TELEGRAM

“Davos 2018” toplantısına katılan Cüneyt Zapsu, çok dikkat
çekici açıklamalarda bulunmuştu. Bu seneki toplantıda “zihin kontrolünün”
konuşulduğunu belirten Zapsu, bu konu ile ilgili açıklamalarının “hayal
mahsulü” olmadığına dikkat çekmek için önceki Davos toplantılarında neler
konuşulduğunu hatırlatıyordu: 1990’ların başlarındaki toplantılarda kök
hücrenin konuşulduğunu, 15 sene sonra bu konunun dünya gündemine geldiğini;
normal cep telefonu yokken akıllı telefonların konuşulduğunu söylüyordu.
Zapsu’nun bu senenin popüler konusu ile ilgili söylediklerinin bir kısmına
bakalım. Şöyle diyor:

“15-20 sene sonra insanların bambaşka bir cins haline
gelme durumu var. Şu anda yaşayan insanlar son normal insan cinsi
jenerasyonudur. İnsanlar bağımsız olarak yaşayamayacak. İnsanları küçük bir
grup idare edecek. İnsanlar bağımsız düşünmeyi kaybedecekler. Yeni çağda
verilerin sahibi olan çok küçük elit bir grup olacak. Diğer bütün insanlar ise
‘idare edilenler’ sınıfına dahil olacak. Verilerimiz hacklenmekle kalmıyor, beyinlerimiz
hackleniyor. Buna başlandı bile. Beyin dalgaları alınıp değerlendiriliyor.
Bundan kurtulmak mümkün değil. Kurtulamazsınız. Biyoteknolojinin sahipleri bizi
yönlendirecekler. İsrail Filistin bölgesinde bütün canlıları kontrol altına
alıyor. Şu anda yaşadığımız jenerasyon, son bağımsız düşünen insan
jenerasyonu…”

Bu söylenenlere, “aman canım sende!..” diyebilirsiniz.
Şahsen ben öyle demeyenlerdenim. Bir kere Cüneyt Zapsu deyip de geçmeyin.
Kendisi Davos organizesinin “kıdemli danışmanlarından”dır. Bu bir. İkincisi
geçmişte AK Parti milletvekilliği yapmıştır. Üçüncüsü mühim projelerin
mimarlarındandır. Mesela “kadın imam” projesi gibi… Gerçi o projenin mimarı
olarak hanımı gözükmekteydi ve Amerika’dan bir kadını getirtip ülkemizde bir
camide namaz kıldırtmıştı.

Her neyse, biz asıl konumuza dönelim. Yani şu “zihin
kontrolü” meselesine… Zapsu böyle diyor. Merhum Salih Mirzabeyoğlu da
vefatından önce bir yakın arkadaşına bu konuyu açmış ve, “Bana bir şey olursa
bilin ki telegram’dan” demişti. Yani böylelikle 19 yıldır mâruz kaldığı “zihin
kontrolü işkencesi”ne dikkat çekmişti.

Zapsu’nun şimdi gündeme getirdiği konuyu ülkemizde ilk
yazanlardan biriyim. Çeyrek asır önceki bir yazımda, Rus bilim adamlarının bir
tespitini gündeme taşımıştım. Rus bilim adamlarına göre, TV’de ve sinemalarda
“25. Kare” denilen, subliminal, yani bilinçaltı mesajlar verilmekteydi. Beynin
algılayıp gözün algılayamadığı birtakım görüntüler ve sesler ile insanlar
bilinçaltı propaganda bombardımanına tutulmakta ve istenilen yöne sevk edilmekteydi. 
Ben bu konuyu yazınca, İzmir’den bir doktor aramış ve bu konu ile ilgili
yıllardır araştırma yaptığını belirterek şöyle demişti: “Bizim yurt dışında,
bilhassa Amerika’da eğitim gören, staj yapan insanlarımız niçin değişmiş ve
dönüşmüş olarak yurda dönüyor? Onların kaldıkları yurtlardaki odalarına veya
misafirhanelere bu subliminal mesajlar gönderiliyor. Bu mesajları beyin
algılıyor, ama kulak duymuyor. Biz de şimdi hastalarımıza bu kasetlerden
veriyoruz. Yeme problemi olan aşırı zayıf hastamız bu kaseti teybe takıyor, ses
duymuyor, ama beyin oradaki komutu algılıyor ve bir müddet sonra yemeye
başlıyor ve kilo alıyor. Ya da tam tersi obez bir hastamız, yemesini
dizginleyebiliyor.”

Peki, bizler toplum olarak subliminal mesajlara mâruz
kalıyor muyuz? TV yayınlarında, sinema filmlerinde, akıllı telefonlarda, sosyal
medya programlarında bu 25. Kare ve subliminal (bilinçaltı) mesajlar
bombardımanından ne kadar etkileniyoruz? Bu gibi soruların cevabını bulmada
kolaylık olması için şu soruları da soralım: 25 sene önceki iffet, haya, inanca
bağlılık hassasiyeti ile şimdikinin kıyasını yaptığınızda karşımıza nasıl bir
tablo çıkar? Din, vatan, namus mefhumuna karşı duyulan hassasiyet ne duruma
geldi? Bizim can damarımızı koparanlara nasıl dost nazarıyla bakabiliyoruz?
Hayvanları vahşice öldürenlere, milyonlarca Müslümanın katledilmesini öküzün
trene baktığı gibi bakıp seyredenlere insan denilebilir mi? Ne dersiniz,
soruları çoğaltalım mı, yoksa yeter mi? Zapsu şu an yaşayanların “son normal
insan jenerasyonu” olduğunu söylüyor. Bence yanılıyor. Son normal insan
jenerasyonu (nesli) dedelerimizdi…












KAYNAK : https://www.milligazete.com.tr/makale/1615330/burhan-bozgeyik/son-normal-insan-nesli

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir