ASIM ÖCAL : MİT İN TARİHİ VE
İSTİHBARAT HİKÂYELERİ – BÖLÜM 4-


E-POSTA : gazeteciasim@gmail.com


08 Mayıs 2020


Bugün yaşanan MİT mücadelesine
baktığımızda aslında geçmişten bir fark gözükmüyor. Her gelen iktidar ya MİT i
kendi çıkarları için kullanmış ya da bu birimin dışında kendine hizmet edecek
bir servis ağı kurmaya çalışmıştır. Amaç kendi iktidarlarını sağlama almaya
çalışmaktır. Menderes, Özal, Çiller, Erdoğan hep aynı yolu izlemişlerdir.


Örneğin Adnan Menderes in teşkilatı kendi
muhalifleri için bilgi toplamada kullandığı hatta bunun için özel büro kurduğu
bilinmektedir.


O dönem gazinoculuğa yeni başlayan
Fahrettin Aslan milletvekillerinin gece hayatlarını dosya halinde toplar
dönemin İstanbul valisi Fahrettin Kerim Gökay aracılığıyla MENDERES’e
ulaştırırdı. MENDERES bu dosyaları muhaliflerine şantaj olarak kullanırdı.


Ancak daha sonra fark edildi ki birileri
de MENDERES i dinliyor.( bu gün de benzer şeyler yaşanıyor ) Menderes in gönül
ilişkileri ile ilgili dedikodular çoğalınca, Menderes Başbakanlık Müsteşarı
Ahmet Salih Korur’a araştırmasını ister. Bu çalışmalar sonucunda ortaya çıkar
ki, dinleme servisi çalışanları Amerikalıların eline geçmiştir. Dinleme
istasyonlarını kuran Amerikalılar, burada çalışanları, özellikle de telefon
dinlemesinde görev yapan memurları maaşa bağlamışlardır.


Müsteşar KORUR, raporunda, Amerikalıların
MAH a hâkim olduklarını, İstanbul’daki MAH okulunun, servisin İstanbul
örgütünün ve Yeşilköy’deki soruşturma teşkilatının Amerikalılardan alınan
paralarla döndürüldüğünü belirtir. Amerikalılar paraları doğrudan ilgili servis
amirine ve çalışanlarına, zarf içinde vermektedir. Para karşılığında iş
isterler.


1956 da yapılan bu soruşturma sırasında
ortaya çıkar ki, MAH a, Amerikalılar – belirlenebildiği kadarıyla – ayda 100
bin, İngiliz gizli servisi 30 bin, Fransızlar 7-8 bin, İtalyanlar da 4 bin lira
vermektedirler. MENDERES Müsteşarına şu talimatı verir: ‘ keselim ilişkiyi.
Yalnız, Amerikalıları darıltma yalım. Bize yapacakları para yardımını malzeme
olarak yapsınlar.’


Bunun üzerine Amerikalılardan para alımını
destekleyen ve uygulamayı başlatan MAH başkanı Behçet Türkmen, Bağdata elçi
olarak atanır. Yıllar sonra da Coca Cola şirketinin Türkiye Temsilcisi olarak
görev yapar. Oğlu İlter Türkmen de 12 Eylül döneminde Dış işleri bakanlığı
görevinde bulunmuştur.


Çok eleştirilen CIA ile ilişkiler ilk 1950
den sonra başlamıştır. Bu işbirliği Türkiye’nin istihbarat faaliyetlerini
zayıflatmıştır. Önemli istihbaratlar CIA tarafından Türkiye ye ikram edildiği
için, ne sunulmuşsa onu yemişiz. Bu da Türkiye’nin kendi bünyesinde yapmış
olduğu istihbarat faaliyetlerini zayıflatmıştır. Yani bize hazır sunulduğundan
bu alanlarda gelişememiş iz.


1970 den sonra Almanlarla ilişkiler
ilerletilmiş MİT e bilgisayar ağının kurulması sırasında Almanlar yardımcı
olmuşlardır. Sistem ihraç eden ülke olarak Almanların bu yolla MİT i dinlediği
ve izlediği zaman zaman iddia edilmiştir.   Aslında Almanlar veya
Amerikalılar aktardıkları teknik malzeme açısından hiçbir zaman birinci sınıf,
kontrol edemeyecekleri ekipmanı kimseye vermezler. Bütün gizli servisler bir
diğerine aktardıkları teknik malzeme açısından karşı tarafı denetleye
bilecekleri araçları yeğlerler. Verilen teknik yardım son teknolojiyi kapsamaz
demode olmuş aletler teknik yardım ve pazarlama kapsamında hibe edilmekte veya
satılmaktadır.


Türkiye dış istihbarat açısından başka
ülkelere hep bağımlı kalmıştır. Bu bağımlılık Amerika, İngiltere, Fransa,
Almanya ve İsrail gizli servislerine karşı olmuştur. Onlardan gelen dış
istihbarat çoğunlukla kontrol edilmemiş ve doğru kabul edilmiştir. Oysa bu pek
çok alanda hatalı bilgilenmenin ötesinde, yanlış yönlendirmelere açık
olunmasını ortaya çıkarmıştır. 


ASIM ÖCAL

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet