İSTİHBARAT SERVİSLERİ (ASKERİ – SİVİL) & DERİN DEVLET & İSTİHBARAT KONULARI & MİT – MEH & MAH VE TEŞKİLAT-I MAHSUSA

RAHMİ
TURAN : Milli İstihbarat şehitlerine saygı


17 Mart 2020


MİT (Milli İstihbarat Teşkilatı) elemanları, ülke
savunmasında istihbarat bilgileri toplamak için yurt dışında hayatlarını
tehlikeye atıyor, bazıları şehit oluyor.


Bu uğurdaki
çabalar şükranla anılır, hiçbiri ödenemez.


Ancak, MİT mensuplarının,
ölümlerinden sonra bile isimlerinin açıklanmaması ve sanki hiç var olmamışçasına
üzerlerinin örtülmesi, o kahramanlara haksızlık değil midir?


Toplumda şimdi bu
tartışılıyor.


Gizli
operasyonlarda yer almış yiğit insanlarımızın görev süresince güvenlikleri
nedeniyle kimliklerinin gizli kalması çok önemlidir. Fakat “yüce ve
milli bir görev yapan”
o kahramanlara ölümlerinden sonra, hak
ettikleri saygıyı esirgememek gerekmez mi?


★★★


Gazeteci Fatih
Ametoğlu’
ndan bir mektup aldım. Libya‘da şehit
düşen MİT
elemanının kimliğini açıkladığı iddiasıyla Odatv‘nin
kapatılması olayını şöyle eleştiriyor:


“MİT mensuplarının cenaze töreninin haberleştirilmesinin ardından Odatv’ye
yönelik operasyonun yankıları hâlâ devam ediyor.


Haber nedeniyle ‘erişim
engellemesi’
getirilerek Odatv‘nin kapatılmasının yanı sıra, Odatv Genel
Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan, Haber Müdürü Barış
Terkoğlu
ve muhabir Hülya Kılınç tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.


Odatv’den bir hafta önce söz konusu şehit MİT
mensubunun ismi Meclis‘te İYİ Parti milletvekili Ümit Özdağ
tarafından açıklanmıştı. Odatv ise haberi, şehidimizin soy ismini kapatarak
okuyucularına aktarmıştı. Ayrıca şehidin fotoğrafları da sosyal medyada
defalarca paylaşılmışken yalnızca Odatv‘ye kapatma, gazetecilere tutuklama kararı
hukukla bağdaşmamış, bu nedenle kamuoyunda tepkilere yol açmıştır.


Birçok internet
sitesi, PKK‘nın
yürütme konseyi olarak bilinen KCK‘nın, MİT mensuplarının isimlerinin açıkça yer aldığı
açıklamasını haber yaptı ama o sitelere herhangi bir yaptırım uygulanmadı.
Kamuoyu, MİT
şehidinin soy ismini dahi açıklamayan Odatv’ye operasyon yapılmasının amacının “Odatv’yi
yaptığı muhalefet nedeniyle susturmak”
olduğu görüşünde
birleşiyor.”


Ahlâk
ve ahlâksızlık!


Show TV ana haber sunucusu Ece Üner,
tutucuların saldırılarına hedef oldu. Bu devirde doğru sözler nedense
bazılarına diken
gibi
batıyor!


Ece Üner’in yalnızca fırsatçılar için söylediği sözleri
kim anlamaz ya da anlamak istenmez? Aklı başında olan hangi insan buna itiraz
edebilir?


Okuyun ve
kararınızı siz verin:


“Şimdi namuslu esnafa hiçbir lâfımız, sözümüz yok ama virüs mü,
fırsatçılar mı daha hızlı yayılıyor, bilemedik! Korona geliyor, maske fiyatı
beş katına çıkıyor. Dezenfektan bilmem kaç katına çıkıyor. Makarna üç katı
fiyatına satılıyor. Deprem oluyor, ev sahipleri kirayı üç katına çıkarıyor.
Ramazan oluyor, yiyeceğe zam geliyor.


Sorsan hepimiz Müslümanız ama gel gör ki, namaz 5 vakit, ahlâk 24
saat farz. İhbar edin. İhbar edin, bu bizim vatandaşlık sorumluluğumuz aynı
zamanda…”


Ece Üner’in bu
sözlerinde alınacak, darılacak bir şey var mı? Bazılarına göre varmış! Ne
yapalım? Memleketin hali bu işte!


TEBESSÜM


Kadın
korkusu!


Komiser,
yakalanıp karakola getirilen adama, kaşlarını çatarak sorar:


“Gece yarısı bu kadının evine neden girdin?”


“Çok sarhoştum komiser bey, orayı kendi evim sandım.”


“Öyleyse, kadını görünce neden arkana bakmadan kaçtın?”


“Eve çok geç kalmıştım. Neredeyse sabah olacaktı. Karım uyanmasın
diye ayaklarımın ucuna basarak yürüyordum. Aniden onu karşımda görünce karım
sandım vallahi! Karımın eli çok ağırdır hâkim bey!”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir