İsmail
Hakkı Yücel
: KORONAVİRÜS KRİZİ SONRASI GELİŞMELER: TÜRKİYE
AÇISINDAN FIRSATLAR


27 Nisan 2020


Küresel dünya bugüne kadar ya finans veya reel
ekonominin kendisini çevirememesi sonucu krize girerdi. Bu defa alışık
olunmayan bir durumla yüz yüze kalınmış ve bizatihi insanların kendi varlığına
karşı yapılan bir saldırı ile karşı karşıya gelinmiştir. Bu yeni durum insanlık
için küresel boyutta bir ilki oluşturmaktadır.


Saldırıya karşı insanlığın hafızasında bundan önce
böyle bir şey olmadığı için saldırganın ne yapacağı nasıl davranacağı hususunda
bir fikri olmadığından özellikle gelişmiş ülkeler konuyu başlangıçta
önemsememişlerdir. Saldırganın acımasız olduğu geçen zaman içinde anlaşılmış
ancak tecrübenin bedeli ağır olduğu görülmüştür.


Yaşanan krizin büyüklüğü insanın kendi varlığına karşı
yapılması nedeniyle ekonomideki finans sektörü, reel ekonomi ve ulaştırma
sektörü olmak üzere bütün tedarik zincirlerinin durmasına ve daha ileri giderek
hayatın tüm faaliyetlerine müdahale etmesine sebep olmuştur.


İnsanlık karşılaştığı bu ciddi saldırının bilinmezliği
içinde saldırgana karşı kendi varlığını korumak için el yordamıyla çare bulmaya
çalışıyor. Problemin çözülmesinde yine insanın bugüne kadar ki birikimi
kendisine yol gösterecektir.


Kriz Sonrası
Gelişmeler


Bulaşıcı hastalık nedeniyle yaşanan bu büyük kriz
döneminde toplumlar çok önemli tecrübeler elde etmiştir. Bilimin önemi bu
dönemde hiç olmadığı kadar anlaşılır olmuştur. Bu nedenle araştırma ve
geliştirme faaliyetleri artarken yetişmiş insanın istihdamına ihtiyaç
beklenenden fazla olacaktır. Eğitim ve öğretimin nicelik ve niteliği özellikle
ülkemizde sorgulanmaya başlanacaktır.


Çağımızın robot teknolojisinde sağlanan başarılı
gelişmeler ve uygulamadaki verimlilik artışı katma değer artışını sağlarken
üretimde sıfır hata imkanlarını da sunmaktadır. Önümüzdeki dönemde fabrikalarda
akıllı makinelerin istihdamı artarak devam etmesi beklenmektedir. Gelişen hızlı
teknolojiler ve üretim organizasyonları araştırma ve geliştirme bazlı çalışmalara
yönelim beşeri sermayenin etkin kullanılmasıyla küresel rekabette çabalar daha
da artacaktır.


Robotlar akıllı zeka ile fabrikalarda üretim araçları
olarak işçilerin yerini alırken, evlerde hizmetçilerin, hastanelerde hemşire ve
hasta bakıcıların yanında otellerde oda servislerinin görevlerini önümüzdeki
süreçte artan oranda robotların devralacağı bir dönemin başlangıcını dünya
yaşayacaktır.


Yeni çalışma prensipleri gelişirken sanal toplantılar,
yeni iş disiplini ortaya çıkacak. Evde çalışma evde çalışma ile birlikte yeni
bir iş ahlakı gündeme gelecektir.


Değişimin motoru teknolojidir. Teknolojinin
ticarileşmesidir. Bulaşıcı hastalık sürecinde toplantılar dahi iletişim
teknolojisinin sağladığı imkanlarla sanal ortamda yapılmaya başlanmıştır. Bunun
da bir ekonomisi oluşuyor. Belki bundan sonra ev mimarisi yeni çalışma
şartlarına uygun olarak evin bir odası uzaktan görüntülü çalışmalara uygun bir
şekilde tasarımlanacaktır.


Bilim ve teknolojideki gelişmeler şehirleşmenin
mimarisinde değişikliklere gitmesini sağlayacaktır. Yeni organizasyon
ihtiyaçlarına uygun yeni yapılanmalar ortaya çıkacaktır. Sosyal yapılardaki
davranış değişiklerine uygun fiziki yapıların da ortaya çıkmasına ortam
hazırlayacaktır,


Değişimde geçiş dönemleri sıkıntılıdır.Turizmden
geçinen insanların yeni döneme alışması gerekecektir. Bir çok sektörde çok
ciddi değişimler olacaktır. Turizm sektöründe olduğu gibi sektör çalışanları
içinde sıkıntılı bir dönem yaşanacaktır. İnsanların yaşadığı travma belli bir
süre onların davranış biçimlerinde eski alışkanlıklarının yerine gelmesini
engelleyecektir.


İstihdam tartışmalarında devre dışı kalan işler ve
issizler hususu önümüzdeki süreçte tartışılırken diğer taraftan yeni iş
imkanları ortaya çıkacaktır.


Tüm bu gelişmeler sosyal hayatta yerini alırken bunların
hayata uyarlamasında yeni bir uyum hukukunun gündemde yer alması gerekecektir.


Virüs ile küresel dünyada bozulan tedarik zincirinin
yeniden işlemesinin ülkeler açısından desteklenmesinin önemi büyük olacaktır.
Burada uluslar üstü organizasyonlara büyük görevler düşecektir. Dünya Ticaret
Örgütü gibi organizasyonlara.


Bilim ve teknolojideki hızlı gelişmeler ve yeni
organizasyonel yapılar yanında sosyo-ekonomik yapılardaki hızlı değişim
 tartışmaları da beraberinde gündeme gelecektir. Teknolojideki hızlı
gelişim ve sağlayacağı sosyo-ekonomik gelişmeler önümüzdeki süreçte ülkeler
vatandaşlarına vatandaşlık parası verilmesi hususunu tartışmaya açacaklardır.
Yeni dönemde ekonomik ve sosyal yapılar farklı boyutlara evrilecektir.


Makineler çalışıp üretecek ancak, makineler
tüketmeyeceği için insanların tüketebileceği bir gelirlerinin olması
gerekecektir. Bunun için her bireyin ülkenin GSYİH çerçevesinde temel
ihtiyaçlarını karşılayacağı bir gelire sahip olması gerekmektedir. Bu gelire
bireyin ulaşması devlet tarafından sağlanacaktır.


Blockchain teknolojisi dijital dünyanın yönetim
sistemlerinin önemli aracı olacak. Yeni sistemin omurgasını oluşturacak.
Blockchain bugüne kadar bilinen her şeyin değişeceğini de gösterecek. Yeni bir
döneme geçişin altyapısını oluşturacak.


Uygulamaya konulan elektronik kartlar, dokunmadan para
ödeme, internet üzerinden ödeme gibi işlemler paranın el değmeden mübadele
aracı olmasını sağlamaktadır. Küreselleşen dünyanın ihtiyaçlarını karşılayacak
sistemin kurulması tartışmaları önümüzdeki süreçte olgunlaştırılacaktır.
Şeffaflık bu dönemde çok büyük önem taşıyacak.


Küreselleşen dünyada tartışılması gereken önemli bir
başka konu beşeri sermaye konusudur. Yetişmiş insan meselesidir. Bilgi, çağın
en büyük gücüdür. Bu nedenle yetişmiş insan ülkelerin en önemli kaynağıdır.


Gelişmiş ülkelerin başarısı beşeri sermayeye önem
vermelerinden kaynaklanmaktadır. Yetişmiş insanlarını ülkelerinde temel
bilimlerde ve uygulamalı bilimlerde çalışma ortamı hazırlarken yenilikçilik
üzerinde yoğunlaşılarak araştırma ve geliştirme faaliyetlerini bir rekabet
alanı olarak kullanmaktadırlar. Bu ülkeler kendi yetişmiş insanlarını etkin
kullandıkları gibi bir de diğer ülkelerin yetişmiş insan gücünü ülkelerine
çekmek için bu insanlara çeşitli cazip teklifler sunmaktadırlar.


Gelişmekte olan ülkelerin beşeri sermayesini gelişmiş
ülkeler transfer etmeye devam ederlerse gelişmekte olan ülkeler teknolojinin
kendi ülkelerinde üretilmesi değil üretilmiş teknolojiyi de bir süre sonra bu
ülkeler kullanamaz hale geleceklerdir, Bunun sonucunda daha fazla fakirleşecek
olan bu ülkeler insanlarının iyi beslenememeleri sonucunu doğuracaktır. İyi
beslenemeyen insan toplulukları küresel toplum için bulaşıcı hastalık üretme
alanları olarak görülebilir.


İyi eğitilmemiş ve fakirleşen ülkelerin insanları daha
gelişmiş ülkelere doğru kitlesel göç etmeleri meseleleri önümüzdeki süreçte
kamuoyunda gündem taşıyan konular arasında yer alacaktır.


Koronoravirüs salgını esnasında küresel dünyanın
farklı ülkeleri krize karşı farklı tepkiler verdiği gözlenmiştir. AB ülkeleri
içerisinde İtalya ve İspanya en derin şekilde bulaşıcı hastalıktan muzdarip
olurken diğer birlik ülkeleri sınırları kapatıp uzaktan seyrettiği
gözlenmiştir. Kaosu yaşayan bu ülkelerin travma sonrasında birliğe karşı nasıl
davranış sergileyecekleri şu anda bilinmemektedir.


AB ülkeleri birlik anlaşması imzalandıktan sonra yine
ilk defa kendi ülke sınırlarını birbirlerine karşı bu süreçte kapatarak
Schengen serbest dolaşım sözleşmesini Koronavirus nedeniyle askıya alma
gerçeğiyle yüz yüze kalmışlardır.


Küresel dünyanın üretim üssü olarak organize edilen
Çin’in, virüs ile birlikte hammadde ve sanayi ürünlerinin diğer ülkelere
ulaştırılması süreci kesintiye uğramıştır. Çin’e bağımlı hale gelen bu
ülkelerin sanayileri zor duruma düşmüştür.  Dünya için bu gelişme yeni bir
dönemin habercisi olarak görülmektedir. Bu yeni durumu tüm ülkeler
değerlendirerek yeni dünya düzenine uyumlu yeni politikalar üretmeleri
beklenir.


Çin’in 1,4 milyar nüfusunun 120 milyonu zenginleri
oluşturuyor. Gelir dağılımı birçok ülkede oluğu gibi çok farklılık gösteriyor.
Aynı zamanda dünyanın üretim merkezi durumunda olan Çin’in bundan sonra üretim
ve ulaştırma zincirinin kopması nedeniyle ithalatçı ülkelerin talebi
azaltmaları beklenmektedir. Ancak bu durum ülkede üretim fazlası olmasına neden
olacaktır. Ülkede oluşacak arz fazlası kapasitenin ne olacağı hususunda
tartışma konu olacaktır. Dünya da bu yeni durumdan bir şekilde etkilenecektir.


Çağımızın bilim ve teknoloji ürünlerinin zaman ve
mekan kavramını değiştirip küresel dünyayı bir köy büyüklüğüne indirdiği bir
zamanda görme ve haberdar olma fırsatlarının sınır ve zaman tanımayan imkanları
bireylerin ve toplumların taleplerini tüm boyutlarıyla artırmaktadır.


Refah, bilgi edinme, serbesti, hürriyet, hukuk, adalet
ve çevre gibi insan ihtiyaçlarının asgari ölçülerde karşılanması talepleri
önümüzdeki süreçte çözülmesi gerekenler listesinin önündeki sıralarda yer
aldığını gözlemleyeceğiz. Küresel istikrar sözcüğü önümüzdeki süreçte fazlaca
duyup telaffuz ettiğimiz kelimelerden oluşacak.


Demokrasi, sivil toplum güçlenerek refah toplumunun
gelişmesini sağlama amacına hizmet etmek olmalıdır. Bilim ve teknolojinin
gelişmesiyle sağlanan çok büyük imkanlarla devletlerin sağlığımız ve özel
bilgilerimiz hakkında çok fazla bilgi sahibi olmaları insan hak ve
hürriyetleriyle devletlerin toplum üzerindeki otoritenin dengelenmesi
hususundaki terazinin kantarını demokrasinin zaafa uğratılmasının önüne geçmek
için toplumun güçlü organizasyonlar geliştirmesi bu süreçte önem kazanacaktır.


Büyük kriz dönemlerinden geçişte devletin rolünün iyi
belirlenmesinde entelektüel kesimlere büyük görev düşmektedir. Bunun yanında
uluslararası kurumların güçlendirilmesi tartışılmaya açılacak konulardan olarak
değerlendirilebilir. Uluslararası dayanışmanın öne çıkartılması yeni dönemin
daha az sancılı geçişinin sağlanmasında anlamlı olacaktır.


Koronavirüs salgını sürecinde kamunun öncülüğünde
gönüllü olarak halk kendisini korumak için evlere kapanarak izole etmiştir.
Yaşanan olağan üstü durumun ortadan kalkmasıyla toplum bilgi birikim ve
donanımı çerçevesinde yeni değerlendirmeler yapılacaktır.


Bulaşıcı hastalık nedeniyle küresel dünyada duran
ekonomiler nedeniyle petrol talebinin de inanılmaz ölçüde düşmesine neden
olmuştur. Küresel petrol talebi düşünce fiyatlarda düşmüştür. Ekonomileri
petrole dayalı  petrol üreticisi ülkeler varil fiyatı 70 ABD Dolarından
20’li ABD Dolarına fiyatların inmesiyle Rusya, Suudi Arabistan, Irak ve petrol
üreticisi Afrika’nın bir çok ülkelerini önümüzdeki dönemde acılı bir ekonomik
sürecin beklediği görülmektedir.


Diğer taraftan ABD’de kaya gazı üreticisi bir çok
firmanın petrol fiyatlarındaki düşüş nedeniyle iflası beklenmektedir. Bu durum
ABD başkanlık seçiminin yapılacağı 2020 yılında nasıl bir siyasi etki yapacak
bunları dünya olarak gözlemleyeceğiz.


Türkiye Açısından
Fırsatlar


Türkiye’nin bulunduğu jeopolitik coğrafya bu dönemde
bilim, akıl ve tecrübe ile ortak aklın ön planda tutulmasıyla büyük fırsatlarla
karşılaşabilir. Doğru ve etkin kararların alınabilmesi için mutlaka ortak aklın
ön planda tutulması gerekmektedir. Ülke varlıklarının etkin kullanımı sağlanma
yöntemleri ortaya konulmalı ve bunun için öncelikle varlıkların neler olduğu ve
bunlarla neler yapılabilirin bilinmesi gerekir.


Ülkenin en değerli varlığı beşeri sermayesidir.
Bunları verimliliğin artırılması ve amaçlanan sonuca ulaşılması için hangi
organizasyonlarda kullanılacak ayrıntılarıyla acilen belirlenmesi yoluna
gidilirken diğer varlıkların neler olduğu ortaya konulmalıdır. Neyinizin
olduğunu bilmeden ne yapacağınızı bilemezsiniz. Yol haritası ciddi çalışmalarla
belirlenmelidir.


Plan ve program bu kritik dönemin en önemli yol göstericisi
olacaktır. Kıt kaynakları en etkin bir şekilde kullanma ihtiyacı vardır. Günlük
politikalarla başarıya ulaşılamaz. Bu kritik süreçte konular küresel boyutta
ele alınmalıdır.


Ülkenin ekonomik, sosyal ve siyasi etkinliğinin
artırılmasının esasını yüksek teknolojiye sahip olmakta yatmaktadır. Yüksek
teknolojiyi hiç kimse size vermez çünkü stratejiktir. Mutlaka kendinizin
üretmesi gerekir. Bunun yolu da iyi bir organizasyondur. Beşeri sermaye,
araştırma altyapısı, mali kaynak ve iklim ister ileri teknoloji geliştirme işi.
Bir başka önemli gereklilik kararlı olmak ister. Teknolojiye sahip olmak kolay
değildir. Sonuçta teknoloji üretim bilgisidir ve ülkenin küresel dünyadaki
yerini belirler.


Koronavirüs Türkiye’de bilimin ve teknolojinin
öneminin zihinlere yerleşmesinde önemli bir katalizör görevi üslenmiştir.
Bulaşıcı hastalığın ortadan kalkması için herkes bilim insanlarının aşı veya
ilaç üretip üretmediği hususunda hastalık sürecinde pür dikkat kesildiği
gözlenmiştir. Bu Türkiye için önemli bir gelişmedir.


Yüksek teknolojiye sahip olmak için araştırma ve
geliştirme faaliyetlerinin bir program dahilinde güdümlü projelere geçilmesiyle
başlar. Ülkenin ihtiyaçlarına uygun olarak bu alanın kısa, orta ve uzun
planlamalarının yapılması gerekmektedir. Esas olan yeni ve ileri teknolojik
ürünün geliştirilip üretilmesi ve küresel pazarlara sürülmesidir.


Türkiye ekonomisini hızla bu kriz ortamından
çıkartarak küresel tedarik zincirinin bir parçası haline getirmek gelecekteki
fırsatları yakalamak açışından önemli görülmektedir. Bunun için sanayi
envanteri içerisinde üretime geçebilecek olan ürün ve teknolojik üretim
bilgilerinin sonuçlanmasına ve ürüne dönüşmesini sağlayacak organizasyonların
önceliklendirilmesi aciliyet taşımaktadır. Diğer taraftan teknolojik desteklerle
ürünün iyileştirilmesi hususları öncelikle değerlendirilmeye alınmalıdır. Tüm
bu çalışmalar yeni ürünlerle küresel pazardan daha fazla pay alma başarısı
sağlamak için olmalıdır.  


Türkiye’nin ileri teknoloji meselesini çözebilmesi
için  kısa vadede doğru politikaların izlenmesi, bilime önem verilmesi,
üniversitelerin güçlendirilmesi ve özel sektörün desteklenip üretkenliğinin
artırılması gerekmektedir. Diğer taraftan şeffaflığın ve denetlenebilirliğin
öncelikli çözülmesi gereken alanların başında yer alması gerektiği göz ardı
edilmemelidir. Kritik zamanlarda oluşturulacak güven çok önemlidir.


Bu yeni dönemde üretmeden tüketme alışkanlığını
Türkiye bir kenara bırakabilirse ki bırakmak durumunda bir daha borçla
yaşamaktan ve sürekli cari açık vermekten kurtulacaktır.  Kronik cari açık
problemini aşan bir Türkiye ekonomik, sosyal ve siyasi olarak yeni bir döneme
geçecektir.


AB ve komşu ülkeler ile diğer dünya ülkelerinin
ihtiyaçlarının üretici diğer ülkelerden önce harekete geçerek bu ülkelerin
pazar ihtiyaçlarını karşılayarak küresel tedarik zincirinin içerisinde etkin
bir şekilde yer alabilmelidir. Bunun için zamanın çok verimli ve etkin
kullanılması gerekmektedir.


Küresel tedarik zincirinin merkezinde yer alan Çin’in
bundan sonra tekrar piyasalarda vergileri düşürerek pazarlardan aldığı payı
korumaya çalışacaktır. Bu nedenle ürün fiyatlarının düşmesi beklenebilir. Bu
ürünler Çin’de ucuz oradan almaya devam edelim oyununa gelmeden yaşanan
tecrübelerden yararlanarak politikaları ona göre geliştirmek gerekmektedir.


Tarım vazgeçilmez bir alandır. Sürdürülebilir gıda
güvenliği sağlık ve güvenlik kadar ötelenemeyecek bir alandır. Onun için tarım
ve hayvancılık sektörü ülke içinde kesintisiz bir şekilde üretilme
politikalarına sahip olmalıdır.


Büyük tarım potansiyeline sahip olan Türkiye
coğrafyası projelendirilerek etkin tarım teknolojileri kullanılarak yüksek
verimlilikte sağlıklı ürünlerin üretilmesi politikalarıyla desteklenmelidir.
İnsanımız yanında körfez ülkeleri ve Rusya gibi gıda talebi olan ülkelere
ihracat boyutlu programlamak önem taşımaktadır. Türkiye’nin tarım topraklarının
ve uygun iklim yapısının kendi halkını besleyebileceği gibi komşu ülkeleri de
besleyecek üstünlüklere sahip bulunmaktadır. Küresel çevre ve iklim değişimleri
gıdanın önümüzdeki süreçlerde daha stratejik bir alan olarak gündeme geleceği
beklenmektedir.


Tarımın stratejik bir alan olarak belirlenmesinin
önemi ortadadır. Bunun için tarımda kullanılan yerli tohumun geliştirilmesine
öncelik verilmelidir. Diğer taraftan hayvancılık konusu yerli ırkın
geliştirilmesi ve ülkenin iklim ve bitki örtüsüne uygun bir hayvancılık
politikasının geliştirilmesi ve hayata geçirilmesi önem taşımaktadır.


Koronavirüs sonrasında duran ekonomiler nedeniyle
işsizler ordusuna katılanların sayısındaki artış hususu çözülmesi gereken
konular arasında yer almaktadır.  İstihdamın hızla düşmesiyle işsiz kalan
insanların hayatiyetlerini devam ettirebilmeleri için söz konusu bu kesime acil
yardım yapılması gerekmektedir.


Diğer taraftan işsiz kalan kesim dışında işyerleri kapatılan
küçük esnafın zaruri ihtiyaçlarını karşılayacak programların hazırlanıp hayata
geçirilmesi gerekmektedir.


Ekonomik sistemin kendisini yeniden çalışır hale
getirene kadar tüm ihtiyaç sahiplerinin desteklenmesi bu dönemde önem
taşımaktadır. Devlet tarafından yardıma muhtaç duruma düşen insanlara yardım
edilmesi bu sürecin tahribatının minimuma indirilmesi açısından büyük önem
taşımaktadır.


Kriz nedeniyle zor durumda kalan vatandaşların
desteklenerek ayakta tutulması sosyo-psikolojik açıdan kriz sonrası yeni bir
hayata geçildiğinde Türkiye’ye psikolojik üstünlük sağlayacaktır.


Kriz sürecinde ekonomik sıkıntıya bir şekilde düşen
kritik firmalara kamu ortak olmalıdır. Türkiye bu kriz sürecinde hadiselere
küresel boyutta bakabilmeli ve kendi oyununu kendisi kurmalıdır.


Bulaşıcı hastalık sonrası küresel pazarlarda üstünlük
sağlamak için teknolojide yeterlilik ve gelecek vadeden KOBİ mahiyetindeki
özellikli firmalar tespit edilerek devlet bu firmalara işletme sermayesi
vererek ortaklık kurmalıdır.


 Bugünün teknolojik şartları hangi firmalar ne
durumda kamuya bu bilgiyi verme şansına sahip bulunmaktadır. Bu firmalar
küresel rekabet gücüne sahip olunca firmadaki kamu payı İstanbul Borsasında
piyasaya açılabilir. Bu organizasyon ülkeye ekonomik olarak bir üste sıçrama
fırsatı verebilir.


Küresel Koronavirüs salgını mücadelesinde Türkiye’nin
dış politikada bölgesel meselelerde rahatlama ihtimali yüksek görülmektedir.
Konjonktürel olarak bu süreçte ülkelerin kendi sağlık meseleleriyle uğraşmak
mecburiyetinde kalmaları küresel meselelerde bir gevşemeye yol açabilir.


Türkiye Suriye meselesinde biraz rahatlama yaşarken
Doğu Akdeniz’de yeraltı kaynakları bölüşümü hususunda bölge ülkeleriyle ortak
payda da buluşulamayan hususlarda biraz gevşeme görülebilir. Diğer taraftan
Libya konusunda da imkanlar ortaya çıkabilir. Bunda küresel dünyadaki
gelişmeler nedeniyle petrol fiyatlarındaki çok hızlı düşme etkin olabilir.


Bölgesel ülkeler ve onların destekçileri ortaya
çıkartılması beklenen petrol ve doğal gazın tüketiciye ulaştırılmasında meydana
gelecek fayda/maliyet analizi sonrasında sonucun bundan negatif etkilenmesi
muhtemeldir. Kar/zarar analizinde meydana gelecek olumsuzluk projenin fzibl
olmayan yapısını etkileyecektir. Böyle bir kararın Türkiye’ye karşı küresel
güçlerin siyasi baskı isteklerinin azalmasına neden olacaktır. Bu durum da
Türkiye’ye zaman kazandıracaktır.


Türkiye’nin elde edeceği başarının sırrı krizde
süreçleri iyi bir organizasyon ile sürdürüp dinamik bir üretim ve üretici
kesimiyle krizden psikolojik üstünlükle çıkmasına bağlıdır. Türkiye’nin bilgi,
birikim ve tarihi tecrübeleri bunu başarmasına imkan sağlayacak güçtedir.


Sonuç


Yaşanan küresel boyuttaki krizden yeni tecrübelerle
daha güçlü ve hakkaniyet ölçülerinde işbirliği yapabilen yeni bir dünyanın
inşası; planlı, program, akıl, bilgi ve tecrübeyi bir araya getiren iyi bir
organizasyonla sağlanabilir.


Kaynaklar:


İsmail Hakkı Yücel, Sanayide Robot Teknolojisi,
uygulaması Ve Önemi, DPT yayınları, 1991.


İsmail hakkı Yücel, Bilim-Teknoloji Politikaları Ve
21. Yüzyılın Toplumu, DPT yayınları, 1997.


İsmail Hakkı Yücel, Türkiye’de Bilim Teknoloji
Politikaları Ve İktisadi Gelişmenin Yönü, DPT yayınları, 2006.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet