OĞUZ SOLAK : TÜRK SAVUNMA SANAYİ
/// Mayıs 2011


M.Ö. 209 da Motun tarafından kurulduğunu kabul
ettiğimiz Türk ordusunun tarihini M.Ö. 3000-1000 yılları arasında varlıklarını
sürdüren Ti-lere ( Türklerin atası)  kadar indirmek mümkün. Eski Türklerde
eli silah tutan herkes ordunun doğal bir parçası. Belki de bu yüzden binlerce
yıllık kökleri olan Türk ordusuna genetik anlamda bağlılığımız, vefa borcumuz,
sevgimiz var. Bu tarihsel gerçeklerin oluşturduğu eksende Güçlü bir ülke ve
savunma sanayisi, Pentagon gibi yapılanmış bir ‘’Türk Savunma Bakanlığı +Türk
Silahlı Kuvvetleri ‘’ gibi toplumsal beklentilerimizin olması kaçınılmaz bir
süreç.


Bu İdealler, sanıldığının aksine
bizi savaş makinesi olmaya değil sorumlu olmaya, güçlü ekonomiye, ileri
teknoloji üretmeye sevk edebilir. Dünya tarihinde yaşanan değişimlere de
bakarsanız ülkelerin savunma sanayileri evrensel teknolojinin ilerlemesine çok
büyük  ivmeler katmışlar, büyük buluşlar ortaya çıkartmışlardır. Savunma
sanayiyi, ileri teknoloji üretebilen bir lokomotif olarak kullanabilmek bana
göre akılcı bir yöntem olur.


Evrensel bilgi birikimi ve
insanlığın geçirmiş olduğu  evrimler, dünyanın  ortak mirasıdır.
Milattan binlerce yıl önce oluşan Mezopotamya  kültürü ve bunu izleyen
Mısır, Çin, Hint kültürleri Anadolu,  Yunan yarımadası ve Batının
kültürünü oluşturdu. Helenizm, Roma medeniyeti  derken  antik çağın
birikimlerini kullanan İslam inancı, getirmiş olduğu akılcılık ile bilimi doruk
noktasına ilerletti.  Bu müthiş entelektüel birikimin üzerine katkıda
bulunan Batı Dünyası aydınlanma dönemini ve sanayi çağını başlattı. Artan bir
 ivmeyle hareket eden bu ilerleme bilgi çağını ve ötesini zorlamaya
başladı.


Batıda bu gelişmeler olurken bizim
“ bilim” konusunu algılamamızda olumsuz yönde değişiklikler oluştu. İçtihat
kapısının kapatılması ile bilimsel alanlarda donma ve gerileme başladı. Bilim
adamı yetiştiren o toplumsal iklim kayboldu. İbni Haldun (1332-1406) ve Uluğ
Bey gibi istisnaları saymazsak Türk-İslam dünyasında yetişen en son dahi bilim
adamı İbnürrüşt’tür (1126-1198).


Yüzyıllardır bilim dünyasına
katkımız olmadığı gibi, bilimden  hep uzaklaştık. Kabul edelim ki
entelektüel birikimimiz olmadığı için her alanda bunun sıkıntılarını yaşıyoruz.
Hani derler ya her şeyin başı eğitim diye, buna ben katılmıyorum. Herşeyin
başı, entelektüel birikimlerin ve yaşam tecrübelerinin rehberliğinde
ihtiyacımız olan yapılanmaları gerçekleştirebilmemizdir. Entelektüel
birikimimiz yoksa,  içtihat kapımız hala kapalı ise buna eğitim konuları
da dahil olmak üzere köklü hiçbir fikir ve iş üretemeyiz, birilerini taklit
etmekten  öteye gidemeyiz.


Savunma sanayi konusunda;


1- Fikirlerin ve
tasarıların gerçekleşmesi için çıtayı devamlı yükseltmemiz ve çok ciddi
çalışmalar yapmamız gerekir. Ortak fikir birliktelikleri oluşturmak lazım.
Ulaştığımız seviyeyi hep yetersiz görmek, her zaman daha mükemmeline ulaşmak
gayretlerini ilerlemek için çok önemli bir motivasyon olarak görmek lazım.


2- Entelektüel bir
birikim oluşturmak samimi olarak isteniyorsa her kurumdan ilgisiz bir
temsilcinin geldiği komisyonlar oluşturarak, iş yapamamak yerine
konunun İlgili emekçisinden, fikir üreteninden ve meraklısından bir konsey
oluşturarak yararlanmak rasyonel bir yöntemdir ve birçok problemi milli olarak
çözmemizi sağlayacaktır.


3- Üst seviyede
yetenekleri olan teknik elemanların, yabancı dil seviyesine ve yaşına bakmadan
değerlendirilmesi gerekir.


4- TÜBİTAK onlarca yıl
öncesi savunma sanayi konusunda çalışmalar başlatsaydı ve özel sektöre gereken
ilgi gösterilmiş olsaydı şimdi savunma sanayimiz çok farklı bir konumda
olabilirdi.


5-  Yönetimden
yönetişim devrine geçiş hızlandırılmalıdır.


6-  Bazı
bürokratlar içtihat kapısını açmaya çalışan bizleri  ( fikir işçilerini )
görmezden gelmeye devam ediyorlar. Kolektif bir zihin gücünü harekete
geçirmenin ülkemiz için ne zararı olabilir ki.


Aşağıda; modern savunma sanayinin
geliştirilmesi ve TSK nın modernizasyonunun sağlanması görevlerinin kanunla
verildiği Savunma Sanayi Müsteşarlığının 2010 yılı faaliyet raporunun bazı
kısımlarını sizlerin bilgisine sunuyorum.


Yetki, Görev ve Sorumluluklar:


1985 yılında 3238 sayılı Kanun’la
“Savunma Sanayii Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı” kurulmuş, daha
sonra Başkanlık, 1989 yılında 390 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Savunma
Sanayii Müsteşarlığı (SSM) olarak yeniden yapılandırılmıştır.


3238 sayılı Kanun, tamamıyla yeni
bir savunma sanayii anlayışının yanı sıra, son derece esnek ve hızlı işleyen
bir sistem getirmiştir. Tedarik ve savunma sanayiinin geliştirilmesi
görevlerinin birleştirilmesini öngören gelişmiş ülke örneklerine benzer bu
sistemin beş temel mekanizmasını; Savunma Sanayii Yüksek Koordinasyon Kurulu,
Savunma Sanayii İcra Komitesi (SSİK), SSM, Savunma Sanayii Destekleme Fonu
(SSDF) ve Denetleme Kurulu oluşturmaktadır.


Savunma Sanayii Yüksek
Koordinasyon Kurulu:


Başbakan’ın başkanlığında 13
üyenin iştirakiyle yılda en az iki kez toplanması öngörülen Kurulun görevleri;


Bakanlar Kurulu tarafından
onaylanan genel strateji doğrultusunda, planlama ve koordinasyonun sağlanmasını
takip etmek, düzenleyici direktifler vermek ve Genelkurmay Başkanlığınca
hazırlanan Stratejik Hedef Planına (SHP) uygun olarak SSDF ile tedariki
öngörülen silah sistemleri ile araç ve gereçlerin tedarik şeklini tespit
etmektir. Ancak günümüze kadar, sözkonusu kurulun toplanması pratikte
mümkün olamamıştır.


 Savunma Sanayii İcra
Komitesi:


3238 sayılı Kanun çerçevesinde
oluşturulan ve sistemin asıl karar mekanizması olan SSİK’in üyeleri; Başbakan,
Genelkurmay Başkanı ve Milli Savunma Bakanı’dır. İcra Komitesi’nin başlıca
görevlerini; Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) için Stratejik Hedef Planına (SHP)
göre temini gerekli olan modern silah, araç ve gereçlerin üretimi, yurt içinden
gereği halinde yurt dışından tedariki hususunda karar almak, Sağlanacak modern
silah, araç ve gereçlerin araştırılması, geliştirilmesi, prototip imali, avans
verilmesi, uzun vadeli siparişler ile diğer mali ve ekonomik teşviklerin
tespiti istikametinde SSM’ye talimat vermek, SSDF’nin kullanım esaslarını
tespit etmek şeklinde özetlemek mümkündür.


 Savunma Sanayii
Müsteşarlığı:


3238 sayılı Kanun ile oluşturulan
sistemin yürütme mekanizması, Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı, tüzel kişiliği
haiz, özel bütçeli bir kuruluş olan SSM’dir.


3238 sayılı Kanun’un 10. maddesi
ile Müsteşarlığa tevdi edilen görevler aşağıda sıralanmıştır.


  • İcra Komitesi’nin aldığı kararları
    uygulamak,
  • Proje bazında yıllar itibariyle verilecek
    olan alımların programlarını sipariş sözleşmesine bağlamak,
  • Mevcut milli sanayii, savunma sanayii
    ihtiyaçlarına göre reorganize ve entegre etmek, yeni teşebbüsleri teşvik
    ve bu entegrasyona ve ihtiyaçlara göre yönlendirmek, yabancı sermaye ve
    teknoloji katkısı imkanlarını araştırmak, teşebbüsleri yönlendirmek, bu
    konudaki Devlet katılımını planlamak,
  • Fon kaynaklarını dikkate alarak alım
    programlarını ve finansman modellerini belirlemek,
  • İhtiyaç duyulan modern silah, araç ve
    gereçlerin özel veya kamu kuruluşlarında imalatını planlamak,
  • Gerektiğinde özel, kamu veya karma
    nitelikli yeni yatırımları dışa açık olmak kaydıyla desteklemek,
  • Modern silah, araç ve gereçleri
    araştırmak, geliştirmek, prototiplerin imalini sağlamak, avans vermek,
    uzun vadeli siparişler ve diğer mali ve ekonomik teşvikleri tespit etmek,
  • İşin özelliğine göre yıllar içinde
    yapılacak alımın şartlarını, MSB tarafından belirlenecek şartname ve
    standartları dikkate alarak teknik ve mali konuları kapsayan kontratları
    yapmak,
  • Savunma sanayii ürünleri ihracatı ve
    offset ticareti konularını koordine etmek,
  • Fondan kredi vermek veya yurt içinden ve
    yurt dışından kredi almak ve gerektiğinde yerli ve yabancı sermayeli
    şirketler kurmak ve iştirak etmek,
  • Üretilen malın sözleşme muhteviyatına
    uyup uymadığını, kalite kontrolleri ile sözleşme şartlarının yerine
    getirilip getirilmediğini takip etmek ve
  • Uygulama aksaklıklarının ilgili kurum ve
    kuruluşlar nezdinde çözümlenmesini temin etmek.


Bu çerçevede, SSM tarafından
gerçekleştirilen görevlerin ana eksenini, TSK’nın modernizasyonuna yönelik
projelerin yürütülmesi ile sanayileşme faaliyetleri teşkil etmektedir.


Savunma Sanayii Destekleme Fonu:


3238 sayılı Kanunun 12. maddesi
ile TSK’nın modernizasyonunun sağlanması ve Türkiye’de modern savunma
sanayiinin kurulması için gerekli kaynağın, genel bütçe dışında devamlı ve
istikrarlı bir şekilde temini amacıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
nezdinde ve Müsteşarlık emrinde Savunma Sanayii Destekleme Fonu (SSDF)
kurulmuştur.


SSDF’den yapılan harcamalar, SSİK
kararları doğrultusunda; sanayinin teşviki, kredi, sermaye iştiraki ve proje
bedellerinden oluşmaktadır. Her ne kadar, SSM sorumluluğunda yürütülen
projelerin finansmanın esas itibariyle SSDF’den karşılanması amaçlanmışsa da
3238 sayılı Kanunla, büyük ölçüde finansman gerektiren projeler için yurt
dışından devlet destekli kredi temini imkanı da getirilmiştir.


Savunma Sanayii Denetleme Kurulu :


Savunma Sanayii Denetleme Kurulu,
Müsteşarlık ve Fon’un her türlü işlemini denetlemek üzere Başbakanlık, Milli
Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı’nca iki yıllığına görevlendirilen birer
temsilciden oluşmaktadır.


 Teşkilat Yapısı:SSM; kendine
tevdi edilmiş bulunan görevleri Müsteşar’a bağlı Kurumsal Yönetim Hizmetleri,
Savunma Hizmetleri ve Sanayi Hizmetleri Müsteşar Yardımcılıkları ile bunlara
bağlı 14 Daire Başkanlığı ve Hukuk Müşavirliği vasıtasıyla ihtisas birimleri ve
proje yönetimine dayalı bir organizasyonel yapı içerisinde yerine
getirmektedir.


Bu yapı içerisinde, Müsteşarlığın
kurumsal yapısının geliştirilmesine yönelik hizmetler Personel ve Eğitim,
Strateji Geliştirme, Tedarik Yönetimi ve İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı
tarafından yürütülmektedir. TSK ve diğer güvenlik kurumlarının ihtiyaçlarını
karşılamaya yönelik tedarik faaliyetleri Kara Araçları, Hava Araçları, Deniz
Araçları, Elektronik Harp, Muhabere, Elektronik ve Bilgi 12 Sistemleri ve
Roket-Füze ve Mühimmat Daire Başkanlıkları tarafından yürütülmektedir.
Sanayileşme faaliyetleri ise Sanayileşme, Ar-Ge ve Teknoloji Yönetimi,
Uluslararası İşbirliği ve Kalite-Test ve Sertifikasyon Daire Başkanlıkları
tarafından gerçekleştirilmektedir.


Hizmet binası Ankara’da olan
SSM’nin taşra teşkilatı bulunmamaktadır.


 Bilgi ve Teknolojik
Kaynaklar :


Müsteşarlığımız bilişim altyapısı
değişen ihtiyaçlar çerçevesinde geliştirilmekte olup tüm kurum çalışanlarının
kişisel bilgisayarı, e-posta adresi ve internet erişimi mevcuttur. Portal
yazılımı üzerinden kurum içinde bir bilgi paylaşım platformu oluşturulmuştur.
Bunlara ilaveten e-Dönüşüm Türkiye Projesi kapsamında e-Savunma Sanayii Projesi
başlatılmış olup halihazırda kurum içi tüm yazışma ve onaylar elektronik imza
ile kağıtsız ortamda gerçekleştirilmektedir. İş akış/süreç yönetimi ve kurumsal
kaynak yönetim sistemlerinin kurulmasına yönelik faaliyetler halen devam
etmektedir.


 İnsan Kaynakları :


SSM personeli, 3238 sayılı Kanunun
8. maddesine göre 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabidir.
Müsteşarlığa ayrıca, 3238 sayılı Kanunun 8. maddesinin 3. fıkrasına göre, 657
sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılmasına dair
hükümlerine bağlı kalmaksızın, özel bilgi ve ihtisas gerektiren konularda
“Sözleşmeli Personel” çalıştırabilme imkanı verilmiştir. Bununla birlikte, 3238
sayılı Kanun, diğer kamu kurum ve kuruluşları personelinin de maaşsız izinli ve
sözleşmeli olarak SSM’de çalıştırılabilmesine imkan sağlamaktadır.


Bu esaslar çerçevesinde, 31 Aralık
2010 tarihi itibariyle SSM’de istihdam edilen personel mevcudu, 292’i kadrolu
ve 69 kadrosuz sözleşmeli personel olmak üzere toplam 361 kişidir.


 Sunulan Hizmetler :


SSM tarafından yürütülen
faaliyetlerin ana amacı, ülkemizde modern bir savunma sanayii altyapısının
oluşturulması ve TSK’nın modernizasyon ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Bu
çerçevede, SSM tarafından sunulan hizmetleri özetle; savunma sistemleri
tedariki ve tedarik yönetimi, savunma sanayiinin yönlendirilmesi, teknoloji
yönetimi, sanayi katılımı ve offset faaliyetlerinin yürütülmesi, uluslararası
işbirliği, ihracatın koordinasyonu ile kalite, test ve sertifikasyon hizmetleri
olarak sıralamak mümkündür.


Söz konusu hizmetlere ilişkin
bilgiler, Müsteşar Yardımcılıkları ve bağlı Daire Başkanlıkları bazında aşağıda
özetlenmiştir.


Müsteşar Kurumsal Yönetim Hizmetleri Yardımcılığı


 Personel ve Eğitim Dairesi
Başkanlığı :


İnsan kaynakları planlaması, işe
alma, eğitim ve geliştirme, uygun kurum kültürü oluşturma, kariyer planlama,
başarı değerlendirme ve ödüllendirme süreçlerinin tümünü kapsayan İnsan
Kaynakları yönetimi faaliyetlerini yürütmek dairenin başlıca görevlerini teşkil
etmektedir.


 İdari ve Mali İşler Daire
Başkanlığı:


Ana faaliyetlerin aksamadan yerine
getirilmesi için ihtiyaç duyulan araç, gereç, kırtasiye ve her türlü sarf
malzemelerinin temin edilmesi, korunması ve hizmete sunulmasını sağlamak,
Musteşarlığın güvenlik, ulaştırma ve temizlik hizmetlerini ilgili mevzuat
hükümlerine uygun olarak yerine getirmektedir.


 Strateji Geliştirme Daire
Başkanlığı :


5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve
Kontrol Kanunu’nun 60. maddesi ve 5436 sayılı Kanunun 15. maddesi uyarınca 2006
yılında kurulmuştur. Daire bünyesinde, stratejik yönetim ve planlama,
performans ve kalite ölçütleri geliştirme ve malî hizmetler fonksiyonları
çerçevesindeki görevler yerine getirilmektedir.


Tedarik Yönetimi Daire Başkanlığı
:


Daire Başkanlığının görevi
Müsteşarlığın yönetim ve işleyişinin geliştirilmesi ve savunma sanayii ve
ihtiyaç sahibi makamlar nezdinde etkinliğinin artırılmasıdır.


 Müsteşar Sanayi Hizmetleri Yardımcılığı


Sanayileşme Daire Başkanlığı:


Sanayileşme Daire Başkanlığı, SSM
tarafından yürütülmekte olan projeler çerçevesinde gerçekleştirilen sanayi
katılımı/offset (SK/O) faaliyetlerinin koordine edilmesini, bu konuda meydana
gelen gelişmeleri dikkate alarak yeni politikalar oluşturulmasını, imzalanmış
SK/O sözleşmelerinin takip edilmesini, SK/O düzenlemeleriyle ilgili olarak
teklife çağrı dosyalarında ve sözleşmelerde yer alacak bölümlerin
hazırlanmasını, sözleşmelerin imzalanmasını ve yürütülmesini sağlamaktadır.


Ayrıca, sektör stratejileri ve yan
sanayi entegrasyon prosedürünün koordinasyonu ve takibi yapılmaktadır. Küçük ve
orta ölçekli firmalar ile sanayi kuruluşları arasında karşılıklı iş birliği ve
iş paylaşımının sağlanması için savunma sanayii alanında, sempozyum, seminer
veya toplantılar organize edilmesi ve aktif olarak desteklenmesi görevleri de
gerçekleştirilmektedir.


 Ar-Ge ve Teknoloji Yönetimi
Daire Başkanlığı:


Savunma Sanayii Müsteşarlığı 3238
Sayılı kuruluş kanunuyla kendisine verilen araştırma-geliştirme görev ve
sorumluluğu çerçevesinde, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarının
karşılanmasına yönelik teknoloji yönetim planlamasının yapılması; bu doğrultuda
tedarik projelerinin gereksinim duyduğu alt sistem/bileşen/teknoloji alt yapısı
yol haritasının oluşturulması ve belirlenen öncelikli Ar-Ge projelerinin
tanımlanması, desteklenmesi ve yürütülmesi faaliyetlerini gerçekleştirmektedir.


 Kalite-Test ve Sertifikasyon
Daire Başkanlığı:


Tedarik faaliyetleri kapsamında,
ürüne ve sisteme yönelik kalite, sanayi güvenliği, kalifikasyon ve
sertifikasyon ile ilgili strateji ve politikaları oluşturmak, bu faaliyetleri
yürütmek, ilgili konularda ulusal ve uluslararası organizasyonlara katılım
sağlamak ve SSM’yi bu organizasyonlarda temsil etmek görevleri KTS Daire
Başkanlığı tarafından gerçekleştirilmektedir. Projelere yönelik kalite, test,
sertifikasyon faaliyetleri projelerin konsept safhasından başlayarak ürünlerin
ihtiyaç makamına teslim edilmesine kadar olan süreç içerisinde yürütülmektedir.


Uluslararası İşbirliği Daire
Başkanlığı:


Daire, yürütülmekte olan proje
faaliyetleri ile savunma sanayiinin geliştirilmesine yönelik diğer tüm
faaliyetler esnasında ihtiyaç duyulan uluslararası savunma sanayii işbirliği
imkanlarını araştırmak ve dış politika hedefleri ile uyumlu bir şekilde hayata
geçirmek görevlerini üstlenmiştir.


Müsteşar Savunma Hizmetleri Yardımcılığı


Kara Araçları Daire Başkanlığı:


ülkemizin savunma ve güvenliğine
yönelik TSK ve kamu kuruluşlarının kara konuşlu sistem ihtiyaçlarını öncelikle
yerli sanayide mevcut yeteneklerin azami ölçüde kullanılması ve/veya
geliştirilmesi, yurtiçinden tedariki mümkün olmayan sistemlerin ise en yüksek
yerli katkı düzeyi ve mümkünse teknoloji transferi yoluyla ülkemiz savunma
sanayii altyapısına kazandırılması suretiyle zamanında ve maliyet etkin bir
şekilde karşılama görevini yerine getirir. Bu görevlerin yanı sıra ulusal
savunma sanayii altyapısının güçlendirilmesi amacıyla tedarik faaliyetlerinde
her türlü planlama, koordinasyon, yönlendirme, yürütme ve denetim
faaliyetlerini yerine getirme ve yerli sanayii organize etme görevlerini de
bünyesinde bulunan; Araç ve Özel Projeler Grubu, Tank ve Paletli Araçlar Grubu
olmak üzere iki proje grubu ile yerine getirmektedir.


 Deniz Araçları Daire
Başkanlığı :


Temel görevi, ülkemizin
güvenliğine ilişkin deniz platformu ihtiyaçlarını, zamanında ve maliyet etkin
bir şekilde karşılamak ve ulusal savunma sanayii altyapısının güçlendirilmesi
amacıyla tedarik faaliyetlerinde her türlü planlama, koordinasyon, yönlendirme,
yürütme ve denetim faaliyetlerini yerine getirmek ve yerli sanayiyi organize
etmektir.


Daire Başkanlığı, mevcut gemi inşa
ve yan sanayinin; ülkemizin güvenlik ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde
geliştirilmesi ve ihracat potansiyeline sahip, yüksek teknoloji ürünü
denizaltı, bot, muharip ve yardımcı sınıf gemileri yurt içi tasarım yoluyla inşa
edebilecek düzeye ulaşabilmesine yönelik çalışmalar da yürütmektedir. Bu
çerçevede, Deniz Araçları Daire Başkanlığı; Amfibi Gemi, Bot, Harp Gemisi ve
Destek Gemisi olmak üzere dört grup bünyesinde proje yürütmektedir.


 Hava Araçları Daire
Başkanlığı :


TSK ve diğer kamu kurumlarının
ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak SSM tarafından yürütülmekte olan tüm
havacılık projeleri, Hava Araçları Daire Başkanlığı’nın sorumluluğunda
bulunmaktadır. Daire bünyesinde;


  • uçak,
    helikopter ve insansız hava aracı gibi hava platformlarının tedarik ve
    modernizasyonu,
  • hava
    araçları için bakım-onarım altyapısı kurulmasına


yönelik projeler hayata
geçirilmektedir. Bu projelerde, yurtiçi geliştirme, konsorsiyum yoluyla
geliştirme, ortak üretim, doğrudan alım gibi yöntemler kullanılmakta ve her bir
projede, kullanıcı ihtiyaçlarının maliyet-etkinlik çerçevesinde karşılanması
hedefinin yanı sıra, ulusal havacılık sanayiinin teknolojik altyapısının
geliştirilmesi ve yeteneklerinin artırılması da amaçlanmaktadır.


Hava Araçları Daire
Başkanlığı’nda; Helikopter, İnsansız Hava Aracı, Modernizasyon/Entegrasyon ve
Uçak olmak üzere dört grup bünyesinde proje yürütülmektedir.


 Muhabere Elektronik ve Bilgi
Sistemleri (MEBS) Daire Başkanlığı :


TSK’nın modernizasyonunun sağlanabilmesi
amacıyla, yerli sanayi imkan ve kabiliyetlerinden azami ölçüde yararlanmak
suretiyle, kullanıcı ihtiyaçlarına ve endüstriyel hedeflere uygun olarak komuta
kontrol, atış kontrol, muhabere, uydu, ağ destekli yetenek, simülatör vb.
sistem ya da yazılım projeleri MEBS Daire Başkanlığı tarafından
yürütülmektedir. Bu çerçevede Daire’de; Komuta Kontrol Haberleşme (C3), Uydu
Radar ve İstihbarat ve Uygulama Yazılımı ve Simülatörler olmak üzere üç grupta
proje yürütülmektedir.


Elektronik Harp ve Algılayıcılar
Daire Başkanlığı :


Ülkemizin savunma ve güvenliğine
yönelik olarak, TSK ve diğer kamu kuruluşlarının elektronik harp ve
algılayıcılar alanındaki ihtiyaçlarının azami yurt içi imkân ve kabiliyetler
kullanılarak karşılanması amacıyla tedarik projeleri Daire Başkanlığı
tarafından yürütmektedir. Elektronik harbin ana unsurlarını oluşturan
elektronik destek, elektronik taarruz, kendini koruma ve eğitim alanlarındaki
ihtiyaçların karşılanması amacıyla Türkiye’de tasarım, geliştirme, üretim,
bakım ve idame altyapısının oluşturulması yönünde çalışmalar Daire Başkanlığı
görevlerinin ana unsurlarını oluşturmaktadır.


Bu çerçevede; Elektronik Harp ve
Algılayıcılar Daire Başkanlığı bünyesinde Helikopter Elektronik Harp, Kara
Konuşlu ve Deniz Elektronik Harp, Muharip Uçak Elektronik Harp ve El Yapımı
Patlayıcılar olmak üzere dört grupta proje yürütülmektedir.


 Roket-Füze ve Mühimmat Daire
Başkanlığı:


TSK’nın roket, füze, mühimmat ve
silah ihtiyaçlarını, kullanıcının performans ve takvim beklentilerini dikkate
alarak öncelikle yurt içi geliştirme yoluyla karşılamak temel hedefi
doğrultusunda; ilgili firma, kurum ve kuruluşları teknolojik gelişmeler
doğrultusunda yurt içi çözümler sunabilen, uluslararası iş birliğine açık ve
rekabetçi bir yapıya kavuşturmak amacıyla gerekli faaliyetler yürütülmektedir.
Bu çerçevede, Roket-Füze ve Mühimmat Daire Başkanlığı bünyesinde, Hava Savunma,
Güdümlü Füze, Silah ve Mühimmat olmak üzere üç grup tarafından proje
yürütülmektedir.


  Öneri ve
tedbirler: Artan iş yüküne paralel olarak personel sayısında yıllar
içerisinde arzu edilen artışın sağlanamaması sebebiyle bugün gelinen noktada,
yaklaşık maliyeti 25 milyar dolara ulaşan proje portföyü, son dönemdeki
personel artışına rağmen, hala sınırlı sayıda personel ile yürütülmektedir. Bu
çerçevede, nitelikli personel sayısının artırılması amacıyla düzenli olarak
personel alımını sağlayacak önlemlerin alınması elzemdir.


Kurumun geleceğinin inşası adına
nitelikli personelin işe alınması, bu kişilerin gerekli donanıma
kavuşturulması, üretkenliklerinin sağlanması ve elde tutulması için gerekli
stratejik insan kaynakları yönetimi çabalarının sürdürülmesi ve bunun bilimsel
temellere dayandırılması büyük önem taşımaktadır. 2007 yılından itibaren
gerçekleştirilen uzman yardımcısı istihdamında hedeflenen niteliklerde
personelin işe alımı sağlanmış olmakla birlikte, bunların önemli bir bölümü
henüz üç yılını doldurmadan işten ayrılmış, diğer kamu kurumlarında göreve
başlamıştır. Bu durumun, SSM’nin sağladığı özlük hakları ile ilişkisi olduğu
değerlendirilmektedir.


3238 sayılı Kanun, ülkemizde özel
sektör ve teknoloji katkısını da sağlayarak bir savunma sanayii kurulmasını
hedeflemiş ve bu görevi Müsteşarlığımıza tevdi etmiştir. Söz konusu Kanun,
savunma sanayiimizin kuruluş dönemine yönelik olarak vizyoner ve günümüzde dahi
geçerli olan hükümler getirmiştir. Bununla birlikte, TSK ihtiyaçlarının daha
iyi karşılanabilmesi ve bugün tasarım ve ihracat yapabilecek yeteneği haiz
savunma sanayimizin gelişmişlik seviyesine uygun olarak yeniden kaleme alınması
hem sektör hem de Silahlı Kuvvetlerimiz açısından kritik değer taşımaktadır.


Sözkonusu değerlendirmeler
ışığında, 3238 sayılı Kanun’un içeriğinin güncellenmesine ve çalışanların özlük
haklarının benzeri seviyedeki kurumlar ile eşit hale getirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.


Sonuç olarak;  savunma
endüstrisini sadece silah üretimi olarak algılamak dar görüşlülük olur.
Güvenliğimizi sağlamaya yönelik çalışmalar aslında bizim ekonomik açıdan
güçlenmemize, sanayi ve teknoloji alanında kalkınmamıza ivme kazandıracaktır.
Olağanüstü durumların, hızlı değişimlerin, büyük ikilemlerin, insan yaşamını ve
doğal hayatı tehlikeye atan gelişmelerin yaşandığı yirminci yüzyılın devamında
 “yeryüzünde yaşam”  belirsizliğe ve riske girmiş durumdadır. Artık
evrensel düşünmek ve hareket etmek zorundayız. Dünya ile ilgili
 politikaları etkilemek ve söz sahibi olmak  durumundayız. Mevcut
entelektüel sermayemizi güçlendirerek, maddesel ve zihinsel anlamda sanayileşme
aşamasını tamamlayarak bilgi üretenler ve satanlar sınıfına dahil olmalıyız.
Hedefimiz çok bilerek, çok çalışarak, çok emek vererek Türk Devletini dünyanın
zirvesine taşımaktır. 


Oguz Solak- Makine Mühendisi
 1-mayıs-2011