Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

Barzani’nin Referandumu Erteleme Pazarlığı ve Şartlı Tuzağı

Cahit Armağan Dilek

 

Irak’ın kuzeyindeki
bölgesel yönetimin başkanı Mesut Barzani’nin Haziran 2017 başında aldığı 25
Eylül’de bağımsızlık referandumu yapma kararının ne kadar tehlikeli sonuçlar
yaratacağı gün geçtikçe artmaktadır. Bugün itibariyle 10 gün kalan referanduma
yönelik olarak Barzani söylemlerini ve kampanyasını sertleştirirken ABD başta
olmak üzere hemen hemen bütün ilgili ülkeler ise Bağdat ile diyalog ve erteleme
çağrısını sıklaştırdı. Bunun yanında Irak içinde gerginlikler iyice arttı,
saldırılara varan gerginlikler, protestolar yaşanmaya başlandı. Bütün bunlar
bir iç çatışmanın emareleri olarak görülmelidir.

Barzani birçok
yerden gelen erteleme talepleri için bazı şartları öne sürdü ve bunları Ağustos
sonunda Bağdat’ta ilgili taraflarla görüştü ve bir sonuç çıkmadı.  İşte bu
ortamda bugün (14 Eylül) Barzani ABD, İngiltere ve BM’nin temsilcilerinden
oluşan bir heyetle yine referandumun ertelenmesi gündemiyle Duhok’ta bir araya
geldi. Söz konusu heyet Barzani’ye referandumun ertelenmesine yönelik bir öneri
sundular. Şimdi bunun sonucu bekleniyor.

Barzani’nin referandumun ertelenmesi için Ağustos ayında öne
sürdüğü şartların aslında ne demek olduğunu, neyi hedeflediğini
değerlendirdiğim röportajı Sayın Ahmet TAKAN, Yeniçağgazetesindeki
köşesinde 24 Ağustos’ta yazmıştı. Referandumun ertelenmesine yönelik bugün
ortaya çıkan gelişme üzerine o yazının yeniden okunmasında fayda olduğunu
gördük. Bir erteleme olursa hangi şartlarda olacak, Barzani’nin şartları aynen
geçerli olacak mı şuanda bilemiyoruz ancak ertelemeyi kabul edecek Barzani’nin
kendi şartlarına yakın şartlarda direteceğini öngörebiliriz. İşte o yazı…

 

Barzani’nin “şartlı”  tuzağı…

 

24 Ağustos 2017

 

Gelelim, çapulcubaşı Barzani’nin, referandumun ertelenmesi için
Bağdat’a dayattığı 4 şarta. Orta Doğu’nun ünlü dansözlerinden biri olan bu
şahsın son manevrasının perde arkasını görmek ister misiniz?.. 21. Yüzyıl
Türkiye Enstitüsü Başkanı Cahit Armağan Dilek“Bu
şartlardaki bir erteleme anlaşması şimdi yapılacak referandumdan daha büyük
tuzak” 
diyor. Dilek, çapulcubaşının şartlarının
gerçekte ne anlama geldiğini ise şöyle izah ediyor;

 

(a) Referandumun ertelenmesinin BM ve ilgili devletlerin
gözetimindeki bir anlaşmayla karara bağlanması 
şartıyla ‘Bağdat ve
Erbil’in eşit iki devlet statüsünün uluslararası alanda onayının ve böylece
tanınmasının’,

 

(b) 140. Madde uygulansın denilerek ‘Kerkük ve tartışmalı
bölgeler dahil fiilen ve resmen kontrol ettiğim her yerde IKBY’nin
egemenliğinin resmen tanınmasının’,

 

(c) Kesilen bütçenin verilmesi ve azaltılan payın artırılması
şartıyla 
‘IKBY fiilen bağımsız
bir devlet gibi hareket etsin, kendi petrolünü satabilsin, savunma ve
güvenlikte istediği şekilde dış ilişkiler kurabilsin ama Bağdat IKBY’nin
giderlerini karşılamak üzere adeta vergi vermeye devam etsin’ uygulamasının,

 

(d) Irak ordusunda Kürt asker sayısının oranı eski seviyesine
çıkarılsın şartıyla 
‘Bağdat IKBY’nin bütçesine ve ordusuna karışmasın ama IKBY merkezi
yönetime bağlı Irak ordusunda ve bütçesinde hak ve söz sahibi olsun anlayışının’ 
kabulünün,

 

(e) İmzalanacak anlaşmada Bağdat yönetimi referandumun yapılmasını
kabul ettiğini ve tarihini kayıt altına alınsın şartıyla ‘sonucu IKBY yönetimi
lehine çıkacağı büyük ihtimal olan referandumun tarihinin garantiye alınmasını,
daha da önemlisi hem Irak anayasasına aykırı olan hem de bir bölgenin Irak’tan
ayrılmasına yönelik olarak sadece o bölgede referandum yapılmasına ilişkin
gayri yasal bir durumun resmen kabul ettirilip hukuki dayanak oluşturulmak
üzere emrivaki gerçekleştirilmesinin’, hedeflendiği çok açık olarak
görülmektedir.”

 

“Böyle bir anlaşmadan sonra referanduma gerek bile
kalmaz” 
diyen Cahit Armağan Dilek, tehlikeli gidişatı şöyle anlatıyor;

 

“Çünkü, Barzani yönetimi adeta muzaffer bir ordu komutanı
ve devletin başı gibi karşı tarafa ağır şartlar dayatmış gibi gözükmektedir. Bu
şartlardaki bir anlaşma hem Bağdat yönetimi hem de Irak’ın bölünmesini
gerçekten istemeyen ülkeler için referandumun kendisinden daha
büyük bir tuzak
 durumundadır.

 

Eğer Bağdat bu şartlarda bir anlaşma imzalamayı kabul ederse, BM
ve başta ABD olmak üzere ilgili ülkeler anlaşmaya gözlemci olarak dahil olursa
Barzani yönetimi 25 Eylül’de yapacağı referandumla kesinlikle ulaşamayacağı çok
güçlü bir pozisyona sahip oluyor. Çünkü uluslararası alanda egemenliğini
onaylatmış
 oluyor, ilan edilmemiş ama fiilen bağımsız
devlet muamelesi görmeye başlayacak.

 

Bugüne kadar sert ve kararlı duruşla referandumun yapılacağını
söyleyen Barzani, şimdi belli şartlarla referandumun ertelenmesi kabul edeceği
gibi bir tutum değişikliği göstererek çok daha kârlı bir sonuç hedefliyor.
IKBY’nin Bağdat’ta ortaya koyduğu bu şartlar ve müzakere taktiğini, beraber
nefes aldığı ABD’den habersiz yaptığını düşünmek de çok doğru olmaz. Birçok
ülke gibi ABD de Barzani yönetimine ‘Bağdat ile görüşün’ derken belki de
Barzani ile böyle bir plan hazırlığındaydı.”

 

Irak’ta Kürt-Arap Konfederasyonuna doğru

 

AKP iktidarının,
Barzani’ye sağladığı gizli desteği de göz ardı etmeden Cahit Armağan Dilek’in
uyarılarını dikkate almalıyız;

“Böyle bir
anlaşmanın Irak’ı götüreceği yer Irak devleti adı altında Kürt-Arap
Konfederasyonu kurulmasından başka bir şey olmayacaktır. Konfederasyon yapısı
her ne kadar bağımsız iki devletin bir araya gelmesiyle oluşsa da Irak’ta bu iş
biraz tersten oluşacak. Zaten Irak’ta doğru giden bir süreç ve yapı da ortada
yok. İlginç bir şekilde tek bir devlet, iki ayrı yapıya bölünerek konfederasyon
oluşacak. Aslında fiiliyatta Irak’ta uluslararası alanda tanınan tek resmi
devlet Bağdat yönetimi olmasına rağmen Barzani yönetimi çoktandır bağımsız bir
devlet gibi uluslararası alanda ilişki geliştirmekte, hatta muamele
görmektedir. Dolayısıyla bahsettiğimiz Kürt-Arap Konfederasyon yapısı çok da
şaşırtıcı değil.








































































İran’ın referanduma ve böyle bir anlaşmaya karşı tutumu mutlaka
önemli ancak ABD ile Rusya arasında Irak/Suriye alanına yönelik en üst
düzlemdeki genel mutabakatını ve ABD/İsrail’in Büyük Ortadoğu Projesi
kapsamındaki planlarının zaman zaman değişiklikler ve gecikmeler olsa da
ilerlediğini ve Irak/Suriye üzerinden Türkiye’ye dayandığını da dikkate alarak
Barzani’nin referandumu erteletme şartlarını içeren anlaşmanın, eğer
imzalanırsa, bölgenin hayrına olmayacağı görülmelidir. Çünkü Barzani’nin dayattığı referandumun ya da bahse konu anlaşmanın
imzalanmasının Türkiye’ye maliyeti Türkiye’nin güneydoğusu olacaktır.
Bu
bir komplo teorisi değildir, safha safha uygulandığı artık aşikâr olanbüyük
planın bir parçası, belki de son halkasıdır.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış