Erdal Sarızeybek Yazdı :
Saray’daki Gizli Tarikat…


Barzan, Musul vilayetine
bağlı bir köydü. 1895 tarihli salnameye göre Musul vilayeti üç sancağa
ayrılmıştı; Musul, Kerkük ve Süleymaniye. Musul’un yedi kazası vardı; merkez,
İmadiye, Akra, Zibar, Duhok, Zaho ve Sincar. Kerkük’e ise beş kaza bağlıydı;
merkez,Revanduz, Salahiye, Köysancak ve Raniye. Süleymaniye’nin de beş kazası
sayılmıştı; merkez, Baziyan, Merge(Mergesor olmalı), Şehr-i Pazar ve Gülanber”
. Tarihçi Ahmet Uçar, Barzan’a 1909’da ulaşıyor ve şöyle tarif ediyor;‘Kuzey
Irak’ın Hakkâri’ye yakın uç noktalarından birinde, dağlık bir arazide kurulan
Barzan Köyü, çevre köylere hâkim bir noktada bulunmakta, Musul vilâyetine bağlı
‘Zibar’ nahiyesinin de merkezini teşkil etmekteydi. Osmanlı Arşivi belgelerine
göre, 1909’da, yine Barzan merkez olmak üzere üçüncü sınıf bir kazaya
dönüştürülmüştü.’Bu kaza ve çevresinde Barzan, Zibar, Beçil ve Fakih
Abdurrahman aşiretleri de vardı. Çoğu kez de birbirleriyle ‘aşiret kavgası’
yapıyorlardı. Meşhur Kürt tarihçilerinden Mehmed Emin Zeki’ye göre, ‘1931’de
Barzan aşireti 2750 haneydi’ .Mesud Barzani de kendi köyünü şöyle anlatıyor;
‘Barzan, Erbil vilayetine bağlı olarak Irak Kürdistanı’nın kuzeyinin en uç
noktasında yer alır. Bölgenin merkezi Mergesor kazasıdır. Kaza üç nahiyeden
oluşur; Mergesor, Barzan ve Şirvan. 400 köyden oluşan bölge halkı tarım ve
hayvancılıkla uğraşmaktadır.’Altmışlı yılların sonlarında yapılan nüfus
sayımına göre bölgenin nüfusu 35-40 bin civarına ulaşmıştı. Bölge dağınık ve
engebeliydi. Ulaşım güçlükle yapılıyordu. Bölgeyi batıdan Zape Mezin (Büyük
Zap) nehri bölüyor ve Barzan köyünün güneyinden geçiyordu .




Kaynak: Kürt Gerçeğinde
Bilmediklerimiz/BÜYÜK SUİKAST




https://www.sarizeybekhaber.com.tr/kitap/index.php?route=product/product&product_id=177


Ancak araştırmacılar ‘iki Barzan’dan
bahsediyor; Yahudi Barzan, Kürt Barzan. Yahudi Barzani’nin ortaya çıkışı 16 ve
17’nci yüzyılda, ki aynı zamanda Barzan coğrafyasındaki Baban, Soran ve Botan
beylerinin en güçlü olduğu dönem. Kürt Barzan ise Osmanlı Devleti’nin dağılma
sürecinde yani 19’nci yüzyıl ve sonrasında ortaya çıktığı anlatılıyor ki, bu da
beyliklerin yıkılıp yerini Halid-i Nakşibendi şeyhlerinin aldığı bir dönem yani
Şeyh Ubeydullah’ın dönemi…Yahudi Barzan’ın kaynağı şöyle gösteriliyor;‘Kürt
Yahudileri ile Kürt dilini ve kültürünü benimsemiş, tarih boyunca Kürdistan
olarak tabir edilen Kuzey Irak ve Mezopotamya bölgesi sınırları içerisinde var
olmuş, daha sonraki yüzyıllarda İslam dinine geçmiş ve İsrail kurulduktan
sonraki süreçte Kuzey Irak’tan İsrail’e göç eden Yahudiler kastedilmektedir.
Kürt Yahudileri, kökenleri itibariyle Kürt değil, İsrailoğullarının İbrani
kavmindendirler.’ Tarihçi Ahmet Uçar da Yahudi Barzan’a ulaşmış. ABD’nde
görevli Prof. Yona Sabar’ın araştırma sonuçlarına bakarak Barzan’ın Yahudi
kimliği üzerine önemli açıklamaları yapıyor;‘Kuzey Irak’ta asırlardır ‘Tat’
diyalekti ile konuşan, ticaret ve küçük zenaatlarla uğraşan, birçok kasaba ve
köyde sayıları az da olsa bulunan Yahudilere rastlanmakta idi. Kürtçe konuşan
Yahudilerle ilgili ilk ciddi çalışmaları, kendisi de Kürtçe konuşan bir Yahudi
olan Kaliforniya Üniversitesi İbrani Dili Profesörü Yona Sabar yapmıştı. Sabar,
Tudelali Benjamin ve Haham David’in seyahatnamelerine dayanarak Kürtçe konuşan
Yahudilerin tarihi ve etimolojik geçmişleri hakkında bilgi vermişti. Sabar’a
göre, Kuzey Irak’ta on ikinci yüzyıl ve sonrasında zaman zaman İbnDuği, David
Al-roy ve Menahem gibi Yahudi önderlerin öncülük ettiği ve onların Mesih
(kurtarıcı) ilan edildiği Yahudi isyanları görülmüştü’. Sabar’ın iddiasına göre
bölge Yahudileri daha çok yoksullar arasında yer alırken, özellikle ünlü
Barzani ailesinden gelen hahamlar Kürdistan’ın birçok yerinde dini çalışmalar
ve eğitim için merkezler kurmuşlardı. Bu dini merkezler, Mısır ve Filistin gibi
uzak yerlerden bile öğrenci kabul ediyorlardı. Sabar, bu ailenin daha sonra ne
zaman Müslüman olduğu konusu üzerinde durmuyordu. . Dr. Sinan Marufoğlu’nun
bilimsel ve akademik çalışma sonuçları da Barzan’ın Yahudi kimliği tezini
destekliyor. Buna göre, Yahudilerin Barzan coğrafyasına gelişinin tarihi çok
eskiydi. MÖ. 7’nci yüzyılın sonu ve 6’ncı yüzyıla dayanıyordu. Babil Kralı
Nabukadnassar tarafından Filistin topraklarında bulunan İsrail halkı esir
alınmış ve bu esirlerin Irak(Babil) topraklarına sürülmesi üzerine, Barzan
coğrafyasına Yahudilik girmişti. Bölgede bulunan Yahudi toplumun büyük bir
kısmı, Musul, Kerkük, Erbil ve Süleymaniye gibi şehirlerin merkezlerine
yerleşmişti. 1881-83 yıllarında yapılan nüfus sayımına göre, Musul ve
Şehrizor(Kerkük) vilayetlerinde toplam 4.286 nüfuslu bir Yahudi topluluğu
bulunuyordu 1855 yılındaki bir Osmanlı belgesi bir adım öteye geçerek, Musul’da
yaşayan bir Yahudi Haham Barzani’nin kimliğini açığa çıkarıyor; ‘Kürtlerin
Yahudi Hamamlarından, Musul’da bulunan ‘Haham Salum Barzan’ 1855 senesinde, bir
Müslüman’a hakaret etmesi üzerine açılan hukuki dava sonucu, adı geçen Kürt
Haham’ın önce Dersaadet’e oradan da Selanik’e uzaklaştırılmasına karar verilmiş
ise de…’ Yahudi Haham Salum Barzan’ın varlığı ile Halid-i Nakşi Şeyhi 1’nci
Abdusselam Barzani’nin Barzan’da hüküm sürdüğü yıllar birbiriyle örtüşüyor.
Burada geçen Haham Salum Barzan ile Barzaniler ve köyü Barzan arasında bir bağ
var mıydı, sorusunun cevabına bu izler takip edilerek kolayca ulaşılabilir…


Kaynak: Kürt Gerçeğinde
Bilmediklerimiz/BÜYÜK SUİKAST


https://www.sarizeybekhaber.com.tr/kitap/index.php?route=product/product&product_id=177

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet