Soner Yalçın : CIA,
Kinzer ve Müyesser


17 Haziran 2020


ABD ve Çin, COVID-19’un kaynağı konusunda
birbirlerini suçlamaya devam ediyor…China Daily virüsün ABD
Maryland’deki Fort Detrick’den yayıldığı yazdı…


Peki bunun Müyesser Yıldız’ın tutuklanmasıyla ne
ilgisi var?


Başlayabilirim:


Albert Hofmann (1906-2008)…


İsviçreli kimyager. Sandoz ilaç şirketi
laboratuvarlarında kan akışını hızlandırıcı ilaç yapımı için çalışırken, 37
yaşında (buğday, çavdar, mısır gibi tahıl ürünleri üzerinde asalak yaşayan)
zehirli mantarın uyuşturucu özelliğini keşfetti: LSD…


Dört yıl sonra…


CIA şu projeye başladı: MKULTRA-LSD…


Bütçesinin yüzde 6’sını bu projeye ayıran CIA,
kimyasal uyuşturucu LSD’yi biyolojik silah olarak kullanacaktı.


Çalışmaların yapıldığı yer, Maryland’deki Fort
Detrick idi. Burası aynı zamanda ABD Ordusu Biyolojik Savaş
Laboratuvarları (USBWL) biriminin olduğu yerdi. Ki çalışmalar İkinci
Dünya Savaşı’nda başladı. Burası biyolojik savaş araştırma alanı haline geldi.


Sadece LDS üzerinde durmadılar. Örneğin, özellikle sarı
humma virüsünü taşıyan sivrisinekler de dâhil olmak üzere çok çeşitli
böcekler üzerinde çalıştılar.


Bu araştırmaları ilk Merck ilaç şirketi sahibi George
W. Merck destekledi.(Rockefeller’a filan girmeyeyim; hele Fort
Detrick’in Ebola virüsü ile ilişkisinden bahsetmeyim bizim “çok
bilmişler” rahatsız oluyor!); LSD’nin ilk fahişeler üzerinde
denenmesini veya ABD rejimini tehdit eden 68 Kuşağı/ ‘Çiçek Çocukları’nın
serbest kullanımı için bu uyuşturucunun yasallaşmasını filan geçeyim…


Konumuz başka:


“KİRLİ DÜZENBAZ”


Sidney Gottlieb (1918-1999)…


Amerikalı zehir uzmanı kimyager.


MK-ULTRA olarak bilinen biyolojik savaş projesinin
başındaki isimdi.


“Kara Büyücü” ve “Kirli Düzenbaz” olarak tanındı.
Çünkü:


CIA’nın 1950’lerden itibaren yaptığı suikast girişimlerinin
gizli yöneticiydi.


Mesela… Castro’ya zehirli dolma kalem,
zehirli puro, zehirli bir dalgıç kıyafeti, patlayan bir kabuklu deniz hayvanı
göndermek veya televizyon stüdyosuna LSD püskürtmek gibi tuhaf yöntemler
denedi!


Kongo Başbakan Lumumba’dan Irak Başbakanı Abdülkerim
Kasım’ın öldürülmesine kadar bir dizi cinayette parmağı vardı…


ABD kirli tarihini yazmayı uzatmayayım.


Bir isim daha tanıtıp ana konuma geçeceğim:


Stephen Kinzer (d.1951)…


Amerikalı gazeteci-yazar.


Dünyanın dört bir yanında New York Times gazetesi
için haberler yazdı.


Türkiye’de bir dönem pek meşhurdu; 1996-2000 yılları
arasında gazetenin İstanbul bürosunu kurup yönetti…


-1991 yılında, ABD’nin Nikaragua iç savaşı
dönemindeki gizli faaliyetlerini anlattığı  “Blood of Brothers” kitabını
yazdı…


-2003 yılında, ABD’nin İran’da yaptığı darbeyi ve
Ortadoğu terörünün kaynağını anlattığı “All the Shah’s Men” kitabını
yazdı…


-2006 yılında, ABD’nin çeşitli ülkelerde yaptığı
darbeleri anlattığı “Overthrow” kitabını yazdı…


-2013 yılında, Soğuk Savaş’ın “mucidi” ABD Dışişleri
Bakanı John Foster Dulles ile CIA Başkanı Allen Dulles kardeşleri
anlattığı “The Brothers” kitabını yazdı…


-2017 yılında, Theodore Roosevelt, Henry Cabot
Lodge ve William Randolph Hearst gibi emperyalist genişleme için
bastıranlar ile bunlara karşı çıkanların mücadelesini anlatan “The
True Flag” kitabını yazdı…


Gelelim son yazdığı kitaba…


“POISONER IN CHIEF”


ABD gizli operasyonları hakkında kitaplar yazan Stephen
Kinzer geçen yıl “Poisoner in Chief” kitabını çıkardı.


“Usta büyücü”-“kibar kalpli işkenceci” dediği CIA’nın
“baş zehirleyicisi” Sidney Gottlieb ve onun başında olduğu MK-ULTRA
projesi ürünü biyolojik savaş gereçleriyle dünyanın dört yanında neler
yapıldığını gözler önüne serdi. Bu projeyle üretilen casus
aletlerinin CIA elemanları tarafından yıllarca nasıl kullanıldığını
anlattı…


Gelelim sonuca:


Dünyanın bir yanında John Marks, Martin A.
Lee, Darrell Y. Hamamoto, Tom O’Neill vd. böyle kitaplar yazıyor,
haberler yapıyor.


Dünyanın dört yanında sızdıran suçludur,
sızıntıyı yazan gazeteci değil!


Oysa Türkiye’de, cenazeye herkesin davet edildiği MİT
şehidi haberi yaptıkları için Barış Pehlivan-Barış Terkoğlu hapse
atılıyor… Açık kaynaklardan derlediği iki haber yüzünden Müyesser Yıldız hapse
atılıyor… Odatv kapatılıyor…


Gazeteci Stephen Kinzer Türk vatandaşı olsaydı,
Türkiye’de bugün bu kitapları yazabilir miydi?


Bırakınız gazeteciler gerçeği arasın, bulsun, yazsın.
Bu iktidarın lehinedir, “gözünün açılmasına” neden olur…


Diderot’un dedi gibi, “yalanın faydası bir kere
içindir, gerçeğin ise sonsuz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet