FETÖ’nün karakutusunun
hikayesi

Adı 17-25 Aralık
yargı darbesi girişimi ile de ilişkilendirilen Altaylı’nın tutuklanması sadece
FETÖ ile mücadele açısından değil, yakın tarihin karanlık bir çok sırrının
ortaya çıkması açısından da büyük önem taşıyor

Hain darbe girişiminin ardından 17-25 Aralık sürecinin kilit
isimlerinden birini yurtdışına kaçırma girişiminde bulunduğu gerekçesiyle
Antalya’nın Manavgat ilçesinde gözaltına alınan CIA bağlantılı eski MİT’çi
Enver Altaylı, soruşturma için getirildiği Ankara’da 27 Ağustos 2017 tarihinde
tutuklandı.


Teröristbaşı Fetullah Gülen ile bağlantıları hatta Gülen’e yazdığı mektuplar
ortaya çıkan Altaylı için örgütün ‘karakutusu ifadesi’ kullanılıyor. Özellikle
Orta Asya kökenli olması ve örgütün bu bölgelerde yayılmasına büyük katkı
sağladığı bilinen Altaylı’nın CIA ve ‘FETÖ’nün direktifiyle, ABD’deki Rıza
Sarraf davasında Türkiye aleyhinde ifade vermesi için eski MİT çalışanı
Denizlili Mehmet Barıner’in ABD’ye kaçırmaya çalıştığı iddia ediliyor.



ELEBAŞININ
KORUYUCULARI




Hayatı boyunca uluslararası lobiler, istihbarat servisleri ve mason çevrelerle
iç içe olan, ortaya çıkışı, bir savaş aracı haline gelmesi ise uzun yıllara
dayanan FETÖ elebaşı Gülen’in geçmişi ilginç isimleri karşımıza çıkarıyor. İşte
bu isimlerden biri de Enver Altaylı…

Ancak FETÖ-Altaylı
ilişkisini anlamlandırmak için öncelikle iki ismi bir araya getiren süreci
gözden geçirmek gerekiyor.

1960’lı yıllarda
Gülen’in ilk koruyucularından biri olarak karşımıza Kazım Gülek çıkıyor. Uzun
yıllar CHP Genel Sekreterliği ve vekilliği yapan aynı zamanda da FETÖ’nün
uluslararası ağının kurulmasına büyük katkı sağlayan Gülek, 1996’da ABD’de
öldü. Kasım Gülek’in Türkiye’deki cenaze namazını ise Gülen kıldıracaktı.

1967’de Gülek’in
referansıyla uluslararası localara kabul edilen Gülen, küresel operasyon
lobilerinin baş aktörlerinden oldu. 1970’lerde ise teröristbaşının
mihmandarlığını üstlenen yeni isim dönemin MİT Müsteşarı Fuat Doğu oldu.

Yüzbaşıyken bir Alman istihbarat subayı tarafından eğitilen Doğu’nun Gülen’le
bağlantısı karanlık bir dönemin başlangıcı oldu.

FETÖ elebaşını
keşfeden kişi olduğu iddia edilen Doğu’nun ilişki ağı ise, bir hayli ilginç
isimleri barındırıyordu.

Enver Altaylı ismi,
işte bu ilişki ağında önemli bir yer tutuyordu.

İşin CIA ayağında
Gülen’le ilişkisi süren CIA’nın İstanbul Masa Şefi Graham Fuller vardı. Bu
kadronun Türkiye’deki aktörü ise 1960-1971 arasında Ankara’da CIA’nın Ortadoğu
Direktörü olan Ruzi Nazar’dı. İşte Enver Altaylı isminin ortaya çıkışı Ruzi
Nazar’la olan bağlantısının sonucuydu…

Enver Altaylı,
Nazar’ın baba dostu ve oğlu kadar yakınıydı. O da aynı tarihlerde MİT’e girmiş
ve 1974’te ayrılmış.



KARANLIK
İLİŞKİ AĞI




Altaylı, FETÖ’nün küresel istihbarat örgütleriyle bağlantılarının açığa
çıkarılması açısından kilit bir isim. Soğuk Savaş dönemi aktörlerinden Altaylı,
sıradan biri değil. İyi eğitim almış, ABD-Almanya eksenli karanlık ilişkilerde
adı geçen ve özellikle de Türki cumhuriyetlerde etkili bir isim.

Nazar da, Altaylı da
Özbek kökenli.

Komünizmle mücadelede
uzmanlaşan bu iki istihbaratçının ilgi alanları ise Türki Cumhuriyetler ve
Türkiye.

Nazar hakkında kitap
yazan Altaylı’nın bu kitabı da CIA’ya onaylattığı biliniyor.



ALTAYLI
HAKKINDA GİZEMLİ MEKTUP




Altaylı hakkında istihbarat birimlerine ulaştırılan bir mektupta FETÖ- Altaylı
ilişkisine yönelik ilginç detaylar var. Tarih 15 Temmuz darbe girişiminden
yaklaşık bir ay sonra; yani 18 Ağustos 2016… Mektubu istihbarata yazan kişi,
Enver Altaylı ile 30 yıllık bir tanışıklıktan söz ediyor. Mektupta Altaylı’nın
FETÖ Elebaşısı Gülen’le ilişkisine dair de şunlar yer alıyor: “Enver Bey
ile son on iki yıl içinde Gülen’le ilgili çeşitli söyleşilerde bulunduk. Benim
istihbarattaki kabiliyetlerimi bildiği için birkaç kez bana örtülü tekliflerde
bulundu. ‘TSK içinde bilgilere ihtiyacımız var’ dedi.

Bunları geri çevirdim
ama 2004’te bir talebini yerine getirdim ve maddi olarak da
ödüllendirildim.”



DARBELERİN
AKTİF AKTÖRLERİNDEN BİRİ




Özellikle FETÖ’nün Özbekistan ve Kazakistan’da etkin olmasında Altaylı’nın
önemli rolü olduğu iddia ediliyor. Ama en vahim ve şaşırtıcı iddia, Altaylı’nın,
Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun öldürülmesiyle ilişkilendirilmesi…

Altaylı ve Nazar’ın,
ABD’nin, Türkiye’yi de tehdit eden Sovyetler’i çökertme stratejisinde yer
aldıkları ve Türkiye’de yaşanan darbelerin de en aktif aktörleri olduğuna
yönelik iddialar bir hayli dikkat çekici…

Onların bu
pozisyonları FETÖ’nün içeride ve dışarıda kök salmasıyla da yakından ilişkili.






































Altaylı’nın, 2013
yılında kapatılan Zaman Gazetesi’ne verdiği bir röportajda, FETÖ elebaşı için
yaptığı tespit ise ilişkinin boyutunu gözler önüne seriyor… Altaylı o
röportajda “Hocaefendi, Orta Asya’da Türk jeopolitiğinin içini dolduracak
insan” diyordu…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet