Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Cahit Armağan DİLEK : Türkiye’yi
askersizleştirme projesi


E-POSTA : cahitdilek@yahoo.com


Askere
alma sürecini düzenleyen yeni yasa tasarısı bu haliyle geçerse aslında askere almama yasası olacak.


Askerlik
sisteminin değişeceği ve yasa hazırlandığı 31 Mart seçimleri öncesi gündeme
gelmişti. İçeriği bir şekilde duyuruldu ama nedense seçim sonuna bırakıldı.
Şimdi ise 23 Haziran İstanbul seçimleri öncesi Meclis‘ten geçmesi için acele var. Bu da seçim odaklı bir hamle olduğunu
gösteriyor.


Ama
keşke sadece seçim odaklı olsa.  Çünkü önerilen sistem Türkiye’nin bekası, geleceği ve refahıyla
doğrudan bağlantılı ve bunları çok olumsuz etkileyecek.


1927
yılında çıkarılmış olan mevcut 1111
sayılı askerlik yasası Cumhuriyet devrimini ayakta tutan temel kolonlardan biri

olmuştur. Ve bugüne kadar askerlik süreleri haricinde hiçbir değişiklik
yapılmamıştır. Yeni yasa metnindeki
hükümlere bakıldığında askerlik kanunun temel mantığı ve felsefesi
değiştiriliyor.


Bu
haliyle yasanın son yıllarda Türkiye Cumhuriyetinin temel değerlerini ve
rejimini değiştirme sürecinde yeni bir hamle olduğu da görülmeli.


En temel değişiklik ise bedellinin
kalıcı hale gelmesi.
Askerlik sistemi içine yeni statüler eklenerek
karmaşık ve verimsiz bir sistem haline getirilmesine rağmen tek tip askerlik,
sadeleşmiş bir askerlik sistemi, eşitliğe dayalı askerlik sistemi sloganlarıyla
süslenip püslenip pazarlanıyor.


Anayasamız
ile “her Türk’ün hakkı ve
ödevi”
olarak tanımlanan askerlik hak ve ödev olmaktan çıkarılıyor, parası olanların yapmayacağı, olmayanların
mecbur kaldığı bir geçici işe dönüştürülüyor.


Can yakıcı, telafisi mümkün olmayan
sonuçları yaratacak iki maddesi var.
Biri muafiyetlerle ilgili daimi madde, diğeri halen askerde olup 6
ayını tamamlamış olanların yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte terhisine imkan tanıyan geçici
madde.


Hem de
bir günde mevcut kadronun yarısını
veya yeni sistemden ilk celp gelinceye kadar 3 ay içinde mevcut askerin dörtte üçünü terhis etmek. Bu kışla ve karargahların kapısına kilit
vurmaktır.


Bu
haliyle Türk Ordusunu zayıflatacak,
disiplini tamamen ortadan kaldıracak, muharebe yeteneğini yok edecek bir sistem

öneriliyor.


Ne
olacağı belirsiz bir sistemin uygulamaları görülmeden halen silah altındakilerin terhisinin önünün
açılması
, bu köşede defalarca yazıp uyardığımız gibi halihazırda dört bir tarafından kuşatılmış Türkiye’yi
kendisine yönelebilecek tehditlere karşı savunmasız yapacak, işgal ve saldırıya
maruz bırakabilecektir.


Türkiye’nin
içeride ve dışarıdaki askeri-politik-tehdit ortamına bakıldığında 1919 öncesi Balkan savaşları dönemine benzer
bir fotoğrafla karşı karşıyadır.
Türkiye yeni bir Balkan faciası
yaşamaya sürüklenmemeli.


Kalıcı
bedelli ve yedek astsubaylık gibi sisteme yeni eklenen statüler var. Ama mevcut
statülerde (astsubay, uzman erbaş, sözleşmeli er) kangrenleşme eğiliminde olan
sorunları yumağa dönüştürecek bir sistemden bahsediyoruz.


Öğretmenler
ve tabipler temel askerlik eğitimini alıp kendi bakanlıklarının kurumlarında
göreve devam ederken emniyet personelinin temel askeri eğitim bile almayacağı
statülerden bahsediyoruz.


Emniyet
teşkilatına yönelik bu durum adeta bir muafiyet gibi duruyor. Ama belli bir
mantığa oturtulabilir. Ancak asıl muafiyet maddesi teklifin 45. maddesinde.


“Cumhurbaşkanınca gerekli görülen
sahalarda özel olarak görevlendirilen gönüllüler, Cumhurbaşkanınca belirlenen
şartlara uydukları takdirde askerlik hizmetinden muaf tutulur”
hükmünün
hakla hukukla vicdanla nitelik ve nicelikle, anayasada her Türk’ün hakkı ve
ödevi tanımıyla yakından uzaktan ilgisi yoktur. Bu içeriğiyle, kapsamıyla başı
sonu açık keyfi bir düzenlemedir.


Bu muafiyet maddesi askerlik sisteminde
büyük bir kara delik açacaktır.
Bedelli statüsüyle bile mukayese
edilemeyecek kadar keyfi ve kıyak bir statü.


Devletin
anayasası, yasaları, kurumları neyi düşünememiştir ki sadece Cumhurbaşkanının
belirleyeceği saha ve şartlarda çalışacak gönüllü ordusu oluşturulacak? Bu
durum keyfi yönetimde ulaşabilecek zirve noktasıdır.


Türk ordusunun terhisine dağıtılmasına
neden olacak, muharebe gücünü zayıflatacak, ülkenin sınır güvenliğini ortadan
kaldıracak, terörle mücadeleyi akamete uğratacak, Kıbrıs başta olmak üzere
sınır ötesinde asker bulundurduğumuz yerlerden çekilmeye mecbur bırakacak,
Milli Ordunun etkisiz kağıttan bir orduya dönüştürülmesine neden olacak, ama
partili bir Cumhurbaşkanına kendine özel gönüllülerden oluşan yapı kurmasının
önünü açan bu yasa tasarısının TSK’dan görüş alınarak yapılmadığı
anlaşılmaktadır.


Çünkü Türk Ordusunun hiçbir komutanı
Milli Orduyu yok edecek düzenlemeler içeren görüş ve öneri vermez.


Bu
yasa tasarısının dar bir kadro tarafından ve muhtemelen yabancı danışmanlarla
hazırlanıp ortaya çıkarıldığı izlenimi vardır. Bu yasada Mondros ve Sevr kokusu vardır. Bu
yasa tasarısı bu haliyle Türk
milletini yok etmeye
yönelebilecek şekilde onun bel kemiği olan Türk ordusunu etkisizleştirmeyle
sonuçlanır.


Çünkü
bu yasa askere almama yasasıdır ve
Türkiye’yi askersizleştirmektir.
Bu coğrafyada güçlü ordun varsa
yaşarsın yoksa yok olursun! 


Kaynak
Yeniçağ: Türkiye’yi askersizleştirme projesi – Cahit Armağan DİLEK

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış