İRTİCA & LAİKLİK & TÜRBAN KONUSU


İLETEN : Yılmaz
ARSLAN – y.arslan57@gmail.com


Değerli
Dostlar,


​Ülkemiz
büyük sorunlarla boğuşmakta: Terör, ekonomi, Almanya-Hollanda ile sorunlar,
referandum, ​Abdülhamit’in, Abdülaziz’in ülke gündemine sokulması, vb. Bunların
nedenlerini anlayabilmek için 93 yıldır sür git devam ettirilen bir
“Hilafet” sorununu, sorunun niçin çıktığı, kimlerin hâlâ dayattığı,
kimlerin işin ayırdında olmayarak desteklediği…Bunlar bilinmeden, hiç bir
sorunumuz bitmeyeceği gibi, yerine yenileri de eklenecektir. İyi anlaşılması
gerekir.


Hilafet
kaldırıldı mı kaldırılmayıp TBMM’nin bünyesinde mi bırakıldı? 


​Bu
konuda kimler neler neler demişler, inanılmaz! Yalnızca karşı devrimciler
değil, kendini Atatürkçü olarak tanımlayan, hepimizin de onları Atatürkçü
olarak tanıdığı isimler. Bunlar, hain mi? Asla. Sorun, yeterli araştırma
yapmadan, birilerinin dediğini irdelemeden, konunun özüne inmeden, sorgulamadan
tekrar etmelerinde. 


İyi
ki Cengiz Özakıncı var. İyi ki araştırmaları, belgeleri var.


Kanal
B’de ​11 Mart 2017’de Cengiz Özakıncı geçen hafta başlamış olduğu konuyu
sonlandırdı:


LİNK : https://www.youtube.com/watch?v=M-2uOjhJIdw&feature=youtu.be


Özakıncı’nın
belgelerinin ana hatları:


1-
Tarihin hiç bir döneminde Hilafet dünya müslümanlarının birliğini, tek odağa
bağlanmayı sağlayamadı.


2-
Emperyalistler Osmanlı padişahlarının halife olarak müslümanlar üzerindeki
etkilerini, sömürgelerindeki müslümanların isyanlarını önlemek üzere
kullandılar.


3-
Atatürk ve arkadaşlarının kaldırdığı hilafet, nasıl bir hilafet idi:


a-
Padişah-Halife Abdülmecit: 


1853-56
yıllarındaki Osmanlı-Rus savaşları sırasında Abdülmecit Fransız ve İngilizlerle
müttefik idi. Madalyonlar hazırlattı, üstündeki yazı: SENİN İÇİN ÖLDÜK, AVRUPA!


Silistre
savaşı sonunda  çıkardığı madalyonlardaki yazı: SENİN İÇİN SAVAŞTIK, SENİN
İÇİN YENDİK AVRUPA!


Daha
sonra Abdülmecit, bir hıristiyan tarikatı olan İngiliz devlet tarikatı GARTIER
SAINT GEORGE’a üye oldu.


b-
Padişah-Halife Abdülaziz: 


Avrupa’ya
giderek hıristiyanlardan borç para dilenen ilk padişah oldu. Bu Halife-Padişah
da aynı tarikata üye yapıldı.


c-
Son Halife Abdülmecit:
Hilafet kaldırıldıktan sonra
İsviçre’ye gitti, orada yaşadı. Haydarabat Nizamı Sir Osman Ali Han
aracılığıyla İngiltere’den her ay 300 sterlin maaş aldı. (Bugünün parasıyla,
16bin sterlin = 75bin lira)


4-
1990’lı yıllarda ABD ve İngiltere’de hilafete yönelik hareketler başladı. Prens
Charles…Clinton…Hatta Putin…Kıbrıslı Nazım Kıbrisi, nakşi tarikatından,
İngiliz kraliyet ailesinin Seyyit soyundan geldiğini, aile erkeklerinin
sünnetli olduğunu söyledi, Charles’ı halife adayı olarak gösterdi. (Not: Halife
olmak için Kureyş kabilesinden gelmek gerekir)


Clinton
Endonezya’da “İslam’da halife olsa, sorunları tek kişiyle hallederiz”
dedi.


Putin’in
danışmanlarından A. Dugin, Rusya’nın halife adayı Şeyh İmran Hüseyin ile
görüştü. (Bakınız: Sheikh Imran Hosein, Islam and the West). Bu görüşmede
Hüseyin, Atatürk’ün İngiltere’nin casusu olduğunu, hilafeti kaldırmasını
Batı’nın istediğini söyledi.


Atatürk’ün
hilafeti kaldırmayıp TBMM’de tuttuğunu ilk söyleyen kişi, Saidi Nursi (Saidi
Kürdi), 19 Ocak 1923.


Sonraları,
sırasıyla:


2-
Adnan Menderes, Aralık 1955, “Sizler isterseniz, hilafeti yeniden
kurabilirsiniz”.


3-
Necmettin Erbakan, 25 Eylül 1969, “Hilafetin büyük faydaları
olabilir”.


4-
Aytunç Altındal, Süreç dergisinde, “Hilafet kaldırılmadı, Mecliste
tutuldu” diye yazmıştı.


5-
Refah Partisi MV Hasan Mezarcı, 26 Haziran 1992, kanun metninde olmadığı halde
kanunu saptırarak, bu konuda önerge veriyor.  1993 yılında da bir öneride
bulunuyor, “Demirel Halife olsun”.


6-
Refah Partisi MV Zeki Ünal, 1996’da hilafet önergesi veriyor.


7-
Prof. Ahmet Akgündüz, 1999. Hilafetin kaldırılmadığını yazıyor.


Cengiz
Özakıncı DOLMAKALEM SAVAŞLARI kitabıyla bunlara yanıt veriyor, eleştiriyor.


8-
Avni Özgürel, 28 Temmuz 2004. Radikal gazetesinde hilafetin kaldırılmamış
olduğunu yazıyor.


9-
Prof. Hayrettin Karaman, hilafetin TBMM’de tutulduğunu yazıyor.


Cengiz
Özakıncı TÜRKİYE’NİN SİYASİ İNTİHARI kitabını yazıyor, eleştiriyor. 2005.


10-
Mustafa İslamoğlu, 3 Eylül 2005, hilafetin kaldırılmadığını,TBMM’de tutulduğunu
yazıyor.


11-
İsmet Bozdağ, Yeni Aktüel’de aynı konuyu yazıyor: Hilafet kaldırılmadı. 3 Eylül
2005.


12-
Prof. İlber Ortaylı, 12 Mart 2007. “Hilafet şu anda TBMM’nin şahsında
mündemiçtir” diye yazıyor.


13-
Prof. Ali Satan, 2008. Aynı iddiayı tekrarlıyor.


14-
Ali Bulaç, Zaman gazetesinde aynı konuyu işliyor.


15-
Aytunç Altındal, 2010. “Hilafet kaldırılmadı” diyor.


16-
Mehmet Şevket Eygi, 2011’de yazıyor, hilafetin kaldırılmadığını söylüyor.


17-
Abdülkadir Selvi, 12 Temmuz 2012. “Hilafet kaldırılmadı” diyor.


18-
Prof. Ekrem Bora Ekinci, 2012.


19-
İsmail Kara, 31 Ocak 2013.


20-
Time Turk.


21-
Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu,”Yeni Yüzyılda İslam Dünyası” kitabında
hilafetin kaldırılmadığını yazıyor.


22-
Prof. Haydar Baş.


23-
Arslan Bulut, 1 Temmuz 2004.


24-
Erol Mütercimler, 4 Temmuz 2014. Fakat Mütercimler bu konudaki görüşünü
değiştirdi, son kitabı “İsyanlar,İhtilaller, Darbeler”de
 hilafetin kaldırılmış olduğunu yazdı.


25-
Sinan Meydan, 10 Temmuz 2014. O da hilafetin kaldırılmamış olduğunu söylüyor.


26-
Dr. Selin Şenocak.


27-
Can Ataklı.


Bu
konunun özü:


Meclisteki
hilafet tartışmaları sırasında bir kaç milletvekili kaldırılmasının karşısında
oldu. Fakat reddedildi. Oy birliğiyle reddedilmiş bir öneriyi (bir tek MV Halit
Akmansu dışında) kanun metni öyle çıkmış gibi 90 yıldır saptırıyorlar!


Akmansu
istifa ediyor, sonra bir kitap yazıyor. Kitabında istifa nedenini de
bildiriyor, “…mündemiç olduğu kabul edilmediği için” diyor. Yani, “Hilafet
TBMM’nin manevi kişiliğindedir” önerisi kabul edilmediği için istifa ediyor.
Bir numaralı kanıt, budur!


Dönemin
Adalet Bakanı, Seyit bey. Diyor ki:


1-
“Dünya müslümanlarının kabul ettiği bir hadis var, orada “Halife, Kureyş
kabilesinden olur” deniyor. Biz Kureyş’ten miyiz?.


2-
Yine kabul gören bir hadis’e göre Hz.Muhammed “Benden sonra hilafet 30 yıl
sürecek, sonra bitecek. Ezici saltanatlar başlayacak” diyor.


Biz
Peygamberi yalancı çıkarmaya mı çalışıyoruz?


3-
Kuran’da bütün müslümanlara öğütlenen hilafet değil, Şura’dır. Şura da
meşvereddir. Meşvered de Cumhuriyettir. Biz, Cumhuriyetiz. Cumhuriyet var,
hilafet yok”.


Hilafet,
Cumhuriyet sözcüğü içindedir. Hangi haliyle? Esasen. Esasen sözcüğünün
Osmanlıdaki anlamı, ilk biçim, özgün ilk hâli demektir.


Adalet
Bakanı Seyit bey konuşmasında ilk 4 halifeyi ayırıyor, bunlara “Hilafet-i
Raşitin” diyor, sonrasını “sahte hilafet” olarak adlandırıyor.


Seyit
beyin konuşması kitap olarak basılıyor, ülkenin en ücra köşelerine
ulaştırılıyor.


Değerli
dostlar,


Hilafetin TBMM’nin bünyesinde saklandığı safsatası niçin, nasıl 90
yıl devam ettirilebildi? Devam ettirilmesinin kimlere ne yararı oldu, olmakta?
Bütün bunların açıklaması Özakıncı’nın belgelerinde…


Paylaşılması dileğiyle,


Lâle Gürman


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir