ABD destekli İsrail-S. Arabistan
işbirliği Sünni İttifaka dönüşürken Türkiye ne yapacak ?

İran
tehdidi algılaması, diplomatik ilişkisi bulunmayan İsrail ve Suudi Arabistan
arasında ilklerin yaşanmasına yol açıyor. Örneğin bir İsrail Genelkurmay
Başkanı ilk kez Suudi basınına konuştu. İran’ın ‘Şii hilali’ planını gerekçe
gösteren ve ‘Trump sayesinde’ yeni ittifak arayışının sinyalini veren İsrail
Genelkurmay Başkanı Eisenkot’un özellikle ılımlı Arap ülkelerine seslenmesi de
dikkat çekti.

İSRAİL-S.ARABİSTAN
İSTİHBARAT PAYLAŞIMI

İsrail
Genelkurmay Başkanı Eisenkot, İran’a karşı Suudi Arabistan ve diğer ılımlı Arap
ülkeleriyle tecrübe ve istihbarat paylaşmaya hazır olduğunu da açıkladı.
Eisenkot “ABD Başkanı Donald Trump sayesinde İran tehdidinin durdurmak için
bölgede yeni bir uluslararası ortaklık ve büyük bir stratejik plan yürütme
fırsatı doğdu. İran’a karşı koymak için ılımlı Arap ülkeleriyle deneyimlerimizi
ve istihbaratımızı paylaşmaya hazırız” ifadelerini kullandı. Eisenkot, yakın zamanda
Suudilerle istihbarat paylaşılıp paylaşılmadığı sorusuna ise şu yanıtı verdi:
“Gerektiği taktirde bunu yapmaya hazırız. Pek çok ortak çıkarımız
var.”

İSRAİL-S.ARABİSTAN
GİZLİ GÖRÜŞMELERİ; KÜRDİSTAN’I KURMAK, İRAN’I ÇEVRELEMEK

İsrail-S.
Arabistan arasındaki bu son yakınlaşma işaretleri aslında yeni değil. Örneğin
2015 yılında her iki ülkeden üst düzey yetkililerin gizli görüşme süreci
yürüttüğü ve Ortadoğu barışı adı altında 7 maddelik bir plan üzerinde
mutabakata vardıklarını bizzat o gizli görüşmeyi yapanlar Haziran 2015’te
Amerikan düşünce kuruluşu CFR’de beraber katıldıkları bir toplantıda
açıklamışlardı. Bu 7 madde arasında Türkiye, Irak, İran, Suriye’den toprak
alarak büyük Kürdistan kurmak ve İran’ı çevrelemek etkisini ortadan kaldırmak
vardı.

İSLAM
ORDUSU KURULUYOR

Yine
2015 sonunda S. Arabistan’da İslam ülkelerinin (Sünni ülkeler) üst düzey
yetkililerinin görüşmesi sonrasında İslam Ordusu adı altında bir askeri
yapılanma oluşturulması ve başta Irak ve Suriye olmak üzere İslam ülkelerinde
terörle mücadeleye destek verilmesi, operasyonlar yapılması kararlaştırılmış,
ülkeler askeri katkı bildirimlerinde bile bulunmuşlardı. Böyle bir ordunun ilk
hedefinin ise Esad’a karşı bir hamle olacağı konuşulmuştu. Bu gelişme İsrail
tarafından memnuniyetle karşılanmıştı.

TRUMP’IN
ARABİSTAN ZİYARETİ VE SÜNNİ İTTTİFAK İLE STRATEJİK ORTADOĞU İTTİFAKI KURULMASI

ABD
Başkanı Trump’ın 20 Mayıs 2017’de yurt dışı gezisini yaptığı S. Arabistan’da
İslam-Amerikan zirvesinde işte Kasım 2015’te kurulduğu açıklanan İslam
ordusunun (ki Şii ülkelerin katılmadığı bu toplantıda sadece Sünniler olduğu
için açıkça Sünni Ordusudur ve hedefi İran’dır) desteklenmesi kararı çıkmıştı.
Yani ileride bir Şii-Sünni savaşına yol açabilecek Sünni ordusu yapılanması
süreci devam ediyordu.

İŞBİRLİĞİ
İTTİFAKA DÖNÜŞÜYOR

07
Haziran 2017’de başlayan Katar krizi ile yara alan bu Sünni ittifakın Kasım
2017 başında S. Arabistan’da prenslerin, komutanların, işadamlarının gözaltına
alınmasıyla başlayan saray darbesi ve eş zamanlı olarak Lübnan’da Başbakan
Hariri’nin S. Arabistan’da ziyaretteyken istifa ettirilmesiyle ABD-İsrail
destekli Sünni İttifakın yeniden canlandırılmaya başladığına hatta bununda
şahit olmaktayız. Yazının başında bahsedilen İsrail genelkurmay başkanının S. Arabistan
medyasına verdiği röportajdaki açıklamalarını da bu çerçevede okumakta fayda
var. Ancak bu ittifakta Katar krizi ile başlayan çatlağın giderilebildiğini
söyleyemeyiz. Aksine özellikle 2015 sonu itibariyle S. Arabistan ile yakın
ilişki içinde olan Türk hükümetinin, özelikle ABD’nin PKK/PYD’ye açık desteği
ve Türkiye’yi bölgeden dışarıda tutma hamlelerini açıkça yapması nedeniyle, bu
ittifakın içinde yer alması an itibariye mümkün gözükmektedir. Bunda ABD’nin
tutumu yanında Türkiye’nin Rusya ile işbirliği sürecini sıkılaştırmasının da
etkili olduğunu görmeliyiz.

TÜRKİYE’YE
NE OLACAK ?




























Ancak
Türkiye yer almasa da ABD-İsrail destekli Sünni ittifakın İran’ın bölgedeki
etkisini kırmak ve sınırları içine hapsetmek üzere Lübnan’dan İran’a kadar olan
bölgede herhangi noktadan sürpriz bir askeri hamle yapma olasılığı da giderek
artmaktadır. S. Arabistan’daki dönüşümün (yani veliaht prensin kral olarak
yerini almasıyla birlikte) tamamlanmasıyla birlikte bunun her an gerçekleşmesi
de mümkündür. Bu sürecin, Trump’ın S. Arabistan ziyaretindeki Riyad
bildirisinde üzerinde mutabık kalınan Stratejik Ortadoğu İttifakı’nın 2018 yılı
içinde tamamlama hedefinde ilerlemesi de büyük olasılıktır. Batı ile sorunlar
yaşayan Batı’dan dışlanmakta olan Türkiye’nin, ABD’nin artık rol model olarak
seçtiği S. Arabistan liderliğinde ABD-İsrail desteğindeki Sünni İttifakı ve
Ortadoğu Stratejik İttifakının yapacağı hamleleri engelleme imkanından da
uzaklaşacağını söylemek abartı olmayacaktır. Bu nedenle Türkiye küresel ve
bölgesel düzlemlerde oluşan güç kaymalarını, ittifak oluşumlarını, güç
dengelerini çok iyi analiz etmeli ve jeopolitik gücünün de farkında olarak bu
güç ve ittifak oluşumlarını kendi ulusla çıkarlarına uygun olarak
dengeleyebilmelidir.