BİR ZİHİN KONTROL KURBANI :  ERTUĞ TAŞDEMİR 

Terör eylemlerinin engellenmesi, insanlık suçu
işleyenlerin yakalanması ve bu tür suçlara mani olunması gibi insani amaçlarla
yapıldığı iddia edilen çalışma, ABD Ulusal Güvenlik Birimi (NSA) tarafından
yürütülüyor. Bu projenin kötü amaçlarla kullanıldığını düşündüğünüz zaman ise
ortaya çıkan manzara korkutucu.




Aslında, sadece ABDde değil, gelişmiş pek çok ülkede,
kurum ve kuruluşlarda çalışmalar yapılıyor. ABD Güvenlik Birimi tarafından
insan beyinlerinin kontrolü için kurulan birimlerden biride MKULTRA. Bu
birimin, kimyasal, biyolojik ve radyolojik maddelerin insan davranışlarını
kontrol etmeye yönelik bir dizi gizli araştırma yaptığı iddia ediliyor.
“Zihin Kontrolüne” ilişkin ilk çalışmalar, Hitler Almanyası`na kadar
dayanıyor. Bu teknolojide ABDnin yanı sıra Ruslarında önemli yol kat ettiği
aktarılan bilgiler arasında.
 

Yapılan deneylerde aralarında Türklerinde bulunduğu
birçok denek kullanılıyor. Denek olduğunu iddia eden isimlerden biri de Ertuğ
Taşdemir … 1991 yılında İsveçte lokanta işletmeciliği yapan Ertuğrul
Taşdemir, İsveç gizli servisi tarafından gözaltına alınıyor. Gözaltı süresince,
elektromanyetik ışınlarla beyin kontrolüne maruz kaldığını söyleyen Taşdemir,
bu konuda hakkını savunmak için çeşitli ülkelere başvurduğunu, yaptığı tüm
başvuruların değerlendirilip olayın doğrulandığını ama çok fazla bir şey
yapılmadığını söylüyor.




Neden gözaltına alındınız? 

Aslında onu tam olarak bende bilmiyorum ama İsveç`te
lokanta işlettiğim sıralarda, İsveç Gizli Servisi elemanları, “PKKnın üst
düzey yetkilileri ile servis arasında ajanlık yapmamı” istediler.




Kabul etmedim. Benim İsveçte çevrem çok genişti.
Dev-Sol üyesi arkadaşlarım vardı. Sadece Dev-Sol değil her kesimden insanla
yakın ilişki içindeydim. Gözaltına alındığım sırada, “Senin suçun bu”
diye bir suç belirtmediler. Ama daha sonra, yapmadığım halde insanları tehdit
ettiğimi, adam öldürdüğümü filan söylediler. Gözaltı süresinin sonunda serbest
bırakıldım.

Gözaltında neler yaşadınız? 

“Gözaltına alındığım ilk gün bir hücreye
kapatıldım. Hücreye girdikten 10 k. Sonra nerden geldiği belli olmayan sesler
duymaya başladım.




Duyduğum seslerde Türklere küfür ediyor, beni öldüreceklerini
söylüyorlardı. İlk önce hücre içinde bir ses sistemi olduğunu ve yayınların
oradan yapıldığını düşündüm. Bu sırada, vücudumda kızarıklıklar ve morluklar
oluşmaya başladı. Aradan belli bir süre geçince tuvalete gitmek istedim.
Hücreden çıkardılar.
 

Orada dikkatimi başka bir şey çekti. Hücre dışına
çıkıp uzaklaşmama rağmen sesler aynı düzeyde devam ediyordu. Ne olduğunu o an
anladım. Sinir bozucu sesler duymaya devam ediyordum. Bu arada tekrar hücreme
geldim. Aradan birkaç gün geçti. Dua edip, “Hasbinallah ve ni`mel vekil…
diyordum. O anda bir ses duydum. Yayında bana, “Senin şifreni çözdük
“diyorlar ve düşüncelerimi bana başka bir sesle söylüyorlardı. İlk kez o
an korktum. Çünkü ben ağzımı bile kıpırdatmıyordum ve benim aklımı okuduklarını
anladım. Ne düşünsem cevap veriyorlardı. Yayınlar elektromanyetik dalgalarla
direkt beynime yapılıyordu. Önceleri sakindim ama daha sonra panikledim ve
delirmiş numarası yaptım. Hücredeki çarşafı yakıp, beni hastaneye götürmelerini
istedim. Gelip beni aldılar. Beyaz önlüklü insanların olduğu bir odaya gittik.
Aslında orası hastane değildi. Bana beyaz renkli bir sıvı içirdiler ve tekrar
odama geldim. Sonra uyumuşum.




Kendime geldiğimde dudaklarım ve dilim şişmişti.
Hiçbir şeyi hatırlayamıyordum, konuşamaz haldeydim. Halüsinasyonlar görüyordum.
 

O an bunların teknolojide oldukça ileri olduklarını ve
beyin kontrolü yaptıklarını anladım. Üstelik sadece kontrol etmiyorlar,
düşüncelerimi de okuyabiliyorlardı. Çünkü bugüne kadar aklıma hiç gelmeyenleri
düşünüyordum. Daha sonra mahkemem yapıldı ve serbest bırakıldım. Oradan
ayrıldım ama sesler kesilmedi. Aynı küfür ve sesleri duyuyordum. Aradan yıllar
geçti ve hala sesleri duymaya devam ediyorum. Bunun yanında lazer saldırıları
oluyor. Bu saldırılar her zaman etkili değil ama elektromanyetik dalgaların
yüksek olduğu bir alana girdiğim zaman etkili oluyorlar.




O anda dengemi kaybediyorum ve ölüyorum sanıyorum.
Bütün vücudumda morluklar oluşuyor. Hücrede vücudumda oluşan morlukların nedeni
de bu saldırılarmış. Birçok uzmana gittim ve onlarda beni kontrol ettiler.
Anlattıklarımı doğrulayıp, vücudumda ağır hasar olduğunu tespit ettiler.
 

Çekilen beyin filmimde, beynimde ağır hasar olduğu
tespit edildi. Doktorlar o yıllarda nasıl hayatta kaldığıma şaşırdıklarını
söylediler. Gözaltı süresinin ardından mahkemeye çıkarıldım. Mahkemede,
vermediğim halde ifademi benim sesimden kasede kaydetmişler. Bana dinlettiler.
Ama benim söylemediğim şeylerdi. İfademi dinlerken, “Dermed” diye bir
kelime dikkatimi çekti. Çünkü bu kelimenin anlamını hiç bilmiyordum. Bunu
hakime söyledim;”Bu ses benim ama ben konuşmadım. Bu kelimenin anlamını
bile bilmiyorum hayatımda hiç kullanmadım. Bunun üzerine birkaç sorgudan sonra
serbest bırakıldım”-Daha önce beyin kontrol operasyonları ile ilgili
bilginiz var mıydı?




– Hayır, yoktu ama olanlara dayanabilmek için o anda
durumu çözmek gerekiyor. Yoksa çıldırdığınızı düşünürsünüz. Ben kendimi ve
psikolojimi iyi biliyorum. Durumu fark etmemde psikolojimi iyi bilmem etkili
oldu. Hücrede, elektromanyetik dalgalarla gördüğüm işkence sırasında, ters bir
şeylerin olduğunu anladım. Sanki hissediyormuşum gibi aklıma bir şeyler
geliyordu, sonra onlar gerçekleşiyordu. Yani bir bakıma olacakları bana o
seslerle önceden söylüyorlardı. Sonrasında ise olay gerçekleşiyordu. Amaç benim
akli dengemi bozmaktı. O seslerde “biraz sonra seni dışarı çıkarıp,
öldürmeye götürecekler” diyorlardı, sonra gerçekten birileri gelip beni,
öldürmek için dışarı çıkaracaklarını söylüyorlardı.
 

Hatta bir keresinde, `öldün` diye tabuta
bile koydular.Özkaya; “Tarikatlarda da beyin yıkanıyor”




“CIA Belgeleriyle Zihin Kontrol
Operasyonları” kitabının yazarı Ömer Özkaya ise daha çarpıcı gerçeklere
dikkat çekiyor. Özkaya; devletin devlet olma özelliği sağcı, solcu, dinci ve
bunun gibi farklı kesimleri içinde bulundurmasından geçtiğini söylüyor.
Kısacası; devletler çeşitli grupları içinde barındırıyor çünkü insanların özgür
düşünme hakları var ve buna göre yaşıyorlar. Devletin devlet olmasında saklı
olan diğer özellik ise, bu grupları kontrol altında bulundurmasında yatıyor.
Bunun yanında bazı devletlerin diğer ülkelerde de etkin olmaya çalıştığını, bu
nedenle o ülkelerde insanların toplu olarak bulundukları grupları kontrol
altına almak için çabaladıklarına dikkat çekiyor. Özkaya, Türkiye`deki birçok tarikatın arkasında da gizli servislerin olduğunu
iddia ediyor.
 

Onlara göre bu tarikatlarda bulunan insanlar toplu
olarak kontrol ediliyor. Kontrol, adı geçen yeni teknoloji ile olmasa da, insan
psikolojisine uygun olarak yapılan farklı tekniklerle sağlanıyor.




Özkaya, “Bu tarikatların bazılarında `Cihat` ilan
ediliyor ve tarikat üyelerinden bombalı eylemlerde bulunması isteniyor. Din
için çalışan bir insanın hiçbir zaman adam öldürmemesi gerekir ama bu insanlar
yüzlerce masumu öldürebiliyor.” diyor. Özkaya, bu konuda insanların
tarikatlardan uzak durmaları gerektiğini savunuyor. Bunun yanında, dünyanın adı
konmamış bir savaşın içinde yer aldığını da iddia eden Özkaya, insanların
kontrol edilmelerine yönelik olarak yapılan çalışmaların, toplumların geleceği
açısından büyük tehlike arz ettiğine dikkat çekiyor.  Hatta bazı gizli servislerde parapsikoloji
tekniklerinin kullanımına yönelik araştırmaların yapıldığını da söyleyen yazar
Ömer Özkaya, Türkiye`nin geç kalmadan bu alanda tedbirini alması gerektiğini
savunuyor. Bilim adamları da kabul ediyor.
 

Bilim adamlarına göre de, insanların zihinleri kontrol
altına alınabilir. Boğaziçi Üniversitesi Elektromanyetik Bölümü Öğretim
Görevlisi Prof. Dr. Selim Şeker, Ertuğ Taşdemir`i incelediğini ve
anlatılanların doğru olduğunu söylüyor. Şeker, sadece Ertuğ Taşdemir değil aynı
şikayetlerle birçok kişinin başvuruda bulunduğunu, bunların arasında bazı
öğretim görevlilerinin olduğunu bile söylüyor. Prof. Dr. Selim Şeker, dünya yapısının
çeşitli elektromanyetik alanlar içerdiğini ve insanların 5 duyu organı ile bu
alanların bazılarını algılayabildiğini vurguluyor. Prof. Şeker, adı geçen
araştırmaların, aslında insanların algılayamadıkları dalgalar üzerinde
yapıldığını ve kontrol altına alınmak istenen kişinin bilinçaltına gerekli
düşüncelerin aktarıldığını dile getiriyor. Şeker; insan beyinlerine gönderilen
elektromanyetik ışınların, beynin belli bölgelerini uyardığını, kontrol altında
bulunan insanların durumu fark etmeden iradelerini yitirdiklerini savunuyor.
Prof. Dr. Şeker, “Kontrol altında bulunan insanlara yaptırılmak istenen ne
ise, beynin o bölgesinin uyarılması yeterli.




İnsan beyni, elektronik bir cihaza benziyor. Her
duygunun, düşüncenin beyin içinde farklı bir noktası var. Bu noktaların
uyarılması halinde, beyin uyarılan noktanın talimatı doğrultusunda harekete
geçiyor. İnsan beynindeki noktalar arasında öyle yerler var ki bunların
uyarılması durumunda kişi adam bile öldürebilir. Yani bu yöntemle insanlar
katil bile yapılabilir. Bunun yanında, yine aynı elektromanyetik dalga yöntemi
ile uygulanan kişiye uzak bir mesafeden kalp krizi geçirtilebilir. Bu durum
devlet başkanları için bile geçerli. Ülkelerin, yeni teknolojiden haberdar
olmaları ve konu ile ilgili araştırma yapmaları gerekiyor” diyor. Prof.
Dr. Şeker, bunun yanında insan beyinin çözülemeyen birçok sırrı olduğunu ve
ABD`de ki bilim adamlarının bu yönde çalışmalar yaptıklarına da değiniyor.
Örneğin; parapsikoloji olaylarının gerçek olduğunu ve insan beyninin çözülemeyen
yapısı ile ilgili olduğunu söyleyen Şeker, “ABD`de bu alanda yapılacak
olan çalışmalar için yüklü miktarda paralar ayrılıyor” diyor. Türkiye`nin
ise bu konuda çok geride olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Selim Şeker,
“Bizler bilim araştırmalarına bütçe ayıramıyoruz. Zaten bu alanda yapılan
araştırmalar oldukça pahalı. Biz daha bir profesöre bilgisayar dahi tahsis
edemiyoruz. “Zihin Kontrol” teknolojisi dünya için oldukça önemli ve
yeniçağın silahı. Bu konuda Türkiye`de gerekli önlemi bir an önce almalı.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet