15 Eylül – Bakü’nün
Kurtuluşu Günü

 

Araz Aslanlı

Kafkasya Uluslararası İlişkiler
ve Stratejik Araştırmalar Merkezi (QAFSAM) Başkanı

Hazar Üniversitesi öğretim
görevlisi

 

15 Eylül – Bakü’nün
İşgalden Kurtulduğu Gün! 94 yıl önce Kafkas İslam Ordusu öncülüğündeki mücadele
başarıyla sonuçlandı ve Bakü işgalden kurtarıldı. Bugün, aynı zamanda mevcut
Azerbaycan Cumhuriyeti’nin varlığının en önemli tarihi temellerinden birisinin
atıldığı gündür. Bugünkü Azerbaycan’ın iç ve dış politikası, ekonomisi ve
kültürü Bakü ile, Hazar ile, doğal kaynaklar ile ne kadar alakalıysa, Bakü’nün
düşman işgalinden kurtarılması ile de o kadar alakalıdır. Peki, bu olay hangi
koşullarda ve nasıl gelişti?

 

Tarihi Koşullar

 

20. yüzyılın başları
tarihe Birinci Dünya Savaşı’nın yaşandığı, Çarlık Rusyası’nın dağıldığı ve kısa
bir süre sonra SSCB’nin kurulduğu, bununla da ideolojik kutuplaşmanın başladığı
yıllar olarak geçti. Bu süreçte Azerbaycan tarihinin hem en kanlı, hem de en
şanlı yılları yaşandı.

 

Birinci Dünya
Savaşı’nın sonlarına doğru Osmanlı Devleti’nde ve Çar Rusyası’nda hem ideolojik
değişiklik, hem de parçalanma süreci başlamıştı. Bu dönemde Kafkasya’da milli
hareketlerin güçlenmesine paralel olarak bölgede merkezi yönetimin zayıflaması
ve bölgeyi kontrolünde tutmaya çalışan çeşitli güçlerin farklı politikaları
kanlı günlerin yaşanmasına neden olmuştu. Rusya İmparatorluğu’ndan ayrılmaya
çalışan Kafkas halklarının ortak devlet kurma arzuları çeşitli güçlerin bölgeyi
kontrol altında tutmak için özellikle Ermeni örgütlerinin yardımından
yararlanma çabaları ve Ermenilerin “Büyük Ermenistan” hayali yüzünden
başarıya ulaşmadı. Anadolu’nun doğusunda, Kafkasya`da ve Güney Azerbaycan’ın
çeşitli bölgelerinde Türkler katliama maruz kaldılar.

 

Azerbaycan tarihine bu
dönem bir yandan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin (AHC) kurulma süreci, bir
yandan Bakü’de, Şamahı`da, Karabağ’da, Urmiye`de, Nahçıvan’da, Muğanda Ermeni
çeteleri ve onların destekçileri tarafından büyük katliamların
gerçekleştirilmesi dönemi olarak geçti. 1918 yılının özellikle Mart ayı Ermeni
çeteleri tarafından gerçekleştirilen katliamların doruğa ulaştığı dönem oldu.
Sadece Revan (Erivan) Hanlığı coğrafyasında 197 köy yıkılmış, 100 binden fazla
Azerbaycan Türkü ya öldürülmüş ya da başka bölgelere kaçmak zorunda bırakılmıştı.
Bakü Guberniyası`nda 33 yerleşim birimi tamamen, 196 yerleşim birimi ise ciddi
derecede yıkıma maruz kalmıştı. Bu koşullar altında 28 Mayıs 1918 tarihinde AHC
ilan edilmişti.

 

Aynı dönemde
Anadolu`da durum pek iyi değildi. Birinci Dünya Savaşı’nda yenilmesinin Osmanlı
Devleti için sonuçları ağır oldu. Anadolu`daki Türk devleti ve belki de Türk
varlığı tehdit altındaydı. Ama tıpkı zor durumda olmasına rağmen Çanakkale`ye
yardıma giden Azerbaycan Türkleri gibi, Anadolu Türkleri de kendileri yaşamsal
tehlikeyle karşı karşıya kalmalarına rağmen Kafkasya’daki ve Türkistan’daki
kardeşlerini unutmadı, onların bağımsızlığı için elinden geleni yaptı.

 

Kafkas İslam Ordusu’nun Oluşması

 

Rus esaretinden
kurtulup Türkiye’ye geçen Avustralyalı bir subay 29 Aralık 1917`de 6. Ordunun
Kumandanı Halil Paşa ile görüşerek Kafkasya’daki duruma ilişkin olarak
kendisine bilgi vermişti. Halil Paşa o subayı Enver Paşa ile de buluşturdu.
Avusturyalı subay ile yaptığı görüşmeden sonra Enver Paşa`da hem Kafkasya’daki
din ve kan kardeşlerinin onlara duyduğu ihtiyaç, hem de bölgedeki mevcut
ortamın yardım etmek için uygun olduğu konusunda ciddi kanaat oluştu. Bu amaçla
o sırada Libya’dan İstanbul’a gelen kardeşi Nuri Killigil (Nuri Paşa) ve Şevket
beyi Azerbaycan ve Dağıstan`a göndermek, Azerbaycan’daki kardeşlerini kurtarmak
için ordu kurmak kararını verdi.

 

Enver Paşa 1918
yılının başlarından itibaren Kafkasya’daki Türk ve Müslüman halkı korumak,
Bakü’yü işgalden kurtarmak için bir ordu kurulması yönünde çalışmalara başladı.
Kurulacak ordunun yerel ordu olarak varlığını sürdürmesi planlanıyordu. Ancak
bu planın uzun zaman alacağını gördüğü için (çünkü Çarlık Rusyası döneminde
Azerbaycan’ın askeri birlikleri yoktu. Çarlık Rusyası`ndan Azerbaycan’a sadece
300 civarında iyi eğitim almış subay kadroları kalmıştı. Ama küçük subay
kadrosu olmadan onlar genel ordu oluşturulması için yeterli değillerdi)
Azerbaycan’a Türk askeri birliklerini göndermeye karar verdi. Nuri Paşa
komutasında özel askeri birlik oluşturuldu. Heyet 8 Mayıs 1918`de Tebriz’e
geldi. Yol boyu birkaç yerde (özellikle Urmiye`de) Ermeni katliamlarının
önlenmesi için çarpışmalar yaşanmıştı. Heyet 20 Mayıs`ta Aras nehrini geçerek
Zengezur`a ulaştı. Nuri Paşa bu bölgedeki Ermeni katliamları karşısında dehşete
kapılmıştı. Subaylarından bir bölümünü bu bölgede bıraktı, birkaçını ise
Nahçıvan bölgesine gönderdi. 24 Mayıs`ta Yevlah`a, 25 Mayıs`ta ise Gence’ye
ulaştılar. Burada ordunun yapısında bazı değişiklikler yapıldı. Kafkas İslam
Ordusu ayak bastığı her yerde Azerbaycan halkının büyük sevgisi ile karşılaştı.


4 Haziran`da Osmanlı
Devleti ile Azerbaycan Halk Cumhuriyeti arasında dostluk anlaşması imzalandı.
Anlaşma diğer hususların yanı sıra Azerbaycan’a askeri yardım gösterilmesini de
öngörüyordu. Enver Paşa ile Mehmet Emin Resulzade arasındaki görüşmede
Azerbaycan’a ilk yardım olarak 2 milyon Türk Lirası tutarında borç verilmesi de
karara bağlandı.

 

Bu anlaşmanın ardından
9. Ordunun 5. Kafkas Fırkası (Tümeni) Gümrü`ye, oradan Gazah`a ve nihayet
Gence’ye geldi. Bu ordu ve onlara katılan Azerbaycanlı gönüllülerden oluşan
Kafkas İslam Ordusu kuruldu. Kafkas İslam Ordusu’na Nuri Paşa kumandanlık
ediyordu. Özel olarak 5. Kafkas Fırkası Mürsel Paşa’nın kumandanlığına geçti ve
ordu güçlendirildi. Kafkas İslam Ordusu belli hazırlıklardan sonra Bakü’nün
kurtarılması için girişimlere başladı. Göyçay, Salyan, Ağsu, Kürdemir, Ağrı ve
Şamahı`da ağır çatışmalar yaşandı. Ağustos’tan itibaren Bakü yakınlarında
savaşlar başladı.

 

Aslında Bakü’nün
kurtuluşundan önce askeri-diplomatik ortam daha da ağırlaşmıştı. 27 Ağustos’ta
Almanlarla Ruslar arasında imzalanan Brest-Litovsk anlaşması aynı zamanda Türk
ordusunun Bakü’ye girişinin önlenmesi (karşılığında Rusya Almanlara Bakü
petrolünden pay verecekti) amacını gütmekteydi. Bakü’deki Ermeni-Rus askeri
birliklerinin yardımına İngilizler de çağrılmıştı. Ancak tüm bunlar Bakü’nün
işgalden kurtarılmasını önleyemeyecekti.



…14 Eylül`de Bakü çevresindeki savaşlarının 40. günü yaşanıyordu. Kafkas İslam
Ordusu 14 Eylül’ü 15 Eylül’e bağlayan gece kritik saldırıya geçti. Saldırılara
dayanamayan İngiliz askerleri şehri terk etti. 15 Eylül’de ise artık Bakü
düşman işgalinden tamamen kurtarılmıştı. Birliklerin genel komutası Nuri Paşa tarafından
yapılsa da, son askeri operasyonlar doğrudan Mürsel Paşa komutasında
gerçekleştirilmişti. Mürsel Paşa bu kahramanlığı nedeniyle “Bakü”
soyadını almış ve tarihe “Mürsel Bakü” olarak geçmişti.




























































Savaşlarda Azerbaycan
Türkleri ile beraber Anadolu’nun çeşitli yerlerinden, hatta Doğu Avrupa’dan,
Kerkük’ten ve dünyanın diğer yerlerinden gönüllü olarak Azerbaycan’a yardıma
gelmiş yaklaşık 1300 Türk asker ve subayı şehit olmuştu. Bu olay tarihe sadece
Azerbaycan’ın başkentinin kurtuluş günü olarak değil, aynı zamanda Türk
dayanışmasının önemli bir örneği olarak geçti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet