Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Fransız Gizli Servisinden 9
Gazeteciye Sorgu Eleştiriliyor



Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile
gazeteciler arasındaki bilek güreşi daha Macron’un göreve geldiği ilk günler
başladı. Selefi François Hollande’ın “medyaya fazlaca konuştuğu için
popülaritesini yitirdiğine” inanan Macron, medyayla Elysee arasına tam bir
bariyer çekti. Uzun süre gazetecilere söyleşi vermedi, basın toplantısı yapmadı.
Kendisini izleyecek gazetecileri seçen basın bürosunun uygulamaları da öfke
topladı.


Geçtiğimiz
salı günü, “Yemen savaşında Fransız silahlarının varlığı” konusunu
araştıran Disclose muhabiri Michel Despratx DGSI merkezine çekilerek
sorgulandı. Hemen ardından, Çarşamba günü, Le Monde gazetesi muhabiri Ariane
Chemin, Macron’un koruması Alexandre Benalla skandalına adı karışan bir ordu
mensubu hakkında haber yazdığı için DGSI’nin merkez binasına çağırıldı.

Birbiri ardına gazetecilerin iç istihbarat
birimleri tarafından sorgulanması üzerine harekete geçen gazeteciler, buna
karşı mücadele kararı aldı. Gazeteciler sendikası SNJ-CGT, iç istihbarat merkez
binası yakınlarındaki Liberation meydanında bir protesto mitingi düzenledi.
Gazetecilik örgüt ve sendikaları, avukatlar, sivil toplum kuruluşları Paris
Savcısı Remy Heitz’e açık bir mektup yayınlayarak, “kamu yararı ve haber
alma özgürlüğü” adına Heitz’den ‘Yemen’de kullanılan Fransız silahları’ ile
ilgili gazetecileri hedef alan kovuşturmalara son verilmesini” istedi.


Sınır
Tanımayan Gazeteciler Örgütü Başkanı Christophe Deloire, “DGSI’nin bu
sorguya çağırma serisi, yasal olabilir ancak, nereden gelirse gelsin bunun bir
korkutmaya benzediği açıktır. Bu çabalar ilk değil, Sarkozy döneminde de bunlar
yapılmaya çalışıldı” dedi.

Ülkede pek çok yolsuzluk dosyasını
açıklayan Medipart haber sitesinin kurucu başkanı Edwy Plenel de, “Bu bozulma
Sarkozy döneminde, şiddetli bir şekilde hissedildi. Manuel Valls hükümeti
döneminde devam etti. Ama Macron döneminde, basınla iktidar arasındaki
ilişkilerin bozulmasındaki hızlanmaya tanıklık ediyoruz. Macron’un yakın
koruması Benalla ile illgili skandaldan bu yana iktidar sürekli basının
meşruiyetini kıran açıklamalar yapıyor” diye konuştu.


Bardağı taşıran damla

Gazetecilerin ifadelerinin alınmasına
gelen süreçte, Macron’la medya arasında, bardağı dolduran pek çok gerilim
yaşandı. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Mayıs 2017’de göreve gelir gelmez
çıktığı Mali gezisinde, basın bürosu, iç politika muhabirlerini ‘yakın izleme’
anlamına gelen ‘pool’ grubundan çıkarttı. Yalnızca bir kaç diplomasi
muhabirinin geziyi yakından izlemesine izin verildi.


Yine aynı dönem, Mayıs ayı sonunda Çalışma
Bakanı Muriel Penicaud, çalışma reformunu önceden sızdıran Le Parisien,
Mediapart ve Liberation’a “hırsızlık, gizli belgeyi çalmak ve
sahtecilik” iddialarıyla dava açtı. Liberation’un başyazarı Laurent
Joffrin, bakan olmadan önce gıda devi Dannone’da yönetici olan bakan
Penicaud’ya, “Çalışma Bakanlığı’nı kara kutuya çevirmek isteyen Bakan,
Danonne yoğurtlarıyla Cumhuriyeti birbirine karıştırıyor” diyen sert bir
açıklama yaptı. Diğer gazetecilerin de bu davayı protesto etmesi üzerine
hükümet bir hafta sonra Başbakan Edouard Philippe aracılığıyla geri adım attı.
Ancak çalışma bakanlığı memurları sert bir soruşturmadan geçirildi.


Hemen ardından, basın bürosunun,
Elysee’nin giriş holünden çıkarılması kararı geldi. Macron, Elysee’ye giren
çıkan her ziyaretçinin medya tarafından görülmesini istemediği için böyle bir
karar alacaklarını dile getirdi. Buna bütün medya çalışanlarından,
“cumhurbaşkanlığına kilit” başlıklı uzun protesto açıklamaları
gelince, proje, tepkiler üzerine şimdilik ertelendi.


İlk kez bir medya kuruluşuna polis
araması

Daha sonra, 4 Temmuz 2018’de, koruma
Benalla skandalıyla ilgili telefon kayıtlarını yayınlayan Medipart sitesinin
binasına savcılık tarafından polis baskını kararı alınması, medya ile hükümetin
arasını açtı. Medipart çalışanları, “Bugüne kadar Sarkozy hakkında
yazdığımız Bettencourt skandalı döneminde bile binamıza polis araması emri
gelmemişti” diyerek hükümeti protesto etti.


Ülkede 17 Kasım’dan bu yana süren Sarı
Yelekliler eylemi sırasında, gazetecilerin hem eylemciler hem de polis
tarafından baskı ve şiddet görmeleri de protestolara yol açtı. Eylemler boyunca
saldırıya uğrayan ya da yaralanan 70’e yakın gazeteci, olaylar sırasında
görevlerini yapamadıkları gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.


Bağımsız gazeteci Gaspard Glanz’ın, 20
Nisan 2019’da, Sarı Yelekliler eylemi sırasında polise el hareketi yaptığı
gerekçesiyle tutuklanması tepkileri artırdı. Gazeteci, bu hareketi bacağına
atılan bir plastik mermi sonrasında öfkeyle yaptığını açıklamasına rağmen
gözaltına alındı ve duruşmasına kadar hiçbir kamusal alanda görülmeme şartıyla
salıverildi. Avukatların başvurusu ile şart kaldırıldı ancak gazeteci Glanz da
gösterilere gelmedi.


Fransa cumhurbaşkanı, Nisan 2019’a
gelindiğinde, ekonomik ve sosyal talepler kadar, Macron’un yönetme biçimine de
isyan eden Sarı Yelekliler krizinin ardından tavır değiştirerek, gazetecilerle
ilk kez Elysee Sarayı’nda düzenlenen basın toplantısında bir araya geldi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış