YERLİ & YABANCI BASIN


SONER YALÇIN : BİR
SÖYLENTİNİN ANALİZİ


Medyasında çalışmadım.


Ama…


Haberi okurken içim burkuldu.


Çukurova Holding Yönetim Kurulu
Başkanı Mehmet Emin Karamehmet’in 7 yıl 1 aylık cezası onandı.


Evet. Bir dönem Türkiye’nin en zengin
işadamı hapse girecek.


Evet. Bir dönem dünyanın en
zenginleri arasında gösterilen işadamı iş dünyasından uzaklaştırılacak.


Yıl, 2002.


Karamehmet; 4 milyar dolarlık
servetiyle Türkiye’nin 1’inci, dünyanın 87’nci zenginiydi.


Evet. Dünyanın en zengin ilk yüz
kişisinden biriydi.


Yıl, 2015.


Karamehmet; 1.2 milyar dolarlık
servetiyle Türkiye’nin 33’üncü, dünyanın 1605’inci zenginliğine düştü.


Dünyanın en zengin bin kişisinden
biri değil artık. Yetmezmiş gibi, çöküş, 2016’da da devam etti. Oysa…


Sahibi olduğu Turkcell bile sadece
Türkiye devi değil; Azerbaycan, Kazakistan, Moldova, Gürcistan, Ukrayna, Kıbrıs
ve Almanya mobil pazarına girmişti.


Ne oldu da Karamehmet, böylesine bir
çöküşü yaşadı?


Peki. Benzerinin Uzan Ailesi’nin başına
gelmesi tesadüf mü?


Kemal Uzan 2002 yılında, 1.3 milyar
dolar servetiyle dünyanın 351’inci zenginiydi. Yok edildiler.


Türkiye’nin ulusal sermaye birikimi
hangi küresel güçlere peşkeş edildi?


“Doğrudan yatırım” adı
altında Türkiye’nin fabrika, otel, banka, madenler gibi yatırımları hangi
global spekülatif sermayeye sunuldu?


2014 yılı itibarıyla ülkemizde
yaklaşık 50 bin yabancı sermayeli şirket var. 916 adet yabancı firmanın da
irtibat bürosu var.


Pazarın bu derece kontrolsüz
açılması; ekonomik bağımlılık yaratarak Osmanlı’nın sonunu getiren 1838 Ticaret
Anlaşması’nı anımsatıyor!


Mesele sadece bu da değil…


Hülleli satış


Mesele…


Sadece yerli sermayenin kör bir
bilinçle küresel haydutlara yem edilmesi değil.


Karamehmet aynı zamanda önemli bir
medya patronuydu.


AKP gözünü bu medyaya dikti.


Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
(TMSF), Karamehmet’in (şirketlerine ve) medyasına el koydu. Sonra tek tek sattı
bunları. Örneğin…


Türkiye’nin en büyük dijital
platformu olan Digitürk’ü Katarlı beIN Media Group’a verdi.


Diğerleri ise, iktidar yandaşlarına
-üç kuruşa- “armağan” edildi!


Satışların tek ölçüsü vardı; AKP’nin
yandaşı olmak!


Karamehmet medyasının; Akşam, Güneş
gazeteleri, SKYTÜRK kanalı, Alem, Platin dergileri, Alem FM ve Lig Radyo
“Erdoğan’a anam, babam, eşim çocuklarım feda olsun” diyen Siirtli
işadamı Ethem Sancak’a verildi. Keza…


Ethem Sancak Uzanlara ait, Kanal 24
ve Star gazetesinin de sahibi edilivermişti!


Tüm bu satışlarda -satıp geri almak
gibi- kafa karıştırıcı “ticari işlemler” yapıldı; sahip isimleri,
şirket adları sürekli değiştirildi. Bu ticari hülleler “hukuki”
bulundu.


Bin bir emekle oluşturulan milli
sermaye darmadağın edildi.


Sonunda…


Ethem Sancak EsMedya’yı kurarak,
Karamehmet ve Uzanlardan aldıklarını 2016 yılında bir çatı altında topladı.


Çok geçmedi. Medyada şu haberler
çıktı:


– “Ethem Sancak medyadan
çekildi!”


– “EsMedya el değiştirdi!”


İddiaya göre, “Milletin a…na
koyan” EsMedya’yı satın almıştı.


Kimine göre, satış işlemleri henüz
tamamlanmamıştı.


Peki. Ne oluyordu?


Şehzade-damat çekişmesi


Sabah gazetesi ve atv kanalını Dinç
Bilgin kurdu.


TMSF el koydu.


Turgay Ciner’e verildi. Sonra…


Ciner’den alınıp Ahmet Çalık’a
verildi.


Çalık’tan alındı ve Bitlisli işadamı
Cemal Kalyoncu’ya ikram edildi. (17-25 Aralık Operasyonu’ndan sonra havuz
medyası oluşturma görüşmeleri FETÖ tarafından sızdırılmıştı. Neyse.)


Bugün…


Sabah, Takvim, Yeni Asır, Fotomaç,
atv, ahaber gibi medya organlarına sahip Turkuvaz Medya Grubu’nu (Erdoğan’ın
damadı Bakan Berat Albayrak’ın ağabeyi) Serhat Albayrak yönetiyor.


Bu bilgiden sonra tekrar Ethem
Sancak’a ve medyasına dönmek istiyorum.


EsMedya çatısı altında bulunan;
Akşam, Star, Güneş, Kanal 24, SKYTÜRK 360 vd. kim yönetiyor?


Turkuvaz Medya Grubu’nu nasıl Serhat
Albayrak yönetiyorsa, Es Medya’yı da İcra Kurulu Başkanı Ahmet Bayraktutar
yönetiyor!


“Hadi anladık” diyorsunuz;
“biri damadın ağabeyi Serhat Albayrak, diğeri Ahmet Bayraktutar kim?”


Bilal Erdoğan’ın Kartal Anadolu İmam
Hatip Lisesi’nden en yakın arkadaşı.


Diyeceksiniz ki:


“Erdoğan’a aşık olduğunu
söyleyecek kadar ona bağlı Ethem Sancak değil de, Bilal’in arkadaşı mı
EsMedya’da daha iyi Erdoğan/Reis propagandası yaptıracak?”


Mesele sadece “daha iyi Reisçi
olma” meselesi mi?


Demek ki…


Bir gün size, Osmanlı Sarayı’ndaki
şehzadeler ile damatların çekişmesini yazmam gerekiyor! Çünkü, saray dıştan
göründüğü gibi değildir!


Sahi, Bilal Erdoğan’ın son dönemlerde
toplantılara katılıp konuşmalar yapması da dikkatinizi çekmiyor mu? Ben
ilgiyle, beğenerek takip ediyorum. Neyse. AKP içindeki Pelikancıların kimleri
örtülü olarak hedef aldığına filan girmeyeyim.


Nereden nereye geldik…


Malvarlığı çarçur edilen
Karamehmet’in ayrıca hapse girecek olması canımı sıktı.


New York borsasına girmiş ulusal
sermayenin göz göre göre yok edilmesine üzüldüm.


Meselem kişiler değil; iktidar hırsı
uğruna ulusal sermayenin -hangi görüşten olursa olsun- siyasetçiler eliyle
darmadağın edilmesidir. Oysa.


Mevzubahis olan vatan olmalıydı!


Biz ise, hâlâ damat-şehzade
söylentileriyle uğraşıp duruyoruz!


Link : http://www.sozcu.com.tr/2017/yazarlar/soner-yalcin/bir-soylentinin-analizi-1763819/


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir