarından elde ettikleri bilgi ve
gelişmeleri kendi görev yaptıkları kentteki ve merkezi istihbarat birimindeki
veri havuzunda zamanı geldiğinde kullanılmak amacıyla biriktirir. Parantezi
kapatalım. 

Bu pencereden bakıldığında katil zanlısı Bayar, baba mesleğinden
ötürü Emniyet İstihbarat sistemine hiç uzak olmadı. İstihbaratta görev yapan
bir babanın oğlu olarak bu yaşam şeklinin dışında kalması pek mümkün
gözükmüyor. İstihbaratçı bir polisin çocuğu olarak dışarıdaki herhangi bir
bireyden sisteme daha yakın. 

Bakanlık müfettişi yok

Üniversitedeki vahim olay sonrasında Emniyet Genel Müdürlüğü;
İstihbarat Dairesi, Terörle Mücadele Dairesi ve KOM Dairesi’nden görevlilerden
oluşan özel bir ekibi soruşturmaya katılmaları için kente gönderdi. Özel ekip,
soruşturmaya farklı gözle bakacak. 

Bir ilginç durum daha var. Savcılık ve YÖK’ün soruşturmaları devam
ederken, İçişleri
Bakanlığı
 nedense sessiz kaldı. Bakanlıktan bugüne kadar
müfettiş görevlendirmesine yönelik bir açıklama yapmadı.  Osmangazi
Üniversitesi’nde yaşanan olayın çok iyi incelenmesi gerekiyor.  Dink
suikastı ve sonrasında yaşananlar halen hafızalarda.  Gerçeğin er geç
ortaya çıkma gibi bir kötü huyu var.

EMNİYET’LE YAKIN TEMAS

Ankara’ya yansıyan bir diğer bilgi ise Bayar’ın Eskişehir Emniyeti
ile sık sık iletişime geçtiği. 

Zaman zaman Eskişehir Emniyeti’nin üst yöneticisi konumundaki
yetkililerle görüştüğü belirtiliyor. 

Bu görüşmelerin özellikle 15 Temmuz’dan sonra Eskişehir
Emniyeti’nde yapılan görev değişikliklerinden sonra olduğu ifade
ediliyor. 

Bayar’la ilgili yapılan ilk incelemelerde, katil zanlısının
Eskişehir İstihbaratı ve İstihbarat Dairesi’nin kayıtlarında “Yardımcı
istihbarat elemanı” olarak resmi kaydı bulunamadı. 

Buna karşılık “sempatik kanal” kullanımı yönteminin unutulmaması
gerek. 

Hrant Dink cinayetinde
tetikçi Ogün Samast’ı
yönlendiren Erhan
Tuncel
’in haber elemanı olarak emniyet tarafından kullanılması
hafızamızda. O dönemde istihbarat şube müdürü olarak görev yapan ve Dink
davasında yargılanan Engin Dinç, 17-25 Aralık sürecinin ardından önce EGM
İstihbarat Dairesi Başkanı, sonra Eskişehir Emniyet Müdürü oldu. 

Katil zanlısı Bayar hakkındaki diğer önemli iddia ise, geçmişte
Gülen cemaatiyle yan yana duran ancak son dönemde FETÖ’cülerle kanlı bıçaklı
olan “Okuyucular” grubuyla temasının olduğu. 

Zanlı hakkındaki “Önüne geleni ihbar etti, çok sayıda kişinin
FETÖ’cü ya da farklı gruplardan olduğunu söyledi” şeklindeki değerlendirmeler
yanlış olmaz. 
















































































Farklı zamanlarda Eskişehir’de emniyete verdiği ifadelerde geçen
isimlerin tasfiye edildiği iddiası dikkat çekici.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir