Tebernuş Kireçci : TİCARET AÇISINDAN YAHUDİLERLE TÜRKLERİN
16 FARKI


26
Nisan 2020


1) Yahudiler 10 liraları
varsa en fazla 5 liralık iş yaparlar. 5 lirayı yedekte tutarlar. Türkler ise 10
liraları varsa 100 liralık hatta-imkan bulurlarsa 1.000 liralık iş yapmaya
kalkarlar. Yahudiler ticareti sermayenin gücüyle yapmaya çalışırlar. Yedek
akçeleri hatta yedeğin yedeği akçeleri vardır. Türklerde ise varsa yoksa tüm
para ticarethane, şirket veya fabrikadadır. Yedek akçe sermayenin onda biri
kadar bile yoktur. Yedeğin yedeği ise hak getire…


2) Yahudiler babalarının,
dedelerinin veya büyük dedelerinin yaptığı işi yapmaya özen gösterirler. Yani
yaptıkları işte ailelerinin bilgi birikimi vardır. Kuşaktan kuşağa aktarılır.
Bir Yahudi eczacıysa muhtemelen babası da dedesi de eczacıdır. Çocukları ve
torunları da eczacı olur. Biz de baba evladı, evlat babayı beğenmez. Evlatlar
özellikle babalarının yaptığı işi yapmamaya özen gösterir. Babasının yaptığı
işi yapmayı “ayıp” kabul eder.


Türkler ataerkil
görünümlü anaerkil bir toplumdur. Çocuklar amcadan daha çok dayıya yakındır.
Çocukluğundan itibaren annenin de etkisiyle tüm kurgusu babayı beğenmemek
üzerinedir.


Bunların doğal sonucu
olarak Türk ailelerinde ticaret bilgi birikimi oluşmaz. Oluşsa bile kuşaklardan
kuşaklara aktarılmaz. Servet, kazananla toprak olup gider. Çoğu kişi servetini
ömrünün sonuna kadar koruyamaz.


3) Yahudiler 10 liraları
varsa 1 liralık hayat yaşarlar. Gösterişten genel olarak kaçınırlar. Dikkatleri
üzerlerine çekmemek için uğraşırlar. Mütevazilik öncelikli tercihleridir.


Türkler ise parayı ve
serveti gösteriş için kazanır. Harcar. 10 lirası varsa “100 lirası var” havası
oluşturmayı sever. Gösterişte kullanılmayacak serveti “lüzumsuz” olarak
görürler.


Arapların ticaret
yetenekleri Yahudilerden aşağı kalmaz. Bir Arap atasözü der ki: Bir baba
kudretinden aşağı derecede, çocukları kudreti nisbetinde, kadını da kudretinin
fevkinde giyinmelidir.


4) Yahudiler aile içi
eğitime çok önem verirler. Milattan Sonra 70 yılında Romalılar İsrail’i yerle
bir ettikten sonra Yahudileri dünyanın dört bir tarafına dağıtmışlar. Yahudiler
ayakta kalabilmek için her aileyi okul haline getirmişler. Çocuklarına 3-4
yaşında İbranice’yi 7 yaşında Yidişçe’yi öğretmişler. Bir de yaşadıkları
ülkenin dilini öğrenmişler. Evrensel dillerden en az birini de bilirler. Yani
bir Yahudi en az 3-4 dil bilir.


Türkler eğitime önem
vermezler. Anadillerine bile hakim değillerdir. Dünyanın her yerinde el-kol ile
anlaşırlar:(Evrensel dillerden sadece el-kol ile anlaşmayı bilirler. Ana dilden
sonra nüfusun tamamı bu dili bilir:)


5) Yahudiler ticaretten
kazandıkları parayı genelde nakitte ve nakite kolay dönüşecek varlıklarda
tutarlar. Türkler ise parayı nakite en zor dönüşecek varlık grubu olan taşa
toprağa yatırırlar.


6) Yahudiler çocukları
öğrenciyken hafta sonları ve yaz tatillerinde çocuklarını çalıştırırlar. Burada
ince bir detay vardır. Kendi iş yerlerinde değil. Başka Yahudi ailelerin iş
yerlerinde… Niye? Başka ailelerdeki ticaret kültürünü görsün. Kendi ailesindeki
ticaret kültürü ile karşılaştırsın. Eksiklikleri ve yanlışlıkları tamamlasın
diye…


Türklerde ise çocuklar
babalarının iş yerlerinde “prens” ya da “prenses” ünvanıyla iş hayatına atılır.
Sonrası malumunuz:)


7) Yahudilerin önceliği
komisyonculuktur. Yani sermaye koymadan para kazanmaktır. Bir Yahudi oğluna
ticareti öğretiyormuş. Tavsiyesi şu olmuş: Oğlum çok para kazanmak istiyorsan
bir şeyler yap-sat. Üret-sat. Daha çok kazanmak istiyorsan al-sat. Daha daha
çok kazanmak istiyorsan almadan sat. Önce sat. Sonra al.


Türklerde ise
komisyonculuk muteber bir iş değildir. Yapılacak işe sermaye bağlanır. Sermaye
bağlanmadan iş yapmayı Türklerin hafsalası almaz.


8 ) Yahudilerde iş
yaptıkları insanları kalkındırmak esastır. İş yaptıkları insanlar ne kadar
kalkınırsa kendilerinin de kazançları o oranda artacağına inanırlar.


Türkler ise iş yaptıkları
insanları düşman olarak görür. İş yaptıkları insanların kendileri için yaptığı
işte zarar etmesinden keyif alır.


9) Yahudiler yılın belli
bölümlerden dünyayı dolaşır. Yenilikleri görür. İnceler. Özellikle gelişmiş
ülkelerdeki yeni ürünleri gelişmemiş ülkelere götürerek para kazanır.
İnovasyona açıktır.


Türkler ise işlerinden
başlarını kaşıyacak vakitleri yoktur. Değişime kapalıdır. Bir yol tuttururlar.
Tutturdukları yolun sonsuza kadar gideceğine inanırlar.


10) Dünyada seks
endüstrisinde para harcayan 4 millet vardır. Bunlar sırasıyla; Araplar,
Yahudiler, İtalyanlar ve Türklerdir.


Yahudiler her ne kadar
çapkınlık ve kaçamak yapsalar da aile birliğini ayakta tutmaya çalışırlar.
Yattıkları fahişelerle evlenmeyi düşünmezler.


Türkler ise parayı
bulduktan sonra yaptıkları ilk iş ya boşanmak ya ikinci evlilik ya da metres
ilişkisidir.


Ailenin önemini genelde
serveti kaybettikten sonra anlarlar.


11) Yahudilerde aile
birliği ve dirliği esastır. Aile huzuru önemlidir. Aile içi çatışmalardan
kaçınılır. Sorunlar yaşanmaz mı? Mutlaka yaşanır. Ama çözülmesi için aile
üyeleri elinden geleni yapar.


Türklerde ise servet
oluşmaya başladıktan sonra aile içi gerginlikler artar. Kim kime dum duma
psikolojisine girilir. Aile içi savaşlar servetin bitmesine neden olur.


12) Yahudiler tüm
anlaşmaları yazılı olarak yaparlar. Sözleşmeye önem verirler. Sözleşme işin
parçasıdır.


Türklerde ise her şey
güvene dayalıdır. Sözleşme istemek karşısındakine hakaret olarak kabul edilir.


Durumun özeti 80 yaşın
üstündeki bir avukata atfedilen şu sözü hatırlayın: Yaklaşık 60 yıla yakın
meslek hayatımda baktığım davaların yüzde 90’ından fazlası güvene ve güvene
dayalı ilişkilerden kaynaklanıyordu.


13) Yahudiler bir işi
araştırırken olumlu ve olumsuz tüm yönlerini didik didik incelerler. Öncelikle
olumsuz yönlerine dikkat kesilirler. Matematiksel düşünceden hiç ayrılmazlar. Kesin
kazancı görmeden kolları sıvamazlar.


Türkler ise bir işe
inanmaları yeterlidir. İnandıktan sonra işin hep olumlu taraflarını düşünürler.
Olumsuz taraflarını söyeleyenleri sevmezler.


14) Yahudilerde tasarruf
kültürü vardır. Günlük, aylık veya yıllık kazancın belirli bir kısmını “yedek
akçe” olarak ayırırlar.


Türkler geçmişte
tasarrufa önem verirdi. Tencere pişirip kapağında yedi. 1980 sonrasında
tasarruf kültürünü bir yana bıraktı. Şimdilerde borçla yaşıyorlar.


15) Yahudiler girecekleri
işlerde başkalarının deneyimlerine önem verirler. Başkalarının deneyimlerini
önemserler. Kendilerine ders çıkartırlar.


Türkler ise deneme
yanılma yöntemiyle öğrenirler. Bir şeyi anlamaları için illa ki damdan
düşmeleri gerekir. Damdan düşmeden öğrenmeyi bilmezler.


16) Yahudilerde dayanışma
kültürü vardır. İş yaparken birbirleriyle dayanışma içindedirler. Birbirlerine
el verirler. Ticarette birlik ve beraberlik içinde hareket ederler.


Türklerde ise dayanışma yerine savaş
vardır. Birbirlerinin kuyusunu kazmaya meraklıdırlar. Hasetle hareket ederler.
Başarana çamur atarlar. Başaranın tepesi üstü çakılması için elinden geleni
yaparlar.


Tebernuş
Kireçci

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet