ÜNLÜ
ALMAN GAZETECİ
Udo Ulfkotte “Satılmış
gazeteciler”i açıkladı


Julian Assange, Edward
Snowden’dan sonra şimdi de Udo Ulfkotte açıklamalarıyla dünya gündemine
oturmaya aday oldu.


Ünlü Alman gazeteci Udo Ulfkotte,
Russia Today televizyonuna yaptığı açıklamada, dünya gündemine yön veren önemli
tv kanallarının ve gazetelerin yaptığı haberlerin CIA tarafından politik amaçlı
nasıl çarpıtılıp, yönlendirildiğini anlattı. 


Ünlü Alman gazetesi Frankfurter
Allgemeine Zeitung’un eski editörü, Kohl Hükümeti’nin danışmanlarından,
Ortadoğu uzmanı Udo Ulfkotte, dünya medyasına yönelik gerçekleri, önemli bir
tanık olarak ortaya dökerek kanıtlıyor. Ünlü Alman gazeteci bu anlattıklarını,
yakın zamanda basılan Satılmış Gazeteciler (Bought Journalists) adlı kitabında
da tüm ayrıntılarıyla ele aldığını belirtiyor.


AVRUPA’DA HALKLARI RUSYA’YA KARŞI
SAVAŞA KIŞKIRTIYORLAR


“Yaklaşık 25 yıldır gazeteciyim, ve
hep yalan söylemeye ve okura doğruyu söylememeye mecbur bırakıldım, ama birkaç
aydır Alman ve Amerikan medyasının insanları Avrupa’da Rusya’ya karşı savaşa
kışkırtmaya çalıştıklarını gördüğümden beri, kararımı verdim ve ben bu oyunda
yokum dedim. Ben insanları bu şekilde manipule etmede ve Rusya’ya karşı
propaganda’da yokum dedim. Geçmiş yıllar ben ve meslektaşlarım, okura sadece
kendi ülkemde değil, ama tüm Avrupa’da ihanet etmek için kalemimizi sattık. Bu
kitabı yazmamın nedeni, Avrupa’da yeni bir büyük savaştan çok korkmamdır,
yeniden böyle bir savaş ortamında bulunmak istemiyorum. Savaşlar asla kendi
başlarına çıkmazlar, arkalarında hep bu doğrultuda çalışmalar yapan bir grup
insan olmuştur, yalnızca politikacılar değil, aynı zamanda gazeteciler de.
Geçmiş yıllarda savaşa sürüklemek için okura nasıl ihanet ettiğimizi anlatmak
için yazdım bu kitabı. Artık hiçbir şey duymak istemiyorum, ancak muz
cumhuriyetlerinde olabilecek propaganda yalanlarıyla gırtlağıma kadar doluyum;
özgür habercilik ile insan haklarının olduğu özgür demokratik ülkeler de
neymiş!”


ALMAN GAZETECİLERİ, NATO VE AMERİKA
SEÇİYOR


“Alman medyasına bakın,
meslektaşlarım her gün Rusya’ya karşı gürlüyorlar, gerçekte hepsi de Nato ve
Amerika tarafından seçilmiş gazeteciler… Düşünün beni de, Amerika yanlısı
haberlar yaptığım için, Oklahoma ‘onur yurttaşı’ yapmıştı. Amerika yanlısı
haberlerimde CIA tarafından yardım gördüm, artık gırtlağıma kadar doluyum,
artık bu oyunda yer almayacağım. Yazdığım kitap bana ne para ne de itibar
getirecek, aksine başıma bir sürü bela açacak, çünkü Alman halkına, Avrupa’ya,
tüm dünyaya sahne gerisinde gerçekte neler olduğunu anlatmayı arzuluyorum.”


ZUBAIDAD’TAKİ KÜRT KATLİAMINDA
KULLANILAN ALMAN GAZI


“Kitapta pekçok örnek veriyorum.
Örneğin, 1988 yılına bakacak olursanız, 1988’in mart ayında Irak’taki kürtler
kimyasal gazlarla kitleler halinde öldürüldüler. Ama ben bölgeye, 1988
temmuzunda İran sınırında olan Zubaidad’a gönderildim. İran-Irak savaşı devam
ediyordu. Benim görevim katlimda kullanılan sarin gazının Alman üretimi
olduğunu fotoğraflar eşliğinde yazmaktı. Ben bu insanların Almanya’da üretilen
bir kimyasal gazla öldürüldüğünü göstermeliydim.


Döndükten sonra hazırladığım onca
haber, sadece küçük bir fotoğraf ve kısa bir yazıyla Frankfurter Allgemeine’de
çıktı. Haberde vermek istediğim tüm insanlıkdışı korkunçluklar tamamıyla
çıkarılmıştı, gerçek şu ki, Avrupa’daki savaştan yıllar sonra, yine insanlar
Almanların ürettiği kimyasal silahlar tarafından öldürülmüştü, önemliydi bu! Kendimi
ihanete uğramış hissettim, tüm dünyaya vahşeti göstermek istemiştim, ama
dünyaya haykırmama izin vermemişlerdi. Bugün Almanya’da hala çok az kişi,
Zubaidad’ta binlerce kişinin öldürülmüş olduğunu bilir, bu olaya ilişkin
benimki gibi diğer haberlerin de hasıraltı edilmesi nedeniyle.”


GAZETECİLER, GİZLİ SERVİSLERİN
“DESTEK GÜÇLERİ”


“Pekçok gazeteci kendisini Avrupalı
ya da Amerikalı diye niteliyor ama aslında hepsi, ben dahil, ‘resmi olmayan
destek güçleri’yiz, bu şu demek, gerçekte sen işe gizli servisler tarafından
alındın, tabii asla bunu kabul etmeyeceklerdir, ola ki açığa çıktın; işte bu
nedenle bize ‘resmi olmayan’ diyorlar, yani paravan. Pek çok kez bu role
büründüm, bundan utanıyorum, finans çevreleri yani Amerikalılar tarafından
satın alındığım halde saygıdeğer Frankfurter Allgemeine için çalıştığım için de
utanıyorum. Hepimiz Amerika ve Avrupa Birliği yanlısı haberler yazmaya
yönlendiriliyor ya da mecbur ediliyorduk, ama asla Rusya yanlısı yazamazdık.”


ALMANYA, BİR AMERİKAN SÖMÜRGESİ


“Çok üzgünüm, bu, benim için artık
demokrasi ve özgür basın demek değil. Almanya bugün hala bir tür Amerikan
sömürgesi: örnek vereyim Almanların büyük çoğunluğu toprakları üzerinde nükleer
bomba istemiyor, ama onlar burada bulunduruyorlar, hem de nasıl!!!”


HER ŞEY ÖRTÜLÜ BİR HALKLA İLİŞKİLER
ÇALIŞMASI ALTINDA


“CIA, gazeteciye yanaşıp, bizimle
çalışır mısın? diye sormuyor tabii. Genelde gazeteciye nazik bir Amerika’ya
ziyaret daveti ulaşıyor, tüm masrafları karşılanmış. Özetle, sizinle arkadaş
oluyorlar, ve sonunda tatlılıkla işbirlikçi konumuna kayıyorsunuz, çünkü onlara
güvenmişsin, ve sempati duymaya başlamışsın. Bir süre sonra sana şunu ya da
bunu rica etmeye başlıyorlar, ve yavaş yavaş beynin yıkanmış ve şartlanmış hale
geliyor; bu tabii sadece Alman gazetecilerin başına gelmiyor, bunun daha da
fazlası İngiliz gazetecilere oluyor, çünkü Amerika ile daha da sıkı bağları
var, sonra İsrailliler, tabii ki Fransızlar ama onlarla biraz daha az
diyebilirim, sonra Avusturalyalılar, Yeni Zelandalılar, Taivan ve diğerleri,
hatta Arap dünyasında da bu böyle, Ürdünlü gazeteciler, Umman…”


GİZLİ SERVİSLER OFİSLERDE DE
GAZETECİLERİ ZİYARET EDİYOR


“Bazen gizli servisler ofise gelip
sizden belli bir haberi yazmanızı istiyorlar. Bu olay benim başıma da geldi!
Hatırlatmak isterim, Alman Gizli Servisi BND, doğrudan CIA tarafından
kurulmuştur. Bu beyler, bana Frankfurt’a Frankfurter Allgemeine’a geldiler bana
Kaddafi ve Libya üzerine bir haber yazdırmak için. Kaddafi’ye yönelik benim
hiçbir bilgim olmamasına rağmen, ama bana her şeyi onlar verdiler, sonuçta
onların hazırladığı haberin altına sadece benim adımın konması gerekiyordu,
tamamıyla BND’nin eseri bir haberdi.


Buna gazetecilik diyebilir misiniz?
Gizli servislerin haberin tamamını yazdığı bir gazetecilik? Dosyalarım arasında
hala durur bu haber, Kaddafi’nin Rabtha’da kimyasal gaz üretimi için fabrika
kurmasına yönelik bir haberdi. Bu haber Frankfurter Allgemeine’da çıktıktan
sonra tüm dünyanın televizyon ve gazetelerinde de yer aldı. Ama gerçekte benim
hakkında hiçbir şey bilmediğim bir olaydı, gizli servis tarafından verilmişti. Tabii
bu da özgür gazetecilik olamaz, hangi haberin yer alıp hangi haberin
almayacağına gizli servistekiler karar verdikten sonra.”


HAYIR DERSENİZ, BAŞINIZA HOŞ OLMAYAN
ŞEYLER GELEBİLİR


“Almanya’da harika bir helikopterle
yardım hizmetimiz vardır, trafiktekilere verilir, kendilerine Sarı Melekler denmesini
severler. Bir keresinde onların pilotlarından biri, BND ile ‘resmi olmayan’ olarak
çalışmayı reddetti. Hemen helikopter servisinden çıkarıldı, başvurduğu hakim de
BND’nin teklifini reddetmiş olduğu için onu “güvenilmez” olarak nitelemişti.


Ben de gizli servislerle çalışmazsam
başıma neler gelebileceğini çok iyi biliyordum. Düşünün, evim tam altı kez
arandı, çünkü bir savcı beni ‘devlet sırlarını yaymakla’ suçlamıştı… Altı
kez! Yine de kaba kuvvetle gerçeklerin üstünün örtülemeyeceğine inanıyorum, er
ya da geç ortaya çıkacaklardır.


Sonuçlarından korkmuyorum, bugüne dek
üç kalp krizi geçirdim, çocuklarım yok, eğer beni mahkeye verirlerse ya da
hapse atarlarsa, gerçeklerin zafer kazanması uğruna, değeceğine
inanıyorum.”  


Kaynak: L’Onesto ve Beppe Grillo


Çeviri: Birgül Göker Perdisa


Odatv.com