Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

CİA Kuruluşu Bir Parti MHP


Bu gün Meral Akşener e umut bağlamış
olan gerek demokratım diyenler, ve gerekse Akşenerden çekinen Akp liler için
bilinmesi gereken önemli bilgilerdir aşağıda sunulan. Mhp kuruluşundan bu
tarafa ülkeye el freni olmuş, bu gün yaşananların tamamından sorumlu bir
partidir. En son haziran seçimlerinde hükümet kurulmasını engelleyerek belkide
son ve en önemli görevini yerine getirmiştir.

Şimdi aşağıdaki yazıyı lütfen dikkatlice okuyup nelerin, kimlerin umut olup
olmayacağına karar verin.


Türk
Silahlı Kuvvetleri’nin iki eski subayı, 68 kuşağı öğrenci hareketlerinin iki
aktif ismi Sarp Kuray ve Ömer Gürcan, Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper
Tan’ın hazırlayıp sunduğu Gündem Ankara’da, derin devletin Türkiye tarihindeki
izlerine yönelik ilginç tespitlerde bulundular.


*
1960–1980 yılları arasında yaşanan gençlik olaylarının arkasında kimler vardı?


Sarp
Kuray:


Burjuva
sınıfı kendi sorunlarını aşamadığı zaman, asker ve üniversite vurucu güç olarak
öne çıkar. Bu gücün önemini gören Amerika ve Sovyetler Birliği, bu müdahaleleri
kendi lehlerine yönlendirmeye çalışmışlardır. Sovyetler, Irak ve Suriye gibi
ülkelerde bu gücü yönlendirerek Bass tipi rejimler oluşturmuşlardır. Türkiye’de
ise 12 Mart, 12 Eylül müdahaleleriyle Amerika kendi çıkarlarını gözeten
düzenlemeler yapmıştır.


“CIA,
TÜRKEŞ’İ MBK’YA YERLEŞTİRDİ”


*
Dış güçler ordu ve öğrencileri nasıl yönlendiriyor?


Ömer
Gürcan: Dış güçler yetiştirdikleri isimler aracılığıyla müdahaleler
yapmışlardır. Bunlardan biri de Alparslan Türkeş..


Dönemin
Ankara Amerikan Büyükelçisi Warren hazırladığı raporda şunları belirtiyor:


“27
Mayıs’tan sonra kurulan Milli Birlik Komitesi (MBK) çok genç ve tecrübesiz,
üstlendiği misyondan dolayı başı dönmüş bir gurup. Şu anki işlerimizden biri de
MBK’nın içinde kimlerin etkin olduğunu tespit etmektir. MBK’nın içine en önemli
üye olarak Türkeş’i yerleştirdik” (Foreign Relations 1958-60 s. 369-370)


“ALPARSLAN
TÜRKEŞ, CIA TARAFINDAN EĞİTİLİDİ”


Ayrıca
Yeniçağ Gazetesi’nin yazarlarından Serdar Kuru’nun yazdığı Top Secret Yazılar
adlı kitapta Alparslan Türkeş’in CIA ile ilişkisi hakkında şunları söylüyor:


“1960’ta
ordu yönetime el koydu daha sonra Menderes tasfiye edilerek imha edildi.


Amerika
mesajını vermişti: ‘İtaat et ya da öl!’. Darbenin ardından CIA ve Amerika’yı
şaşırtan gelişmeler meydana gelmişti.


Türk
ordusunun, Venezüella ordusundan farklı olduğunu anlamışlardı. Darbeye zorlanan
subay gurubu içerisinde kontrol altında tutamadıkları bir fraksiyon ortaya çıkmıştı.
Ve bu beklenmeyen bir gelişme idi. İşler kontrolden çıkabilir ve işler ABD’nin
aleyhine dönebilirdi.


Sovyetler
ise muhtemel gelişmeler için KGB’yi alarma geçirmişti. Kısaca herkes tetikte
idi. Olay kısaca şuydu:


Darbe
içinde provoke edilen subaylardan CHP yanlısı olanlar sola eğilimliydi. Bu
belli şartlar altında kabul edilebilirdi. Muhtemel bir sola kayışı önlemek için
Amerika, Albay Alparslan Türkeş ve arkadaşlarına güveniyordu.


Albay
Türkeş, NATO bünyesinde eğitim görmüş, Amerika’da psikolojik harekât kurslarına
katılmış ve “X” Operasyonunu iyi bilen bir askerdi.


CIA
tarafından çıkarılan psikolojik profilinde onun Turancı ve milliyetçi olduğu,
Sovyetler’e karşı operasyonlarda güvenilebileceği sıkı antikomünist kimliği,
karizması ve teşkilatlanma yeteneği övülüyor ve güvenilir bir subay olduğu
belirtiliyordu.


Albay
Türkeş, Amerika’da gördüğü eğitim sırasında “Stay Behind” operasyonu konusunda
bilgilendirilmiş ve “X” örgütünden haberi olan bir askerdi. CIA’nın çalışma
yöntemlerini de iyi biliyordu. Çünkü tam da onları uygulama konusunda eğitim
görmüştü”.


“MİLLİYETÇİ
HAREKET PARTİSİ’Nİ CIA KURDU”


Serdar
Kuru, MHP’nin CIA tarafından kuruluşunu ise şu şekilde anlatıyor:


“Yeni
bir yapılanma olan MHP’nin başına geçecek Türkeş için aslında yapılacak çok bir
şey de yoktu. Ondan istenen sadece vitrinde durmasıydı.


Kurulacak
yeni oluşumun bütün ayrıntıları CIA tarafından hazırlanmıştı.


Hareketin
çekirdek kadrosu ise özel olarak seçilmişti. İlk önce siyasi bir parti lazımdı.
Bu sorun hali hazırda boşta duran bir partinin ele geçirilip, ismi
değiştirilerek halledildi.


CIA,
bu hareket için “National Movement Party” (Milliyetçi Hareket Partisi) adını
uygun buldu. Türkeş’in Führer gibi unvana sahip olması gerekiyordu. O da
bulundu: ‘Başbuğ’.


Hareketin
propagandası varoşlar ve kırsal kesime yapılacağından dolayı bu kesimdeki
insanların kendilerini özdeşleştirecekleri bir sembol gerekiyordu. Bu sembol
için Alman ve İtalyanlar putperest dönemlerden kalan sembollerini
kullanmışlardı.


Yeni
Milliyetçi Hareketin sembolü ise Türk mitolojisinde yer alan Bozkurttan seçildi
ve buna uygun olan bir selamlama biçimi de sonradan uyduruldu”.


(Tuncay
Çelen-Ömer Gürcan, HESAPLAŞMA 68 Kuşağı ve Katledilişi adlı kitaptan Serdar
Kuru’dan yapılan alıntı)


“MÜDAHALELERİN
ARKASINDA AMERİKA VAR”


*
Amerika, Türkiye’deki dinamikleri nasıl yönlendirebiliyor?


Kuray:
Amerika, kendi eliyle yetiştirdiği kadrolar ve kurduğu kontrgerilla benzeri
oluşumlarla Türkiye’de gerçekleşen askeri müdahaleleri yönlendirmiştir. 12
Mart, 12 Eylül ve bugün de tartıştığımız müdahalelerin arkasında Amerika
olmuştur. Amerika kabuğu sadece orduya değil sistemin bütün kurumlarına
yerleşmiştir. Bundan kurtulmak istiyorsak buralar nasıl yerleştiğini çok iyi
bilmemiz gerekiyor.


“CIA,
MİT ELEMANLARINA PARA VERDİ”


Gürcan:
27 Mayıs sonrası Yassıada duruşmalarında açılan dosyalarda MİT elemanlarına
paraların CIA tarafından ödendiği ortaya çıkıyor.


Bu
duruma Menderes bile şaşırıyor. 1964 yılında İsmet İnönü, Kıbrıs’a harekât
kararı aldıktan 5 dakika sonra Amerika’dan gelen telefonda, “böyle bir şey
yapamazsın” deniliyor.


Arkasından
İnönü yanında bulunanlara,


“Biz
bunları 27 Mayıs’ta kolay temizledik. Ama bundan sonra bunları atmamız çok zor.
Biz soktuk artık çıkartamıyoruz”


diyor.
Daha sonra Ecevit ve Turgut Özal’a suikastlar düzenleniyor, ama bunların
üzerine gidilemiyor. Herkesin bilip de söyleyemediği ne? Bunların hepsinde
dışarıdan müdahaleler olduğu net bir şekilde görülmekte.


“AMERİKA,
SİSTEMİN HER ALANINA YERLEŞTİ”


*
“Amerikan kabuğu” ne zaman sistemin içine yerleştirildi?


Kuray:
Türkiye, Amerika ile birlikte harekât etmeye karar verdiği 1946’dan bu yana
Amerika kendi çıkarlarını gözetecek kadroları Türkiye’deki sistemin her
alanında yerleştirdi.


İNÖNÜ:
DEVLETİ HERKESE GÖSTERMEK İÇİN RESMİMİ PARAYA BASTIM


*
İsmet Paşa, neden paranın üstüne resmini koydu?


Kuray:
Babam Ankara Valisi Enver Kuray, İsmet İnönü’ye yakın bir bürokrattı. Babama bu
para meselesini sorduğumda İsmet İnönü’nün paralara fotoğrafını basmasının
gerekçesini “Ben orman bekçisine kadar bir devleti gösterme zoru içindeydim.
Çünkü cumhuriyet gençti ve elden gidebilirdi” şeklinde açıkladığını söylemişti.


“İNÖNÜ
KUKLAYA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”


*
Siz bu gerekçeyi inandırıcı buldunuz mu?


Kuray:
Türkiye’de 1930’dan sonra hiçbir şeyi inandırıcı bulmuyorum. O tarihten sonra
gerçekleşenler bir burjuva masalı ve kör dövüşüdür. İsmet İnönü vb. tarihsel
kahramanlar, zaman zaman göreve çağrılarak birer kuklaya dönüştürülmüştür.
Kuklaların değil, kuklacıların peşindeyiz.


TÜRKİYE
TARİHİNDE İLK DEFA ASILARAK İDAM EDİLEN DARBECİLER KİM?


*
Türkiye’de darbe ve müdahaleleri gerçekleştiren kuklacılar kimlerdir?


Kuray:
Bunlar geri planda Amerikan emperyalizmi, önde onların ülkedeki ortakları olan
egemen sınıftır. Bu oluşumlara karşı ordunun içinde tepkiler de olmuştur.
Antiemperyalist Talat Aydemir ve Fethi Gürcan bunların öncülerindendir. Türkiye
Cumhuriyeti tarihinde asılarak idam edilen tek darbeci subaylar da bu
isimlerdir.


*
Demokrat Parti’yi Amerika mı getirmişti?


Kuray:
Demokrat Parti’yi Amerika getirdi ve yine ABD götürdü.


SARP
KURAY, ÇATLI İLE GÖRÜŞTÜ MÜ?


*
1984 yılında Avrupa’da bulunduğu zaman Abdullah Çatlı ilk sizi mi aradı?


Kuray:
Hüseyin Karahan adlı arkadaşımız Abdullah Çatlı ile birlikte Fransa’da Senta
Cezaevi’nde yattı. Orda bir takım evraklar ele geçirmiş. Amerikalıların Papa
suikastını Bulgarlar üzerine atılmasını Abdullah Çatlı’ya empoze ettiklerini
eşi aracılığıyla bana iletiyor. “Çatlı ile görüştü” diyenler ya ağızlarını
kaparlar ya da belge koyarlar ortaya! Abdullah Çatlı’yı tanımam bilmem!


AMERİKAN
KABUĞU KIRILMADIKÇA, PROVOKASYONLAR DA BİTMEYECEK!


*
Kürt-Türk kutuplaşmasından “Amerikan Kabuğu”nun etkisi var mı?


Kuray:
Bugün sağduyulu Kürt arkadaşlar,


“Tekrar
birlikte çözüm arayalım ve Mustafa Kemal Paşa’nın 1919’da, 1923’te Eskişehir ve
İzmit konuşmalarını referans alalım” diyorlar. Bu makul öneriler, dış
dinamiklere dayalı güçler tarafından manipüle edilerek akim bırakılmaya
çalışılıyor. Biz ise iç dinamiklere dayanmış güçlerden yanayız. Eşit ve özgür
yurttaşlık temelinde birlikte çözebiliriz diyoruz. Bu ülkede Amerikan kabuğu
kırılmadıkça, provokasyonlar da, gerginlikler de bitmeyecek.


*
9 Mart için ittifak yaptığınız paşalar sizleri sattı mı?


Kuray:
1960 yılına kadar Türk ordusu devrimci idi. Fakat bu tarihten sonra NATO damarı
üzerine oturdu. Kendi evlatlarını kurban vermeye başladı. 9 Mart’ta bize
sokaklara bomba atın diyenler 12 Mart’ta taltif edilirken bizler askerlerden
falaka yedik, işkence gördük. Bizans ordusunda böyle bir kalleşlik yok. 78
kuşağı, biz 68’lilerden daha büyük işkenceler görmüşlerdir. Hapishanelerde
kendi dışkıları yedirilerek çirkin işkencelere maruz kalmışlardır. “İnsan
haklarını kaçırdık” diyenler, önce öz eleştirilerini yapmalı, 12 Mart ve 12
Eylül faşist darbelerinin hesabını vermelidirler.




LİNK
: http://gunlukbakis.blogspot.com.tr/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış