Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Kuzey Irakta MİT mensuplarının kaçırılması Hakan
Fidan’ı istifa ettirir mi ?

Perşembenin gelişi
çarşambadan bellidir.

Süleymaniye
yakınlarında üst düzey(?)

iki
MİT mensubunun tuzağa düşürülmesinden önce bazı Türk şirketlerine yönelik
tedhiş ve kaçırma eylemleri yaşanmıştı.

MİT’in
sahadaki elamanlarının bu tür gelişmelerden haberdar olmaması ve etkilerini
analiz edememesi söz konusu bile olamaz.

Çünkü
Kuzey Irak’ta Türkiye’nin mevcudiyetine karşı provokativ saldırılar olabileceği
öngörülüyordu. Nitekim 31 Temmuz 2017’de; “Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetiminin
referandum kararıyla ortalık allak bullak.

Bir
tarafta Sykes-Picot’un bekçiliğine soyunan İran diğer tarafta bu bekçiliği
üstlenmeyeceğini bir önceki başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ağzından deklare eden
ama Irak’ın toprak bütünlüğünden yana olduğunu her fırsatta açıklayan buna
rağmen Barzani’nin Türkiye temasları sırasında havaalanında Barzani’nin başkanı
olduğu bölgesel Kürt yönetiminin flamasını dalgalandıran Türkiye var. Kuzey
Irak’ta Türk şirketlerinin varlığından rahatsız olan bazı siyasi parti
örgütlerinin Türkiye’yi provoke etmeye yönelik eylemleri dikkat çekiyor.

Örneğin
Türkiye’nin bölgede iş yapan önemli inşaat firmalarından Ekinciler İnşaat Genel
Müdürü Cuma Ekinci’nin fidye için, Süleymaniye’de, KYB politbüro üyesi Ata
Serawi tarafından silah zoruyla alıkonulması gibi.

Allahtan
Türkiye’nin Erbil Başkonsolosluğunun haberi oluyor da Ekinci kurtarılıyor.”
bilgisini ilk elden sizlerle paylaşmıştım.

(1)
Bu olay sıcaklığını korurken, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu iki
istihbarat ajanı Süleymaniye’nin Kuzeybatısında PKK tarafından kaçırıldı.

MİT
mensubu iki istihbarat ajanı, Süleymaniye Uluslararası Havaalanı’na üç kez
geldiler ve Süleymaniye’de bir otelde kaldılar.

Süleymaniye’nin
Dukan bölgesine geçtikleri sırada ise PKK tarafından kaçırıldılar.

Yerel
kaynakların aktardığı bilgilere göre, iki istihbarat ajanının amacı PKK’nin üst
düzey yetkililerine suikast düzenlemekti.

Kaçırılan
istihbarat ajanlarının PKK tarafından Kandil’e götürüldüğü de gelen bilgiler
arasında.

İki
MİT ajanının PKK tarafından kaçırılmasının ardından Ankara’nın, Kürdistan
Yurtseverler Birliği (KYB) ile temas ettiği ve PKK tarafından kaçırılan
istihbarat ajanlarının geri iadesinin istediği belirtildi.

Ancak
iade talebinin gerçekleşmemesi üzerine KYB’nin Ankara’da bulunan ofisi
kapatılmış, KYB Ankara temsilcisi Bahroz Galali ailesiyle beraber geri
gönderilmişti.

(2)
Aslında bu süreçte yaşananlar tam bir ‘persona non grata’ durumu.

Latince
‘istenmeyen kişi’ anlamına gelen ‘persona non grata’ terimi, devletlerarası
hukukta, egemenliği altında bulunulan devletin, ülkesinde istemediği bir kişiyi
ilân ederek ülke sınırları dışına çıkarma kararını ifade ediyor.

Başkent
Ankara’daki KYB ofisinin aniden kapatılmasıyla ilgili değerlendirmelerde “MİT
mensuplarının PKK tarafından KYB’nin sorumluluk alanı olan Süleymaniye’de
kaçırılmış olması sonucunda Türkiye’nin faturayı KYB’ye kestiği” yorumları ağır
basıyor.

(3)
KYB referandum konusunda Barzani’nin partisi KDP kadar istekli değil.

Bu
nedenle Barzani politikalarının geleneksel destekçisi Türkiye’nin; kaçırılan
MİT çalışanlarının iadesinde işbirliğine yanaşmayan veya yetersiz kalan KYB
Ankara ofisini kapatmasını, Barzani’nin elinin güçlendirilmesi olarak okumanın
daha doğru olduğu kanaatindeyim.

Bunun
anlamı Türkiye Kuzey Irak’ta sadece Barzani’nin partisini muhatap kabul ediyor
demektir.

Barzani’nin
istihbarat örgütü Kürdistan Bölgesi Güvenlik Ajansı (Parastin) yetkilileri
olayın farkında olmalılar ki Süleymaniye’de PKK üyelerine yapacağı operasyondan
haberdar olmadıklarını, Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (YNK) olaydan
haberdar olduğunu ve koordineli hareket içinde olduklarını belirtmişlerdi.

(4)
Bunun tersinden çapraz anlamı ise önümüzdeki süreçte Kuzey Irak’ta iki
başlılığın ortadan kalkacağı ve Erbil’in tek yönetim merkezi konumuna
kavuşturulacağı olabilir mi?

İki
MİT yöneticisinin PKK tarafından alıkonulduğu bilgisini ilk olarak Talabani liderliğindeki
Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Sözcüsü Sedi Ahmet Pire paylaşmıştı.

Bence
bu olayın perde arkasında ve hatta KYP Ankara ofisinin kapatılmasında işte bu
ifşaat var.

(KYB)
Sözcüsü Sedi Ahmet Pire, muhtemelen CIA kaynaklarının kendisi ulaştırdığı İki
üst düzey MİT yetkilisinin Süleymaniye’de Kandil ile temas ettiği bilgisini
deşifre etmekle görevlendirilmişti.

Nitekim
MİT’çilerin eylem planını ve yerinin PKKlılara bildirilmesinde Talabani’nin
partisinden şüpheleniliyor.

(5)
Ankara ise bu girişiminin deşifre olmasından duyduğu
rahatsızlığını/kızgınlığını KYP Ankara Temsilciliğini kapatarak misillemede
bulundu.

Sıkı
durun bomba soru şu;

MİT
mensupları kaçırıldı mı?

Alıkonuldu
mu?

Temaslarda
bulunmakla mı görevliler?

Yoksa
Türkiye’deki iç siyaseti dizayn etmek isteyen güç odaklarının Kuzey Irak
üzerinden manipülasyonu mu?

Çünkü
Kuzey Irak’taki KDP ve KYP kaynakları ve bunlara yakın medya organları Mit
çalışanları için kaçırıldıkları ifadesini tercih ederken olayın gerçek faili
PKK kaynaklarının MİT mensuplarının alıkonulduğunu özellikle vurgulayarak
belirttiklerine göre bunun bir kaçırma olayı değil görüşme sonrası hareket
özgürlerinin kısıtlanması olduğu söylenebilir.

Ayrıca
KYP Ankara ofisinin kapatılması, PKK’nın kaçırma eylemine misillemeyse neden bu
olayı ilk elden PKK açıklamadı da KYP açıkladı? sorusunun cevabı da önemli.

Bir
diğer soru da şu; Kuzey Irak’ta bulundukları kesinleşen iki MİT mensubunun
statüsü nedir?

Sıradan
istihbarat görevlisi mi yoksa üst düzey yetkili mi?

Üst
düzey iki yetkilinin iddia edilen suikast eylemi için sahaya inmesi mantıklı
değil.

Ankara’nın
Kuzey Irak’ta özellikle Kandil’de temas aradığı söylenebilir.

Nitekim
PKK kaynakları bu girişim açığa çıktıktan sonra kaçırılma değil alıkonulma ifadesini
kullandı.

Konuyla
ilgili açıklamada bulunan KCK Genel Başkanlık Konseyi üyesi Diyar Xerîb, MİT’in
bazı elemanlarının kendileri tarafından alıkonulduğunu doğruladı.

Bu
kaçırılma veya alıkonulma olayını daha da ilginç kılan KCK yürütme konseyi
eşbaşkanı Cemil Bayık’ın, “Erdoğan-Bahçeli, MİT ve özel harp dairesi eliyle
yönetimimize yönelik bir takım eylemler geliştirmek istiyor.

Kaçırmadır,
suikasttır kısaca yönetimini imha ederek hareketi tasfiye etmek ve Kürt
soykırımını gerçekleştirmek istiyor, kaderini de buna bağlamış.” sözleri. Bayık
olayı doğruluyor ama özellikle mit mensuplarının kendileriyle temasını açığa
çıkaran Kürdistan Yurtsever Partisini bu konuda MİT ile işbirliği yapmakla
suçluyor.

PKK
kanadına göre olay büyük bir komploydu ve amacı KYB bölgesinde böyle bir
suikast yaptırarak KYB ile PKK’yı yani Kürt güçlerini birbirine düşürmekti.

(6)
İki MİT çalışanı ortada yok.

MİT
mensuplarının Süleymaniye yakınlarında Dukan Gölü civarında kaybolmasına
karşılık kendi sorumluluk bölgelerinde Türk görevlilerin güvenliğini
sağlayamadığı gerekçesiyle KYP Ankara bürosu kapatıldı.

Olay
bu!

Ancak
bunun bir darbe girişimi olduğunu da iddia edenler var.

Aziz
Nesin’in oğlu Ahmet Nesin kaçırılan MİT mensupları olayının Erdoğan’ın darbe
girişimi olduğunu iddia ediyor.

Gerekçesi
de; şu anda yapılan hiçbir ankette ve hiçbir seçimde Erdoğan’ın kazandığı
sonuçların çıkmadığı, Erdoğan’ın bu olayı kendisi açısından tek çıkış yolu
olarak gördüğünü söylüyor.

O
nedenle Erdoğan’ın derdinin seçim yaptırmak değil, seçim yaptırmamak olduğunu
belirtiyor.

(7)
Açıkça söylemek gerekirse benim için makul ve mantıklı bir gerekçe değil ve
hakikatten uzak deli saçması.

MİT
çalışanlarının kaybolmasıyla ilgili bir başka iddia ise bu olayın mevcut MİT
Müsteşarının istifasını zorlamaya yönelik olduğu.

Bu
iddiayı ortaya atanlar; Bayık ve diğer üst kadro yöneticilerinin Süleymaniye’ye
zaman zaman geldiklerinin de sır olmadığını, MİT’in Süleymaniye’de PKK’nın
hareketlerini zaten izlediğini bu nedenle her zaman Süleymaniye’de MİT
görevlilerinin bulunduğunu söylüyor.

Süleymaniye’de
ortadan kaybolan MİT yetkilileriyle ilgili sürecin bölgede diplomatik
temsilciliği bulunan Avrupalı ülkelerince yakından takip edildiği biliniyor.

İlginç
olan Batılı diplomatik kaynakların olup biteni Iraklı Kürt yetkililerinden
duyduklarını ifade ederken, eğer gerçekse MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın istifaya
zorlanıp zorlanmayacağını sorgulaması.


















































































































(8)
Görüyorsunuz değil mi adamlar tekeden süt sağmanın peşinde belki de bir
bildikler var teyit etmeye çalışıyorlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış