MİLLİ TARIM & MİLLİ HAYVANCILIK & MİLLİ SANAYİ

PERDE
ARKASI ; ŞEKER FABRİKALARI NEDEN KAPATILIYOR ??



TÜRKİYE
ÜZERİNDE EMPERYALİST OYUNLAR ;Türk Şeker Fabrikaları, ABD’li Cargill istedi
diye mi satılıyor? CARGILL -NBŞ / FRUKTOZ – 2 

Ve
gündeme bomba gibi bir haber düştü ;

Amerika ile aramızın çok bozuk olduğu ABD’nin
ülkemize karşı PYD/YPG terör gurubu ile ittifak kurarak silahlandırdığı bu
süreçte , tarımda dünya devi ABD menşeli ,ülkemizde en büyük NBŞ/FRUKTOZ
üreticisi Cargill Şirketinin ŞEKER FABRİKALARIMIZ hakkında iki rapor
hazırlayarak kapatılmalarını önerdiği ortaya çıktı .

Birinin adı “Ulusal Şeker Piyasası ve
Düzenleyici Reform Arayışları”,
 diğerinin ise “Şeker
Piyasası Mevcut Durum ve Değerlendirme Raporu.”

Cargill
kendisine rakip olan ve sağlıklı pancar şekeri üreten MİLLİ
 fabrikalarımızın , hazırladığı 2 rapor ile kapatılmasını istemişti
!!!
 

Ehh AKP Hükümeti , daha doğrusu AKP genel Başkanı
Erdoğan’ın eski tanışı olan Cargill’den böyle bir rapor gelince raporun gereği
yapıldı ve Türk ekonomisine , tarımına bir balyoz daha vuruldu . 14 şeker
fabrikasının ÖZELLEŞTİRME masalıyla yabancılara ve kankalara devredileceği
ortaya çıktı .

BAKALIM
NELER OLMUŞ

Türk
Şeker Fabrikaları, ABD’li Cargill istedi diye mi satılıyor?

Bir sabah uyandık ki, Şeker Kurumu kapatılmış.
AKP’nin Bakanları, 27 Kasım 2017 tarihinde Bakanlar Kurulu’nda karar alıyor, ne
Meclis’e danışıyor ne de ilgili örgütlere, Türkiye’nin ulusal şeker sektörünü
yönlendiren kurumu ortadan kaldırıyor. Meclis’te tartışılmasını da
istemiyorlar. Kanun Hükmünde Kararname…

Neden kararname?

Şeker Kurumu’nun ulusal güvenlikle nasıl bir
ilişkisi olabilir ki?

Ekonomide köşe taşı değerinde bir kurum neden
Meclis’in tartışmasından kaçırıldı?

Taşeron işçisine kadro meselesi ve FETÖ’cülerin
devletten atılması hakkındaki uzun metnin arasına sokuşturmanın sebebi ne?

Kimin ihtiyacı? Pancar üreticisi mi istedi? Şeker
fabrikalarının önünü mü tıkıyordu?

Herkes şokta… Ulusal kaygılarla bir izahı olan
varsa beri gelsin. Hükümetin ağzını bıçak açmıyor. “Ben yaptım, oldu” diyor
sadece.

Cargill’in
sunduğu DİKKAT ÇEKEN İKİ RAPOR

Çok geçmedi, iki rapor sızdı ortalığa. Birinin
adı “Ulusal Şeker Piyasası ve Düzenleyici Reform Arayışları”, diğerinin ise
“Şeker Piyasası Mevcut Durum ve Değerlendirme Raporu.”

Raporların adına bakınca, bizim kurumlardan ya da
sektördeki örgütlerden biri hazırladı sanırsınız. Ziraat Odaları, Ziraat
Mühendisleri Odası, Pankobirlik, belki de Şeker-İş…

Hiçbiri değilmiş meğer.

Dahası, bırakalım Şekerle ilgili bu kurum
olmasını, milli bir kurum bile değilmiş meğer.

Sıkı durun şimdi.

Raporu
hazırlayan, Amerika’nın şeker tekeli Cargill…

Afalladınız değil mi?

Türkiye’nin şeker sektörü hakkında Bakanlara
rapor hazırlayana bakar mısınız? Eğer hükümet, bu şirketten bu sektör için
raporu kendisi istedi ise, milli skandaldır.

Yok, eğer hükümet istemedi de, şirket işgüzarlık
yapıp kendiliğinden hazırladı ise, bu da başka bir skandaldır, küstahlıktan da
öte durumdur.

Olay şu ki hükümete rapor hazırlayan, Türkiye’nin
ulusal şeker sektörünü ele geçirmek, tasfiye etmek isteyen, bu uğurda
aleyhindeki yüksek yargı kararlarını bile çiğneyecek kadar pervasız davranan
Cargill şirketidir.

“İnsan sağlığına zararlı, gıdalarda kullanılması
tehlikeli” diyen bilim insanlarının giderek çoğaldığı mısır şurubunu üreten
şirkettir…

Bu şirketin ABD için önemini anlamak için şunu
hatırlamak yeterlidir; Sene 2003. AKP Hükümete yeni gelmiştir. Taa Amerika’dan
resmi olmayan bir konuk gelir ve özel görüşme yapar o günlerde.

Bu, ABD’nin eski başkanlarından George H. W.
Bush’dur.

Yani Afganistan’ı işgal eden, yerine geçen oğlu
da Irak’ı ışgal ederken ona yol gösteren Bush… Türkiye’ye geldiği günlerde
Irak’ın işgali sürmektedir, Conilerin çizmeleriyle girdiği camiler, ırzına
geçtiği kadınlar, kumlara gömülen on binlerce Arap, herkesin malumudur artık.

Türkiye’de kimsenin bilmediği Cargill’in önündeki
kapılar, o görüşmeden sonra “açıl susam” misali açıldı, “fabrikalarınızı satın”
diyecek küstahlık noktasına, döşenen taşların üstünde geldi.

CARGİLL
ZİL TAKIP OYNAMAYACAK MI?

Şimdi de başka sorular geliyor akla;

Şeker fabrikalarımızın rakibi olan, şeker
sektörümüzü tasfiye ederek pazarını ele geçirmeye çalışan, şeker
fabrikalarımızın ürettiği pancar yerine mısır şurubu üreten bir şirkete, kendi
şeker sektörümüz hakkında rapor düzenletmek hangi aklın işidir?

Bu durum, Afrin’de Amerika ve PKK’ya karşı
savaşan Türk Ordusu’nun komutanları hakkında, ABD Genelkurmayı’ndan rapor
istemeye benzemiyor mu?

Böyle bir yerin raporundan başka bir öneri
çıkmayacağını anlamamak çok mu zor? Doğal olarak Cargill de diyor ki, “şeker
sektörünüz zarar ediyor, satın, kapatın.” (Bu raporlardan bazı bölümleri
sonraki günlerde bilginize de sunacağım.)

Sonuçta, Şeker Kurumu’nun kapatılmasındaki manayı
daha milletçe çözememişken, başka bir vurgunla, pancara kotadan beter saldırıyla
karşılaşıyor Türkiye’nin milli şeker sektörü. Şeker fabrikalarımızı satmaya
kalkıyor hükümet. Hem de bir, üç değil, tam 14 fabrika…

Yine sorular;

1-) Türkiye’nin
şeker fabrikalarını satmak, pancar üreticisine, melasçıya, süt üreticisine,
damızlık sığır yetiştiricisine, şeker işçisine, velhasıl ulusal şeker
sektörümüze nasıl bir yararı sağlayacak?

2-) Şeker
fabrikalarımızı satarsanız, Cargill zil takıp oynamayacak mı?

3-) Sınırımıza, 5
bin TIR silah ve PKK ile dayanan Amerikan emperyalizmine karşı Türk Ordusu
vatanımızı savunmak için kahramanca savaşır, hatta canını verirken, sadece bir
Amerikan tekelinin işine yarayacağı aşikar olan bir işe kalkmayı izah edecek
bir vatanseverlik var mı?

KİM
BU CARGİLL ?

Cargill
kuruluşunu şöyle anlatıyor ;

Cargill, uzun yıllar boyunca kurucusu W.W.
Cargill’in şu vizyonuna sadık kaldı: Çiftçilerin işlerini iyileştirmek,
piyasalar arasında bağlantı kurmak ve gereksinim duydukları ürünleri
tüketicilere ulaştırmak. Bu süre boyunca, olanakları çoğaltan yeniliklerle gıda
ve tarımla ilgili çalışmalarımızı geliştirdik.

Yeni fırsatlara doğru yelken açıyor ve bu sırada
işle ilgili sorumluluklarımızı her zaman yerine getirmiş olmaktan gurur
duyuyoruz. Böylece birlik oluyor, her gün işlerimizi daha iyi bir şekilde yapmak
için uğraşıyor ve dünyanın besin ihtiyacını karşılama yolunda emin adımlarla
ilerliyoruz.

1865

William William Wallace (W. W.) Cargill Iowa, Conover’da ve McGregor &
Western Railroad hattının sonunda yer alan bir tahıl ambarının sahibiydi.

1870

Şirketin kurucusu W. W. Cargill şirketin genel merkezini Minnesota, Albert
Lea’da açtı ve Güney Minnesota Demiryolu’nun genişlemesinden faydalandı

1880

1875’te operasyonlarını Wisconsin, La Crosse’ye taşıdıktan sonra, W. W. Cargill
işlerini tahılın da ötesine genişletti ve kömür, un, yem, kereste ve tohum gibi
ticari malları taşımaya ve aynı zamanda demiryollarına, araziye, sulama
sistemlerine ve çiftliklere yatırım yapmaya da başladı.

1885

W. W. Cargill ve iki erkek kardeşi, Minnesota ve Dakota eyaletlerinde toplamda
1,6 milyon kileden daha fazla tahıl kapasitesine sahip olan 100’den fazla tahıl
depolama binasını ellerinde bulunduruyor veya kontrol ediyordu.

1930

Cargill şirketleşti ve bugünkü adını aldı. Şirket gözünü küresel düzeyde
genişlemeye dikti ve Kanada’nın Winnipeg, Hollanda’nın Rotterdam ve Arjantin’in
Buenos Aires (bu ofis 2. Dünya Savaşı nedeniyle kapanacaktı) şehirlerinde küçük
ofisler açtı.

1945

2. Dünya Savaşı’nın ardından şirket çalışma alanlarını çeşitlendirdi ve Nutrena
Mills’i satın alarak yem işini büyüttü. Cargill ayrıca bir soya fasulyesi ve
yağlı tohumlar işleme tesisini de satın aldı.

1955

Cargill’de çalışan bilimadamı Julius Hendel şirketin işleriyle ilgili bilimsel
yöntemleri ortaya koydu ve bu da merkezileştirilmiş bir Araştırma Bölümü’nün
kurulmasını sağladı. Bölümün Araştırma Çiftliği’nde, elektronik bilgi işlem,
yem geliştirme işinde bir devrim yarattı.

1988

Cargill’in ürün ve hizmet portföyü önemli ölçüde genişledi. Tahıl, yem, tohum,
yağlı tohum ve mısır öğütme işlerinin yanı sıra, şirketin iş kolları artık
kimyasallar, kakao, kahve, pamuk, yumurta, gübre, mali hizmetler, un, meyve
suları, malt, et, şeker kamışı, fıstık, petrol, domuz eti, kümes hayvanları
eti, lastik, tuz, çelik, hindi eti ve yün işletmelerini de içermekteydi.

2003

Tarihinde ilk kez, Cargill’in elde edilen kazancı 1 milyar doları aştı.

2011

Cargill, Hollanda merkezli Provimi’yi satın alarak küresel düzeydeki hayvan
besleme işini belirgin ölçüde büyüttü ve ön karışımları ve katkı maddelerini
ürün portföyüne ekledi.

İşte
böyle değerli okur. Bu büyüme planlı ve iyi bir yönetimin sonucu olsa gerek.
Küçük bir tahıl deposundan 153 senede bir Dünya devi olmak .

Cargill
Türkiye

1960 yılında Türkiye’deki faaliyetlerine yerli
ortaklık ile başlayan Cargill, 1986 yılından itibaren ise  faaliyetlerine
Cargill olarak devam etmiştir. Bugün 600 kişiden fazla çalışanı ile Istanbul,
Bursa, Adana, Ankara, Balıkesir, Kocaeli ve İzmir illerinde faaliyet
göstermektedir.

1992 yılında açılan Cargill merkez ofisi
Istanbul’da bulunmaktadır. Cargill’in Türkiye’de faaliyet gösterdiği üç ana
alan ise: gıda, yem ve endüstriyel ürünler.Cargill Türkiye’de aşağıdaki
alanlarda faaliyet göstermektedir ;

Nişasta ve
tatlandırıcı üretimi ve satışı

Yenilebilir bitkisel yağ üretimi ve satışı

Oleo-kimyasal ve bio-ensütriyel ürünlerin üretimi ve satışı

Kakao ve çikolata ürünleri satışı

Kıvam verici çözüm ürünlerinin satışı

Hayvan beslenmesine ait premiks, temel karışım ve özel ürünlerin üretim ve
satışı

Cargill
Türkiye Kronolojik Faaliyet Takvimi

2015.  Türkiye’nin önde gelen hayvan
beslenmesi şirketlerinden Ekol Gıda hisselerinin yüzde 51’i satın alındı.

2014.  Cargill’in bio-endüstriyel
ürünlerinin yerel olarak üretilmesi hedefiyle Alemdar Kimya A.Ş.’yi satın aldı.

2014.  Balıkesir’de bulunan Turyağ
tesislerini tüm B2B markaları, tüm çalışanları ve satış/pazarlama ağı ile
beraber bünyesine kattı.

2014.  Yeni organizasyon yapısı ile Cargil
Türkiye; Orta Doğu, Türkiye ve Kuzey Afrika pazarlarına hizmet etmeye başladı.

2013.  Vaniköy Mısır Öğütme Fabrikası
kapatılarak glikoz ve nişasta üretim üniteleri Orhangazi fabrikasına taşındı.

2013.  Nişasta dışı Endüstriyel Ürün portföy
ticaretine başlandı.

2002.  Dünya genelinde Cerestar firmasının
satın alınması ile Tükiye’de Cerestar’a ait olan Pendik Nişasta Sanayi
hisselerinin %50’si Cargill’e geçti ve böylece Ülker Grubu ile eşit hisseli
ortaklık doğdu.

2000.  Orhangazi Mısır İşleme Tesisi
tamamlandı ve üretime geçildi.

1998.  Tohumculuk şirketi Cargill’in dünya
genelinde yaptığı anlaşma ile Monsanto’ya satıldı. Böylece Türkiye’deki
tohumculuk faaliyetlerinden çekilmiş oldu.

1992.  İstanbul Merkez Ofisini açtı.

1987.  Vaniköy Mısır Öğütme fabrikasını
satın aldı.

1960.  Bramer Ticaret A.Ş. ile yerel
ortaklık kurdu.

KAYNAKLAR ;

LİNK : https://www.aydinlik.com.tr/turk-seker-fabrikalari-abd-li-cargill-istedi-diye-mi-satiliyor-mehmet-akkaya-kose-yazilari-subat-2018
   

LİNK : https://www.cargill.com.tr/tr/hakk%C4%B1nda

Naci Kaptan / 26.02.2018




















































































































































































































































































































Devam edecek

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir