KAYNAK : http://aktifhaber.com/gundem/ocalani-paketleyen-turkiyeden-basina-cuval-gecirilen-mite-h110271.html

HABER BAŞLIĞI : Öcalan’ı
paketleyen Türkiye’den başına çuval geçirilen MİT’e

ÖCALAN’I PAKETLEYEN TÜRKİYE’DEN, BAŞINA ÇUVAL GEÇİRİLEN
MİT’E…

PKK, 4 Ağustos’ta Kuzey Irak’ta kaçırdığı üst düzey iki
MİT görevlisi ile ilgili önce fotoğraf ve bilgileri, dün ise operasyon (!)
görüntülerini yayınladı. Tek kelime ile Cumhuriyet tarihinin ve bir istihbarat
teşkilatının en büyük skandalı. Abdullah Öcalan’ı paketleyen Türkiye’den,
MİT’te PKK masasına bakan iki önemli ismi PKK’ya paketleten Türkiye’ye.

İki MİT görevlisinin can güvenliği elbette esas. İlk
zamanların sessizliği belki makuldü. Ancak KCK kaynaklarının ortaya attığı
iddialar karşısında iktidar medyası ve güdümlü medyanın olaya tek satır yer
vermemesi, hamlenin ve korkuların da büyüklüğünü gösteriyor. Belli ki ortada
bir yasak var. Alo Fatih’ler devreye girmiş. Herkes el frenini çekmiş. PKK,
kendisiyle mücadelede Türkiye Cumhuriyeti’ne 30 yılın en büyük karşı hamlesini
yapmış. AKP hükümeti, MİT Müsteşarlığı, Hakan Fidan, Tayyip Erdoğan ve
avanelerinden neredeyse tek kelime, tek satır açıklama yok.

PKK’nın 5 aydır elinde tuttuğu isimler Erhan Pekçetin ve
Aydın Günel. KCK, açıklamalarına göre Fidan’la birlikte Erdoğan’ın talimatıyla
çalışan bir ekip. Erhan Pekçetin, MİT’in Yurtiçi Etnik Bölücü Faaliyetler
Başkanı. PKK masasının ta kendisi yani. Aydın Günel ise MİT insan kaynakları
yöneticisi.

‘CEMİL BAYIK VE PKK’YI AVLAMAYA GELDİLER!’

Dün ANF tarafından yayınlanan görüntülere göre, yüzü
maskeli elinde susturucu silahlar bulunan 4 kişi, kamera çekimi eşliğinde iki
MİT’çiyi ve konuştukları bir ismi derdest ediyor. PKK, kanallarında duyurulan
bilgilere göre iki MİT’çi Ağustos’ta Cemil Bayık’ın da aralarında yer aldığı
PKK yöneticilerine  suikast yapmak için
bölgeye gitmişler. Ellerinde diplomatik pasaportlarla bölgede bir kedi-fare
oyunu ile yakalanıyorlar. PKK’ya yönelik hamle yapacaklarken, kendileri
yakalanıyor.  (Daha önce Cizre’de 2 MİT
yöneticisi daha kaçırılmıştı)

EL KAİDE, CIA YÖNETİCİLERİNİ KAÇIRSA NE OLURDU?

PKK’nın kaçırdığı askerler, kaymakamlar, öğretmenler
düşünüldüğünde bu kaçırmalar ve arka plandaki pazarlıklara bakıldığında olayı
önemsememek büyük hata. Fotoğrafı netleştirmek için hatırlatalım, geçen sene
IŞİD’in Fırat Kalkanı operasyonun bahane ederek kaçırdığı ve vahşice yakarak
şehit ettiği 2 Türk askerine dair Erdoğan ve ekibi, AKP, TSK, MİT kılını
kıpırdatmadı. PKK’nın kaçırdığı MİTçiler konusunda da aynı sessizliği tercih
etmeleri, acziyetin katmerlisi. Şöyle düşünün El Kaide, CIA’in en önemli
masasının iki şefini, Kaide masası birim sorumlularını kaçırıyor ve aylardır
ellerinde. Amerika’da yer yerinden oynar bu haber üzerine.

PARİS SUİKASTININ FAİLLERİNİ BİLİYOR

ANF merkezli haberlerdeki bilgiye göre PKK iki MİT’çiye
karşı operasyonun adını, ‘ŞEHİT SAKİNE CANSIZ DEVRİMCİ OPERASYONU’ koymuş. 9
Ocak 2013’te Paris’te bir suikastta öldürülen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve
Leyla Söylemez’in ölümleriyle ilgili ortaya çıkan yepyeni bilgi ve iddialar
var. KCK açıklamalarındaki iddiaya göre, İmralı görüşmelerine devlet heyeti
adına Abdullah Öcalan ile Tayyip Erdoğan’ı görevlendirdiği MİT arasındaki
görüşmelere katılan Sabahattin Asal cinayetin planlayıcısı.  KCK açıklamasında, “İmralı görüşmelerine
devlet heyeti adına Muhammed Dervişoğlu’yla birlikte katılan Sabahattin Asal’ın
bir MİT yöneticisi olarak 9 Ocak 2013’te gerçekleşen Paris Katliamı’nın planlayıcısı
olması, AKP iktidarının ve MİT’in komplocu karakterinin kanıtı olmaktadır. Şu
bir daha görülmüştür ki, Türk devleti ve onun kirli işlerini yapan MİT için
Kürtleri yok etmede her yol mubahtır. Yine bu operasyonda ele geçen bilgiler ve
belgeler ortaya koymaktadır ki, Suriye’deki yıkımın gerçekleşmesinde en büyük
payı Tayyip Erdoğan yönetimindeki AKP iktidarı oynamıştır” deniyor. Yani,
cinayetin talimatını Erdoğan verdi, barış masasında gözüken Asal, suikasti
organize etti.

FRANSIZ HAKİMİN TESPİTİNE GELİNDİ

Bu noktada parantezi genişletmek gerekiyor. Paris’teki
sorgu hâkimi Jeanne Duye’nin konuyu soruştururken en son noktada söylediği
sözler, Avrupa’nın en büyük başkentlerinden birinde gerçekleşen siyasi
suikastın yönünü ta o günlerde göstermişti. Gazeteci Yazar Ali Yurttagül’ün ince
işçilikle ortaya çıkarttığı yargıç Duye’nin ifadesi aynen şöyleydi: “Her
hâlükârda soruşturma, suikastın ne adi suç ne aşk ilişkisi ne de bir iç
hesaplaşma saikiyle işlenmediğini gösterdi. Aksine Güney’in, MİT başta olmak
üzere Türk istihbarat birimleriyle ilişkileri, suikastın bu ilişki ağı
çerçevesinde işlenmiş olabileceğini gösteriyor. Fakat MİT ajanlarının bu
suikasta üstlerinin emriyle mi yoksa barış sürecini zedelemek amacıyla kendi
iradeleriyle mi katıldığı tespit edilemiyor.”

Sadece yargıçlar değil, Fransa devleti, hükümet ve
muhalefeti ile siyasilerin çok yakından takip ettiği bir dosya idi Paris
suikastı. PKK’nın tabiri caiz ise Fransa’nın da yakından takip ettiği davadaki
bilgileri ve failleri adeta adım adım takip edip karşı istihbarat operasyonuna
çevirmiş.

PARİS CİNAYETİ DOSYASI NEREYE UZANIR?

Sakine Cansız, silahlı mücadelede Öcalan ne ise PKK’lı
kadınlar ve örgüt için o idi. MİT’çileri paketleme operasyonun isminin Sakine
Cansız olarak lanse edilmesi bu açıdan da manidar. Sakine Cansız dışındaki
diğer iki isim de örgüt açısından kritik önemdeydi kuşkusuz. Ancak son KCK
açıklamaları Paris cinayetlerinin perde arkasına dair bir başka yeni ve kritik
bilgiyi daha barındırıyor. Paris, cinayetinin Erdoğan ve Fidan’ın talimatıyla
işlenmiş olması. Cansız ve iki ismin uğradığı Paris suikastına doğrudan atıf ve
yeni bilgiler var. İki ismin bu suikasta dair de kritik bilgiler paylaştıkları
iddia ediliyor. Fransa’daki yargılamanın konularından biri artık MİT olacak,
belki de iş Erdoğan ve Fidan’lara kadar uzanacak.

SAKİNE CANSIZ, SİLAHLI MÜCADELENİN BAYAN ÖCALAN’I GİBİYDİ

Sakine Cansız, silahlı mücadelenin Bayan Öcalan’ı gibiydi.
PKK’yı ve Paris’i şok eden suikastta ölmelerini, örgüt aynen şöyle
yorumlamıştı, ‘Barış masasındayız, ama PKK yöneticilerini tek tek öldürüp
temizleyebiliriz’. Çözemedikleri şey masada olanların aynı anda cinayet
talimatı vermeleriydi belki de. Onu da iki MİT’çinin kaçırılmasından sonra yeni
bilgi, belge ve itiraflarla çözdüklerini iddia ediyorlar şimdi.

PKK , MİT’İN KRİTİK BİLGİLERİNİ ELE Mİ GEÇİRDİ?

Ağustos ayından beri PKK’nın elinde tutulan MİT’çileri
devlet  (!) geri almak istemiş, ama
alamamış. İki üç ay önce verilen haberlerde bu ayrıntı var. PKK-MİT-Erdoğan
arasında bu kaçırma-kaçırılma hadisesi yeni bir pazarlığın ve sürecin ön
hazırlığı mı bilmiyoruz. Ancak açık kaynak bilgileri Türkiye Cumhuriyeti
tarihinde ilk kez iki üst düzey MİT yöneticisinin PKK’nın esiri  olduğunu, çokça bilginin deşifre olduğunu
gösteriyor. MİT’çiler ile ilgili pazarlıklar sonuç vermemiş olmalı ki, iş medya
üzerinden sürüyor. Herkesin gözü kulağı, ANF, KCK-PKK açıklamalarında. PKK’nın
MİT elemanlarını alırken, ‘film gibi operasyon yaptık’ açıklamalarının
arasında  bir başka ayrıntı ise
MİT’çilerin başına çuval geçirilmesi.

MİT YÖNETİCİLERİ VE GİZLİ SORGU EVLERİNE KADAR BİLİYORUZ!

KCK, MİT hakkında çok önemli bilgiler elde edildiğini ,
çok sayıda MİT yöneticisi, çalışanı hakkında bilgi ve belgelere sahip
olduklarını da açıkladı. ANF’ye verilen açıklamada, “Ağustos 2017’de başlayan
bu operasyon kapsamında MİT’in kurumsal yapısı, örgütlenmesi, mensupları,
merkezleri, ikametgahları, içte-dıştaki ağları, devletlere-örgütlere sızdırdığı
elemanlar büyük oranda deşifre edilmiştir. Paris katliamı, Rojava’daki
suikastlar gibi birçok eylem ve yasadışı gizli sorgu evleri de ayrıntılarıyla
öğrenilmiştir. Ayrıca başta Bakurê Kürdistan ve Türkiye olmak üzere Avrupa,
Rojava, Başurê Kürdistan alanlarındaki MİT üyeleri ile bunlara bağlı ajanları,
yerel haber elemanlarının kimlikleri açığa çıkarılmıştır. Bu ajanların ve bağlı
elemanların önemli bir kısmı özel operasyonlarla tutuklanmışlardır. Birçok
alanda MİT’in örgütlenme ağına ölümcül darbeler vurulmuştur. Her tutuklanmada
açığa çıkan yeni bilgi-belgelerle operasyon genişlemiş ve hem Türkiye içinde hem
de dışında MİT çalışmaları pratik olarak felç edilmiştir” deniyor.

Çuval iki MİT’çinin başına geçirilmekle kalmamış yani,
Milli İstihbarat Teşkilatı’nın kriptoları ve röntgeni PKK’nın elinde.

MİT’çilere dair tek satır açıklama yapmayan, medyaya susun
talimatını veren Erdoğan ise MİT’çilerin başına çuval geçirme görüntülerinin
yayınlandığı saatlerde Fransa’da, KCK’nın tabiriyle suikast talimatını verdiği
PKK’ların infaz edildiği yerden 5-10 kilometre ötede Füze Savunma Anlaşması
imzalıyordu. Gazeteci, siyasetçileri güdümlü yargısı eliyle tutuklatan, ABD,
Fransa, Almanya’ya karşı rehine pazarlığı ile siyaset sürdüren Erdoğan’a
tarihte alnında hiç silinmeyecek bir kara leke olarak PKK tarafından ders
verilmiş; adam öyle değil, böyle kaçırılır, diyorlar. Çıt yok Reis’ten. Reis
diye diktatörün ardından giden Türkiye’den.


















































KCK’nın medyaya servis ettiği haber ve görüntülere göre
MİT’çiler daha çok konuşulacak.