Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


16.11.2018




Hangi makul
gerekçeyle, zorunlu olarak mağlup ayrıldığımız Cihan Harbinin anı töreninde
neden yer aldığı bilinmeyen – ambiyans, gösteriş, reklam vs. olasılıklı – ve
bağlamında Fransa’dan yeni talimatlarla dönen Erdoğan, daha çıkış merdiveninde
gözükürken, uçakta gazetecilere söylediği, ‘üç dönem Başkanlık yapanların artık
dinlendirileceği’ talimatı da düşüverdi gündeme hemen.
 

Bu da herhalde ön
ayarlı bir sipariş talimatıydı. Her neyse, ne ki belediyeci üç dönemliklere
kapak olmuştur herhalde. Yalnız bize göre de, bazı konum ve gerçekler ele
alındığında, bir dönemlik Başkanlık bile arif olanlara ‘yettin garı’ dedirtir
diye düşünmeden olmayacaktı yine.




Ee hele de içlerinden
bazı uçukların ballı ihale doygunu oldukları için, mide fesadına uğramadan,
sağlıkları nedeniyle biraz dinlendirilmelerinde, neresinden baksanız fayda
vardır. Ha bu arada yürütme sıralarının geldiğini düşünen diğer açlar da
iştahla tatlı tatlı sırıtıyorlardı mı demiştiniz? O halde bekleyelim bakalım,
onlarında ipliği yakında pazara çıkacaktır nasıl olsa.




Milli kalkınma derken
Milli Şef de akla gelecektir kuşkusuz. Çünkü rahmetli Atatürk’ün büyük bir
gururla arkasında bıraktığı milli ekonomi artık milli Şef olan İnönü’nün sırtına
binmişti. Bu nedenle de esasen art niyetle konuya bakanlar, derhal aç kurtlar
gibi rahmetli İnönü’ye saldırmaya başladılar. Oysa çarpılmamak için adil olmak,
bunun içinde İnönü demeden önce en az bir saat araştırma yapmak ve herhangi bir
yorum yapmadan önce de en az on dakika düşünmek zorundaydılar aslında.




Lozan antlaşmasında,
müzakere heyet lideri olarak Atatürk tarafından tensip edilen İnönü’nün,
kendisini hüsrana uğratmayacağını elbette biliyordu, insan sarrafı dahi
Atatürk. Yanılgısızlık ancak tanrıya özgü olduğundan, insanların yanılgı
payları şayet doğruluk yanları çok daha ağır basıyorsa, kendilerine hak olarak
da bağışlanabilir.




Böylece erdem sahibi
İnönü de her insan gibi bazen ender de olsa yanılma payına sahipti. Lakin
burada tarih dersi vermeye kalmıyoruz elbette. Zira haddimizi biliriz. Ne var
ki hakkında en fazla söz edilen bilhassa da milli ekonomi ve dış sermaye
ilişkisi – ki dış sermaye, dış kaynaklı uzmanlıktan ayrı tutulamaz – konusunda,
aşağıda görüşlerinize sunduğum kendi ifadelerini okumadan sakın yorumda
bulunmasın özellikle de tarih bilgisi olmayanlar. Çünkü en azından haksızlık
yapmamış olurlar.




§İNÖNÜ’NÜN YABANCI
UZMANLAR HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ




Kıbrıs anlaşmazlığının
en buhranlı günlerinde, Bakanlar Kurulu’nun yüksek memurlarla birlikte yaptığı
bir toplantıda bir yüksek memurun tuttuğu notlara göre, Başbakan İnönü, yabancı
uzmanlar konusunda şunları söylemiştir. Daha bağımsız ve şahsiyetli dış
politika izlenmesini istiyorsunuz. Herkes aynı şeyden bahsediyor. Nasıl
yapacağım ben bunu? Karar Vereceğim ve işi teknisyenlere havale edeceğim. Onlar
etraflı çalışmalarını yapacaklar ve teklifler hazırlayacaklar. Yapabilirler mı
bunu? Hepsinin etrafında uzman denen yabancılar dolu. İğfal etmeye
çalışıyorlar. Muvaffak olamazlarsa, işi sürüncemede bıraktırmaya çalışıyorlar.
O da olmazsa karşı tedbir alıyorlar. Bir görev veriyorum. Neticesi bana
gelmeden Washington’un haberi oluyor. Sonucu, memurumdan önce Sefirim ’den
öğreniyorum. Böyle mi teslim ettik biz devleti? Bana şimdiye kadar bunlar
tarafından hazırlanmış derdimize deva bir tek rapor göstermediler. Hepsi yasak
savma kabilinden şeyler. Ne yapıyorsak gene biz kendi elemanlarımızla
yapıyoruz. Peki, bu binlerce adam ‘avara kasnak’ gibi dolaşmıyorlar ya…
Elbette kendileri için önemli marifetleri var. İstiklal Harbi’nden sonra sulh
anlaşmasında esas mücadele bu uzmanlar konusunda oldu. Yoksa hudutlar meselesi
fiili bir durum idi. Tazminat işini iki devlet aramızda hallederdik. Bütün
mücadele idaremize tasallut yüzünden çıktı. Bir tek uzman vermek için büyük
tavizlerde bulunmaya hazırdılar. Dayattık. Biz onların niçin ısrar ettiklerini
biliyorduk. Onlar bizim niçin inatla reddettiğimizi biliyorlardı. Böyledir bu
işler. Peygamber edasıyla size dünyayı vadederler, imzayı attın mı ertesi gün
gelmişlerdir. Personeli gelmiştir. Teçhizatı gelmiştir, üsleri gelmiştir. Ondan
sonra sökebilirsen sök… Gitmezler. Ancak bu meselenin üzerine vakit
geçirmeden eğilmek lazım. Yoksa ne bağımsız dış politika, ne bağımsız iç
politika güdemezseniz. Havanda su döverseniz. Fakat zannetmeyeniz ki kolay bir
iştir. Savuşturulan iki üç badire bunun yanında çok kolay kalır. Teşebbüs
ettiğimizde başımıza neler geleceğini kestiremem. (Yön Dergisi. Sayı: 172)




İşte o günlerden
itibaren İnönü ’nün ortaya koyduğu resimde fazla bir değişiklik olmadı,
olamadı. Kendisinden sonra gelen bütün iktidarlar şayet israf ekonomisini,
tasarruf ekonomisine çevirip kalkınma hızımızı arttırabilmiş olsalardı, bugün
hala yaşlı gözlerle yabancı sermayeye el açmıyor olabilecektik. Şimdi ise
Atatürk’ten sonra boşuna geçen süreçte, kalkınmış bir ülke olamadığımız için
artık milli bekamız bile tartışma konusu yapılabilmektedir.




Atatürk’le,
kendilerinden çok daha önce yoluna girdiğimiz ve çok başarılı olduğumuz milli
kalkınmanın, ne yazık ki Atatürk’ten sonra; 
Japonya’nın başarılı milli kalkınma modeline sadece seyirci kaldık. Öyle
ki; en yakın komşumuz ve bir köylü Devleti olan Rusya dahi ihtilalden sonra,
bırakın istiklal harbimizi bile yok haliyle desteklemeyi, bilhassa da Stalin
döneminde, milli kalkınmayla ülkesini, 10 yılda %20 hızla 10 misli büyüterek
rekor bir zamanda, bir Dünya devi yapmıştır. Bağlamında bize benzeyen köylü
toplumunu da, çok kısa bir zamanda nasıl kalkınmış bir sınai toplumu haline
getirdiği emsalinden de hiçbir şey öğrenemedik.




Yani kısaca
sahiplendiğimiz: 1947 den itibaren varsa yoksa yüksek faizli, uzun vadeli
Amerikan sömürge kredileri, dolayısıyla da irticai tabanlı, eşraf, ağa,
işbirlikçi müteşebbis, bürokrat, Vekil ve burjuva kökenli, milli sınai kalkınma
yaftalı; ama yabancı ortak sermayeli montaj sanayi ve halende süregelen
Cumhuriyet öncesi cahiliye dönemi. Ne ki bunun da adı, aslında kendimizi
kandırdığımız, demokratik Cumhuriyet oluyor işte.




Ve biz hala Saraylar,
seyranlar, uçan Saraylar, yazlık Saray yavrularıyla, örtülü ödenek mağduru,
ümüğüne basılmış bir millet olarak, gayrı safi milli hasılada yokları
oynuyoruz. Oysa milli gelirin en az %15 kadarlık bir tasarrufu, ülkeye ancak %5
oranında bir kalkınma hızı sağlıyor.  O
da bu tasarrufun hepsi milli kalkınmaya ayrılabilirse. Hâlbuki asgari %10’luk
bir kalkınma oranı bizi kalkınmış ülkeler seviyesine çıkarabilecekken,  %5 ile ancak boğulmadan suyun üstünde
kalabiliyoruz.




Ne var ki ülkemizde
büyük paralar kazanan ve aşırı lüks savurganı olan vergi mükellefi, açık bir
gelir deklarasyonu da yapmadığı – yani vergi kaçırdığı – için, olması gereken
tasarruflara ulaşmak ise bu gidişle asla mümkün olmayacaktır. Ve nereden
bakılsa tek çıkış yolu, sol, sağ demeden kalkınamamayı tersine çevirmek için
çok kazancı da lüks savurganlığından, paradoksu olan kalkınma tasarrufuna
dönüştürmekten geçiyor. Bu da bir sistem değişikliği yani bir Devrim gerektirir.
Bunun da tek çaresi kaçınılmaz bir milli hükümettir. Çünkü sömürgeci misyoneri
mevcut Hükümetle bu çareyi var sanmak, ancak muhteşem bir hayalperestlik olur.




Şimdi çok samimi
olarak itiraf edeyim ki: Atatürk’ün bizatihi yarattığı ve iki defa okuduğum
NUTUK üstünde, onu gelecek nesillere tartışmasız nakledebilecek bir başka eser
daha kabul edemiyorum. Yani emeğe çok saygım olduğundan, hiçbir Atatürk yazarı
darılıp, gücenip, alınmasın. Çünkü kendi biyografinizi, icraatlarınızı, düşünce
yapınızı ve hayal dünyanızı sizi en yakından tanıyanların bile huzurunda,
mecliste, Atatürk aslanı gibi günlerce kükreyerek ifade edebilecek olan
bizatihi kendi diliniz veya kaleminiz değil midir ve bunu yadsımak hiç mümkün
olabilir mi?




Serendip Altındal


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış