SON DAKİKA

Yurtsever ve Açık Bilgi Platformu | Özel Büro İstihbarat Grubu Özel Buro

İSTİHBARAT SERVİSLERİ (ASKERİ – SİVİL) & DERİN DEVLET & İSTİHBARAT KONULARI & MİT – MEH & MAH VE TEŞKİLAT-I MAHSUSA

MİT DOSYASI /// Eski MİT Müsteşarı Atasagun : ‘Gülen ABD’nin yeşil kuşak projesidir’

İSTİHBARAT SERVİSLERİ (ASKERİ – SİVİL) & DERİN DEVLET & İSTİHBARAT KONULARI & MİT – MEH & MAH VE TEŞKİLAT-I MAHSUSA
Bu haber 17 Şubat 2020 - 0:00 'de eklendi.
Whatsapp Paylaş Telegram Paylaş

Eski MİT Müsteşarı Atasagun :
‘Gülen ABD’nin yeşil kuşak projesidir’


CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun
FETÖ’nün siyasi ayağı ile ilgili konuşmasını dinlerken, hafızam beni ‘Ergenekon
Belgelerinde Fetullah Gülen ve Cemaat’ kitabını yazdığım 2009 yılına götürdü.


Kılıçdaroğlu konuşmasında şunu söyledi: “Bir MİT
müsteşarının, Sayın Şenkal Atasagun’un bir gazeteciye 1 Ekim 1999’da yaptığı
açıklamayı -FETÖ’yle ilgili olarak diyor ki- aynen okuyorum: ‘Milli
Eğitim’le gençliği, İçişleri’yle devlet içinde kadrolaşmayı, Adalet’le
kendilerine yönelik bir durum olursa bunu önlemeyi, Sanayi’de de parayı kontrol
etmeyi hedefliyorlar.’ Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı’nın yaptığı
açıklama. Bütün bunların sonunda devletin pek çok kademesinde yer almışlardır.
Değerli arkadaşlarım, bu 1999’da yapılan açıklamadır.”



BALBAY’IN GÜNLÜKLERİNDEN


Dinleyenler fark etmemiş olabilir;
konuşmada atıf yapılan ama adı söylenmeyen gazeteci, eski CHP milletvekili Mustafa Balbay’dır.
Ergenekon operasyonları sırasında bilgisayarından çıkan ve ‘Balbay’ın günlükleri’
diye bilinen notlarda birçok görüşmeye ilişkin anılar yer alıyordu. Bunlardan
birisi de Kılıçdaroğlu’nun
konuşmasında bahsettiği 1 Ekim 1999 tarihinde yapılan görüşmeye ilişkin
notlardır. Ben bu notlardan FETÖ örgütü ile ilgili olanları 2009 yılında yazdığım
kitabıma almıştım. O yüzden Kılıçdaroğlu’nu
dinlerken günlükten yapılan alıntının kısaltılmış olması dikkatimi çekti. Oysa Balbay’ın günlüğüne
yazdığı notun tamamı, FETÖ’nün iktidar hedefini, yöntemini çok net anlatıyordu.
En iyisi ben tamamını aktarayım.


Balbay görüşmeyi bilgisayarına “1 Ekim 1999 Cuma akşamı MİT
Müsteşarı Şenkal Atasagun ile akşam yemeği” olarak kayıt etmiş. Saat 19.20’de
MİT Müsteşarı’nın konutuna giden Balbay,
saat 21.00’e kadar Atasagun’la
eşinin de bulunduğu ortamda sohbet etmiş. Ardından MİT Müsteşar Yardımcısı Miktad Alpay ve Toplum
ve Halkla İlişkiler Müdürü ile yemek yemiş. Balbay, Atasagun ve diğer MİT yöneticileri ile
görüşmeyi konulara göre kayıt etmiş. Balbay’ın
“Fetullah Gülen-irtica” başlığı
ile günlüğüne kaydettiği 1 Ekim 1999 tarihli görüşmesinde Atasagun, FETÖ ile
ilgili şunları söylemiş:


“Bizim tespitimiz şu: Gülen grubu
bürokrasiyi kullanarak iktidara gelmek istiyor, Milli Görüşçüler sandıktan
gelmek istiyor. Böyle bir yöntem farklılıkları var. Gülenciler başta 2000
yılını, 2005 yılını hedef seçmişlerdi. Şimdi 2025 diyorlar. Milli Görüşçüler
biraz sabırsız. Bir an önce iktidara ulaşmak istiyorlar. Bu nedenle de hata
yapıyorlar. Ama en örgütlü grup bunlar, Fetullahçılar ise daha uzun vadeye
yaymış durumdalar ve bu yüzden de daha tehlikeliler. Maddi güçleri fazla. Yılda
60 trilyonluk bir parayı yönetiyorlar. Yurtdışındaki okul açma faaliyetleri çok
iyi organize ediliyor. Bizim gözlemlerimize göre bu Gülen grubunun
başarabileceği bir şey değil. Mutlaka başka bir destek söz konusu… Bazı
yerlerde bizim de yardımcı olduğumuzu söylüyorlar… Örneğin Kuzey Irak’ta,
Erbil’de ama aslı yok.


‘EN TEHLİKELİ GÜLEN’


İrticacı yayın organlarının çoğu abone
usulü dağıtılıyor, bayi satışları çok az. İBDA-C gibi silahlı mücadeleyi hedef
seçen gruplar da var. Ama bunlar o kadar tehlikeli değil. Biz Gülen olayını
aynen size aktardığımız gibi Başbakan’a da söylüyoruz. Bizi dikkatle dinliyor.
Ötesi bizim işimiz değil. Bütün mesele bu mütedeyyin insanlarla bunları
ayırmak. Eğer mütedeyyin insanlar ürkütülürse bu çok tehlikeli olur. Bunu
bildikleri için onlar da buna oynuyorlar. 28 Şubat’tan sonra belli bir mücadele
başlatıldı. Devletin içinde oldukça örgütlüler. 28 Şubat’tan sonra sanırım
devlet içindeki yüzde 20-30’luk bölümü temizlenebilmiştir. Çünkü çok zor. Taa
MSP’den beri bunlar hükümet ortağı olduklarında üç bakanlık üzerinde çok
ısrarlı oluyorlar. Milli Eğitim, İçişleri, Adalet… Bir de fırsat
bulabilirlerse Sanayi Bakanlığı… Milli Eğitim’le gençliği, İçişleri’yle
devlet içinde kadrolaşmayı, Adalet’le kendilerine yönelik bir durum olursa bunu
önlemeyi, Sanayi’de de parayı kontrol etmeyi hedefliyorlar. Bütün bunların sonunda
devletin pek çok kademesinde yer etmişler. Bu kişiler diyelim ki görevden
alındı, yargıya gidiyorlar, kazanıyorlar… Şimdi belki size ters gelecek bu
söylediğim ama şöyle yumruğu vurmadan bu temizlenmez.”


Şenkal
Atasagun
’un Mustafa Balbay’a 1999
yılında anlattıklarından “Bizim tespitimiz şu: Gülen grubu bürokrasiyi
kullanarak iktidara gelmek istiyor, Milli Görüşçüler sandıktan gelmek istiyor.
Böyle bir yöntem farklılıkları var. Gülenciler başta 2000 yılını, 2005 yılını
hedef seçmişlerdi. Şimdi 2025 diyorlar” cümlesi üzerinde durmak gerekiyor. FETÖ
açısından devleti ele geçirmek, Genelkurmay Başkanlığı’nı ele geçirmekle
eşdeğerdi. Nitekim dershane krizi, 17-25 Aralık, 15 Temmuz olmasaydı, darbe
girişiminde başı çeken tümgeneraller 2025 yılında orgeneral rütbesine
yükselecek, FETÖ mensupları devleti tamamen ele geçirmiş olacaklardı.


KILIÇDAROĞLU’NUN ATLADIĞI BÖLÜM


MUSTAFA Balbay,
günlüklerine MİT Müsteşarı Şenkal
Atasagun
ile 2003 yılında yaptığı bir başka görüşmeyi de
kaydetmiş. Ancak bu kayıt, FETÖ’nün siyasi ayağı ile ilgili konuşma yapan Kılıçdaroğlu’nun
gözünden kaçmış olmalı. Oysa bu görüşme, konuşmasında değindiği konu kadar
hatta bana göre ondan da önemli. Çünkü 30 Mayıs 2003 tarihindeki görüşmede MİT
Müsteşarı Atasagun,
Balbay’a
FETÖ’nün ABD bağlantısını anlatmış. Balbay’ın
30 Mayıs 2003 tarihinde MİT Müsteşarı Atasagun
ile yaptığı görüşmeye Cumhuriyet gazetesinden İlhan Selçuk ve İbrahim Yıldız da
katılmış. Sohbet sırasında söz Gülen
konusundan açıldığında Atasagun,
“Gülen ABD’de… Emekli maaşıyla çiftlikte yaşıyor. ABD, tüm İslam kökenlilere
kök söktürürken ona neden bir şey olmuyor?” şeklindeki soruya karşılık şöyle
diyor: “Onu (Fetullah Gülen) biliyorsunuz, ABD’nin yeşil kuşak projesinin bir
ayağıydı. Olay hâlâ odur. Bin Ladin’i de ABD yarattı, Afganistan’da Ruslara
karşı besledi, sonucu gördünüz. Bu, terör örgütünü beslerseniz sonunda ne
olacağının göstergesi.”

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

TÜM KATEGORİLER
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER