Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Prof. Dr. Övgün Ahmet ERCAN : TÜRKİYE’NİN ALTINI NASIL
SOYULUYOR, ANLATAYIM !!!


Jeofizik
Y. Mühendisi

İÜ, Stanford, CSM, MIT, İTÜ.


En
az 260 ton saf altınla, Türkiye ile Avrupa’nın en büyük, yeryüzünün üçüncü en
büyük altın tözünü-madenini, Uşak-Eşme-Kışladağ’da “jeofizik” yöntemle bulan
kişiyim. Ayrıca, Gümüşhane, Çanakkale-Yenice altın madenlerini de biz bulduk.


Anadolu
yarımadasına eskil-antik dönemlerde; Hatti, Hitit, Lidya, Likya, Mysa, Urartu,
Mitanni, Ceneviz, Pontus, Trak, Bitinya, Makedonya, Roma gibi uygarlıklar
kuranların tümü de Balkanlardan yeraltı kaynaklarını işletmek üzere gelen göçlerdir.
Batı Anadolu’da yayılan Lidya’nın Perslerce yıkılmasının ana nedeni de, varsıl
altın varlığıdır.


Günümüzde
de, “Çok Uluslu İşletmelerin” (ÇUİŞ) Anadolu’ya çullanmalarının ana nedeni de
aynıdır. ÇUİŞ’lerin çoğu İngiliz, Kanada, Alman ile ABD kaynaklı içinde birçok
öteki ülkelerden yatırımcıların yer aldığı birliklerdir. Bunlar, yeryüzünün
geri kalmış ülkelerinde yönetimlere işbirliği yaparak, ülkelerin yasalarını
değiştirterek kaynaklarını ele geçirmişlerdir. Bunlardan biri de FETO’dur.


Kazanç
yalnızca çıkarılan altın değil; ergeneyi-maden yatağının hisselerini,
ulusal/uluslararası borsalarda pazarlayarak, ayrıca izin belgelerinden pay
satarak kazançlarını 1’e 25 ile 1’e 100’e katlayabilmektedirler. Buradan
kazanılan para, bu kez, yine o ülkelere yüksek üremle-faizle(%15-%20) “yardım”
adıyla verilerek, gelirlerini katlayarak büyütüp, sözde yardım ettikleri
ülkelerin akçalı-maliyesi çökererek sömürgeleştirmektedirler.


Bu
iş tam bir sömürü çarkı ya da sarmalıdır. İçine düşen ancak ulusal duruşla
kurtulabilir.


Sabrınız
varsa, bu işin ayrıntılı aşamalarını anlatayım.


Altın
ya da herhangi bir tözü-madeni arama ile işletmenin aşamaları vardır. Bunlar,


1. Yasal Düzenlemeler

2. Aramacılık (Uzaydan, Gökten, Yerden, Denizden)

3. İşletme

4. Pazarlama


1. Yasal Düzenlemeler. Bu işi doğrudan doğruya, ÇUİŞ’in istekleri
doğrultusunda, ülke yönetiminin başı ayarlar. ÇUİŞ’in koşulları içeren “Maden
Yasası” yazılır, sözde o elerkil-demokratik ülkenin kamutayından-meclisinden
geçirilir. Ülke yönetiminde erki elinde bulunduran baş ya da küçük çekirdek,
tüm izinleri çıkarıcı yetkiyi ele geçirir. Gerekirse, ülkenin izinlerden
sorumlu “Maden Dairesini” kendine bağlar. Böylece, çıkarı karşılığında,
istediği yerde, istediği izni verir. ÇUİŞ’ler devlet güvencesiyle o ülkeye
gelirler. Bunun sevimli adı, “Yabancı Yatırımcıdır”. Gerçeği ise “Yabancı
Batırımcı” ya da kısacası “Sömürücüdür”.

2. Aramacılık. Bunun da aşamaları vardır.

a. Uzaydan Aramalar. ABD ile gelişmiş ülkeler, uydu uçurarak kızıl ötesi
görüntüleme (infrared imaging) ile ülkenin kayaç türleri ile yaşları, bozuşma
evrimleri toplar, biriktirir, USGS Denver-Colorado’ya yollar. İlgili ülkenin,
istenen bölgesine ilişkin bilgiler, Denver Geological Survey’den çok ucuza
satın alınır. Bu görüntüler çalışılarak, töz içerebilecek yerler belirlenir.

b. İzin Alımı. O ülkenin “Maden Dairesine”(Aslında siyasisine) gidilerek, o
alanlarda arama izni-ruhsat alınır. Bunun için, devede kulak bile değil, çok
küçük bir para ödenir.

c. Gökten Arama. ÇUİŞ’lerin getirdikleri jeofizik uçak ya da jeofizik
uçarkonarlar-helikopterler, belirlenen alanlar üzerinden yaklaşık 300 metre
yukarıdan, sık doğrultular boyunca uçarak, kıvılkapar-elektromanyetik dalga
yollayarak ya da kaparlık-magnetics alanını ölçerek yeraltı yataklarını
görüntüler.

d. Yerden-Denizden Aramalar. İyice kıstırılan alanlardan önce, jeolojik, sonra
jeokimya, sonra jeofizik, en son da delmeli aramalara (kuyu-sondaj) geçilir.
Yatak denizde ise jeofizik gemi (sismik gibi) yüzdürerek, karada ise yaklaşık
beş, altı jeofizik yöntem (yapay-doğal uçlaşma, kıvılözdirenç-elektrik
özdirenç, gözlengeç-radar, kıvılkapar-elecromagnetics, kapalık-magnetisms,
ışınölçüm-radiometre, VLF, çekimcik-microgravity gibi) uygulanarak töz
varlığının sınırları ile olası yayılım ile birikimi belirlenir. Bu belirlenen
yerlere delgiler vurularak, yeraltından alınan örnekler yurt dışında kimyasal
olarak çözümlenir. Tözün kaya içinde oranı(tenör) bulunur. Maden Mühendisi,
işletmesinin kazançlı olup olmayacağını, yatırıma karşı kazanç oranı çıkarır.
Bu konuda yerli/yabancı dilde (İngilizce) bir “Arama ile İşletilebilirlik”
(fizibilite) bildirgesi düzenlenir. Bu bildirge üzerinden “arama izni”, bu kez
“işletme iznine” dönüştürülür. Günümüzdeki yasayla, ÇUİŞ aday ülkeden işletme
kredisi bile alınır.

e. Borsa’ya Sürüm. İşletme iznini üzerinden ÇUİŞ Borsa hissesi çıkarır. Bu
hisseler yabancı ülkelerde satılır. Buradan olağanüstü ilk kazanç elde edilir.
Bu kazanç 1’e 10 ile 1’e 50 dolayındadır.

f. Pay Satışı. ÇUİŞ, işgüder, güven duyulan bir kişiyi, özellikle de varsa Türk
kökenli bir yabancıyı yönetici-CEO olarak takımına katar. Bu kişi, ÇUİŞ’in,
ülkede kimlerle, hangi işletmecilerle, iş birliği yapacağını belirler. Seçilen
yerli işletmenin ülkeyi yöneten kimse ya da çekirdek takımla doğrudan ya da
dolaylı ilişkisi vardır. O, artık yöneticiyle tüm engelleri aşar. ÇUİŞ
işletmenin yüzde 10 ile 20 gibi payını, bu yerli işletmeye satar. Yerli işletme
de bu parayı genelde bir kamu bankasından sağlar/sağlatılır.

g. Çevre Etki Değerlendirmesi ÇED Bildirgesi. ÇUİŞ’in yararına olacak biçimde
ÇED’i düzenleyecek yerli kuruluşa ÇED bildirgesi CEO ya da yerli işletmecice
ayarlanır. Bu konuda gerekliyse işin içinde olan siyasiler yasal düzenlemeler
yaparak değişikliklere gidebilir.

h. Halkla İlişkiler. İşletmenin açılacağı yöreden; jeofizik, jeoloji, maden ile
işletme mühendisleri işe alınır. İşletmenin başına da her denilene evet diyecek
bir işletmeci müdür olarak atanır. Böylece tüm takım Türk izlenimi yaratılır.
İşletme açılacak yerler dolayından köylerden muhtar aracılığıyla, köylüler işçi
olarak işe alınır. Bunlar eğitimden geçirilir. Küçük paraya çalışan bu
yoksullar, artık ÇUİŞ’in yerli güçleri, savunucularıdır. Köye cami, imama ev,
çeşme, yol, okul, yurt, Kuran kursu, yol gibi alt yapılar yapılır. Birkaç
çocuğa öğrenimlik-burs verilir. Bütün bunları, işletme müdürü ayarlar. Çevreci
kalkışmaları önlemek için çevrecilerden satın alınabileceklere çıkar (iş, para)
sağlanarak edilgen-pasif duruma getirilir. Kimi bilimciler sözde danışman
alınır, onlar üniversitelerde kamuoyu yaratırlar. Kimi gazete ile gazeteciler
satın alınır, onlara “yabancı yatırımcılar çıkarına” yazılar yazdırılır,
konuşmalar yaptırılır. Kilit bürokrat, toplum önderi, belediye başkanları,
siyasiler gibi kişilere yurt dışı gezileri düzenlenir. Bu işletmenin ülke
çıkarları için olacağı anlatılır. Artık onlar da işletmeyi savunur durumu
geçerler.

3. İşletme. Varsa, işletme alanında ormanlar köylüye kestirilir, köyler
taşınır. İşletme başlar. İlk üretim yapıldığında, bu hemen borsaya bildirilir.
Borsada hisseler birden artarak ÇUİŞ’in sanal kazancı 1’e 10 ile 1’e 100
oranında artar. İşletmede devletin payı göstermelik olacak kadar küçüktür. Halk
sanır ki, ÇUİŞ’in yalnızca kazancı çıkan töz-madendir. Bu işin hisse ile pay
satışından neredeyse hiç bilgisi yoktur. O yalnızca, ağaç, siyanür, kirlenme
gibi konularla uğraşır. Gördüğü yalnızca buzdağının su üstünde görülenidir.

4. Pazarlama. İşletme en az 3 ile 4 yıl zarar göstererek gelir vergisi vermez.
Bazı işletmelerde, önceden yapılan yasal düzenlemeyle, KDV bağışıklığına girerek
ödeme yapmaz. Üretilen ürün ÇUİŞ’in edinimindedir. Bu ürünü (altın ya da
ötekiler) yerli pazara uluslararası ederiyle satar. Böylece sömürülen ülke,
kendi malını para vererek yabancıdan satın almış olur. ÇUİŞ isterse ürünü
dışarıya satar. Yeryüzünde altın ederi arttıkça işletmenin değeri de artar.
Kazanç, 1’e 500, 1’e 1000’i bulmaya başlar. Eğer, ülke içinde, ulusalcı,
bilinçli, satın alınamayan bir çevreci kalkışma başlarsa, ÇUİŞ işletmeyi katlı
katlı kazançla yönetimle göbek bağı olan yerli işletmeye satarak ülkeden çıkar.
Çevreciler, buna yerli işletmeye geçti diye genelde ses çıkarmazlar. Bunun bir
örneği, Bergama Ovacık’ta, Newmount, Eurogold, Koza-İpek işetmesine dönüşümü
gösterilebilir.

5. Sorun. Özet olarak sorun; sanıldığı gibi siyanür, ağaç kesimi, kirlenme ile
tarımın bitirilmesinden de öte, ülke ile ülkenin kaynaklarının satılması,
ÇUİŞ’lere pazarlanmasıdır. Çevreci direniş, karşı duruşunu bu çizgiye oturtması
gerekir.

Bu sorun yalnızca altın
işletmeciliğinde değil, tüm tözlerde-madenlerde, mermerde, kayayağı-petrol ile
uçun-doğalgaz, HES, kızıklarda-geothermal, zeytin alanlarında, arkeolojik
aramalarda böyledir.


Soygunun boyutu görünenden çok büyüktür. Kazdağları kalkışması ilk
kez bu boyutta yapılan, çok başarılı yurtsever bir duruştur. Adlarını tek tek
saymaya gerek yok. Türkiye soygununa biz dur demezsek kim der?


Çözüm, Atatürkçü, ulusalcı yönetim yapılanmasıdır.


7 Ağustos 2019, İstanbul


***


8-9 Yıl önce ULUSAL KANAL TV’de, neredeyse bir yıl boyunca YERALTI
KAYNAKLARI SOYGUNU diye bir program yapmıştım. Ankara yönetiminin baskısıyla
programa son verilmişti. İsteyen youtube’dan izleyebilir. Ya da Ulusal
Kanal’dan videolarını alabilir.


LİNK : https://www.facebook.com/ovgun.ercan/posts/10156745526197979
 


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış