ÖZEL BÜRO NOTU : SIFATININ
ÖNÜNDE
“CUMHURİYET” İBARESİ OLAN SAYIN SAVCILARIMIZ NE GÜNE DURUYOR ? NEDEN GÖREVLERİNİN
GEREĞİ OLAN REJİMİ VE ONUN KURUCUSUNU KORUMUYOR, ONA ATILAN İFTİRALARI,
REZİLLİKLERİ KİTAP OLARAK BASAN AİLEYE YAPTIRIM UYGULAMIYOR ? KİTABIN İVEDİ
OLARAK YAYINDAN ÇEKİLMESİ VE SORUMLULARI HAKKINDA CEZAİ İŞLEM UYGULANMASI İÇİN
TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ. BU DA BÖYLE BİLİNE.
           

İpek
Çalışlar’ın Mustafa Kemal Atatürk (Mücadelesi ve Özel Hayatı)kitabı üstüne üç-
beş söz. Bu, bir kitap eleştirisi, kitap tanıtımı değildir. Bu, bir fırdöndü
aydınlar, bir bel kemiksiz aydınlar yazısıdır. Gençler anlık yaşıyor
şimdilerde. Belleksiz bir toplum olduk.




Çalışlar
ailesi ilişkin üç beş söz…
 

Ailenin en Büyük üyesi Danyal Oral Çalışlar




Tarsus’lu
mütevazi ailenin çocuğu Danyal Oral Oral Çalışlar eski bir solcudur. TİKP’nin
yöneticilerindendi. Günlük Aydınlık Ailenin en bildik üyesi gazetesinin
yöneticisi idi. 1980 sonrası Almanya’ya gitti, bambaşka biri olarak ülkeye
döndü. Cumhuriyet gazetesinde yazmaya başladı. “Ilımlı İslam”ın yükseldiği
yıllarda II. Cumhuriyetçilere katıldı.  RTE’ı
iktidara taşıyan 28 Şubat 1997-Aralık 2002 sürecinde ve ardından Ergenekon
operasyonunda neredeyse her gece TV ekranlarında boy gösterdi. Merkez medya
“eski bir solcunun” yorumlarını mı merak ediyordu yoksa yelpazenin soluna
birini yerleştirmek işlerine mi geliyordu, tartışılır.
 

Kürt
kimliğini, ima ettiği Ermeni ünsiyetini öne çıkartarak II. Cumhuriyet’in önde
gelen silahşörlerinden oldu. Özellikle Ergenekon operasyonu sırasındaki tutumu üzerinde
durulmalıdır. Abant toplantılarının müdavimi, FETÖ okullarının açılış
törenlerinin davetlisi (toplantıları gazeteci kimliği ile izliyordu) Çalışlar,
o yıllarda ödüllere layık görüldükten sonra 15 Temmuz’dan sonra geriye çekildi.
Şimdilerde bir gazetede yazıyor, ekranlara çıkışı azaldı. Ailenin ikinci ferdi
Reşat Çalışlar bir zamanlar babası ile birlikte geyik muhabbeti için TRT
ekranına çıkıyordu. İkilinin TRT’den o dönemde astronomik telif ücreti aldığını
yazmıştı gazeteler; günahı söyleyenin boynuna.




İpek Çalışlar 

Oral
Çalışlar’ın eşidir. Geçmişte Nokta dergisinde çalıştı ardından eşi ile birlikte
Almanya’ya gitti. Kendi deyişi ile “eşcinsellik, kadın ve İslam” konularını
araştırdı. O gün bugün “eşcinsellerle, kadınlarla” işi götürüyor. Almanya dönüşünde
Oral ile birlikte iyice liberalleştirdiği, magazinleştirdiği Cumhuriyet Pazar
Eki’nin editörü oldu. Ardından Nadire Mater’le birlikte SOKAK adındaki
anarşizan-liberal dergiyi çıkardı. Sonraları geri çekildi. Arada bir, AGOS
gazetesinin Taksim Meydanı’ndaki militan satışına katılıyor, 24 Temmuz’da kimi
Ermeni örgütlerinin Taksim’de düzenlediği “soykırım” protestosunu katılıyordu;
Tabii, bunlar bildiklerimiz.




Yakından
tanıyanlar ailenin bir uçtan ötekine savrulmasında İpek’in katkısını özellikle
vurgularlar….
 

O
yıllarda gericiler eskiden boy hedefi yaptıkları İsmet Paşa’yı bir yana
bırakmışlar, var güçleri ile Atatürk’e saldırıyorlardı. Arşivlerde Atatürk
hakkında ne varsa, didik didik ediliyordu. Bir satır, bir virgül bile
önemliydi. Gericilere en çok malzemeyi eşi Latife Hanım verebilirdi. Ancak
Latife Hanım o güne kadar kimseye konuşmamış, kendisini tanımış olan rahmetli
Prof. Mina Urgan’ın deyişi ile anılarını içine gömmüş, gericilere malzeme
vermeyi reddetmişti. Engel tanımayan İpek Çalışlar, Latife Hanım’ın hayatta
olmayan kardeşine gönderme yaparak “Atatürk’ün çarşaf giyerek Çankaya’dan
kaçtığı” iddiaları ile gündeme geldi, mahkemelik oldu.




Ardından
Atatürk’le sorunlar yaşamış bir seçkin cumhuriyet aydınını, Halide Edip’i
yazdı. Gericiler tarihsel hakikatlerin değil, İpek’in kaleminden çıkacak tek
bir cümleciğin peşinde idiler.
 

Latife-Halide
Edip iç piyasaya yönelikti ama dışarda koca bir piyasa vardı. O dünya
Latife’nin adını duymamıştı. Çare bulundu. İpek Çalışlar’ın kitabı birkaç dile
(İngilizce-Almanca) çevrilerek Mrs. Atatürk adıyla pazarlandı. İpek Hanım o
kitaba yazdığı önsözde yardımlarından-teşviklerinden ötürü Orhan Pamuk’a
teşekkür ediyordu.




İPEK
ÇALIŞLAR’IN ATATÜRK’Ü
 

Bir
Yunan tarihçisini tanık gösteriyor. Yani yeni yeni tartışmalar gündemde, ekran
gülleri çıkıp konuşacak. Kargaları şu yönde mi kovaladı bu yönde mi vb.




Teşekkür
bölümü ise tahmin edilebileceği gibi.Orhan Pamuk’la başlıyor, Nadire-Tayfun
Mater’le, öteki II. Cumhuriyetçilerle vb devam ediyor. İpek Hanım, Sabancı
Üniversitesi’nin açılışında kendisini davet eden rektörün “Sizinki şimdiye
kadar okuduğum en esaslı Atatürk biyografisi” ifadesini de eklemeyi ihmal
etmemiş.
 

Atatürk’ün
özel hayatı ile ilgili sivri sözlerin de artık eskisi kadar dikkat
çekmeyecektir.




YAPI
KREDİ YAYINLARI’NA
 

Türkiye’nin
önde gelen bir yayınevi, varlığını Cumhuriyete borçlu bir yayınevi “Kiminle
dans ettiğini” bilmek zorunda değil midir? Büyük yayınevleri içinden geçtiğimiz
büyük türbülansa II. Cumhuriyet yıkıcılığı nedeniyle geldiğimizin ayırtına
varmadılar mı?




YKY
kimin bu millete Atatürk’ü anlatacağının bilincinde değil mi?
 

Atatürk’ü
İpek Çalışlar’dan öğrenmeye mahkûm edilmiş bir ulusun geleceğine gölge düşer.
Fırıldak aydınlara dikkat.(*)




(*) Cüneyt Akalın’ın 17.9.2018 günlü yazısı özetidir.