“Orduevi bahçesinde
korkmadan Zaman okuyan subay” hayâli kuran ROK, meğer Gülenizmi devirmiş

Sabah
yazarı Rasim Ozan Kütahyalı, bugünki yazısına, “Biz bu ülkenin ikinci
devrimcileri 2010’lu yıllarda Erdoğan’ın liderliğinde önce Kemalizmi sonra
Gülenizmi devirdik.” cümlesiyle başladı.

Kütahyalı’nın
Gülenizmin devrilmesindeki katkılarını tekrar hatırlatmak istedik. Buyurun
okuyun:

“Fethullah Gülen’e ve
Gülen’in öncülük ettiği harekete dair görüşünüz ne olursa olsun, bu hareketten
ve Gülen’den ne kadar nefret ederseniz edin, Gülen’in bu ülkede on milyonlarca
insan tarafından sevilen ve hürmet gören bir insan olduğu gerçeği değişmiyor.
Gülen hareketinin fiili mensupları dışında da Türkiye dindarları arasında
Fethullah Gülen’e hürmet etmeyen, Gülen’den hoşlanmayan insan sayısı istisnai
rakamlara tekabül eder. Genelkurmay bu gerçekle yüzleşmek zorundadır. Gülen
hareketine düşman olmak demek, bu milyonlarca insanı karşısına almak demektir.”
(22 Nisan 2009)

“Genelkurmay’ın Gülen
hareketine yönelik bu düşmanca tavrını hiçbir vicdan sahibi onaylayamaz.
Genelkurmay karargâhının kimi toplumsal kesimlere kimi sivil örgütlenmelere bu
şekilde düşman olma hakkı yoktur, olamaz. Bu hem hukuken hem de ahlâken
kabullenilemez bir durumdur.” Başbuğ’un son konuşmasında bir sürü şey muğlaktı
ama tek şey netti… Başbuğ yönetimindeki Türk genelkurmayının şu an başlıca
hedefi Gülen hareketinin nüfuz alanının daraltılması ve faaliyetlerinin
olabildiğince iğdiş edilmesidir. Bu zihniyeti paylaşan birçok yayın organı da
Gülen hareketine ilişkin maksatlı, dezenformatif ve bel altı vuran yayınlar
yapıyor. Adeta Gülen hareketinin dağıtılmasına ilişkin bir operasyonel zemin
hazırlıyor bu yayın organları.” (18 Nisan 2009)

“Defalarca yazdım yine
yazıyorum… Türk ordusunun, Türk devletinin şehitlik tabiri üzerinden yaptığı
şey ahlaksızca bir din istismarıdır.” (29 Ağustos 2009)

“Türk ordusunun bir
subayı orduevi bahçesinde Fethullah Gülen’in eserlerinden birini okuyabilecek,
Zaman gazetesinin sayfalarını ‘atılma korkusu hissetmeden’ çevirebilecek.”

…..

Hepimiz bu milletin ferdiyiz,
hepimiz eşit sahibiz. Fethullah Gülen’e de Gülen hareketi mensuplarına da
sistemin tüm mağdurlarına da yapılanlar yeni Türkiye’de cezasız kalmayacaktır.
Fakat 28 Şubatçıların aynı ahlak ve hukuk dışı yöntemleriyle, aynı fişleme ve
psikolojik harp mantığıyla demokrasi ve adalet mücadelesi olmaz. Bu ahlaki
değildir. İslami hiç değildir. Ayrıca belaltı vuruşlar her zaman karşı tarafın
eline koz verir. Bu ülkenin vicdan sahiplerinin son derece meşru ve haklı
mücadelesine gölge düşürür.


















Yeni Türkiye en zalimlere
dahi adaletle yaklaşılan bir Türkiye olacak. Öyle olmak zorunda.” (24 Şubat
2010-Taraf)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet