Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


LEYLA TAVŞANOĞLU : İSTİHBARAT


Gazeteciliğe
başladığım yıl 1969… Aile mesleğine baş koyduğum için algılamam hep açık.
Bana öğretilen, iş ilişkisinde hiç kimseyle fazla yakın olmamak, hep mesafeyi
korumak…


Mesleğe
Türk Haberler Ajansı’nda (THA) başlıyorum. Dış haberler servisi çömeziyim.
Neden dış haberler servisi? Çünkü iki dil biliyorum, ana dilim Türkçe
dışında… Sabahın köründe THA’ya gidip yabancı ajanslardan teleksle gelen
haberleri Türkçeye çevirmek, zamana karşı yarışarak yerel rakip ajansların
önüne geçmek… Bu çalışma temposu çömez gazeteciyi heyecanlandırıyor. Ancak
bir yandan da yaşamın içinde olmak, olayları birebir yaşamak istiyorsun. Senin
görevin ise masa başında oturup haber çevirisi yapmak.


İçimde
hep, istihbarat servisi dediğimiz İstanbul haberlerini kovalayan birimde
çalışma isteği var. Böylece hayal ettiğim gibi gündelik haberleri kovalayacak,
yaşamın içinde olacağım. Ama bunu dillendiremiyorum.


Günlerden
bir gün THA’ya yeni bir muhabir geliyor. Hem de istihbarat servisine… Polis
muhabiri olarak… Doğrusu kıskanıyorum. Yalanı yok. Derken bu arkadaş hızla
yükselip bayağı yetkili bir konuma geliyor. İyi muhabir olduğuna kuşku yok. Hep
haber atlatıyor zaten. Hakkıdır.


Derken,
bir gün haberlerin hızının kesildiği bir arada sohbete dalıyoruz. Bu arkadaş
bana birden, “İstihbaratta çalışmak ister misin?” diye soruyor. Çok
heyecanlanıyorum. İstemez olur muyum? Diyor ki:


“Hiç
merak etme. Sarı basın kartını kaybetme gibi bir tehlike yok. Sen gazetecisin.
Ama istihbarat elemanı olarak da çok önemli işler yapacaksın.”


Önce
şaşırıyorum. Tabii ki gazeteciyim. İstihbarat servisine geçmemin basın kartımla
ilgisi ne? Üstelik hem gazeteci hem istihbarat elemanı olmak da ne demek
oluyor? Birden kafama dank ediyor. Bizim eleman anlaşılan gizli servise
çalışıyor ve beni de gizli servis ajanı olarak devşirmek istiyor.


Yok
yav. Ben buna gelemem. Gazeteci gazeteciliğini bilmeli, benim istihbaratla işim
olmaz, diye kestirip atıyorum.


Bu
anımı niye mi yazdım? Bakıyorum, son yıllarda gazeteciliğin g’sinden bihaber
bir takım sözüm ona gazeteciler ortalıkta cirit atıyor. Onlarca yıl önce bana o
teklif getirildiği zaman kimliklerini sır gibi saklayan istihbarat elemanları
bugün evrim geçirmiş. Kendilerini gizlemeye hiç gerek duymuyorlar bile. Hatta
daha ileri gidip siyasilere, ona, buna ayar vermeye çalışıyorlar. Bu da meslek
adına inanılmaz utanç verici bir durum.


Hanımlar,
beyler, gazetecilik sizin sandığınız gibi ucuz bir meslek değil. Hele de bol
para kazanma mesleği hiç değil. Gazetecilik yapacaksanız meşakkatlerine
katlanacaksınız. Yok para, şan şöhret peşindeyseniz hangi istihbarat servisinde
çalışırsanız çalışın ancak kendi vicdanınıza karşı sorumlu olursunuz.
Mesleğimizden elinizi çekin, daha fazla kirletmeyin. Cehenneme kadar yolunuz
var, diyeceğim ama dilim varmıyor. Çünkü cehennem zebanileri bile sizden daha
vicdanlıdır, eminim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış