MÜYESSER YILDIZ : Libya
Anlaşmasının 10 Yıllık Hikâyesi !..


08 Aralık 2019 


Yazan: Müyesser Yıldız, 3 Aralık 
2019, Odatv



Bir haftadır Türkiye ile Libya arasında imzalanan
Denizdeki Alanların Sınırlandırılması, diğer adıyla Münhasır Ekonomik Bölge
(MEB) Mutabakatı’nı konuşuyoruz.




Bu anlaşma ile denizlerdeki Sevr’in yırtıldığı, Doğu
Akdeniz’deki dengelerin değiştiği ve artık oyun kurucu olduğumuz söyleniyor.
 

Emperyalizmin çöreklendiği Libya’nın hali ortada.
İnşallah bu anlaşma eksiksiz, gediksiz tamama erer. Ve gönül ister ki, bu
anlaşmayla eşzamanlı olarak, daha fazla gecikmeden KKTC’de de Münhasır Ekonomik
Bölge ilân edilir.




Konumuz, anlaşmanın içeriği değil. Bunu uzmanları
konuşuyor, tartışıyor, yazıyor.




Bizim anlatmak istediğimiz, anlaşmanın 10 yıllık
hikâyesi.
 

Sözkonusu anlaşmayla ilgili olarak 2 isim ön plana
çıkıyor. Birisi Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat
Yaycı, diğeri de Ege ve Doğu Akdeniz’deki deniz sorunları çalışmalarıyla
tanınan Prof. Dr. Sertaç Hami Başeren.




Her ikisinin de yıllardır durmadan, bıkmadan,
usanmadan Türkiye ile Libya arasında anlaşma imzalanması için çalıştığı
vurgulanıyor; ki doğru. Yaycı’nın bu konuda, daha Komodor iken yaptığı “Doğu
Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasında Libya’nın Rolü ve
Etkisi” isimli bir çalışması olduğu da biliniyor.
 

-Komutan Kimdi?-




Ancak bu başarı tablosunda adı nedense hiç anılmayan
bir isim daha var. O isim dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur
Yiğit.


Yiğit adını nereden hatırlıyoruz?




Kendisine suikast hazırlığı yapmakla suçlandığı için
kumpasa ve adaletsizliğe isyan edip, canından vazgeçen merhum Yarbay Ali
Tatar’ın cenaze törenine katılıp, naaşını selamlayan Komutan olmasından…
 

Başka?




Kumpasların alabildiğine devam ettiği 2011’de, dönemin
Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner’le birlikte emekliliğini isterken silah
arkadaşlarına yayınladığı veda mesajında, masumiyetine inandığı yüzlerce silah
arkadaşının tutuklandığını, bu durumun Deniz Kuvvetleri’nin kurumsal yapısını
ve görev fonksiyonlarını derinden etkileyecek boyuta ulaştığını belirtip,
“Vicdani huzur ile bugüne kadar attığım her imzanın ve aldığım her kararın
arkasındayım. Komutanınız olarak, Atatürk ilke ve devrimlerinin rehberliğinde,
Cumhuriyetin temel değerlerine bugüne kadar olduğu gibi sahip çıkarak, emir
komuta yapısı içinde daima birlik, beraberlik ve dayanışma ruhu ile birbirinize
kenetlenmenizi, Bahriyemiz’in bu zorlukların üstesinden gelip, daha da
güçleneceğine olan güvenle, var gücünüzle çalışmanızı, son bir kez emrediyorum.
Bahtınız açık, denizleriniz sakin, pruvanız neta olsun” demesinden.




2013 yılında silah arkadaşları hapis cezasına
çarptırıldığında, şunları söylemesinden:


“Ben 52 sene üniforma giymiş, 45 sene fiili görev
yapmış bir komutan olarak, bu arkadaşlarımın masumiyetlerine olan inancımı
görevdeyken olduğu gibi, bugün de koruyorum. Görevdeyken, bu inancımı yetkili
merciler nezdinde ve yasal zeminlerde açık ve samimi olarak, defalarca
vurguladım. Bir insan, masumum diyen evladının masumiyetine nasıl inanırsa, ben
de arkadaşlarımın masumiyetine öyle inanıyorum. Yıllarca, canları pahasına,
ülkesine ve milletine sadakatle hizmet etmiş bu arkadaşlarımı suçlayanların da
bir an düşünüp empati yapmalarını istiyorum.
 

Benim indimde, değil 16 sene, 18 sene ceza almaları;
silah arkadaşlarımın cezaevinde bir gün bile yatmalarını fazla bulurum, büyük
bir üzüntüyle karşılarım. Silah arkadaşlarım, dünyanın değişik denizlerinde ve
ülkelerinde görev icra ederken, savcılıkların daveti üzerine geldiler. Deniz
Kuvvetleri personeli, her onurlu subayımız gibi Türk yargısına güvendi, gelip
teslim oldu. Emri altında görev yaptığım, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ
başta olmak üzere tutuklu silah arkadaşlarımın terörist olarak suçlanmaları ve
böyle bir iddia ile yargılanmaları kabul edilebilir bir durum değildir. Tarih
bunu böyle kaydedecektir. TSK’ya PKK muamelesi yapılamaz. Ordumuza ve
komutanlarımıza ‘terörist’ suçlaması yöneltilemez.”




Yiğit’in o açıklamasında, Türk Deniz Kuvvetleri’nin
Karadeniz ve Akdeniz’de başlattığı inisiyatiflerin, öncelikle olarak ise Doğu
Akdeniz’de enerji kaynaklarının paylaşım mücadelesinde ulusal hak ve
menfaatlerimizi koruma kararlılığının, bir kısım odakları kaygılandırdığına
dikkat çektiğini de kaydedelim.


Libya anlaşması ile emekli Oramiral Eşref Uğur
Yiğit’in bağlantısına gelince;


Deniz Kuvvetleri Komutanı’yken, Doğu Akdeniz ve Ege
ile ilgili bir toplantı düzenler. Toplantıda sunumu da Prof. Dr. Sertaç Hami
Başeren yapar. İşte o zaman Yiğit, Libya ile anlaşma konusunu gündeme getirir
ve bununla ilgili bir çalışma yapılmasını ister.
 

Gerekli çalışmalar yapıldıktan sonra da Yiğit, konuyu
dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a aktarır.




-Kaddafi’nin Katli- 

Sonra mı? Aynı zamanda hem Libya’nın hem de
Türkiye-Libya ilişkilerinin başına gelenlerin hikâyesi niteliğindeki bu kısmı
da anlatalım.




Erdoğan, 13 yıl sonra Libya’yı ziyaret eden ilk Türk
Başbakanı olarak Eylül 2009’da bu ülkeye gider ve Kaddafi ile görüşür. Dönemin
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan ve Ulaştırma
Bakanı Binali Yıldırım’ın da katıldığı tam 2.5 saat süren görüşmede, Türkiye
ile Libya arasında Doğu Akdeniz’de anlaşma imzalanması da konuşulur.
 

Kaddafi, buna olumlu bakar. Erdoğan, Kaddafi ile
görüşmelerine ilişkin olarak, “Uzun uzadıya bir görüşme yaptık. Atılacak
adımları birlikte tezekkür ettik. Kendilerini Türkiye’ye de davet ettik. Öyle
zannediyorum ki, kısa zamanda kendileri de Türkiye’ye geleceklerdir” der.




Erdoğan 6 ay sonra Mart 2010’da 32. Arap Ligi Zirvesi
vesilesiyle bir kez daha Libya’ya gider. Kaddafi ile yaptığı basına kapalı
görüşmenin çok verimli geçtiği, her alanda çok yoğun bir işbirliği
perspektifinin öngörüldüğü bildirilir.
 

Sonrası malûm… “Arap Baharı”nın başlaması…




Fransa’nın, Libya’ya “Haçlı seferi” düzenleneceğini
açıklaması…


Erdoğan’ın, “NATO’nun Libya’da ne işi var” dedikten
bir gün sonra NATO’nun Libya’ya müdahalesine yeşil ışık yakması…
 

Yine Erdoğan’ın, Kaddafi’nin görevini bırakıp,
Libya’dan uzaklaşmasını istemesi… Beyaz Saray’ın da Obama ve Erdoğan’ın bu
konuda görüş birliğine vardığını duyurması…




Nihayetinde Kaddafi’nin linç edilerek öldürülmesi…
Libya’nın şimdilik üçe bölünmüş olması…
 

-Yiğit 8 Yıl Önce de “Libya” Dedi-




Peki Yiğit, görevden ayrıldıktan sonra konunun peşini
bıraktı mı? Hayır. Eylül 2011’de KKTC’de düzenlenen “Doğu Akdeniz Petrol Arama
Stratejileri ve Kıbrıs” konulu çalıştaya onursal konuk olarak katıldığında da
şu uyarılarda bulundu:
 

“Bölge ülkeleri arasında bir ekonomik paylaşım
mücadele alanı olan Doğu Akdeniz’in, kıyıdaş ülkelerdeki mevcut politik
istikrarsızlıklar ve yaşanan deniz yetki alanları anlaşmazlıklarıyla,
önümüzdeki dönemde bir sorunlar demeti haline gelmesi kaçınılmazdır. Tarihin
her döneminde ciddi çatışmalara sahne olan Doğu Akdeniz, bugün olduğu gibi,
yakın gelecekte de dünyanın gündemine gelerek, 21. yüzyılın en keskin
hesaplaşmasının yapılacağı bir bölge olacaktır.




KKTC’nin yanısıra Türkiye’nin de Kıbrıs’ın güneyinde vazgeçilmez
hakları bulunmaktadır. Bu nedenle öncelikle KKTC başta olmak üzere Mısır,
Libya, Suriye ve Lübnan gibi diğer kıyıdaş ülkelerle bir an önce Deniz Yetki
Alanları Sınırlandırma Anlaşması yapılması ve Münhasır Ekonomik Bölge ilan
edilmesi gerekmektedir. Bölgedeki mücadelenin tarafı olan Türkiye Cumhuriyeti
ile KKTC’nin, muazzam imkanlara, doğal zenginliklere ve enerji kaynaklarına
sahip bu denizden haklı beklentileri vardır.
 

Bu beklentilerin gereği olarak balıkçılıktan deniz
ürünlerine, petrolden doğal gaza kadar bizlere sınırsız imkânlar sunan mavi
vatana sahip çıkmak, buradaki hak ve menfaatlerimizin bilincinde olmak Türk
Milleti olarak hepimizin en temel sorumluluğudur.”




Özetle; Dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral
Eşref Uğur Yiğit’in öncülüğünde ve Kaddafi döneminde temeli atılan ancak “Arap
Baharı” ile kesintiye uğrayan Libya anlaşması 10 yıl sonra hayata geçirilmiş
oldu.
 

“Yiğidi öldür, hakkını yeme” deriz ya, biz de hak
teslimi adına hatırlatalım istedik!..




Müyesser YILDIZ

3 Aralık 2019


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet