Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


GÜRSEL TOKMAKOĞLU : KÜRESEL ÇAĞ


Amerika Yüzyılı yerini Küresel Çağ’a mı bırakıyor?
Bunun liderliğini kim üstlenecek? Trump Yönetimi’nin COVID-19 pandemisi
sürecini uzlaşmadan uzak politik şekliyle sürdürmesi ve Çin’i zorlaması neler
getirir? Avrupa bu sürecin neresinde? Güç Mücadelesi, IV. Sanayi Devrimi,
Tek Para ve sonuçta Küresel Çağ. Görelim…


Küreselleşme (globalizm) zaten vardı, eksiği neydi,
diye sorulabilir. Eksiği “tek para birimi”. Küreselleşmeyi Reagan ve
Thatcher’den bu yana tartışıyoruz. Küreselleşme fikrinin somut şekilde www’nin
icadıyla ümit verir olduğunu da gördü dünya. Ticaretten sosyal hayata birçok
dönüşüm yaşandı. Nihayetinde 2016’lardan sonra kesin olarak açıklandı,
ürünlerini görür olduk, IV. Sanayi Devrimi başladı. Ama işin tamamlanması için
bir adım daha atmak gerekiyordu, konu para, para olunca da politika ve güç
mücadelesi oluyor haliyle.


Halen dünyada en önemli sorunlardan birisi para kaynaklıdır.
Para her nasıl olacaksa, dijitalleşme ihtimali şimdiden görüldü, ama sonuçta
somut bir değere endekslenmesi gerekecek ve küresel çapta kabul görecek, ancak
böyle kabul olur. Dijital değerin, rezerv para cinsi dolara veya eskisi gibi
altına endekslenmesi, Bretton Woods’ta uygulaması görüldüğü üzere, SDR gibi bir
hesap yöntemiyle diğer ekonomik bölgelerin hesabının bir standarda bağlanması
düşünülmektedir. Bu durumda avro (%20.24), yen (%5.25), yuan (%1.95), pound
(%4.54), vs. dolar (%61.82) dışı rezerv para cinslerinin zarar görmeyeceği bir
yöntemin kabul etmesi istenecektir. Bütün bu aşamalardan sonra Finansal
Teknolojiler (Fintech) tam olarak devrede olacaktır. 


Mevcut finans merkezleri değişik parlarla kontrol
edilemez işlemlere sahne oluyorlar. Fed dahil bundan çok odak rahatsız. tek
para ile işlemler daha iyi kontrol ve koordine edilebilecek. New York finans
merkezinin kürek sistem içindeki payı %56.2; Londra’nın %33.7 ve diğerleri
(Asya, Kıta Avrupa, Ortadoğu, vs. %10.1) peşinden geliyor. Hong Kong gibi
merkezler pratikte görüldüğü gibi spekülatif ataklar yapıyorlar, ben buradayım
diyorlar.


O halde Trump şu anda neyin peşinde? Belli bir işlevi
mi var? Amerika bu oyunda en kazançlı çıkmak için süreci zorluyor, olan bu.
Örneğin dolar rezerv para olarak halen %62’lerdeki miktarını %90’lar seviyesine
çıkartır da sonra hesap bunun üzerine yapılır ise Amerikan hegemonyası küresel
sistem içine istediği güçte dahil olabilecektir.


Liderlerin önemsedikleri konular birbirinden farklılık
gösterir. Hatta retorik de aldatmasın, düşünce başka söylenen başka olabilir.
Söylenme şekline de pek kulak asmayın.


İstihbarat kısaca, hasmın faaliyetine, kabiliyetine ve
niyetine bakar. Burada niyet ifadesinin içi doldurulmalıdır. Eğer hasmın
liderliğinin kafasındakileri gerçekten bilemiyorsanız adım bile atmayın,
yanılırsınız.


Koronavirüs ile ilgili süreçte ABD veya Çin Başkanı ne
yaptı, ne söyledi, ne düşündü?.. Soru çok, spekülasyon da. Almanya ne yol
izledi, bundan sonra Avrupa Birliği Çin’e nasıl yaklaşacak? Japonya ne
düşünecek? Soru çok. Burada önemli olan niyetleri bilebilmek.


Karar verirken basit aritmetik şöyle işler: Seçenekler
A, B, C. Süre içinde A öne çıktı, B yok oldu, C değişti D haline dönüştü. O
zaman sonuçta seçenekler A ve D oldu. Karar A ve D’ye göre verilir; A, B ve
C’ye değil.


Küreselleşme fikri bir bakışla peygamberlerden, diğer
bakışla Büyük İskender’den beri vardır. Liderler dünyayı ben yöneteyim veya
benim tebliğ ettiği düzen kurulsun, demişlerdir. Bu bir yana dursun. Ama sanki
bu bir ideal gibi algılanmaktadır. Yakın tarihsel süreç ise çok katmanlı,
sürekli yenilenen konuları içinde barındırıyor, çok savaş ve fikir var. Bunları
bir şema ile gösterelim.


Küreselleşmeye Gidiş,
Tarihseli Değişim


2020’lere geldik. Kaotik ortam etkisini sürdürüyor.
Şimdi ne olacak diye bekliyoruz. Sitemin kendine göre “sadeleşmesi” gerekiyor.
Kaostan rahat çıkılır mı? Önce bir bedel ödemek gerekiyor. Sonuçta şemada
görülen okun ucuna net bir şey yazmalıyız, onun da adı Küresel Çağ (Global
Era
).


Cari duruma bakalım.


ABD Başkanı Trump olup bitenden dolayı Çin’i suçlar
ve “Çin Virüsü” tanımını tekrarlar. Yüksek ihtimalle Çin’e diz
çöktürmek Trump’ın niyetidir. Dünya Sağlık Örgütü’ne “Bundan böyle ödenek
vermem,” der.


ABD içindeki tüm yapıların niyeti ise Trump’ınki gibi
olmak zorunda değildir. “Çin ile yüzleşelim, sonra karar verelim,” diye
düşünebilirler. Bu durumda bu yapılar diğer liderlerle görüşürler, süreci
etkilemeye çalışırlar.


Geçen G7 ülkeleri dışişleri bakanları konferans
yaptılar. ABD Dışişleri Bakanı Pompeo burada yine “Wuhan
Virüsü” deyince toplantıdan bir sonuç çıkmadı. Anlaşılan şu, Almanya,
Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Japonya ve Kanada, “Virüsün patojeni
Çin’den veya başka şekillerde gelebilir, bunu bir yana bırakalım, hasara ve
geleceğe odaklanalım, o halde şimdi ne yapmamız gerekiyor?” demektedir. 


Avrupa’nın başlangıçta canı yanınca Trump’ın Çin’i
suçlaması tavrına yakın durduğunu hatırlarız. Şimdi bu konuyu
geçtiler, niyet şu, “Gerekirse Çin ile de beraber çalışalım, bir
yandan şu beladan kurtulalım, diğer yandan ise ekonomideki açıkları hızla ve
bir plan dahilinde el ele vererek kapatalım, sosyal hayatı normalleştirelim.”


ABD ne derse desin, sonuçta Okyanus’un diğer
tarafında. Virüsten en yakın etkilenen Japonya, Güney Kore ve Güney Doğu Asya
ülkelerinin her biri Çin’e komşu ve kendi bakış açılarıyla Çin ile birlikte
hareket etmek isteyecekleri açık. ABD’nin ısrarcı olması bu noktadan sonra
kazanç yerine zarar getirebilir. 


Ama hangi ABD, Trump mı, diğer kesimler mi? İşte
burada ABD içinde Trump’ın politikası dışında düşünenler ile bu ülkeler
arasında ayrıca bir ilişki ortaya çıkar. Bir anlamda Trump yalnızlaşır. Trump
haklılığını göstermek için daha hırçın politikalar sürdürür ama bu dahi
tehlikelidir, eğer attığı adımlar karşıda bir etki yaratmazsa, bu kendi
başarısı açısından daha derin bir sorun oluşturur.


Trump, Çin ile arasında ekonomik açıdan küresel etkisi
olan bir Ticaret Savaşı’nı dört yıldır sürdürmektedir. Şu an Fed bir para
yüklemesi ile baskın ekonomik hamleler yapıyor. Çin’e gelen talepte düşme var.
Diğer taraftan Çin ihracat verilerini en erken lehine çevirebilecek bir
ekonomik alan. Eğer bu bir para operasyonu ise ABD yönlü bir sonuç çıkması
beklenebilir, ama eğer ticaret operasyonu olacak ise Çin yönlü bir sonuç
çıkması beklenebilir, Avrupa hem ticari hem de avro ile kazançlı çıkmak isteyeceğinden
her ikisine de yakın durmayı yeğleyebilir.


Açık niyetler ikna edici olmalıdır! Gizlenen niyetler
ise yapılan misilleme ile ortaya çıkar ki eğer bu misilleme hamlesinde sorun
varsa kayıp büyük olur. O zaman hasım bunu bilerek politikasını sürdürür. Örneğin
Çin, Trump’ın keskin hamlelerde ısrarcı olmasını ve gerekirse yanlış yapmasını
dahi bekler. Stratejik süreçlerde kısmi kayıplar göz önüne alınabilir.


Sonuçta postcorona sürecinde Çin’e sağlam müttefikler
veya ortaklar gerekecektir. Bunlar tahmin edilenlerin yanı sıra ABD içinde
güçlü yapılar olmalıdır ki Çin bunlarla daha çok yürüyebilsin. Bu tür masumane
stratejiler sonunda bir de bakarsınız ki tarihsel gerekçelerle halen ABD
liderliğine alışmış ülkeler ve güçler değişirler ve Çin’in arka planındaki
küresel güçlerin liderliğini onaylayıverirler! Şimdilik burası açık görünmüyor!


O zaman (başta) ABD içindeki Trump karşıtı küreselci
eksen, Avrupa ve Çin ile birlikte yeni küresel yapının kurulmasına
çalışacaklardır. Buna postcorona, postkapitalizm, postkolonyalizm, vs.
denebilir, ama ortaya çıka küreselleşme sürecinin tamamlanması olarak da isim
verilebilir, globalizm.


Bunun anlamı açık, “Amerikan Yüzyılı sona erdi!” Acaba
ABD içindekiler bu sonucu ne derecede kabul ederler? Eğer bunu kabul
edeceklerse yerinde ne olacak? “Küresel Çağ” ile değişmesine mi göz yumuyorlar.
Küresel Çağ’ın aktörlerinin liderliğini kim yapmak isteyecektir? Çin buna aday
mı? Sanmıyorum, bu çok başka bir konu olacak. Ama liderliğin bir grup güç
tarafından gerçekleştirilmesi muhtemel gözüküyor.


Vatandaş, citizen yerine, netizen olmaya
doğru döndük. Bunların yaşadığı yerler küresel mega-kentler. Küresel-mega
kentlerin listesini ve nasıl işletileceklerini McKinsey gibi şirketler
2010’lardan bu yana araştırıyorlar ve yayımlıyorlar, isteyen bakabilir. Hasılı
altyapı ve sosyo-ekonomik formasyon tamam, sıra işi bitirmeye geldi. Bunun için
tarihte 2-3 yıl kayıp zaman olsa bir dünya savaşı etmez, öyle değil mi?


Bu konunun sıradan dünyalıya yansımasının başlıklarını
işaret edip yazımızı sonlandıralım: Güç Mücadelesi, IV. Sanayi Devrimi, Tek
Para, Küresel Çağ.


Gürsel Tokmakoğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış