MİLLİ TARIM DOSYASI /// YALÇIN BAYER : Kenevirde 5 yılda ne yaptık ???


YALÇIN BAYER : Kenevirde 5 yılda ne yaptık ???
5 Mayıs 2021
Kenevir bitkisi ve üretiminin ‘keşfi’, 4 Mayıs 2018 yılında Samsun Vezirköprü’de kenevir ekimi ile ilgili törenle gündeme girmişti bizce. Kenevir konusunda birçok toplantıya katıldık, bu tarımın ekonomimizi nereye götüreceği konusunda birçok yazı yazdık. Belki bugüne kadar bu tür yazıların sayısı 50’yi bulmuştur.
Bu konuya öncülük edenler; eski milletvekili, mühendis Yalçın Koçak ve bu konuda adeta ‘uzman’ olan gazeteci Abdurrahman Dilipak, kenevir konusunda kitap yazan Dr. Erdem Ulaş, Samsun’daki Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Kastamonu ve Aydın üniversiteleri ile Ege Üniversitesi’dir.
ASAM Vakfı da Kenevir Enstitüsü’ne kucak açtı; çalışmaları yönlendirdiğini vurgulamamız gerekiyor. Anadolu topraklarının ‘unutturulan’ kadim bitkisi olan, ön Türkler (İskitler, Pelasglar, Sakalar) zamanından mezar kazılarında da bulunan 8000 yıllık ‘mucize bitki’nin tarımının, daralan ve çıkmazlar içerisine giren bugünün Türkiye ekonomisini bu dar boğazdan çıkaracak en stratejik projeyi başlatmanın öncüsü olacak bu işin 5’nci yılına girdik dün.
Cumhurbaşkanı Erdoğan geçmişte yaptığı gibi, kenevir konusunda ‘endüstriyel kenevir yetiştiriciliği’ üzerinde kimi özendirici önerilerde bulunsaydı keşke bu ekim döneminde. Çünkü kendisi ‘vites değiştirmedikçe’ vites yükselmiyor.
Enstitü Başkanı Erdem Ulaş, 2017 yılında yazdığı kitabında ve projede belirttiği gibi, hedefin 2030 yılına kadar 100 milyar dolar ihracat ve ölçek ekonomisinde kenevir olduğunu anlatıyor. Cumhurbaşkanından engellerin bir an önce kaldırılmasını istiyor.
Bu arada Tarım Bakanlığı’nın yetersiz olsa da gösterdiği çabaları ve kenevirden ürettiği kuş yemlerini dünyaya ihraç eden bülbül başta olmak üzere ötücü kuşların ‘Kenevirci Dede’si Baykal Güner’i anımsatmazsak olmaz. Onun jandarma, polis ve gümrük idaresi ile yaptığı mücadele unutulmaz.
Şunu bilelim, kenevirin her şeyine muhtacız. Köküne, yaprağına, lifine, gövdesine, tohumuna varıncaya kadar. THC’sine, CBD’sine de. Dilipak ‘Acil eylem planı’ vurgulaması yaparken, kanun değişikliğinin şart olduğunu söylüyor.
AMACIMIZ İLK 3’E GİRMEK
ASAM Kendir Enstitüsü Başkanı Dr. Erdem Ulaş diyor ki: “2017 yılında Anadolu’da karış karış gezerek elde ettiğimiz tohum miktarı 260 kg idi. 2021’de 250 ton tohum rezervine ulaştık. Yani üretimi 1000 katına çıkardık, hedefimiz dünyada ilk üçe girmek ve 2023 de 1 milyon ton tohum rezervine ulaşmak!
Acilen, her il valiliği ve belediyeler kendir tekstiline başlamalı, pandemiden mütevellit organik malzeme ihtiyaçları pik yaptı ve kenevir mucizevi şekilde dünyadan talep, rağbet görüyor. Plastik, petro-kimya, kağıt-karton, otomotiv, inşaat, biodizel ve biokütle enerji tesisleri için biçilmiş kaftan bu mucize bitkiye toplum olarak sahip çıkıp ekimini yapmalıyız.”
Kenevir hem sağlık hem endüstri için mucizedir.
GÜNÜN SÖZÜ
“Bazı insanlarla biraz erken bazılarıyla biraz geç tanışmak, bazılarıyla da hiç tanışmamak isterdim.” Sıla GENÇOĞLU
ŞEFFAF OLMAK VE HESAP VERMEK
DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Mustafa Yeneroğlu, ‘Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Toplumsal Olaylarda Ses ve Görüntü Alınmasını Yasaklayan Genelgesi’nin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay’a dava açtıklarını bildirdi.
Yeneroğlu, bu konudaki açıklamasında şöyle konuştu: “Kamu hizmeti ifa eden kolluğun tüm eylem ve işlemlerinde, şeffaf ve hesap verilebilir olması şarttır. Hiç kimse veya organ, dayanağını anayasadan ya da kanundan almayan bir kamu yetkisini kullanamaz. İdarenin bir genelge ile kanuna dayanmayan böyle bir yetkiyi kolluk güçlerine vermeye kalkması açık bir yetki gaspıdır. Dolayısıyla böylesi bir talimat, Anayasa gereğince kanunsuz emirdir. Bu yetkiyi kullanan polis memuru Ceza Kanunu’nun 24. maddesi gereğince suç işlemiş olur. Polisin mesleğini icra faaliyeti özel hayat niteliğinde olamaz. İktidara sesleniyorum, ‘Şayet polislerin aile ve özel hayatını düşünüyorsanız, çalışma şartlarını iyileştirin, polis intiharlarını engelleyin, 3600 ek gösterge düzenlemesini yapın.'”
ATAŞEHİR, KÜLTÜRDE KADIKÖY’E RAKİP OLUYOR
ATAŞEHİR Belediyesi ile Gönüllü Hizmet Vakfı’nın işbirliğiyle yapımı gerçekleştirilen İçerenköy Karslı Ahmet Caddesi üzerinde 20 bin 880 metrekarelik alana sahip olan İnal Aydınoğlu Kültür Merkezi’nin (650 seyircili tiyatro salonu, sergi salonları, dans stüdyoları, restoran ve kafeterya) 2022 yılı ortalarında hizmete açılacağını bildiren Başkan Battal İlgezdi, 2013’te ihaleye çıkarılan projenin İBB tarafından ‘ruhsata aykırı’ bulunması nedeniyle geciktiğini ve sorunların daha sonra giderildiğini söyledi.
TÜVTÜRK RANDEVULARINI YENİLEMELİ
SAKARYA’da araç muayene istasyonu TÜVTÜRK’e gittim, ancak aracım kusurlu çıktı. Aracımın eksiklerini gidermem için 3 Mayıs’tan 3 Haziran’a kadar süre verildi. Peki ben yasağa giren 17 günde ne yapacağım? Ulaştırma Bakanlığı,TÜVTÜRK’e bu günlerin hesabı için bir tarih vermiyor mu? TÜVTÜRK’ün bu tarihlerde yeni bir planlama yapması gerekmiyor mu? Bülent AKKAR
HASAN SUBAŞI UYARIYOR
ANTALYA eski Belediye Başkanı ve İYİ Parti Milletvekili Hasan Subaşı’nın Antalya toptancı halini ziyaret ederken “Semt pazarları kapalı, ürün çöpe gidiyor. Halde 20 kuruşa satılamayan salatalık büyük mağazalarda 5 lira. Hükümet bu işi korkmadan belediyelere bıraksın, semt pazarları zabıta denetiminde her gün açılsın” dediğini…
KAZANOĞLU ‘RANTLA’ SAVAŞIYOR!
İBB/Buca Belediye Meclis üyesi Av. Taner Kazanoğlu, İzmir Alsancak Mahallesinde bulunan arsa için parsel bazında İBB Meclisi’nde yapılan plan değişikliğine itiraz etti. Ancak itiraz nedenlerinin arkasında çok şey çıktı. Arsa sahipleri, ÖİB’den 2009 yılında,7 bin 699 metrekarelik eski tütün deposu olan arsayı 14 milyon 750 bin liraya almışlar. Üzerinde birçok kez plan değişikliği yapılmış, ticaret ve konut olarak imar hakkı almışlar. İzmir Mimarlar Odası’nın açtığı davalar neticesinde, Danıştay her defasında ranta yönelik plan değişikliğini iptal etmiş. Kazanoğlu, Kılıçdaroğlu’nun “meslek odaları ile birlikte çalışın” sözüne uymayan Tunç Soyer’in parsel bazındaki plan değişikliğine (8 kat) karşı çıkarak ‘çok manidar’ bulduğunu söylüyor ve “Bu plan değişikliğinin kente menfaati nedir?” diye soruyor.