Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Zeki Sarıhan : KÖY
MÜZELERİ




Bizim “Şan ve şerefle dolu” tarihimizle övünmek gibi
bir huyumuz varsa da tarih bilinci gelişmiş bir millet değiliz.  Anadolu’nun Müslümanlaşmasından önceki
tarihsel varlıkları kırıp parçaladığımız gibi, Türklere ait olanların değerini
de bilmiş değiliz. Yüzyıllardır bu toprakların kentlerinde de, köylerinde de
günü birlik yaşadık. Şunun şurasında müzeciliğimizin kaç yıllık tarihi var?




Tarihi varlıklarımız birkaç kervansaray kalıntısı,
cami, tek tük ayakta kalabilmiş ahşap konaklardan ibaret değildir. Türkiye’nin
altı ve üstü tarih hazineleriyle dopdolu. Toprak altındakiler, zaman denilen en
acımasız yok edicinin altına aldığı maddi eserler, toprak üstündekiler ise
gitgide kaybolmaya mahkûm kullanım araçlarımız ve söylencelerimiz. Her ölen
yaşlıyla, her yıkılan evle birlikte bunlar bir daha geri gelmemek üzere yok
oluyor, unutuluyor.




Bu işe köy müzelerinden başlamak gerekir. Bir köy
müzesinde, o köyün tarihinden kalma ne bulunabilirse yerini almalıdır. Bir
dokuma tezgâhı, bir çıkrık, kağnı arabası, idare lambası, çarık, ninelerimizin
sırmalı gelinliği… onların yanında bir gazinin yanında getirebildiği bir
paslanmış kılıç…




O köyde yaşayan ailelerin soyağaçları, köyün tarihinde
yer etmiş önemli olaylar: Sel, yangın, deprem, cinayet, salgın hastalıklar…




Bugün çoğu kapanmış bir köy okulunun yapılış tarihini
o köylülere sorun bakalım, kaç kişi bilecektir. Köyde geçmişte muhtarlık,
öğretmenlik yapmış kişilerin adlarını bile kimse doğru dürüst sayamaz. Balkan ve
Birinci Dünya Savaşı ve Millî Mücadelede ölenlerin adı bile hatırlanmaz.




Köy müzelerini kim yapacak? Türkiye üniversiteleri
yıllardır yalnız şehirlilerden değil, köylerden de yüksek öğrenim mezunları
veriyor. Müzecilik önemli bir meslektir ama basit bir köy müzesini tanzim etmek
için müzecilik eğitimi almış olmak bile şart değildir. Müzede sergilenecek bir
eserin adı, hangi yıllardan kaldığı, kimden alındığı düzgün bir biçimde
belirtilip uygun biçimde sergilenmesi yeter.




Kentlerimizin bir kısmında müzelerimiz var ama
ilçelerin kaçında o ilçenin tarihine ve halkının geçmiş yaşam tarzına ışık
tutacak müze bulunuyor? Hele köylerimizde böyle bir faaliyetin adı bile
gündemde değildir. Köyünden kente göçmüş, yüksek öğrenim yapmış, az çok mal
mülk edinmiş, altına arabasını çekmiş biri, köy özlemini belki yılda birkaç gün
köyüne gidip babasından kalma evde geçirerek geçmişini yaşayabilir. Belki,
köyüne bir ev de yaptırmıştır. Ama artık o köy, insanlarıyla birlikte o eski
köy olmaktan çıkmış veya çıkmaktadır.




Medeni toplumlar, geçmişlerini araştıran, tarihlerine
önem veren topluluklardan oluşuyor. Yoksa geçmişimizden utanıyor muyuz? “Aslını
inkâr eden haramzadedir” demişler.




Gezip dolaştığım yerlerde ben yalnızca üç köy müzesi
gördüm. Birinin tarihi oldukça eskidir Edremit Çanakkale yolu üzerinde, Kaz
Dağlarının Eteklerinde bir Alevi ve Şaman köyü olan Tahtakuşlar köyündedir.
Öğretmen Alibey Kudar tarafından 1991’de kurulmuştur. O yörede tatil yapanlar
bu köye ve müzeye uğramadan yapamazlar. Ben de 1998’de gördüm.  İkincisi, 2011’de gördüğüm Şarkışla’da Âşık
Veysel’in köyüne komşu olan Ortaköy’dedir. Üçüncüsü ise 2015’de gezdiğim
Mesudiye’nin Zile (Beyağaç) köyünde terk edilmiş ilkokul binasında açılmıştır.




Googol’a sorulduğunda Beypazarı, Burhaniye, İzmit
Sepetçiler Mahallesi, Safranbolu Müzeköy, Çanakkale Çomaklı, Bursa Cumalıkazık,
Sivas Canışık, Kemaliye Ocak, Bursa Aksu gibi köy müzeleri hakkında bilgi
bulabiliyoruz. Ankara Altındağ’da Altınköy adlı geniş bir etnografya müzesi de
var. Mutlaka başka köy müzeleri de vardır ama Türkiye’de şimdi çoğunun adı
gereksiz yere “mahalle”ye çevrilmiş yaklaşık kırk bin köy bulunuyor.




Kültür Bakanlığının bu konuyla ilgili daireleri
mutlaka vardır ve herhalde köy müzesi için yapılacak girişimlere uzmanlık, araç
gereç yardımı yapıyordur.




Bir köy müzesinin başlangıçta büyük bir para
gerektirmediğini sanırım. Bin odalık bir sarayın giderleriyle bin köye birer
müze açılabilir. Köylerde taşımalı eğitim nedeniyle kullanılmayan bir ilkokul,
onarımdan geçirilip satın alınacak terk edilmiş bir köy evi ilk başlarda
ihtiyacı giderebilir. Binanın uygun olması durumunda burada küçük de olsa bir
kitaplık açılabilir ve mekân, toplantı gibi sosyal etkinlikler için de
kullanılabilir.




Benim yapmak istediğim konuyu gündeme getirip üzerinde
düşünmemize vesile olmaktan ibarettir. Konu hakkında bilgisi ve görüşleri olan
arkadaşlar yorumlarını yazarsa makbule geçer. (17 Ocak 2019)




zekisarihan.com




Tahtakuşlar Etnografya Müzesi


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış