YERLİ & YABANCI BASIN & MEDYA

Arşivlerinden çıkanlar başlarını yakabilir

Uzun süre boyunca
kazananın yanında yer almasıyla bilinen çift, AKP-FETÖ savaşı başlarken kimden
yana taraf koydu?

Türkiye, Rasim Ozan Kütahyalı ve Nagehan Alçı’ya yönelik
FETÖ soruşturmasını ilk kez Odatv’den duydu.

Habertürk gazetesi yazarı Nagehan Alçı ve eşi eski Sabah gazetesi
yazarı Rasim Ozan Kütahyalı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve
Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu FETÖ soruşturması açmıştı. Soruşturma,
Cumhuriyet Savcısı İsmet Bozkurt tarafından yürütülüyordu.

Geçmişte FETÖ’ye verdiği desteği gizlemeyen Alçı ve Kütahyalı
çifti ise AKP-FETÖ saflaşmasının ardından safını AKP’den yana koymasıyla
kendini savunuyor.

 

Peki gerçekten öyle mi?

 

Uzun süre boyunca kazananın yanında yer almasıyla bilinen çift,
AKP-FETÖ savaşı başlarken kimden yana taraf koydu?

MİT KRİZİNDE FETÖ İLE

 

Kuşkusuz bu dönemin tarihi yazılırken en önemli dönüm
noktalarından biri olarak 7 Şubat MİT krizi olarak anılacak.

MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın FETÖ savcıları tarafından ifadeye
çağrıldığı sırada Alçı, Akşam gazetesinde yazıyordu.

Bakın krizi yorumlamak için 4 gün bekleyen Alçı, 11 Şubat 2012’de
ne yazıyor?

 

“Bugünlere emniyetin cesur ve tavizsiz çabaları, savcıların
kararlılığı ve siyasi iradenin desteği sayesinde geldik” diyen Alçı,
“iddialara göre KCK yapılanmasının içine sızmış MİT unsurları suç unsuru
haline gelmişler, hatta KCK’yı bunlar yönetiyor. Bu iddianın soruşturulması
gerekir. Operasyonun o kısmının doğru olduğunu düşünüyorum. MİT’in içinde hâlâ
derin unsurlar olduğu bir sır değil. Hatta teşkilatın önemli bir kısmı hâlâ
Ergenekoncu unsurlardan oluşuyor. Bunlara dokunulmasına kimse karşı
çıkmamalı” ifadelerini kullandı.

14 Şubat 2012’de ise MİT’çilere yapılan KCK’lı suçlamasını şöyle
savunuyordu:

 

“Ben yargının hükümete meydan okuması ve terörle mücadele
politikasını yargı konusu yapmasını nasıl yanlış buluyorsam soruşturmanın
KCK’nın içindeki MİT unsurlarının derin ilişkileriyle ilgili kısmını da o kadar
doğru ve gerekli görüyorum. Zira o ayakta ortaya atılan iddialar son derece
vahim ve istihbarat teşkilatının öteden beri temizlenmemiş olan karanlık
yapısını yok etmeye yönelik. KCK ve PKK’nın içinde birçok MİT unsuru çıkıyor.
Bunlar elbette olabilir, terör yapılarının içine o yapılarla mücadele etmek
için genellikle istihbarat unsurları sızarlar. Ancak bu unsurlar suç
işlemezler. İşleyemezler. Oysa bugün ortaya çıkan durumda örgütün yapısı içinde
suç unsuru haline gelmiş olanların da varlığı görülüyor.”

DERSHANELERİ KAPATMAK KAZANIMLARI SIFIRLAMAKMIŞ

 

Sadece MİT krizinde değil, örneğin kavganın doruğa çıktığı
dershanelerin kapatılması sürecinde, AKP ile FETÖ restleşirken, gazetelerden
aktaralım, bakın Nagehan Alçı ne diyor:

“Konferansta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dershanelerin
kapatılacağına ilişkin açıklamaları da soruldu. Bu soruyu yanıtlayan Nagehan
Alçı, kısa vadede dershaneleri ortadan kaldırmanın tüm bu gelişmeleri
sıfırlamak olacağını söyledi. Okullarda öğrencilerin dershanelerdeki eğitim
kalitesine ulaşmasının amaçlandığını da belirten Alçı, bu ihtiyaçtan bugünden
yarına kurtulmanın da bir hayalcilik olacağını ve bu konuda hizmetin (Fethullah
Gülen Hareketi) hedef aldığını hiç düşünmediğini söyledi.”

MİT SORUŞTURMASI DEVAM ETMELİ

 

Peki o günlerde FETÖ’nün gazetesi Taraf’tan ayrılarak Takvim’e
geçen Rasim Ozan Kütahyalı?

 

MİT’e yönelik soruşturmanın Erdoğan’ın bilgisi dahilinde olduğunu
söyleyecek kadar ileri giden Kütahyalı “Başbakan zaten ‘Hakan Fidan şoku’
hariç tüm bu süreci biliyor ve bekliyordu… KCK-MİT ittifakının Ali Fuat
Yılmazer ekibi tarafından ortaya konulan somut kanıtları Hüseyin Çapkın
tarafından Başbakan’a düzenli olarak arz ediliyordu. Her seferinde Başbakan’ın
söylediği netti… NE GEREKİYORSA YAPIN, SONUNA KADAR ÜSTÜNE GİDİN…”
ifadelerini kullandıktan sonra bakın açıkça ne söylüyordu: “Daha fazla
restleşmenin Türkiye’ye faydası yok. Oslo görüşmelerine dair fasıllar dosyadan
çıkarılmalı ve soruşturmaya aynen devam edilmeli… Soruşturmanın üstünün
tamamen kapatılması da rezalet olur… Lütfen artık sağduyu… Ergenekoncuları
daha fazla sevindirmeyelim…”. (14 Şubat 2012)

Uzatmayalım, Alçı-Kütahyalı çifti bütün kritik anlarda FETÖ
tezlerine destek verdi. FETÖ’nün yanında yer aldı. FETÖ’nün yalnız Ergenekon-Balyoz
kumpasında değil MİT krizinden dershane sürecine kadar tüm dönemeçlerde FETÖ
ile hareket etti.

Odatv’nin edindiği bilgilere göre soruşturmada çiftin aldığı ballı
Bank Asya kredisi de var.

Öyle ya FETÖ’ye tam gaz destek sürerken 2013 yılının Mart ayında
çift gidip Bank Asya’dan kredi almıştı.

 

İşte söz konusu kredi Kütahyalı-Alçı çiftine “bu hizmetleri” karşılığında
verildi. Öyle ya STV dizisinde bile durum “Bilmem
nereli arkadaşsa, ekranlarda boy gösteriyor ama sadece cebini dolduruyor”
 sözleriyle
deşilmişti. AKP’nin
hazırladığı Darbe Komisyonu Raporu’nda bile FETÖ için 2013 öncesi ‘cemaat’
sonrası ‘terör örgütü’ tanımı yapılıyordu.
Kütahyalı-Alçı çifti Cemaatten
değil FETÖ’den beslenmişti. Karşılığını da FETÖ’ye vermişti.
Bakalım ikili hakkındaki FETÖ soruşturması nerelere gidecek?






































































Odatv.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir