Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


182 SENE
ÖNCE İSTANBUL’DA SERHOŞ CHURCHİLL ve TÜRKİYE’NİN İLK ÖZEL GAZETESİNİN ÖYKÜSÜ

William Churchill adındaki bir İngiliz vatandaşı İstanbul’daki Amerikan
Elçiliği’nde bir müddet konsolos yardımcılığında bulunmuş sonra bu işi bırakıp
gazeteciliğe başlamış ve bazı Avrupa gazetelerinin İstanbul muhabiri olmuştu.

İleri derecede miyop ve alkole düşkün olan Churchill Kadıköy’de
oturuyordu. 8 Mayıs 1836 günü bazı misafirleri ile saatlerce içti sonra o kafa
ile ava çıkmaya karar verdi yanına dostlarını oğlunu ve tüfeğini alarak halkın
mesire yeri olarak kullandığı mahallelerin arasındaki bir çayıra gitti ve
hadise orada yaşandı: Uzağı iyi göremeyen Churchill çalıların önünde
koyunlarını otlatan bir çocuğu av hayvanı zannederek vurdu ve kıyamet koptu. .

Etraftan yetişenler ağır yaralanan çocuğa hemen müdahale ettiler ve
elinden silâhını aldıkları Churchill’i de hırpaladılar. Serhoş İngiliz ne
yaptığının hâlâ farkında değildi “Bu çocuk neden önüme çıktı? Burada ne işi
var?” diye küstahça sözler edince yeniden bir güzel dayak yedi sonra da hadise
yerine gelen zabıtalara teslim edildi.

Zabıtalar Churchill’i Kadıköy’den alıp Üsküdar’daki karakola götürdüler
ama o günlerin Türkiyesi’nin başında büyük bir dert vardı: Kapitülasyonlar…
Yabancılar kendilerine kapitülasyonlarla tanınan haklar yüzünden tutuklanamıyor
her ne suç işlemiş olurlarsa olsunlar Türk mahkemelerine çıkartılamıyor
konsolosluklarına teslim ediliyor yargılanmaları da konsolosluk mahkemelerinde
yapılıyordu.

Churchill de kapitülasyonların verdiği bu hakları kullanmak istedi
zabıtalara “Beni hemen konsoloshaneye götürmeniz gerekir” gibisinden sözler
etti ama ortada ağır yaralı bir çocuk olduğu için söylediklerine kimse kulak
asmadı. Serhoş İngiliz bunun üzerine gittikçe azıttı etrafındakilere tehditler
ve hakaretler yağdırmaya başladı ama zabıtaların üzerlerine yürümeye kalkınca
karakoldakilerden biri dayanamadı ve önce elindeki sopayı Churchill’in sırtına
indirdi sonra da adama tekme-tokat iyice bir girişti!

Dayak Churchill’i sakinleştirdi ve hemen Üsküdar Kadısı’nın huzuruna
çıkartıldı. Kadı yaralanan çocuğun sağlık durumu belli oluncaya kadar karar
veremeyeceğini söyledi ve İngiliz’in de o zamana kadar zindana atılmasına karar
verdi. Kararından zamanın Reisülküttab’ı yani Dışişleri Bakanı Âkif Efendi’yi
de haberdar etti. Âkif Efendi de Kaptan-ı Deryâ Ahmed Fevzi Paşa’nın vasıtası
ile Churchill’i Tersane Zindanı’na kapattırdı.

İstanbul’daki İngiliz Elçiliği hadiseyi haber alınca daha da büyük
kıyamet koptu. Elçiliğin tercümanı hemen Âkif Efendi’ye gidip Churchill’in
kendilerine teslim edilmesini istedi ama Dışişleri Bakanı “İngilizler buraya iş
yapmak için mi geliyorlar yoksa adam vurmaya mı? Davanın sonuna kadar
bırakmayacağız” dedi ve mahkemenin kararı olduğunu hatırlattı. Tercüman “Bu
boktan ve yalan ilâma mı inanacağız? Uluslararası hukuk sizlere göre değildir
Avrupa’da sizleri zaten medenî milletler arasında kabul etmezler” diye daha da
edepsizlik edince binadan kovuldu…

Elçi Ponsonby ise 10 Mayıs 1836’da Osmanlı Hükümeti’ne bir nota vererek
hem Churchill’in serbest bırakılmasını istedi hem de “Osmanlı Dışişleri ile
ilişkilerini kestiğini ama hükümet ile görüşmeye devam edeceğini” bildirdi. 

Ortada o zamana kadar görülmemiş bir tuhaflık vardı: Elçi görev yaptığı
memleketin Dışişleri Bakanı’nı muhatap almamasına rağmen devleti muhatap kabul
ettiğini söylüyordu ama Osmanlı Hükümeti bu küstahlığa bir karşılık
verememişti!

İşin içine İstanbul’daki diğer Avrupalı elçiliklerin de girip
İngiltere’nin tarafını tutmaları üzerine olan Dışişleri Bakanı Âkif Efendi’ye
oldu: Baskılar artınca zamanın hükümdarı İkinci Mahmud 12 Mayıs 1836’da Churchill’in
serbest bırakılmasını emretti ve yine İngiliz Elçiliği’nin baskısı ile 16
Haziran’da Âkif Efendi’yi bakanlıktan azletti! İstanbul o günlerde başının
büyük derdi olan Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın Mısır’da başlattığı isyanı
bastırmak için desteğini gördüğü İngiltere’yi kırmayı göze alamamıştı!

Rezalet bu kadarla da kalmadı… Hükümet bütün bu hadiselere sebep olan
William Churchill’e sarayın talimatıyla pırlanta bir nişan taktı ve 10 bin
kantar zeytinyağı alma imtiyazı verdi Churchill de bu imtiyazı 350 bin kuruşa
bir Rus tüccara devretti. .

Kadıköy’de bir çocuğu ağır yaralayan Churchill’e verilen tavizler daha
da devam etti… Hükümetten pırlantalı bir nişan ile zeytinyağı imtiyazının
ardından gazete çıkartma imtiyazı da alan Churchill hadiseden dört sene sonra
Türkiye’nin ilk özel gazetesi olan “Cerîde-i Havadis”i yayınlamaya başladı
üstelik 200 adet satabilen gazetenin masraflarını karşılamakta zorlanınca yine
hükümetten maddî destek sağlamaya bile muvaffak oldu! Gazetenin yayınını
sonraki senelerde oğlu Richard devam ettirdi yayının ismini değiştirip
“Ruznâme-i Cerîde-i Havadis” yaptı ve o da devletten senelerce maddî destek
aldı…

Türkiye’deki ilk özel gazetenin macerası işte böyledir ağır yaralanan
bir çocuğa serhoş bir İngiliz’e ve güçsüz kalmış imparatorluğun verdiği
tavizlere dayanır!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış