SON DAKİKA

16:21 - JİTEM DOSYASI /// VİDEO : TERÖRİSTLERİN GÖRMEKTEN BİLE KORKTUĞU EFSANE KOMUTANLAR – EŞREF BİTLİS VE EKİBİ

16:05 - HAVACILIK DOSYASI /// ERCAN CANER : En Ölümcül Helikopter Kayıpları

17:07 - JİTEM DOSYASI /// Sedat Peker’in iddiaları : JİTEM davalarında son durum ne ?????

17:13 - HAVACILIK DOSYASI /// VİDEO : ÜCRETSİZ DRONE EHLİYETİ NASIL ALINIR ????? DRONE LİSANS BAŞVURUSU – İHA-1 / İHA-0)

15:25 - HAVACILIK DOSYASI : Pilot Otorotasyon Eğitimi mi Yapıyordu ???

20:32 - HAVACILIK DOSYASI /// E. Hava Pilot Tümgeneral İrfan Sarp : Atatürk Havalimanı eski statüsüne yeniden kavuşturulmalıdır

17:00 - GLADYO DOSYASI /// FERHAT ÜNLÜ : NATO’nun gayrimeşru çocuğu : Gladyo

09:30 - GLADYO DOSYASI /// CEYHUN BOZKURT : GLADYO UNSURLARI ÜLKEMİZDE YENİDEN BİR DİZAYN PEŞİNDE !!

16:24 - HAVACILIK DOSYASI /// ERCAN CANER : Ölümcül Robinson R-44 Kazası

05:26 - HAVAYOLLARI DOSYASI /// VİDEO : Yolculara Asla Söylenmeyen 15 Uçuş Sırrı

15:19 - GLADYO DOSYASI /// FERHAT ÜNLÜ : Kasaturadan kuantum fiziğine Gladyo

15:43 - DENİZLERİMİZ DOSYASI : TARİHİN FIRTINALI SAYFALARINDAN * ERTUĞRUL FIRKATEYNİNİN TRAJİK YOLCULUĞU – (Bölüm I – II – III – IV)

22:30 - GLADYO DOSYASI /// Hikmet Çiçek : BİR GLADYO OPERASYONU KIZILDERE VE SAMANLIKTA SAKLANANLAR !!!

14:15 - KONTRGERİLLA DOSYASI : ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU “YEŞİL” KOD ADLI MAHMUTT YILDIRIM İLE İLGİLİ 40 YILLIK SIRRI AÇIKLIYOR

09:18 - DUYURU : ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU’NUN VERDİĞİ BİLGİLER İLE İSTANBUL’DA 2 UYUŞTURUCU ŞEBEKESİ ÇÖKERTİLDİ. İŞTE YAZIŞMALAR !!!!!

08:09 - TAZİYE MESAJI : Teröristler tarafından döşenen el yapımı patlayıcının patlaması sonucu UZM. ÇVŞ. YUNUS EMRE YALMAN adlı askerimiz Şehit oldu. 1 askerimiz yaralandı.

19:00 - TAZİYE MESAJI : Tunceli’de Eren- 7 Operasyonunda yaralanan Jandarma Uzman Çavuş Burak Tortumlu hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.

18:22 - AK PARTİ DOSYASI /// MÜYESSER YILDIZ : Erdoğan’ın Abisi İsmail Kahraman’ın Başkenti Neresi ???

18:17 - GÜNDEM ANALİZİ /// MÜYESSER YILDIZ : 82’nci Vilayetimiz Kerkük “Bölücü Kebapçılardan” Daha Mı Önemsiz ???

Yurtsever ve Açık Bilgi Platformu | Özel Büro İstihbarat Grubu Özel Buro

İSTİHBARAT SERVİSLERİ (ASKERİ – SİVİL) & DERİN DEVLET & İSTİHBARAT KONULARI

MI6 DOSYASI /// FERHAT ÜNLÜ : ‘Hısım’ diplomat, ‘hasım’ istihbaratçı

İSTİHBARAT SERVİSLERİ (ASKERİ – SİVİL) & DERİN DEVLET & İSTİHBARAT KONULARI
Bu haber 02 Ağustos 2020 - 0:00 'de eklendi.
Whatsapp Paylaş Telegram Paylaş


FERHAT ÜNLÜ : ‘Hısım’ diplomat, ‘hasım’ istihbaratçı 




Vaktiyle İngiliz gizli servisinin
‘süpermanvari’ hayali ajanı James Bond‘u
oynayan Roger Moore’un soy adaşı olan Richard
Moore
, İngiliz Dış İstihbarat Servisi MI6’in (Diğer adıyla SIS-Secret
Intelligence Service) başına atandı.


Richard Moore’un,
2014-2017 gibi Türk siyasal, istihbari ve diplomatik tarihinin kritik bir
evresinde Birleşik Krallık‘ın Ankara
Büyükelçisi
olarak görev yaptığını sağır sultan bile biliyor. Hatta
Moore’un Türkçe’yi, Anglosaksonlar’ın deyişiyle ‘advanced’ (ileri) seviyede
konuştuğunu, Twitter’da Y ve Z kuşağına sempatik gelecek nüktedan söylemleriyle
ve Beşiktaşlılığı ile gençlerin de hafızasında yer etmiş bir diplomat olduğuna
da…


Fransa‘nın
eski Ankara
Büyükelçisi Bernard Émié’nin Fransız Dış İstihbarat Teşkilatı DGSE’nin başına
2017 yılında atanmasından daha ilginç bir sürpriz oldu bu. Émié’nin DGSE’nin
başına geçmesinden sonra Fransızların Suriye ve Libya sahası şöyle dursun İstanbul‘da
bile Türkiye
aleyhine istihbarat faaliyeti yürüttüğüne, bu maksatla mikro istihbarat
hücreleri kurduğuna şahit olduk.


Tabii Fransa’nın,
Türkiye aleyhine faaliyetlerinde Cumhurbaşkanı Emmaneul Macron’un haddi aşan
tarz-ı siyasetinin de etkisi var. Ancak istihbarat teşkilatı başkanlarından
beklenen şey, ülkelerinin siyasi yöneticilerini; kısa, orta ve uzun vadede
ilgili ülkeyle ilişkileri bozacak diplomatik agresifliklerden uzak tutmaya ikna
etmektir. Umarız Richard Moore bunu başarır. Zira imamlardan örgütün
finansörlerine İngiltere’de Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) pek çok önemli
ismi barınıyor.


RUSYA VE ÇİN’E ODAKLANACAK


İngiliz
medyasında çıkan haberlere bakılırsa Richard Moore’un odaklanacağı iki ülke
Rusya ve Çin olacak. Ruslarla İngilizler arasında Litvinenko ve Skripal’ın
zehirlenme hadiselerinde şahit olunduğu üzere kıyasıya bir istihbari rekabet
var. Bu, kuvvetle muhtemel artarak devam edecektir. Çin ise, ABD açısından
olduğu gibi İngiltere açısından da bir ekonomik tehdit olduğu için Moore’un
karşı faaliyet yürütmeye çalışacağı ülkelerden biri olacak.


Rusya demişken…
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov’un, yolu Türkiye’den geçmiş diplomatlardan biri
olduğunu hatırlayalım. Peskov, 1990 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler
Birliği’nin (SSCB) Ankara Büyükelçiliği’nde idari asistan olarak çalıştı.
1996’da da yine Rusya’nın Ankara Büyükelçiliği’nde başkâtip olarak görev yaptı.
Peskov, 2015’teki uçak krizi döneminde arabulucu siyaset izleyen Ruslar’dan
biriydi. Öyle ki, kızı Liza Peskova bile “Rusya gibi Türkiye de vatanım.
Kimse bizi düşman etmeye çalışmasın” demişti.


ERDOĞAN DÖNEMİNDEKİ İSTİHBARAT DEVRİMİ


Peskov gibi
Richard Moore da Türkiye’yi yakından tanıyan bir diplomat. Bu nedenle ülkemizin
özellikle son on yılda Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan
‘ın liderliğinde nasıl bir ‘istihbarat devrimi’ yaşadığının
farkındalar. Osmanlı döneminden bu yana bu topraklarda epey operasyon yürütmüş
İngilizler’in, bu büyük değişimi gözlemleyebilecek kadar stratejik istihbarat
konusunda tecrübeli oldukları izahtan vareste.


İngilizler,
Moore’un gönderdiği raporlarla Türkiye’deki bu istihbarat atılımına yakından
şahitlik ettiler. Richard Moore, daha önceden de Türkiye’de çalışmış bir isim,
ama son görev dönemi çok daha önemli. (Ocak 2014-Aralık 2017.) Bu süreç;
malumunuz olduğu üzere devletin FETÖ’ye karşı savaş başlattığı ve FETÖ’nün
Temmuz 2016’da darbe ve iç işgal harekâtına kalkıştığı tarihleri kapsıyor.
Moore, 23 Temmuz 2017’de yaptığı açıklamada 15 Temmuz darbe girişiminin
arkasında ‘Gülen Hareketi’nin olduğunu söylemişti. Eski Büyükelçi, her ne kadar
FETÖ’yü ‘terörist örgüt’ olarak tanımadıklarını söylese de darbe teşebbüsünün
arkasında FETÖ’nün olduğunu kabul etmişti.


İstihbarat, arka
kapı diplomasisinde çok önemli bir unsur. Richard Moore’un İngiliz
istihbaratının başına atanmasının en önemli sebeplerinden biri, belki de
birincisi bu. Son atamayla birlikte şöyle bir tablo oluştu: Hali hazırda
dünyanın üç önemli gizli servisinin (CIA, MI6 ve
DGSE) başında Türkiye’yi yakından tanıyan, hatta Türkçe bilen (Haspel hariç)
isimler var.


Soğuk Savaş
döneminde gizli servislerin patronluğuna askeri uzmanların getirilmesi yönünde
bir eğilim vardı. Türkiye’de de ordunun siyaset ve bürokrasi üzerindeki
hegemonyasından ötürü Milli İstihbarat Teşkilatı’nın başına da generaller
atanıyordu.


Türkiye, bu
zinciri 1992 yılında Sönmez Köksal’ın MİT Müsteşarlığı’na getirilmesiyle kırdı.
Buradan bakıldığında diplomat kökenli birini istihbaratın başına atama
konusunda Türkiye en atik davranan ülkelerden biri oldu.


Ama MİT, yalnızca
istihbarat diplomasisi alanında değil, casusluğa karşı koyma, sınırlarımız
dışında operasyon yürütme ve siber istihbarat alanlarında da asıl atılımını
2010 yılından sonra yaptı.


140 YILLIK EVRİMİN SON HALKASI


Daha geriden
alırsak… Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışını yaptığı MİT İstanbul
Bölge Başkanlığı’nın yeni binasının inşaası, aslında 140 yıllık bir istihbarat
evrimi sürecinin son halkası. Bina, bugüne dek Yıldız Serencebey’de yerleşikti.
Çünkü 1880’de kurulan MİT’in atası Yıldız İstihbarat Teşkilatı (YİT) burada kurulmuştu.


II. Abdülhamid
tarafından kurulan YİT, tarihimizin, Batılılaşma etkisinden uzak ilk istihbarat
teşkilatıydı. Bununla birlikte dönemin koşulları gereği içe dönük, defansif bir
yapıya sahipti. Zaten 1908’de II. Meşrutiyet’in ilanından sonra lağvedildi.


Ardından I. Dünya
Savaşı koşullarında kurulan Teşkilat-ı Mahsusa, savaşın doğası gereği ofansif,
operasyonel bir konseptle faaliyet gösterdi. Bu örgüt, o kadar dışa dönüktü ki,
sonradan kurulan CIA’e bile ilham verdi. Derken Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’in
ilanından sonra 1926’da Milli Emniyet Hizmetleri Riyaseti’ni (bugünkü MİT)
kurdu. MEH’in adı 22 Temmuz 1965’te MİT olarak değişti. MİT, yaklaşık 50 yıl
NATO ve ABD’nin fazlasıyla nüfuz ettiği, ‘ithal istihbarat’la yetinen bir kurum
olarak faaliyet göstermek zorunda kaldı.


Türkiye’nin
özellikle 10 yıldır yükselen istihbarat ihtiyaçları, MİT’e yapılan yatırımları
artırdı. 2014’te çıkan yeni yasa ile 140 senedir -savaş yılları hariç- ilk kez
‘dışa dönük’ istihbarat politikaları izlenmeye başlandı. 2016’daki FETÖ
kalkışmasının bir sebebi de budur.


Türk İstihbarat
teşkilatının Ankara’daki ‘Kale’sine taşınmasından sonra İstanbul’daki
binasından yeni ‘Kale’ye taşınması da önemli bir viraj. Zira İstanbul, illa
Türkiye karşıtı faaliyetler için değil, ama üçüncü ülkelerin birbirlerine karşı
istihbarat faaliyetleri açısından kritik bir köprü. Soğuk Savaş’ta da öyleydi,
bugün de öyle.


Bu anlamda Türk
istihbaratının kaleleri, fiziki varlığı ile kelimenin yalnızca literal
manasıyla değil, teknik anlamıyla da HUMINT (insana dayalı istihbarat) ve
SIGINT’ın (Sinyal İstihbaratı) önemli bir üssü olmaya aday. Cumhuriyet’in 100.
yılına yaklaşırken Türkiye’nin yeniden sahaya inmesinin zorunlu bir sonucu bu.
İstihbarat, zamanımızda çok önemli bir milli güç parametresi. ‘Daha güçlü’
olmak için bu tür başlangıçlar elzem.


CIA BAŞKANI’NIN YOLU DA ANKARA’DAN GEÇTİ


Yabancı servisler
on yıl öncesine kadar bunu bizden iyi biliyorlardı. CIA, bu servislerin başında
geliyordu. Şimdiki CIA Başkanı Gina Haspel’ın da tıpkı Moore gibi ülkemizde bir
süre görev yaptığı biliniyor. Haspel, Türkiye’ye son olarak Cemal Kaşıkçı
cinayetinden sonra gelmiş ve vahşeti gözler önüne seren ses kayıtlarını epey
etkilenerek dinledikten sonra Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hakan Fidan’ı
tebrik etmişti.


Haspel -işkence
mazisine rağmen- cinayetin ses kayıtlarını Ankara’daki eski MİT karargâhında
dinlerken ‘duygulanmıştı’. Haspel, 23 Ekim 2018’de kalabalık bir ekiple
Ankara’ya geldi. CIA Başkanı, dinlediği kayıtlardan çok etkilendi ve Hakan
Fidan’a dönerek, “Her kim elde ettiyse bu kanıtlara ulaşmak çok önemli bir
istihbarat operasyonu. Dünyada istihbarat tarihinde bir ya da iki kez görülecek
türden bir başarı. Sizi tebrik ederim” dedi.


1 Ekim 1956
doğumlu Gina Haspel Amerikan Merkezi Haber Alma Teşkilatı’nın ilk kadın
başkanı. ‘Sert sorgulama’ teknikleriyle bilinen bir kontr-espiyonaj uzmanı.
2017’de CIA Başkan Yardımcısı oldu ve bir yıl sonra Donald Trump’ın isteğiyle
kurumun başına getirildi.


Haspel, CIA’e
Ocak 1985’te raportör olarak girdi. Çeşitli bölgelerde istasyon şefi olarak
görev yaptı. İlk görev yerleri 1987-89 yılları arasında Etiyopya ve Türkiye
idi. 1996-98 yılları arasında CIA’in Bakü İstasyon Şefliği’ni yaptı. 2001-2003
yılları arasında CIA’in Kontr-Terör Merkezi’ni yönetti. (Haspel hakkında
ayrıntılı bilgi için bkz: 18 Mart 2018’de bu köşede yayınlanan ‘CIA’in ilk
kadın patronu: Gina Haspel’ başlıklı yazı: https://www.sabah.com.tr/yazarlar/pazar/ferhat-unlu/2018/03/18/ciain-ilk-kadin-patronu-gina-haspel)


İNGİLİZLER’İN İÇİNDEKİ İRLANDALI!


Tekrar Richard
Moore’a dönelim… Moore, sonbaharda yaklaşık altı yıldır MI6 başkanlığını
yürüten Alex Younger’ın yerini alacak. Younger, halefinin ‘mükemmel bir seçim
olduğunu’ söyledi ve Moore’u ‘sakin, angaje, düşünceli ve cesur’ diyerek övdü.


2018’de (Alex
Younger döneminde) MI6 tarafından elemanlaştırılan eski Rus casus Sergey
Skripal’ın Rusça’da ‘yeni gelen’ anlamında kullanılan ‘Noviçok’ adlı bir sinir
gazıyla zehirlenmesi olayı hafızalarda. (Bu konunun ayrıntıları için bkz: https://www.sabah.com.tr/yazarlar/pazar/ferhat-unlu/2018/04/08/gizemli-gizli-servis-suikastlari)


Reuters’in
haber-analizine göre Richard Moore da Rusya ve Çin’den gelen hasmane casusluk
faaliyetlerine karşı savunma stratejisine öncelik verecek. Bu hasmane
davranışların özellikle siber casusluk alanlarında yoğunlaştığı biliniyor.
İngiltere’nin prestijli gazetelerinden Guardian da, “Yeni istihbarat şefi,
MI6’in odağını yeniden Çin ve Rusya gibi düşman devletlere yöneltme baskısı
altında olduğu bir dönemde göreve geldi” diye yazdı.


Aslen İrlandalı
olan Richard Moore (Birleşik Krallık’ın içindeki bir ‘İrlandalı’ ama İngiliz
gibi davrandığı muhakkak) Libya doğumlu. Zira babası orada görev yapıyordu.
Daha önce MI6’te ulusal güvenlik danışmanlığı yapan Moore kariyeri boyunca,
Vietnam, Türkiye, Pakistan ve Malezya’da çalıştı.


Tıpkı Moore gibi
diplomat olan ve 2009-2014 yılları arasında MI6’in başkanlığını yapan John
Sawers, Moore için, “Richard’ı yıllardır tanırım. Moore, istihbaratın
nasıl üretildiğini ve ulusal güvenliğin korunması amacıyla nasıl kullanıldığını
bilir” dedi. BBC’de yer alan bir habere göre Richard Moore 1987 yılında
MI6’e girdi. İlk görev yeri de İngiltere’nin Ankara Büyükelçiliği idi. (https://www.bbc.com/news/uk-53582938)


Moore, atama
kararından sonra “Servisime geri dönmem ve liderlik etmem istendiği için
memnuniyet ve onur duydum. SIS, MI5 (İç İstihbarat Servisi) ve GCHQ (Elektronik
İstihbarat Teşkilatı) ile birlikte İngiliz halkının güvenliğini temin etmede ve
Birleşik Krallık’ın deniz aşırı çıkarlarını desteklemede hayati rol oynuyor.
Cesur ve adanmış SIS ekibiyle yeniden çalışmayı iple çekiyorum” dedi. Bu
söylemle ‘yuvaya döndüğünü’ kendi de ikrar etmiş oldu.


Tam adıyla
Richard Peter Moore, 9 Mayıs 1963 Trablus doğumlu. John Robert Moore ve
Patricia Moore’un oğlu olarak doğdu. Ailesi İrlanda kökenli. Richard Moore,
genetik bir rahatsızlıktan dolayı görme engelli olan Maggie Moore ile 1985’ten
beri evli. Çiftin bir oğlu ve İstanbul doğumlu bir kızı var.


Moore, lisans
eğitimini Oxford Üniversitesi’nde felsefe, politika ve ekonomi dallarında
yaptı. Lisansüstü eğitimini Harvard Üniversitesi’nde tamamladı.


1988’de
Vietnam’da, 1990-1992 arası Türkiye’de, 1992-95 arası İran’da, 1995-98 arası
Pakistan’da ve 2001-2005 arası Malezya’da görev yaptı. 2005-2008 yılları
arasında İngiliz Dışişleri Bakanlığı’nda (FCO) Ortadoğu Direktör Vekili olarak
çalıştı.


Richard Moore,
Türkiye’de iken ‘Y ve Z kuşağını etkilemek için’ Twitter’ı neredeyse bir troll
gibi kullanıyordu. Daha doğrusu sempatik tweetler atıyordu. Ağırlıklı olarak
Türkçe tweetler atan Moore, bir takipçisinin “Türkiye üzerinde oyunlar
oynuyor musunuz?” sorusuna da “Golf oynuyorum, Belek üzerinde”
diye ironik bir cevap vermişti. Moore, İngiliz basınında Twitter hesabı olan
ilk MI6 Başkanı olarak lanse ediliyor, ama o hesabı muhtemelen kapatır. Tamamen
kapatmasa bile yeni tweet atmaz. Atsa dahi istihbari sırları deşifre etmeyeceği
izahtan vareste.


FRANSA’NIN TÜRKİYE ALEYHİNE FAALİYETLERİ


Yolu Türkiye’den
geçmiş bir diğer gizli servis patronu Fransız diplomat Bernard Émié.


6 Eylül 1958
doğumlu Émié 1983’te Dışişleri Bakanlığı’nda kâtip unvanı ile mesleğe başladı.
1998-2002 yılları arasında Ürdün Büyükelçiliği, 2002-2004 arasında Dışişleri
Bakanlığı Kuzey Afrika ve Ortadoğu Genel Müdürlüğü ve 2004-2007 yılları
arasında Lübnan Büyükelçiliği yaptı. 2007-2011 arasında Fransa’nın Ankara
Büyükelçisi oldu. 2011-2017 arasında Londra ve Cezayir Büyükelçilikleri yaptı.
Sonra da Fransız Dış Güvenlik Genel Müdürlüğü DGSE’nin başına atandı.


Bernard Émié,
eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin Türkiye’nin AB sürecine olan muhalefeti
nedeniyle iki ülke arasındaki ilişkilerin gergin olduğu bir dönemde Türkiye’de
elçilik yaptı. Gerçi gizli servis patronluğu da, yine Türkiye karşıtı çizgisi
ile bilinen Emmanuel Macron’un cumhurbaşkanlığı dönemine denk geldi. Émié’nin
bu göreve gelişinden sonra Fransa’nın Türkiye karşıtı istihbarat faaliyetleri
arttı.


SABAH’ın nisan
ayında ortaya çıkardığı casusluk skandalı bunun bir kanıtı. Fransız gizli
servisi için istihbarat toplayıp Fransa’nın İstanbul Başkonsolosluğu’na veren 4
kişilik hücre çökertildiğini SABAH duyurmuştu.


İstihbarat
hücresinin bilgi topladığı dernekler arasında KADEM (Kadın ve Demokrasi
Derneği), FETÖ’nün 2014’te Batı’ya şirin görünmek için operasyon düzenlediği
STK’lardan olan KİSEM (Küresel İnsani Yardım ve Siyasi Eğitim Merkezi), Sadaka
Taşı ve 2015’te sol terör örgütü MLKP’nin bombalı saldırı düzenlediği Öncü
Nesil Derneği bulunuyordu. Casusluk hücresinin üyesi olan dört Türk vatandaşı
TCK’nın 328. maddesi doğrultusunda yabancı devlet yararına, Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşlarının veya ülkemizde yaşayanların zararına olacak şekilde siyasi ve
askeri casusluk faaliyetinde bulundukları gerekçesiyle yargılanıyorlar.


BOND İMGESİNİ AŞACAK MI!


Tekrar Moore’a
dönüp yazıyı toparlayalım: Richard Moore’un selefi Alex Younger, 2017’de MI6’in
yeni işe alımları konusunda yaptığı açıklamada hayali İngiliz ajanı James
Bond’u kast ederek, “Bond, rakiplerimizin, her çalının ardında bir
ajanımız olduğunu ya da gerçekte olduğumuzdan 10 bin kat daha büyük olduğumuzu
düşünmelerini sağlıyor. Ama bu Bond şeyini (imgesini) aşmalıyız” demişti.


Bond’u oynayan en
iyi iki aktörden biri olarak nitelendirilen Roger Moore da (Diğeri Sean
Connery) yazının ilk cümlesinde belirttiğimiz gibi Richard Moore’un soy
adaşıydı. 14 Ekim 1927 doğumlu aktör Roger Moore, 1973-1985 arasında yedi
filmde James Bond rolünü oynadı.


MI6’in yeni
patronu Richard Moore, Twitter’de gördüğümüz o klasik nüktedanlığı ile James
Bond’un kendini tanıtırken yaptığı gibi “Moore” diyecek belki.
“Ama Roger değil, Richard Moore…”


Yine 15 bin
vuruşu aştık. Artık toparlayalım: Richard Moore’un Türkiye’yi yakından tanıyan
ve FETÖ’nün de 15 Temmuz darbesinin arkasında olduğunu ikrar etmiş bir eski
diplomat olarak Ankara’nın tepkisini çekecek istihbarat politikalarından uzak
durmasını beklemek yersiz olmaz. Bununla birlikte istihbarat, doğası gereği
çıkar odaklı bir iş olduğu için sırf ‘Beşiktaşlı’ diye Moore’un Türkiye’ye
dostane davranacağına inanmak da safdillik olur.


Ülke olarak,
Richard Moore’un istihbarat stratejisini önümüzdeki bir yıl içinde
gözlemleyeceğiz. Burada ‘hısım’ gibi davranıyordu, orada bize ‘hısımlık’
yapmasını beklemiyoruz. Hatta artık gizli servis patronu olduğuna göre
Türkiye’nin istihbari anlamda ‘hasmı’ ya da en azından rakibidir.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

TÜM KATEGORİLER
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER