A
Haber’de yayınlanan Arka Plan programında ASELSAN’daki 5 mühendisin şüpheli
intiharları mercek altına alındı. Mühendislerden Hüseyin Başbilen’in babası
Vehbi Başbilen oğlu Hüseyin Başbilen’in ölümünden önce 5 ayrı stratejik proje
üzerinde çalıştığını ve FETÖ’nün hedefi olabileceğini söyledi. Acılı baba
oğlumun ölümü değil, dosyanın intihar diye sürekli kapatılması beni öldürüyor
diye konuştu.


Bunlar
hiç aydınlatamadı ve hepsi kapatıldı, önümüze set çekildi. Bu FETÖ, paralel
yapı, bu zamana kadar burada Adli Tıp’tan, jandarmadan, polisten, savcılıktan
içeri girenler oldu. Tutuklananlar oldu ve gözaltına alınanlar oldu. Bunlar
hangi kişiler olduğunu da bilmiyorum. Olay yerini ben kendim teşhis ettim. Olay
yerinde ‘Bana 15 bin lira borcu varmış intihar etmiş’ dediler. Ben dedim ne
borcuymuş ,araba kendisinin hisse senetleri var, bankada parası var’ dedim
sustular. Olay ilk günden beri intihar diye kapatılmaya çalışılıyor. Olay
yerinde jandarmanın aracının yanında bekletildim. Önüme 2 tane jandarma
koydular. Gece bize 11’de bize haber verdiler böyle böyle arabası bulundu diye.
Biz gittiğimizde saat 1 mi 2 mi bilmiyorum o an ben şuurumu kaybetmiştim. Ben
evladımın acıyla yaşıyorum. Bir tanesi yanımızda konuşuyor, müdürüm bizi olay
yerine yaklaştırmıyorlar sizin bölgeniz diye olay yerine onu dahi sokmadı.
Benim tahminime göre bilmiyorum ne olduğunu jandarma bölgesi bu. Bu
jandarmalardan Pulsalar’da jandarmalardan da kovulduk.


OLAY YERİNİ İNCELEYEN SAVCI BENİ KOVDU


Jandarma
bize o gece sabaha karşı evimize geldiğimiz halde bize dediler ki ‘İfadenizin
hiç geçerliliği yok. Hiçbir şeyden davacı falan olmayın ifade vermeyin sonra
ifadeniz alınacak.’ Sonra ne aradılar ne sordular hiçbir şey yapmadılar. Bir
insan ölüyor bu zamana kadar benim evime gelip de bir gün ne polis, ne jandarma
senin de evladın mı öldü ,öldürüldü mü? Hiç mi bu kadar olmaz? 20 -25 gün sonra
adliyeye gittim. Bu ilk savcı ismini de verebilirim Hasan Aykaç. Bizi
savcılıktan kovdu. ‘Biz bir şey diyemeyiz %100 intihar’. Diyoruz ki bize bir
ümit ver, ‘Ümitte veremem, intihar’ diyip bizi kovdu.


OĞLUMUN POĞAÇASI ÖLÜMÜNDEN BERİ BOLZULMADI,



Olaydan sonra dediler ki
ASELSAN’da size yaptıkları eserleri göstereceğiz. Bölümüne girdik, birkaç
yaptıklarını gösterdiler. ‘Özel eşyalarını almaya geldik’ dedik, ‘Özel
eşyalarını bir gün önce eşi aldı, gitti’ dediler. Bir iş önlüğü ve bir de o gün
yiyeceği şu poğaça. Şu poğaça on senedir böyle duruyor, hiçbir zerre gelmeden.
Bu bir ibreti alem.


OĞLUMUN MİLLİ TANK PROJESİ VARDI


Her
şeyi kaybettirdiler. 3 tane başmüfettişler görevlendirdi. Öyle raporlar
hazırlamış ki ASELSAN hiçbir projede olmadığını beyan etmiş. Bu çocuk ne yaptı?
Milli tank projesinin sunumunu yapacağı gün kaybedildi. Bize işyerinden
arkadaşları bildirdi. Hatta Cuma günüydü ben camiye gidecektim, işyerinden
arıyorlar işe gelmediğini söylediler, evinde de yok. Evine vardığımızda eşi
ağzından kaçırdı ‘Benim kocamı kaçırdılar’, belki gece kaçırdılar benim
çocuğumu. Evinden 50 km ilerde dağın başında, bir tarlada bulduk. İki gün sonra
çürümüş bir şekilde bulduk, belki işkence de yaptılar, onu da bilmiyorum.


GECE DÜRBÜNÜ ÜZERİNE ÇALIŞIYORDU


Bir
gün geldi eve elinde aletlerle, dedim oğlum bu ne? Söylemek istemedi. Bu dedi
gece görüş dürbünü, bir baktım gece saat 23’dü inanır mısın karşı dağlar
gözünün önünde. Böyle bir geliştirme yapmış. Ne yapacaksın bunu oğlum dedim ‘
Baba yarın Genelkurmay Başkanı ile randevum var, oraya gideceğim, tanıtacağım,
sunum yapacağım’ dedi. Tanıtımını, sunumunu yapmış geldi. Genelkurmay Başkanı ‘
Senin gibi insanlara Türkiye’nin çok ihtiyacı var’ diyip, beni tebrik etti
alnımdan öptü’ dedi.


DOSYASINI İNTİHAR DİYE KAPATTILAR


Bu
insanın yaptığı benim bildiğim proje beş tane. Her gece mesaiye kalırdı. Hasta
yaptılar, GATA’da yatırdılar, tedavi gördürdüler, doktor buldular, doktora
gittim ben. Bir rapor vermiş, içinden çıkılmayacak şekilde bir rapor vermiş
benim duyduğuma göre. Hasta raporları vermiş, ‘Depresyonda, intihar etti,
öldü…’. İlk günden beri intihar diye kapatmaya uğraştılar bunu. Kapatamadılar
da. Hayat dolu bir çocuktu, karıncayı incitmeyen biriydi. Şu intihar mektubu
yazılmış, insan hayatını böyle yazamaz! Benim çocuğum öldürüldü. İntihar demeleri
beni öldürüyor. Her ay adliyedeyim, ne adalet buldum, hiçbir şey bulamadım.
Allah’a havale ediyorum hepsini. Sabahlara kadar uyku uyumuyorum. Gözümün
önünden gitmiyor.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet