İngilizlerin Misyonerlik
Faaliyetleri

1806 yılında Osmanlı Devleti’ne gelen İngiliz
elçisi Stranford Cannig II. Mahmud’a ve Tanzimat ileri gelenlerine Osmanlı
İmparatorluğu’nun yıkılışını önleyecek telkinlerde bulunarak düşüncelerini 4
madde halinde toplamıştır(Atay, 1971):

1. Osmanlı
İmparatorluğu’nun Avrupalılaşması için İslamiyet’ten ayrılması gerekir.

2. Türkler
yenilik yapacak kabiliyette olmadığı için Orta Asya’ya dönmeye mahkumdurlar.

3. Türkiye’nin
tek çıkar yolu, Hıristiyanlık  anlamında
medenileşmesidir.

4. Osmanlı
İmparatorluğu için baş muzır İslam dinidir. Bu, Türklerin boşa giden enerjisi
üzerinde yatan gerçek bir canavardır.

Son günlerde Batı ülkelerindeki bazı  basın organlarının  Hz. Muhammed’i terörist olarak göstermeleri,
Batı’nın yukarıdaki düşüncelerinden en ufak da olsa uzaklaşmadığını göstermektedir.

Prof. Hüseyin Atay’a göre yukarıdaki 4 madde
geçmişte Türkiye’yi parçaladı, gelecekte de parçalamaya devam edecektir.  İster istemez Prof. Dr. Hüseyin Atay’ın
düşüncelerine hak vermek zorunda kalıyoruz. Çünkü Avrupa Birliğine Uyum adı
altında çıkarılan yasalar sonucu Türkiye’de binlerce  kilisenin açıldığı kitle iletişim araçlarında
yer almaktadır.

İngilizler 19. yüzyılda Sömürgeler Bakanlığını
ihdas ederek Suudi Arabistan’da Vahabilik mezhebini kurdurdular(M. Hadimi,
1996). Vahabilik, hem dinsel hem siyasal olarak 
Hicaz bölgesinde Osmanlı Devleti’ne bir başkaldırı niteliği
taşımaktadır. Vahabi isyanları Osmanlı Devleti’nin bütünlüğünü bozmakla
kalmamış aynı zamanda imparatorluğun parçalanmasında katalizör rolü
oynamıştır(Vurmay, 2005).

İngilizler, Türklerden bazı satılmış aileler
bularak misyonerleri küçüklükten itibaren onların yanında bir Türk çocuğu gibi
yetiştirmişler ve bunlardan bazıları cami imamlığı, medrese müderrisliği
yapmışlar ve hatta Hariciye Nazırlığına kadar yükselebilmişlerdir. Bunlar
arasında  Bektaşi tarikatına girip post
sahibi olanlar  bulunmaktadır.

Fransız Elçisi Angelhard’ın aradaki dini engeli
kaldırarak İslam toplumunu Hıristiyan toplumuna yaklaştırmak diye anladığı
Tanzimat Fermanı ile bir takım misyonerler, Islahat Fermanı’nın verdiği izinden
faydalanarak gayretlerini arttırmış, sokakta ve vapurlarda ve Müslümanlık
aleyhine olan yazıları ve İncilleri Müslümanlara dağıtmaya başlamışlar ve
birkaç Müslüman’ın Protestan olmalarını başarmışlardır. Bunlar İstanbul
hanlarında vaaz ederek Müslümanlar aleyhinde açıklamalarda bulunup küfür ve
saldırıda bulunacak derecede cüretlerini ileri götürmüşlerdir(Güngör,1999).

Tanzimat Dönemi sadrazamı Mustafa Reşit Paşa,
papa ile görüşmüş ve kendisinin Hıristiyan olduğu iddiaları öne sürülmüştür.
Bilinen bir şey var ki onun döneminde misyonerlik faaliyetleri artmış
misyonerler, İstanbul’da Fincancı Yokuşunda bir kilise kurmuşlardır.Bu kilisede
çok sayıda insan Protestanlaştırılarak İslam dininden uzaklaştırılmıştır(Baş,
1996).

1710 yılında İngiliz Sömürgeler Bakanlığı,
İstanbul’a ajan olarak gönderdiği casus 
Humpher’e bir kitap vermiş ve bu kitapta misyonerlerin ne yapması
gerektiği şöyle anlatılmıştır(Baş, 1996):

1- Sünni ve Şii
Müslümanlar arasında birbirine karşı kötümserlik ve kuşku uyandırınız.

2-
Müslümanların cehaletini koruyun ve bilgi edinmelerini önleyin.

3- Tembelliği
teşvik edin ve çalışmalarını engelleyin. Cenneti rengarenk göstererek dünya
için çalışmalarını, çaba sarf etmelerine mani olun.

4- İçki, kumar,
fesat ve fuhşu yayın. Domuz eti kullanmayı teşvik edin.

5- Din
bilginleri ile halk arasında karşılıklı saygı ve sevgiyi bozun. Bunu hiçbir
İngiliz memuru unutmamalıdır. Bu yolda iki iş yapılmalı

   a) Din bilginlerine iftira etmek,

   b) Din bilginleri arasında sömürgeler
bakanlığının memurlarını din alimi kisvesi altında yerleştirin.

6- Baba oğul
arasına nifak sokarak, birbirleriyle çatışmalarını sağlayın.

7- Müslüman
kadınların edepli giyinmelerine engel olun. Ajanlarımız gençleri gayri meşru
ilişkilere teşvik etsin, Hıristiyan kadınlar çıplak giyinerek gezsinler ve
böylece Müslüman kadınlar onları taklit edeceklerdir.

8-
Müslümanların elinde bulunan Kuran hakkında şüphe uyandırın. İçinde eksik veya
fazla bulunan kuranlar basın. Kur’andaki bazı ayetlerin değiştiğini ve Kur’anın
eksik olduğunu iddia edin. Ne yazık ki bu inanç, misyonerlerce Anadolu
Alevilerinin bazılarına  benimsetilmiştir

9-İslam
ülkelerinde çok sayıda kilise açınız.

10- İçki, kumar
ve fuhşu öyle yaymalıyız ki genç nesil dinden tamamen uzaklaşsın. Devlet
adamları, esnaf ve güçlü kişilerin peşine güzel Hıristiyan kadınlarını
takmalıyız. Bu güzel yüzlü dilberleri onların toplantılarına sokmalı böylece
siyasi ve dini güçlerini kaybetsinler, halk onlara kötü gözle baksın,
haklarında kötü düşünsün, İslam dinine duydukları inanç azalsın.

11- İslam
ülkelerinin tarımlarını ve diğer gelir kaynaklarını ortadan kaldırmalıyız,             

12- Halk
arasında esrar ve diğer uyuşturucu madde alışkanlığını arttırmalıyız.




































































































13-Müslümanlarda
ırkçı ve aşırı milliyetçi duyguları 
kamçılayın. Onların kendi dil ve kültürlerine sıkı sıkıya bağlı
olmalarını engelleyin. Nitekim Almanların Türkiye’deki bazı Türkçü derneklerle
Almanya’da faaliyet gösteren Kaplancı gibi dinsel grupları destekledikleri
bilinmektedir. Yine Türkiye’de bazı tabelaların İngilizce yazıldığını
biliyoruz. Bu da bir çeşit kültür misyonerliği olsa gerektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet