MUSTAFA K. ERDEMOL :
NORİEGA DA ÖLDÜ

Kimdir
?

Devrik
Panama devlet başkanı. Bir Panamalı siyasetçi ve asker. 15 Aralık 1983 – 20
Aralık 1989 yılları arasında devlet başkanlığı yapmış ve 1989 yılında ülkesi
ABD’nin işgaline uğradığı için devlet başkanlığından ayrılıp ABD ordusuna
teslim olmuştur.

·        
Doğum tarihi ve yeri : 11 Şubat 1934, Panama

Ölüm
tarihi ve yeri
:
29 Mayıs 2017 (83 yaşında), Panama

·        
Evliliği
:
Felicidad Sieiro de Noriega

Çocukları : Sandra NoriegaLorena NoriegaThays Noriega

Yaptığı kirli işlerin çokluğuna
bakınca neredeyse takdir edesi geliyor insanın. 83 yıla, uyuşturucu
kaçakçılığı, yasadışı silah ticareti, kara para aklama, işkence, cinayet,
bilgi/teknoloji hırsızlığı gibi her biri ciddi “uzmanlık” gerektiren
onca uğursuz işi sığdırmış berbat biriydi Manuel Antonio Noriega.

Siyasi rakiplerini öldürtmek, muhalif
solcuları hapishanelerde katletmek gibi alçakça suçları olmasaydı, “Devlet
Başkanlığı muhtemelen diğer kirli işlerinden arta kalan zamanlardaki uğraşısıydı”
derdim rahatlıkla. Ama ABD tarafından getirildiği başkanlıkta da bir hayli
zaman harcamışlığı vardır bu adamın.

Noriega bir muhasebecinin oğlu olarak
Panama City’de doğmuştu. Beş yaşındayken bir öğretmene evlatlık verildi.
“Teyzesi büyütmüştür” derler ama doğru değildir bu. Üniversite çağına
geldiğinde doktor olmak istediği, ancak evlatlık verildiği ailenin gücü
yetmediği için tıp okuyamadığı yazılıdır biyografisinde. Bulduğu bir bursla
Peru Askeri Akademisi’ne atabilmiş kapağı. Mezun olur olmaz da Panama’nın deniz
ile hava gücünün karışımından oluşan Ulusal Muhafızlar adlı son derece karanlık
kurumunda deniz teğmeni olarak görev almış.

Doktorluk gibi şefkat temelli bir
mesleği bir zamanlar yapmayı istemiş olmasına şaşırdım doğrusu. Herhalde bu mesleği
insan kesip biçmek için istiyor olamazdı. Ciddi bir değişim geçirmiş olmalı.
Vahşetini asla hoş göstermez ama ne bileyim belki evlatlık verilişini
hazmedememiştir, yaşamdaki ezilmişliğinin acısını (nihayetinde zengin olmayan
bir aileye mensuptu) intikam duygusuyla bastırmayı istemiştir, hepsi mümkün
tabii. Çünkü bu tür büyük hastalarda rastlanıyor bu çeşit ruh hallerine.

İstikbal gördüğü yeri iyi seçtiği
anlaşılıyor. CIA ile ilişkiye geçip bu kurumun görevlisi olarak çalıştığını
bilmeyen yok. Hatta öyle ki, Fidel Castro tarafından el konulan bir geminin iki
mürettabını almak için ABD Başkanı Richard Nixon’un isteği üzerine 1971’de
Küba’ya gitmişliği de vardır. Uyuşturucu ticaretine bulaştığı dönemler de bu
dönemlerdir zaten. ABD’li yüksek bir görevlinin, Noriega’nın “ortadan
kaldırılması”nı önerdiği, ancak Nixon’un bunu kabul etmediği de iddia
edilir. Nixon, demek ki o sırada aynı zamanda Panama istihbaratının en güçlü
ikinci adamı durumundaki Noriega’yı harcamayı “ABD açısından” herhalde
yararlı bulmamış.

O kadar kirli bir adamdı ki,
“efendisi” ABD’ye bile kazık atmaktan çekinmedi (Bana göre en iyi
tarafı budur, ayrı mesele). Kalktı, ABD’nin ne kadar teknolojik sırrı varsa
bunları başta Küba olmak üzere dönemin sosyalist Avrupa ülkelerine sattı.
Sosyalistlere sempati duyduğundan değil, para için elbette. Ne sosyalistlere ne
de kurtuluş hareketlerine sempatisi yoktu. Nikaragua devriminden sonra ABD’nin
bu ülkeye yönelik ne kadar kirli, aşağılık girişimi varsa büyük bölümünde
Noriega da yer almıştır.

Hakkındaki iddiaları, reddetti
haliyle. Kendisine atılan iftiraların kaynağının Panama Kanalı’nın Panamalılara
bırakılmasını istemeyen ABD olduğunu söyledi hep. Bu doğru olabilir tabii,
çünkü “efendisinin” ne menem bir ülke olduğunu biliyordu.

Ama suçlamaların tek kaynağı ABD
değildi. Ülkesinin önde gelen figürlerinden Hugo Spadafora da Noriega’yı her
tür tehlikeyi göze alarak uyuşturucu ticareti yapmakla suçlamıştı. Noriega’nın
Spadafora için “ölüm emri” vermesinin nedeni buydu. Bir uçak
kazasında yaşamını yitiren kendisinden önceki devlet başkanı Torrijos’nun
ölümünde de parmağı olduğunu söylerler.
































ABD’nin, ayyuka çıkmış suçlarından
ötürü Noriega’dan vazgeçmesi, ülkede başka kuklalar bulmasıyla da ilgilidir.
Birkaç etkili Amerikan senatörü “artık devrilmesi” gerektiğini dile
getirince ABD öncelikle Panama’ya yaptığı ekonomik, askeri yardımları kesti.
Ardından Panamalı bankerler de Noriega’ya desteklerini çekti. Bu işler böyle
oluyor çünkü. 1989 yılında tam 27 bin askerle Panama’yı işgal eden ABD
Noriega’yı devirdi, alıp, ABD’ye götürüp kodese tıktı. Üzerinde mahkum
numarasının yazılı olduğu hapishane kıyafeti içindeki fotoğrafı çok çarpıcıdır
benim için. “Efendisi” devlet başkanı olarak sarayda da yaşattı,
hapishanede adi suçlu olarak da tuttu. O fotoğraf bu demek benim için.

20 yıl ABD’de hapishanede kaldı,
sonra Fransa’ya iade ettiler, burada da kara para aklama suçundan yedi yıl
yattı. Kokain paralarını Fransız bankaları aracılığıyla “aklamış”
meğer. Yahu ne kadar zor işler bunlar.

Beyninde “tümör” buldular,
(bulabildikleri tek şey de buydu tabii ki) ameliyat masasında öldü.




Pis adamın tekiydi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet