Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Suay
Karaman : LAİKLİK Mİ DEDİNİZ ?

Hükümetin TBMM
Başkanlığı’na sunduğu Nüfus Hizmetleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Nüfus Hizmetleri Yasası’nın “evlendirme
yetkisi” başlıklı 22. maddesine ekleme yapıldı. Bu
tasarıyla il ve ilçe müftülüklerinin resmi nikâh kıymasının önü açılarak,
müftülüğün görevlendireceği imamların da resmi nikâh kıyması sağlanmış
olacaktır.

Laik hukukun en önemli göstergesi olan resmi nikah, toplumu
birleştiren bir düzenlemedir. 
Dini makam olan müftülerin
evlendirme memuru olarak görevlendirilmeleri, laik medeni kanundan vazgeçiş
olduğu gibi, demokratik ve laik cumhuriyet rejimini ortadan kaldırmaya yönelik
planlı girişimlerden biridir. Vatandaşlar arasında eşitliğe aykırı olan bu
durum karşısında yani Müslümanlar için tanınan bu ayrıcalık sonucunda diğer
dinlerin mensupları da dini makamlara evlenme akdi yapma yetkisinin verilmesini
isteyecekler ve hukuk birliği bu şekilde bozulacaktır.

Bu olay sonucunda müslümanların müftüde nikah kıyması zorunluluğu
oluşturulacak ve belediyenin kıydığı resmi nikah dinsizlerin nikahı gibi lanse
edilecektir. Böylece nikah üzerinden de toplum bölünecek ve herkesin tabi
olduğu laik hukuk kuralından vazgeçilecektir. 
Resmi nikah,
inkılap kanunları arasındadır ve anayasanın 174. maddesi 4. bendinde yer almaktadır.
Bu inkılap kanununu bozmak demek, cumhuriyetin temel niteliklerinden vazgeçmek
anlamına gelmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı, gerek öğretim programlarında, gerek ders
içeriklerinde, gerekse okul kitaplarında bilimsel eğitime ters düşen bir çok
değişiklik yapmıştır. 
Yapılan değişikliklerin ülkemizi
çağdaş dünyadan koparacağı bellidir. Bilimin en temel gerçeklerinden birisi
olan Evrim Teorisi’nin ders içeriklerinden çıkarılması başlı başına bir
skandaldır. Evrim Teorisi, iktidarın özellikle
4+4+4 sonrasında hayata geçirdiği dindar ve kindar nesil yetiştirme projesine
kurban edilmiştir
. Yeni ortaöğretim tarih dersleri içeriğinde Atatürk’e, ilke ve devrimlerine daha az yer verildiği
görülmektedir.
 Aslında yapılmak istenen Cumhuriyet
devrimiyle hesaplaşmaya çalışmaktır. Okul kitaplarından Atatürk kaldırılarak,
ibadet olarak kabul edilen “cihat”
kavramının, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin programında okutulması
kararlaştırılmıştır. Cihad, insanın maddî-manevî bütün varlığını Tanrı yolunda
ortaya koyarak, Hakkın düşmanlarını ortadan kaldırmak için savaşmasıdır. 
İlkokullara
zorunlu olarak konulmak istenen bu kavramın akılla, bilimle, çağdaş bir dünya
ve insan haklarıyla ne ilgisi vardır? Bir ilkokul çocuğuna yurttaşlık bilinci,
insan ve vatan sevgisi öğretilmeyip, din uğrunda ölmek anlatılmak
istenmektedir.

Suudi Arabistan gibi ortaçağ
karanlığı yaşayan ülkelerle aynı çizgiyi benimsemek için yapılan
değişikliklerin sonucunda laikliği sakıncalı düşünce olarak gören bu çağdışı zihniyet, son on yıl içinde 1000’den fazla imam hatip
okulu açmıştır.
 İmam hatip okulu açmak için elli bin nüfus
koşulu yerine, yerleşim birimi merkez nüfusunun beş bin olması kararı da, bütün
okulları imam hatipleştirmeye yönelik projelerinin devamıdır. Yeni açılacak
okulların ortak standartlarını belirleyen Milli Eğitim Bakanlığı, her okula
abdest alma yeri ile kadın ve erkek için ayrı ayrı olmak üzere mescit
bulundurma zorunluluğu getirdi. Bunun yanında hemen hemen her yerde çocuklara
yönelik cinsel istismar davasında adı geçen Ensar Vakfı ile beş yıl geçerli
olmak üzere ‘çeşitli eğitim, seminer ve sosyal etkinlikler düzenlenmesine dair
işbirliği’ yaptı.

Sakarya’nın yeni Valisi İlhan
Balkanlıoğlu, valilik binasında İsmailağa
cemaati müritleri tarafından karşılanarak makamına oturtulmuş ve cihada
gidercesine tekbirlerle valilik binası inletilmiştir.
 İlhan
Balkanlıoğlu, 5 Eylül 2012 tarihinde Afyon’da askeri cephanelikte 25 askerin
şehit olduğu patlamanın ardından kente gelen dönemin Genelkurmay Başkanı Necdet
Özel’e sucuk, kilim ve satranç takımı hediye etmesiyle tanınmıştı. Türkiye’nin
büyük acıya büründüğü olayda bu hediyelerin verilmesine yönelik eleştirilere
Balkanlıoğlu’nun yanıtı şöyle olmuştu: “reklamın
iyisi, kötüsü olmaz.”

5 Mart 1999 tarihinde, Amerikan çıkarları için çalışacağına yemin ederek, ABD
vatandaşı olan Merve Kavakçı, İslam dünyasındaki bütün terör örgütlerine
kaynaklık eden Müslüman Kardeşler hareketinin ABD’deki ideolojik
temsilcilerinden birisiydi. 
ABD vatandaşı iken 18 Nisan
1999 genel seçimine girerek Fazilet Partisi’nden milletvekili olmuştu.
Türbanıyla yemin törenine gelerek, devlete meydan okumak isteyen Kavakçı’nın ABD
vatandaşı olduğu ortaya çıkınca, milletvekilliği düşürülmüştü. O günlerde
yapılan bu sahtekârlığı görmezden gelen siyasal İslamcılar, “Türkiye’de inananlara zulmediliyor” diyerek,
her zaman yaptıkları gibi bu sahtekarlığı başka bir sahtekarlıkla örtmeye kalkışmışlardı.

ABD vatandaşı olduğu ve bu
durumu sakladığı gerekçesiyle Türk vatandaşlığından çıkarılan Merve Kavakçı,
ABD’de Türkiye Cumhuriyeti aleyhinde konferanslar verdi. 3 Temmuz 2017
tarihinde Bakanlar Kurulu kararıyla yeniden vatandaşlığa alındı ve yirmi gün
sonra Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil etmek üzere Malezya’ya Büyükelçi olarak
atandı. İngiliz ajanı olarak bilinen Şeyh Nazım Kıbrısi’nin önünde diz
çöken CIA’nın ılımlı İslam projesinin aktörlerinden Merve Kavakçı’nın büyükelçi
yapılması devlet geleneğini bozduğu gibi, laiklik ilkesinin de çiğnenmesi
anlamındadır.

Merve Kavakçı’nın eski
eşlerinden Kafkas Üniversitesi Öğretim Elemanı Cihangir
İslam, Kanun Hükmündeki Kararname ile FETÖ üyesi olduğu gerekçesiyle
üniversiteden çıkartılmıştı. Cihangir İslam, adalet yürüyüşünde Kemal
Kılıçdaroğlu ile birlikte yürümüştü. Merve Kavakçı’nın eşiyle birlikte
yürümeleri, ana muhalefet partisinin bu atamaya tepki göstermemesinin
nedenidir.

Ülkemizde son günlerde bütün
bunlar yaşanırken, bu olaylara güçlü tepki vermeyenler yüzünden laiklik de yok
edilmektedir. Laiklik, devlet ve toplum düzeninin akıl ve bilime
dayandırılmasıdır. Laiklik, devletin ve toplumun dini kurallardan arınmasıdır. Laiklik, aklın sorgulanmasıdır. Bu sorgulamayı yapamayanlar ya da
laikliğin tehlikede olmadığını sananlar, ülkemizin bugün getirildiği durumun
baş sorumluları arasındadır. Büyük önderimiz Atatürk “laiklik adam olmaktır”
demişti. Bu yaşananlar göz önüne alınınca adam olamadığımız anlaşılıyor…


İlk
Kurşun Gazetesi, 31 Temmuz 2017.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış