“Farkındalık”, henüz iş işten geçmemişse
anlamlıdır!

Bir
şeyi kabul ettirmenin en akıllıca yolu, söylenilmek istenileni kendi
hasmına söyletebilmektir.

Bunu
yaparken de amaçlanan, görüşü hasmın kendi görüşü haline getirmek hünerini
gösterebilmektir.

Kısaca,
sonuca ulaşıldığında hasım, neyi kabul ettiğinin farkına  bile
varmamalıdır.

Hikâyeye göre, bir Alman, bir İtalyan, bir Fransız ve bir İngiliz, 
aralarında köpeğe hardal yedirmek konusunda iddiaya tutuşurlar.

Alman önceliği alır, hardalı  topak yapar ve köpeğin ensesinden 
tutarak zorla ağzına tıkar. 

Hayvanın ağzı yandığı için hardalı yemez ve çıkarır.

İtalyan hemen atılır, “öyle olmaz” der ve hardalı makarna
şeklinde ufak parçalar halinde bölerek köpeğe
yedirmeye çalışırsa da, hayvanın ağzı yine yandığından, o da başaramaz.

Fransız da, konuya kendi açısından yaklaşarak, hardalı önce sulandırıp, sos
olarak köpeğe yedirmek için uğraşırsa da, bu uygulama ile de bir
sonuç alamaz…

Sıra İngiliz’e geldiğinde, İngiliz önce köpeği okşayarak yanına çeker,
sırtını sıvazlar, sonra da hardalı topak yaparak  hayvanın
poposuna yapıştırır! 

Köpek, ardı yandıkça başlar hardalı  yalamaya… Kısaca,
canı yandıkça yalar, yandıkça yalar ve sonuçta yalaya  yalaya hardalı
bitirir.












































Bazı ülkeler, hedef
ülkeleri istedikleri çizgide tutabilmek için, onlara hardalı öyle yedirirler ki, o
 ülkeler, neyi, nasıl yediklerinin farkına vardıklarında iş işten
çoktaaan geçmiş olur…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet